İçeriğe geç

Geçmiş Ve Gelecek

Bölüm 1 · 5 dk okuma

Geçmiş Ve Gelecek

Bölüm 1

KAHVE

Merhaba arkadaşlar. Nasılsınız?

evrenimize girmeye hazır mıyız? Ben çoktan hazırım. Eğer evrenimize dahil olmaya karar verdiyseniz bir daha çıkamazsınız çünkü evrenin bir parçası oldunuz demektir ve ben dostlarımı bırakmam.

Bu arada ben kızım.🙃

İsmim Hakan Kaya'da değil.

Bölümün gelme sıklığı ile ilgili hâlâ bir şey söyleyemem.fakat 2 haftayı geçirmeden size ulaştırmaya çalışacağım. Açıkçası biraz yavaş yazıyorum. Ama bu durumu değiştirmeye çalışacağım.😅

Bir de yazım yanlışları varsa lütfen görmezden gelmeye çalışın onu da zamanla düzeltmeye çalışacağım.

Anlayış ile karşılayacağınıza eminim.

Size hoşgeldiniz deyip ve iyi okumalar dileyerek yavaştan kaçıyorum. Diğer bölümde görüşmek üzere.😊💘

~~~~~

Sabah uyandığımda evden güzel kokuların geldiğini farkettim. Bu duruma alışıktım. Hafta sonlarında annem hep hamur işleri yapardı. Adımlarımı lavaboya doğru yönlendirip işlerimi hallettikten sonra seslerin geldiği yere gittim.

Balkonda olduklarını anlamam uzun sürmemişti. Yanlarına gittiğimde dayım ve kuzenlerimin de geldiğini gördüm. Büşra ve Can gelmişti. Fakat Melisa sınav senesi olduğu için gelmemiş olmalıydı.

"Günaydın." Diyerek sofraya oturdum.

"Günaydın Mihrimah." Diyen ve cevap veren tek kişi olan sevgili kuzenim Büşraya öpücük attım. Tabi ki de karşılık olarak yüzünü ekşitti. Diyerleri cevap vermiyordu. Kendi aralarında konuşmakla meşguldüler.

Kahvaltı sofrasında patatesli midye böreği ve kakaolu kek yapılmıştı. Bunların dışında klasik kahvaltılıklar da vardı. Dün akşam birşey yememiştim. Bu yüzden nazik bir şekilde kahvaltılıklara gömüldüm.

O sırada yanıma kedi gibi sırnaşıp "Benimle birlikte dışarı gelir misin?"Diyen Büşra ile kahvaltım yarım kaldı. Neden böyle sırnaştığını çok iyi biliyordum. Çünkü bu ilk değildi. Asıl amacı sevgilisi ile buluşmaktı. Ailesi sevgiliye izin verirlerdi. Lakin tek şart eli yüzü düzgün biri olmasıydı.

Sevgilisi ise pek de eli yüzü düzgün biri değildi..

Tanıştırmaya korkuyordu haksız da değildi. Benim ailem içinde aynı şey geçerliydi. Ama benim sevgilim yoktu. "Tamam gelirim." Diyerek Büşra'nın gözlerinin parlamasına neden oldum. "Ama şimdi sus da kahvaltı yapayım." Diyerek kahvaltımı yapmaya devam etmeye çalıştım. "Yine akşam birşey yemedin mı?" Dedi. "Sus da yiyeyim." Demem ile kafama şamar yemem bir oldu. Yanına oturduğuma pişman olmuştum. Kahvaltımı yapmaya devam ettim.

Kahvaltımı bitirdiğimde ayağa kalktım. "Baba büşrayla dışarı çıkabilir miyim?"dedim. Babam ise "Dayın da olur derse sorun yok." Diyen babam ile gözlerimi sahte bir hevesle dayıma diktim. "Olur." Diyen dayımın yanaklarını sulu sulu öptüm. Büşra'nın elini tutarak koşarak uzaklaştım. Uzaklaşmadan ise babamın "beni öpmedi." Demesi ile kıkırdadım.

Hazırlandıktan sonra aynadan kendime son kez baktım.Üzerime diz kapaklarımda biten çiçekli bir elbise giymiştim. Sonuçta mevsim yazdı. Büşra zaten hazırlanıp gelmişti. Onun da üzerinde çiçekli bir elbide vardı. Benimkinden farkı rengi ve uzunluğuydu. Büşra'nın ki ayak bileklerine kadar geliyordu. Büşra ve sevgilisinin hep buluştukları bir yer vardı. Onları hep burada görürdüm.

Tekrar aynı yere gitmiştik. Her zaman ki gibi Sıla ve Elayı çağırmıştım. Biz gittiğimizde onlar çoktan gelmişti. Büşra'nın sevgilisi ile konuşuyorlardı.

Geldiğimizi fark ettiklerin de selam verdiler. Kızlarla beraber yanlarından uzaklaştık. "Kafeye gidelim mi?" Diyen sılaydı. "Olur." Diyerek Ela beni şaşırttı. Şaşırmıştım çünkü Ela üşengeç biriydi. Bu özellkiğimiz ortaktı. "Hayırdır Ela ne oldu?" Ela göz devirdi. "Ne ne oldu? Ben sosyal olmaya karar vermiş olamaz mıyım?" Bir anda neden böyle bir şey söylediğini anlayamamıştım. "Genelde reddederdin." Kafasını sağa doğru eydi. "Haklısın ama değişmeye karar verdim." Gülümsedim. "Tebrikler." Dedim. O ise bir teklifte bulundu. "Hadi kızım gel beraber değişelim." Kızım demesinden nefret ediyordum. "Olur annecim." Diyerek göz devirdim. "Artık kızım deme kıza ya."diyen sılaya sonuna kadar katılıyordum. "Demi kızım? Sana artık kızım demesin demi?" Diyerek devam ettiren sılaya ters olduğuna inandığım bakışlarımla baktım. Ela ve Sıla kahkaha atınca bende kendimi tutamadım ve kahkaha attım. " Hadi gidelim artık." Dedim.

Kafeye geldiğimiz de kafe sahibinin yerine başkasının müşterilere kahve sattığını gördüm. Buna şaşırmıştım çünkü hiç böyle bir şey olmamıştı. Ela ve Sılada farketmişti.

Yanına gittiğimizde " Ahmet ağabey nerede?" Diye sordum. "Biraz rahatsız bu yüzden onun yerine ben bakıyorum." Ses tonu bir erkeğe göre inceydi. "Anladım." Diyerek konuyu kapattım.Garip bir enerji veriyordu. Saçlarının arasıda bulunan tel tel beyaz saçlar dışında çok yakışıklı bir adamdı. Oldukça beyaz bir teni,kahverengi saçları,yeşil gözleri vardı. Kahvelerimizi alıp boş bir masay geçtik.

Adam ara sıra buraya doğru bakıyordu. Bize baktığını fark etmiştim. Lakin çaktırmamaya çalışıyordum. Kızlara bu durumdan buradan çıktıktan sonra bahsetmeye karar verdim çünkü sıla panik olurdu. Kahvelerimizi içip çıktıktan sonra konuşmaya başladım.

"Şu yeni adam bize bakıp duruyordu." Ela ise "bize bakması pekte garip değil. Bizden güzeli var mı ki?"

"Sen salak mısın? Bu ciddi bir durum! " Sılanın panik biri olduğunu söylemiştim. Bize bakması garipti ama abartmamak lazımdı. "Bir şey olmaz."diyen Elaydı. "Sakin ol sıla sorun olmaz diye düşünüyorum."

"Haklısın. Zaten öyle bir şey olsa pişman olurdu." Haklıydı. Hep beraber gülerken babam aradı.

"Mihrimah çabuk eve gelin." Derken sesi endişeliydi. Beni de endişelendirmişti. "Sorun ne baba?" Diye ne olduğunu sordum. "Deden rahatsızlanmış yanına gidiyoruz." Dedem yaşlı biriydi bu yüzden ara sıra rahatsızlandıyordu. "Önemli bir şey mi?"

"Hayır, değil. Merak etmene gerek yok. Görüşürüz." Diyerek telefonu kapattı.

Büşrayı aradım." Büşra çabuk eve gidiyoruz " direk konuya girmiştim. "Ne oldu?"

"Sonra anlatırım." Dedim. "Tamam geliyorum." Diyerek kapattı.

Yanımdaki Sıla ise " Bir sorun mu var?" Diye sordu. "Dedem hastalanmış."

"Geçmiş olsun." Diyerek üzgün bir bakış attı. "Geçmiş olsun." Diyen Ela da üzgün bakıyordu. "Merak etmeyin klasik şeyler." Dedim. "Ben kaçar görüşürüz." Diyerek yanlarından ayrıldım.

Eve varmaya yaklaştığımda Büşra aradı. "Neredesin?" Nefes nefese kalmış gibiydi. "Evin yakınlardayım. Sen neredesin?" Dedim çünkü onu etrafta göremiyordum. "5 dakika bekle geliyorum."

"Hızlı ol." Sabırsızdım hızlı olmalıydı. "Tamam zaten şu an seni görebiliyorum."

Arkamı döndüm ve onun koşarak buraya doğru geldiğini gördüm. Elini kaldırdı. Bende kaldırdım. "Geldim." Bunu derken hâlâ gelmemişti. Oflayıp göz devirdim. Tekrar "Geldim." Dedi. ama bu sefer gerçekten gelmişti. Birlikte eve geldiğimizde evde sadece Can vardı. "Sonunda geldiniz." Bunu diyen bir yere gittimi gelmek bilmeyen Candı. Yine de haklıydı acil bir durum vardı. "Geç falan gelmedik. Ben koşarak geldim." Cansa ablasına dil çıkardı. Aralarında sadece bir yaş olsa da kardeş kardeşti işte. " Biraz yetişkin davranmaya çalış."

Lafım canaydı. Cevap olarak ise bana da dil çıkardı. Tabi enseye tokadı yiyince de sustu.

Yorgun hissediyordum. Yine de uyumayacaktım çünkü babamdan haber beklemeliydim.

♥️

Bölüm sonu

5 yorum