İçeriğe geç

Geceye Dolanmış Sarmaşık

Bölüm 1 · 6 dk okuma

Geceye Dolanmış Sarmaşık

Bölüm 1

one

Tek canı yanan sen değilsin. Canın yandıkça benim canımıda yakıyorsun. Aynaya baktığımda gördüğüm şeyden nefret etmemi sağlıyorsun.

Sen. Sen kendimi en büyük düşmanım haline getirdin. Kendinle gurur duy.

Eserinle gurur duy.

18.11.2022

Genç kız elindeki kalemi defterin arasına koyduktan sonra üşümüş ellerini cebine soktu. Gözleri hayattan tek beklentisi ailelerini gururlandırmak olan insanların üzerindeydi. Bir an düşünmeden edemedi; acaba ailesinin onun üstünde beklentileri olsaydı nasıl olurdu? Onu umursamış olurlar mıydı?

Kız düşündüğü şeyle kendi kendine güldü. Hayır o umursanmanın hayalini bile kuramazdı. Ailesinin göz bebeği olan ablası sayesinde her defasında onun gibi ol konuşmalarından sıkılmıştı. Genç kız asla Umay kadar bu hayattan keyif alamayacaktı. Ayrıca insanları tatmin etmek uğruna kendini bir şeyler yapmak için zorlaması ona saçma geliyordu. Bu hayat onundu ve kimse de burnunu sokamazdı.

Sınıfta artan gürültü ile yüzünü buruşturup ayaklandı ve hızlı adımlarla dışarı çıktı. Koridorda çok fazla insan yoktu ama yine de olabilecek en boş alana geçmek istiyordu. Adımları Bahçenin arkasına doğru yol aldı. Eğik başı sayesinde uzun dalgalı saçları yüzünü kapatıyordu. Bazıları kendisini samara bile sanabilirdi diye düşünüyordu genç kız. Oysa insanlar onu mitolojideki gecenin tanrıçasına benzetiyorlardı. Kızı gördüklerinde siyah saçlarının döküldüğü beyaz teni herkese farklı bir aura yansıtıyordu.

Kimsenin hakkında konuşmadığı lâkin gözlerinin fazlasıyla aşina olduğu biriydi. Tabi genç kız dış dünyaya olan ilgisizliği ile bunun farkında bile değildi.

Arka bahçeye ulaştığında duvarın dibine çöküp eteğini dert etmeden cebinden çıkardığı kulaklığı kulağına yerleştirdi. Öğle arasına yeni girmişlerdi ve yeterince vakti vardı. Hocalarla uğraşmamak için kapüşonu ile kendini kamufle etti. Telefonu toplamasalar da müzik dinlerken yakalanması pek hoş karşılanmazdı.

Kız gözleri kapalı halde müzik dinlerken arka bahçeye giren bir arkadaş grubunun dikkatini çekmişti. Onlar da son sınıf öğrencisiydi. İnsanların genelde gıpta ettiği bir arkaşlıkları vardı. Yuşa Yalçınkaya, Emre Berkin, Pars Gümüş ve Efe Hazaryol. İnsanlar onları gördüklerinde genelde zihinlerinde isimlerinden önce soyisimleri canlanırdı. Hepsi güçlü ailelerin biricik varisleriydi.

Emre ve Pars kendi aralarında araba muhabbeti yaparken, Yuşa ve Efe gözlerini kıza dikmişti. Kızın geceyi andıran dalgalı uzun siyah saçları omuzlarından beline kadar dökülüyordu. Eteğinin açıkta bıraktığı beyaz pürüzsüz bacakları her erkeğin ilgisini çekebilecek türdendi. Elleri ile ritim tutarken uzun ve ince parmakları ahenkle kıvrılıyordu. Yuşa bu görüntüden fazlasıyla etkilenmişti zira ona seslenen arkadaşlarını duymuyordu bile.

"Yuşa kızı görünce transa girdi amına koyayım!" Efe oldukça ağzı bozuk bir şekilde şaşkınlığını dile getirirken, Pars iğrenircesine yüzünü buruşturdu. "Düzgün konuş tipini s-" kendisinin de az daha küfür edecek olmasıyla birden ağzını kapattı. Emre onların bu hallerine göz devirip iki kere Yuşa'nın omzuna vurdu. Sarsıntıyla kendine gelen Yuşa ilgisini kızdan çekip arkadaşlarına döndü.

Efe ve Pars hâla kendi aralarında tartışırken sonunda çardağa oturabilmişlerdi. Genç kız hâlâ Yuşa'nın görüş açısındaydı. "Riya Soykamer, 19 yaşında." Emre'nin söylediği şeyle bakışları onun kemikli suratını buldu. Kızı araştırmış mıydı?

"Okula iki hafta önce kayıt oldu. Annem ve babam akşam yemeğinde Soykamer ailesinin küçük kızının okula gelmesi ile okulun daha da prestijli bir hâl alacağı hakkında konuşuyorlardı. Ama söylenenlere göre kız başıboş ve umursamaz biriymiş. Etrafta dönen dedikodular Soykamer ailesinin şirketi ablası Umay Soykamer'e devredeceği hakkında. Kız çok da şirketi umursayan biri değil anlaşılan." Yuşa duydukları ile dikkatini tekrar kıza verdi. Ailesinin itibarını düşünmeyen biri o ailede ezilirdi. Bunu çok iyi biliyordu.

Emre'nin söylediklerine karşı sadece başını sallamakla yetindi. Emre zaten dikkatini çoktan diğer çocuklara vermişti bile.

Kısa bir zaman diliminden sonra dersin başlayacağını bildiren zil sesi duyuldu. Riya dinlediği müziği bastıran bu sesle oldukça keyifsiz bir şekilde telefonundan müziği durdurup kulaklığını çıkardı. Cebine geri koyarken ellerinin üşüdüğünü hissetti. Lâkin buna aldırmadan ellerini cebinden çıkarıp kapüşonunu çoktan indirmişti.

Rüzgar saçlarını havalandırırken gözüne girmek üzere olan birkaç saç telini geriye itti. Hava oldukça soğuk ve rüzgarlıydı. Kış mevsimine girmelerine bir kaç ay kaldığı için mevsim değişikliği hasta etmeye oldukça açıktı. Riya okulun katı kurallarına içinden bir kez daha sövdü, ne olurdu sanki pantolon giyselerdi?

Bıkkın bir şekilde içeri girmek için ayaklandı. Etrafa baktığında çardakta oturan gençlerle kaşlarını çattı. Burada tek olduğunu sanıyordu ama yine birileri bu düşünceyi işgal etmişti. Sinirli adımlarla hızlıca binaya girip sınıfını buldu. Ders matematik olduğu için okul çıkışına kadar uyumayı düşünüyordu.

Sırasına oturduktan sonra kollarına kafasını yaslayıp gözlerini kapattı. Her ne kadar gördüğü kabulsar sebebiyle uyumaktan çekinsede zaman başka türlü geçmeyecek gibiydi.

Genç kız vücudunun titremesi ile kollarını kendine sardı. Rüzgardan korunmak için üstüne örtecek bir şeyler aradı ama yoktu. Gözlerini açıp pencereyi kapatmak istiyordu ama sınıfta olmadığını anladığında nefesi kesildi. Gri duvarlarla çevrili bir odanın içindeydi ve odadan çıkmak için herhangi bir kapı yoktu. Duvardan küçük bir pencere vardı lakin oraya çıkamayacağı kadar yüksekte, içinden geçemeyeceği kadar küçüktü. Yattığı sert yataktan doğruldu ve hızla ayağa kalktı. Konuşmak, bağırmak istiyordu ama ağzını açamıyordu. Dikkatini yatağın karşısında ki ayna çekti. Uzun, gümüş çerçeveli, işlemeleri oldukça abartılı olan bir aynaydı.

Ufak adımlarla aynaya yaklaşıp kendisine baktı. Gördüğü sima kendisini andırmıyordu. Karşısında gördüğü kişi kendisiydi ama şuan genç kız gülümsemediğine oldukça emindi. Aynadaki yansımasının başını sağ yatırıp elini cama koymasıyla Riya bir kaç adım geri çekildi. Korkudan gözleri açılmış, elleri tırnakları avucunu kanatacak şekilde sıkılmıştı. "Şu haline bak korkak bir kız çocuğu gibisin, seni zavallı." yansımada gördüğü sima konuştuğunda Riya bunun bir kabus olduğunu kendine hatırlattı. Konuşmak için ağzını açabildiğinde sesinin çıkmaması ile genç kızın gözleri doldu. "Ne oldu zavallı kız, konuşamıyor musun yoksa? Oysa sen her aşağılandığında sessiz kalırdın zaten, şimdi değişen ne oldu?"

Riya'nın aklında ablasının ona her sataştığında verdiği tepkiler canlandı. Genç kız onunla konuşmayı tercih etmez, dediklerini düz bir surat ifadesi ile dinlerdi. Tek kaldığı zamanda ise tüm öfkesini kendinden çıkarıp, kendisini ağladığına inandırmamak için soğuk suyun altında göz yaşlarını akıtırdı.

Aynadaki yansıma bulanıklaşarak Umay'ın silüetine büründüğünde genç kızın akmakta olan göz yaşları yanağında yer edindi. "Şuna bak sulugöz hahaha. Çirkin suratını görmeye tahammül bile edemiyorum. Öyle durarak kendini havalı mı sanıyorsun? Ezik. Saçların bana köyde insanların evlerini süpürdüğü süpürgeyi anımsatıyor. Hiç bakım yapmayı denedin mi? Tenin o kadar ölü bir beyaz ki zombiler eminim kendinden utanırdı hahaha. Senin arkadaşın bile yok Riya, kimse sana tahammül edemiyor. Varlığın benim için büyük bir sorun. Annem seni yanlışlıkla doğurmuş olmalı, bu çirkinlik bizim genlerimize hakaret..." Riya yansımadaki ablasının söylediği şeylerle dişlerini kırarcasına sıktı. Kulağında çınlanan alaylı gülüş sesleri başına ağrı saplıyordu.

Genç kız öfkeyle aynaya yaklaşıp ses tellerini yırtmak istercesine "Yeter!" diye bağırdıktan sonra aynaya yumruğunu geçirdi. Camlar elini keserken genç kız ellerinden süzülen kana odaklanmıştı. Kafasını kaldırıp aynaya baktığında ne ablasından ne de ondan bağımsız yansımasından eser vardı. Elleri kanayan 6 yaşındaki küçük Riya kendisine üzgün gözlerle bakıyordu.

Suda boğulmaktan kurtulmuş gibi derin nefeslerle uyanan Riya hızlıca sırada doğruldu. Kalbi yerinden çıkacak kadar hızlı atarken, boynunda atan damarı çok net hissediyordu. Gözleri etrafı taradığında sınıfta olmanın rahatlığıyla derini bir nefes verdi. Anlaşılan çıkış saati çoktan gelmişti çünkü sınıfta kimse kalmamıştı. İnsanlık namına biri uyandırsaydı en azından diye düşündü Riya. Anlaşılan bu okul sandığından da fazla garip bir hâl alacaktı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.