İçeriğe geç

Geceye saklı yol

Bölüm 6 · 3 dk okuma

Geceye saklı yol

Bölüm 6

6. Bölüm

Mert o gün Melisle buluştuğunda mesajı onada göstermeye karar verdi > “Hazır değilsiniz henüz.” Melis’in gözleri büyüdü. “Kim olabilir bu? Biri bizi izliyor. Bizi takip ediyor!” Mert telefonu yaklaştırdı, gönderen profili açmak istedi ama sayfa bir anda kayboldu. “Kullanıcı yok,” dedi. “Mesaj... silinmiş gibi.” İkisinin de zihninde aynı düşünce yankılanıyordu: Bizi sadece rüyada değil, burada da gören biri var. Haritayı tekrar önlerine serdiler. Artık daha dikkatli bakıyorlardı. “Drak’ath” diline dair buldukları notları tararken, Melis bir köşedeki küçük işareti fark etti. Diğerlerinden farklıydı. Altında yalnızca tek bir kelime vardı: "Kapı" Melis: “Sence bu... bir geçit mi olabilir?” Mert başını salladı. “Ya bu harita gerçekten bir yer değil de bir an gösteriyorsa? Belki de rüyada o kapıya ulaştığımızda, bu dünyada da bir şey olacak.” Melis: “Ve biz hazır değilmişiz…” Melis ve Mert yine uykuya daldıklarında kendilerini tanıdıkları o yabancı yerde buldular. Ama bu kez her şey daha netti. Renkler daha belirgindi, gölgeler daha yoğun. Ve uzakta… bir kapı gerçekten görünüyordu. Kapı, siyah taşlarla örülmüş, üzerinde karmaşık sembollerle bezeliydi. Ama en dikkat çekici yanı... hareket ediyor oluşuydu. Nefes alıyor gibi, ağır ağır titreşiyordu. Mert kapıya doğru yürümeye başladı ama ayaklarının yere battığını fark etti. Adımları ağırlaştı. Melis de aynı şeyi hissediyordu. “Yaklaştıkça... sanki bizden bir şey çekiyor.” Mert dişlerini sıktı. “Gitmeliyiz. Belki hazır değiliz ama bu bizi beklemeyecek.” Kapıya iki adım kala, yine o siluet belirdi. Bu kez daha netti. Siyah bir pelerin, yüzünde hâlâ karanlık. Ama ağzı kıpırdıyordu. Melis fısıldadı: “Bu kez... konuşuyor.” Ama duydukları şey bir dil değildi. Daha çok zihnin derinliklerine akan, kelime olmayan bir ses. Korku değil… uyarı gibi. Kapıdan bir ışık sızdı. Mert elini Melis’in eline uzattı: “Bunu birlikte yapmalıyız.” Melis: “Hazır değiliz deseler de... belki birlikteyken yeteriz.” Ve tam kapıya dokunacakları anda…Her şey sarsıldı. Gökyüzü parçalandı gibi oldu, rüyadaki dünya titredi. Kapının içinden gölgeler fışkırdı, ama bu kez onlar değil, kapı geri itildi. Melis ve Mert gözlerini açtıklarında, yataklarında sıçradılar. Ama bu kez farklıydı. Melis’in yastığının yanında…bir taş duruyordu. Üzerinde, haritadaki sembollerden biri oyulmuştu. Melis hemen taşıda yanına aldı ve mertle buluşmak için hazırlanmaya koyuldu ve evden çıkıp Mert'in yanına gitti bukez mertle bir parkta buluşmaya karar verdiler Mert bir bankta oturmuş Melisi bekliyordu Mert : " Merhaba " Melis : " Merhaba " Mert : " Dün geceki rüyayı hatırlıyormusun " Melis : " Evet inan bana çok iyi hatırlıyorum " Mert : " O kapı haritadaki kapı olabilirmi " Melis : " Bence o kapı ama biz yaklaşınca neden kayboldu gerçekten bir şeye hazır değilmiyiz bişeymi olması gerekiyor ilk önce ve o kapıda ne vardı kafamda çok fazla soru var ve bu gün uyanınca yastığımın yanında bir taş buldum o kapıdaki taşa benziyor ama oraya nasıl gelebilir " Mert : " Taşmı ne taşı " Melis : " Bilmiyorum rüyadaki o kapının üzerinde olan o taşlardan birine benziyor bak " Melis hemen haritayı çıkardı ve haritanın üzerindeki bir sembolü işaret etti Melis :" Bak bu sembolün tıpatıp aynısı" Mert : " Bu nasıl mümkün olabilir ki o bizim rüyamızdı " Melis : " Peki rüyadan daha fazlasıysa" Mert : " Nasıl yani ? " Melis : " Yani aslında biz bir rüya görmüyorsak bir şekilde beraber bağ kurup astral seyahat yapıyorsak " Mert : " Ama astral seyahat için bir odaklanma süreci olmazmı ben uyurken odaklanmıyorum bir anda uyuyakalıyorum " Melis : " Orayı bende anlamadım ve biz birbirimizle nasıl bağ kurup bunu yapabiliriz onu bilmiyorum ama astral seyahat olması çok olağan şuan " Mert : " Peki kapı o ne alaka biz niye bir kapının peşinden koşuyoruz " Melis : " Onu da bilmiyorum ama araştırmaya devam etmeliyiz bir şekilde bu şeyi çözebiliriz. "

Bölüm sonu

1 yorum