İçeriğe geç

GECEYİ AYDINLAT

Bölüm 1 · 2 dk okuma

GECEYİ AYDINLAT

Bölüm 1

BÖLÜM 1: TAŞINMA

Onu ilk kez o gün gördüm. Kasabaya taşındığında. Yaşadığım kasaba hep aileden miras devam etmişti. Şehre çok uzaktı , pek tercih edilmezdi. Bizde alışmıştık kendi aramızda yaşamaya. Siyah uzun saçları, minik kahkülü, bembeyaz teni, zarif vücudu, melek gibi olan yüzü... Aşık olmamak için aptal olmak lazımdı. Kasaba halkı olarak ondan hep bir samimiyet bekledik ama asla bizimle muhattap olmadı. Sabah 7 gibi evden çıkar ve gece yarısı gelirdi. Onla denk gelmeye ilgisini çekmeye çalıştım. Ama dünya pek umrunda değildi. O kadar kalın duvarları vardı ki yanına yanaşmaya çekinirdiniz. Hayatındaki yani duvarın içindeki insanlar çok şanslı diye düşünürdüm hep. Bir yıl geçmişti. Ona ne gelen ne de giden olmuştu. Sanki kimsesiz gibiydi. Oldukça da gençti. Anlam veremezdim bu duruma. Onun yaşıtları kızlar zengin oğlan peşinde, alışveriş peşindelerdi hep. O ise ne zaman görsem aynı şeyleri giyerdi. Pek ilgisini çekmediği belliydi. Onu düşünmekten uyuyamaz olmuştum. Her gecem kendimi gaza getirmekle geçerdi. 'Hadi oğlum Güneş git yarın sabah konuş şu kızla!' Tabii ki hepsi hayaldi. Ne zaman yüz yüze gelsek konuşmayı bırakın yüzüne bakamazdım. Artık dayanamadım bende şiirler, mektuplar yazmaya başladım. Sonra aklıma harika bir fikir geldi. Evden kaçta çıktığını biliyordum. Neden kapısına bırakmıyordum ki yazdıklarını? Kim olduğunu bilmese bile hislerimi bilirdi. Bu fikir aklıma çok yatmıştı. Oturdum kağıdın başına özenerek yazmaya başladım;

Çok keskin duvarlarınız rica etsem beni içine alır mısınız?

Gecelerim gündüzlere karıştı, bu kadar mı duyarsızsınız?

Bir kez olsun kaldırın başınızı , o zaman göreceksiniz aşkınızdan yanan delikanlıyı.

Oldukça utanmıştım. Beğenmemiştim de. Ama cesaretim hazırken evden çıkmasını bekleyip kapının altına bıraktım. Sonra en zor ana geldik. Gece yarısı asırlar gibi geçti. Ve sonunda geldi. Onu izlemeye koyuldum. Kağıdı gördü , kaşını çattı. Açtı okudu. Tiksinmiş gibi kağıda baktı. Elinde içeriği girdi. Kalbim oldukça kırılmıştı. Yine de haklıydı. Yaptığım oldukça kabaydı. Telafi etmek için bir şey daha yazmak istedim. Tüm gece düşündüm. Sonunda buna karar verdim;

Çok özür dilerim. Öküz herifin önde gideniyim. Oysa dürüstçe açmalıydım kendimi. Sizi ilk gördüğüm gün vuruldum. Ama o kadar sert bir yapınız var ki çekindim. Artık duygularıma hakim olamayınca da bu çareyi buldum. Amacım sizi rahatsız etmek değil asla. Varlığımdan bile haberdar olmamanız, adınızı ,en sevdiğiniz rengi dahi bilememek çıldırtıyor beni. Yeniden sizden çok özür dilerim. Umarım kendimi açıklayabilmişimdir.

Yine sabaha kadar bekledim. En sonunda gitti. Ve kapıya bıraktım. Ve yine tüm gün bekledim. Sanki o bir hakimdi ve her an beni idam edebilirdi. Sonunda geldi. Eline alırken sıkılmış gibi bir iç çekti. Okumaya başladı. Hafif güldü. İçeri girdi. Gülmesi beni çok rahatlattı. Ama yazıp yazmama konusunda kararsızdım. Yarın olduğunda dışarıda gezerken onun kapısında bir not fark ettim. Tam bizim gençlerden biri daha aşkını itiraf ediyor diye sinirlenerek notu elime almışken , notun bana olduğunu fark ettim.

'Bu genç heyecanınızı anlıyorum ama bunun karşılıksız olduğundan emin olabilirsiniz. '

~Aydan

ADI... ADI AYDAN'MIŞ... Sonunda adını öğrenmiş oldum. Heyecandan kalbim yerinden çıkmak üzereydi. O zaman aklıma harika bir fikir geldi oturup yazmaya başladım.

Pekala Aydan Hanım. Gönlünüzü isteyerek çok hadsiz davrandım. Mektup arkadaşlığınızı rica etsem. Beni mazur görür müsünüz?

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.