İçeriğe geç

GEÇiŞ

Bölüm 3 · 4 dk okuma

GEÇiŞ

Bölüm 3

Evde sanki birisini arıyor gibiydi .Anneanne yine yoktu. En son ona içten kızarak ayrıldığı için kahrolmuş gibiydi. Artık saatlerce Meral hanımı bile dinlemeye razıydı. Yeterki anneannesi ona geri dönsün. Güzel rüyası, rüya gibi dünyası, seyahatı başlamadan bitmişti. Aylık iznide bitiyordu. Son kez akşam sahile çıktı. Ve kedisiyle saatlerce yürüdü. Kendini o kadar da üzgün hisetmiyordu aslında. Sonuçta anneannesini bir defa daha görebilmişti. Ama ona kırgın bir şekilde veda etmişti. Acana evrendeki anneannesi, veya artık herneyse onun yokluğunu farketmişmiydi ? Şu an ne yapıyordu ? Çiçek mi dikiyor ,carşıda mı gezniyor, komşudamı ,hastamı,yaşıyormu yoksa öldümü ? Yarın işe gidicekti. Bu yüzden erken bir saatte yattı. Bilinci hala açık iken şöyle bir niyette bulundu : Anneannemi bir kez, son defa kez daha görmek istiyorum. Sadece mutlu bir şekilde veda edebilmek için, onu mutlu bir şekilde ölüme yollamak için. Bir seyahat daha yapmaya çalıştı. Gözlerini kapattı ,neesini dinledi ve bazı olumlamalar geçirdi içinden. Bir süre sonra aynı ilk seyahatindeki gibi, ruhunun bedeninden çıkmaya çalıştığını, uçtuğunu hissetti.Ama bu sefer heryer hayatı gibi kapkaranlıktı . Saatler sonra nefes nefese bir şekilde yatağından kalktı.Uyanmıştı. Kendi yatağında. Kendi yatağında, evinde olduğunu fark edince üzüldü. Zaten olamayacağını biliyormuş gibi hissetti. Sonra bugün işse gitmesi gerektiğini hatırladı. Üstünü değiştirdi, ve kahvesini içip, kapısının önünde duran gazeteyi okudu (sıradan günlük dağıtılan gazetelerden). Işığın kabına mama koydu ve aceleyle evden çıktı. Bütün dertlerini unutmuş gibiydi. Bir süre sonra yine normalde kalabalık olması gereken o kestırme sokaklardan geçti. Dikkatini çekmişti. Nede gürültülü trenler ,bağıran satıcılar,ve ağlayan çocuklar her zamanki gibi yoktu ? sonra ise bunu çok fazla düşünemedi. Ve hızlı adımlarla işin önüne yaklaşmışken bir anda başka bir basına tayin edildiği aklına geldi. Geç kalıyordu. Hemen bir taksiye atladı .Bir-iki saat sonra yeni iş yerine varmıştı. Daha ilk günden geç kalmıştı. Tam içeri girerken yeni müdürü ile karşılaştı. Aksi, yaşlı bir adama benziyordu. Bembeyaz yüzünde yok denilecek kadar küçük bir burnu, kel kafası, ve çok uzun bir boyu vardı. Simsiyah ona bol gelen bir takım elbise giymişti. Deniz onu Voldemort*a benzetti. İstemsizce güldü. Müdür Denizin güldüğünü farkedince gözlerini iyice ona dikti ve bütün ofisin ortasında bağırmaya başladı. -Hem ilk günden geç kalıyorsun, hemde gülüyorsun. Bu ne cürret. Tembelliğinizden bıktım artık. Bir işlerinizi de doğru düzgün yapın ! Sizden adam olmaz diye bağırdı. Ve odasının kapısını çekip gitti. Denizn sinirleri bozulmuştu. Ama umursamamaya çalışıp, kendi adının yazdığı küçük bürosuna doğru gitti. Burası çalıştığı ilk yerden daha büyüktü. Ve daha çok genç yaşlı kişiler vardı. Ortamı biraz inceledikten sonra boş masasına oturdu. Eşyalarını dizmeye başladı. Sonra bir anda yanındaki masada çalışan kadın sandalyesi ile ona doğru döndü ve Denize bakarak, alaycı bir ses tonu ile müdürün sesini taklit etti: - '' Hıh, bu ne cürret, tembelliğinizde bıktım artıkkk. Bir işinizi de doğru düzgün yapınnn. Sizden adam olmağğğz.'' Hıh .Kendiler böyle garip ve aksi. Sıkıldıkça bize bağırmayı, yeri geldiğinde asla umurumuzda, daha doğrusu umurumda olmayacak hayat dersleri vermeye bayılır. Boşver takma. Bu arada yenisin galiba. Ben Işıl .Sende...(eğilip masadaki küçük pankarta

*Voldemort :Harry Potter dizisindeki bir karakter.

bakarak) Deniz galiba ? - Evet, diyerek gülümseyerek cevapladı. İşte Deniz ile Işıl'ın hikayesi böyle başlamıştı.

Işıl cidden çok güzel bir kadındı. Siyah kısa kıvırcık saçları ona havalı bir görünüm katıyordu. İnce uzun parmaklarına bir sürü yüzük takmıştı. Enerjik birisine benziyordu. Bir süre sonra Denize döndü ve : -İstersen sana ofisi gezdireyim. Benimde canım sıkıldı, dedi. Deniz kabul etti ve koridorlarda yürümeye başladılar. En sonunda ise birkaç kat, en üst kata çıktılar.-En üst katta ne var ? diye sordu Deniz. Işıl: -Görüceksin şimdi. Diyerek cevapladı Işıl küçük bir odadan merdiven çıkardı. Ve tırmandılar. Çatıya çıkmışlardı. Ve bu çatıdan şehrin tüm manzarası görünüyordu. Dakikalar boyunca sustular en sonunda Deniz : - Burası güzelmiş. Dedi.

Bir süre sonra geri aşağı indiler .Çıkış saati yaklaşmıştı. Işıl: - Ben çıkıyorum istersen birlikte çıkalım. Deniz: - Ama daha çıkış saati gelmediki... Işıl: - Olsun en fazla kovuluruz.

Deniz güldü ve Işılın arkasından geldi. Beraber yürüdüler. Işılın konuşurken hafif bir aksanı vardı, ve bu onun sesini daha güzel yapıyordu. Deniz en sonunda evine varmıştı. -Ben burada beşinci katta yaşıyorum. Işıl şaşırdı ve : - Aaa yakın yaşıyormuşuz ! Bende kemen bir sokak ötesineki yeni yapılan sitede yaşıorum. Deniz oranın tam olarak neresi olduğunu çözemedi, ama umursamadı. İyi akşamlar diyip evine çıktı. Çok yorulmuştu. kedisinin evde olmadığını farketmemişti bile. O günün akşamı yeni işini ve onunla anneannnesi dışında ilk defa sobet eden kişiyi düşünerek uykuya daldı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.