İçeriğe geç

GECENİN KRALİÇESİ

Bölüm 1 · 16 dk okuma

GECENİN KRALİÇESİ

Bölüm 1

1.BÖLÜM

Yine yine ve yine antidepresan günümdeyim içerden bağırışma sesleri yükseliyordu 21 yaşına gelmiştim ama hala dayanamıyordum kulaklarımı kapatıp kendimi dinlemeye çalıştım küçüklüğümden bu yaşıma kadar yüksek sesler de kulaklarımı kapatıp ıslık çalarım beni rahatlatıyor tabi ki bu kısa sürdü odamda ki kapı sertçe açıldı giren annem di "bir saatir sana sesleniyorum duymuyor musun yoksa yine duymamazlıktan mı geliyorsun" bunun cevabını zaten biliyordu ama bıkmadan sormaya devam ediyordu.

Bizim evde bitmeyen kurallar vardır her sabah 7 de uyanacaksın herkesten önce sofraya oturup ev sakinlerini bekleyeceksin ve sadece bu gün bunu yapmak istememiştim özgürce kendim kalmak ben bunları düşünürken içeriden daha çok ses yükseldiğini duydum yatağımdan sıçrayıp banyoya koştum bir iki kere yüzüme su çırptıktan sonra aynadan kendime baktım göz altlarım morarmış , kirpiklerim dökülmüş ,yanaklarım da yastığın izi çıkmış ,dudaklarım susuzluktan kurumuş , çillerim daha belirgin gözüküyor, saçlarım birbirine karışmış yüzümü uzun uzun izlemek istedim ama o kadar zamanım yoktu ama bunu bir gün yapacaktım bütün zamanım dolu olduğu için kendimle ilgilenecek zamanım bile olmuyordu banyodan çıktım sesin olduğu yere mutfağa doğru gittim annemle babam kavga ediyordu beni görmezden gelip etmeye devam ettiler babam bu kızı hep sen şımartıyorsun derken annem ise *bir kere kızını çağırıp konuşmuyorsun" babam bana hiç kızım demedi ismimle seslenirdi bunun sebebi de babam yıllarca erkek çocuğu olsun istemiş, aslında ikizim varmış ama doğduktan bir kaç gün sonra ölmüş onlar konuşurken öyle bir dalmışım ki ne sesleri duyuyordum ,ne de beni çağırdıklarını babam Roza diye bağırınca irkildim afalayan bir suratla babama baktım uzun zamandır onu incelemediğimi fark ettim sakalları uzamış ela gözleri gözlerimin içine bakıyordu benim gözlerinden çok zıttı benim gözüm maviyken onun ki elaydı...

"neyi bekliyorsun hala" dedi sert bir sesle "zaten artık kurallara uymuyorsun bir de utanmadan duymamazlıktan geliyorsun " bir şey diyemeden kahvaltı masasına oturdum peçetemi dizimin üzerine koydum evet bu da evimizin saçma kurallarından biriydi.
10 dk boyunca kimseden ses çıkmadı aç olmama rağmen babamın kalkmasını bekliyordum ondan önce kalkarsam saygısızlığı giriyordu tabağıma konulan zeytinlerle oynuyordum 10 dk sonunda sessizliği babam bozdu "bu gün okula seni ben bırakacağım" annemle ikimiz bir anda bir birbirimize baktık aynı anda Neee! Diye yükseldik ,sessiz sessiz bakmaya devam edip "bırakamazmıyım"
Hiç birşey diyemeden şok içinde babama bakıyordum üniversitesi 2. Sınıf öğrencisiydim ve hayatımda ilk kez babam beni bırakacaktı bu çok küçük bir şey olsa da benim için çoğu şeye bedeldi içim kıpır kıpır olmuştu , babam sofradan kalkıp "hadi hazırlan 10 dk ya bahçede ol" diyişiyle odama koşmam bir oldu hemen üzerime bir şeyler geçirdim yüzüme hafif bir şeyler sürdüm kirpiklerim dökülmüştü doktor çok stresten dedi ama bunu kimse umursamıyor du sarı sarı olan küçük kirpiklerine rimel sürmeyi denedim ama hep göz kapağıma bulaştı onu düzeltecek zamanın yoktu rujumu sürüp, saçımı at kuyruğu yapıp çantamı alıp hemen bahçeye koştum parfüm bile sıkmamıştım heyecandan bahçeye indiğimde annemle konuşuyordu görmezden gelip arabanın arka koltuğuna geçip oturdum gelmesini bekledim...

Üniversitenin girişine gelmiştik bile araba da hiç konuşmamıştık, arabadan benimle beraber indi şaşkın eda'larla babama bakıyordum "haydi yürü içeri girelim dedi" şaşkınca bakmaya devam ederken önden o arkadan ben geliyordum babam çok tanınan bir insandı büyük bir holdingin sahipiydi ,herkesin bakışı benim ve babamın üzerindeydi nasıl davranacağımı bilmiyordum ama dik yürümeliydim koskoca Ayas Dinçerin kızıydım,adelet bölümün yerine geldiğimde babam "sen gidebilirsin" diyince anlamsızca gözünün içine baktım beni bölümünün önüne getirmek için mi gelmişti bu kadar bana değer vermeye başladığını düşüncektim ki mimarlık bölümünün nerede olduğunu sordu ne yapmaya çalıştığını neden sorduğunu anlamaya çalışıyordum ama bir sonuç çıkartamıyordum yerini söyledim içeri girmemi bekledi kendiside gitti hızlı adımlarla, sınıfıma geçip arkalar da bir yere geçtim ön sıralarda hiç oturmamıştım kendimi mutlu hissedeceğim gün oturucam diye söz vermiştim 2 yıldır daha hiç kendimi oraya oturucak kadar mutlu hissetmemiştim.

Sınıfta sessizlik bir anda kesildiğinde hocanın sınıfına geldiğini anlamıştım adelet bölümünü sevmiyordum ezberlenmesi gerek bir sürü konu kanun vardı asıl isteğim mimar olmaktı küçüklüğümden beri maketlere merakım var ama babam seçiyordu olacağım mesleği ,avukat olacaktım ailemiz için avukat gerekiyormuş avukatımız vardı ama çok yaşlandığı için beni bekliyordu ailemizin içinden olması gerekiyordu babamın sırlarını bilinmemesi için çok zengin bir iş adamı gözükse de kendisi yer altı mafyalarından biri ne yaptığını ne yaptırıldığını bilmesem de 2 sene sonrayı bekliyormuş...

Ders bitmişti ben uyuyordum temizlikçi abinin sesine uyandım 4 saat boyunca aralıksız uyumuşum hocanın sesi kulaklarıma ninli gibi geliyordu Lisa olasaydı eğer yanımda uyumama izin vermezdi Lisa kim dersek çocukluk arkadaşım babası babamla ortak sayılır holdingin %20 hissesi onlara ait o da babam gibi yer altı mafyalarından Aziz Demir Lisa babasıyla yaşıyor bir de üvey annesi, annesini küçük yaşta kaybetmiş babası el bebek yetiştirdi küçükken çok özenirdim baba kız ilişkilerine ama Lisa için bu durum değişti Rüveyda abla hamile olunca Aziz abi daha çok Rüveyda ablayla ilgileniyordu.

Bu günde Lisa'nın yanına gidicektim saatin geçtiğini fark edince apar topar toplandım koşar adamlarla buluşacağımız cafe ye gittim neden bu gün derse gelmediğini bile bilmiyordum...

Buluşma yerine yarım saat sonra vardığında Lisa laptopunu açmış birşeyler yazıyordu sessizce yanına gidip yanağına büyük bir öpücük bıraktım kafasını şaşırtıcı bir şekilde çevirdi beni görünce rahatlamıştı gibiydi gülerek yanına oturdum yazdıklarını tek tek okumaya başladım yeni bir romana başlamıştı ismi ni Risa koymuş kendi isminden esinlenerek okuduğumu görünce çat diye kapattı o kadar dalmışım ki sese irkildim bir anda gülerek yüzüme baktı *korkma korkma sürpriz* bunca zamandır romanlarını bana okutan Lisa gizliyordu şaşırtıcı...

Kahve mi yudumlarken dışarda ki çise çise damlayan yağmuru izliyordum o kadar zarif yağıyordu ki altında saatlerce yürüyebilirdim kahve mi içip eve gitmem gerektiğini söyledim ,bahaneydi sadece yürümek istemiştim Lisanın yanından ayrıldıktan sonra yürümeye başladım yağmur daha çok hızlanmıştı hava soğumuştu titreyen ellerime baktım cebime sokmadan , sigaramı zor zekat yaktım dudaklarıma koyudum fermuarımı çektim diğer elimi cebime koymadan önce kulaklığımı taktım kafama göre bir şarkı açtım sözler şöyle diyordu "meyhaneler sen , içtikten biten ben ,senden vazgeçersem haram olsun" dumanımı içime çektim ciğerlerim ısınmıştı , yağmurları havaları çok sevmişimdir bazı insanlar yağmuru hisseder ,bazıları ise sadece ıslanırdı ben hissederek yürürdüm hep, biraz yürüdükten sonra piyano dersime geç kalacağımı fark ettim hızlı adımlarla yağmurun tadını çıkartarak eve yürüyordum çok bir mesafe kalmamıştı...

Eve geldiğimde Ayşe abla açmıştı Ayşe abla evimizin hizmetlisiydi , küçükken annem yerine o beni büyütmüştü, anne sevgisini onda görmüştüm canım sıkıldığın da koşa koşa kollarına giderdim...
Ayşe ablaya sarılıp içeri geçtiğimde hocamın piyano çaldığını gördüm köşede durup bitirmesini bekledim geldiğimi fark etmemişti bile ,Another love çalıyordu parmakları yavaş yavaş dokunuyordu tuşlara içimi rahlatıyordu sessizce yanına geldim, o bende ona eşlik etmeye başladım, o çalarken ben söylüyordum
"On another love, another love
All my tears have been used up" diye giriş yapmıştım git gide sessim yükseldi benimle beraber söylemeye devam etti, Ayşe abla köşede bize hayranlıkla izliyordu, gözlerim dolmuştu beni çok etkiliyordu her sözleri içime işliyordu şarkımız bitince hocam geri çekildi ellerim yavaş yavaş tuşların üzerine gezerken, içimden 'benim gönlüm sarhoştur' diye mırılandırken bunu tuşlara da yansıtıp çalmaya başladım "müzik ve ritim ruhunun içini gösteren bir aynadır" duygularını dışarı yansıtmaktır tabi bunu sadece anlayanlara beni daha anlayan olmadı...

Şarkım bittikten sonra hocama baktım tek li koltuğa oturmuş yağmuru seyrediyordu ona doğru döndüm karşı koltuğuna geçtim Ayşe abla o sırada ikimize kahve getirdi kahvemizi yudumlarken bir anda kafasını bana çevirdi "neden dışarı hayatında şarkı söylemiyorsun, konservatuar okumuyorsun"
Buna cevab veremezdim çünkü babam benim duyulmamı istemiyordu, diyecek bir şey bulamayınca istemiyorum diyerek yetinmeye çalıştım,
Şarkı söylemeyi çok seviyordum oysa ki gözlerimin içine baktı bir sürü kafasını geri dışarıya çevirdi yağmuru seyretti, zil çaldı bu saate kim gelirdi ki Ayşe abla kapıyı açmaya giderken kimin geldiğine bakmak için kafamı eydiğimde Aziz abiydi ,bu saate neden gelmişti ki beni sordu *burdayım!*diye seslendim yanıma doğru geldi babamı sordu işe gitmemişmiydi " bilmiyorum en son okula bıraktı beni" demele Nee! Diyişi bir oldu neden bu kadar şaşırmıştı benim şaşırmam normaldi ama onun ki "ee sonra "
"bana mimarlık bölümünü sordu gitti" gözlerini kocaman açmış bana bakıyordu hızlıca evden çıktı neden sordun bile diyemeden çok umursamadım döndüm dışarıyı izledim hocam bu gün çok sessizdi birşeyler düşündüğü kesindi ama sormak istemiyordum 6 yıldır bana ders veriyordu 13 yaş büyüktü 5 dk daha dışarıyı izledikten sonra "bu günlük bu kadar yeter"
Ayağa kalktı görüşürüz bile demeden gitti sadece ben *görüşürüz* demekle yetinmiştim mutfağa gittiğimde büyük bir hazırlık yapıldığını fark ettim "kim geliyor dedim" "yine bir iş adamı ortaklık için gelecekmiş yemeğe" babamın kimseye ortalık vermeyeceğini biliyordum ama neden çağırıyordu, bir işler çevrdiği belliydi göz devirip odama çıktım annemle babamın yokluğunda fırsata çevirip yatağıma girdim bir kaç saat uyuduktan sonra aşağıdan sesler geliyordu annem gelmiş olmalıydı yatağımdan biraz daha durduktan sonra camı mı açtım yağmur durmuştu hava kararmaya başlamıştı derin derin nefesler alıp banyoya gittim yüzümü yıkayıp annemin yanına indim beni boydan bir süzdü "sen daha hazırlanmadın mı akşam çok önemli biri geliyor ve sen ben böylesin, çabuk hazırlan" şişmiş gözlerimle dinleyip bir şey demeden yukarı çıkıp duş almaya karar verdim yavaşça üstümdekileri çıkartıp saçımda ki tokayı da öyle fırlattım kabine girdim suyu açtım altına geçtim yavaş yavaş ısınmaya başlamıştı altında öyle durmakla yetindim ,5 dk sonra saçımı gelişi güzel şampuanlayıp çıktım bornozumu üzerime geçirdim odama geçtim camı açık bırakmıştım odaya girdiğim an soğuk rüzgar önce yüzüme ,saçlarıma ,vücuduma işlemişti camı kapatıp dolabıma döndüm hiç süslenecek durumda değildim sweet,pantolon giydim saçlarımı havluya sardım yüzüme krem ,ruj sürdüm kirpiklerim hala sarı sarıydı ne zaman eski haline dönerdi bilmiyordum yanaklarıma elimle birazcık ruj sürdüm kızarması için herşeyim vardı ama böylesi daha hoşuma gidiyordu saçlarımı havluya kuruladım saç yağlarımı sürdüm, tarağımı elime aldım bir anne edasıyla yavaş yavaş saçlarımı seve seve taradım annem hiç saçımı taramamıştı ,evde olmuyordu çoğu zaman babamın şirketinin başında o duruyordu,
Kurutma makinesini elime aldım saç diplerimi kuruladım , saç uçlarımı da hafif kurulayarak bir kaç fıs parfüm sıkıp aşağıya indim babam daha gelmemişti beraber gelecekler di sanırsam içeriye geçtiğimde hazırlanmış masaya baktım A' dan Z' ye herşey bulunuyordu , masayı seyrederken zil çaldı gelmiş olmalılardı kapıya yöneldim arkamdan annem de belirdi kapıyı açtığımda daha önce hiç görmediğim bir kadın eşi ve küçük kızları vardı önlerinde babam kapıda selamlaştıktan sonra yemek masasına geçtik kadın önce kendini tanıttı bana *ben Aslı eşim Haluk kızım Hira* *Roza* kadın memnun olmuş gibi kafasını tebessümle salladı Haluk abi söze girdi "oğlum da gelicekti ama yapması gereken maketler vardı bir sonrakine onu da getiriceğiz" sesi tok ve cooldu etkileyiciydi oğlunu merak etmemiştim ,bize her yemeğe gelen oğlunu kızını getiriyordu benle iyi anlaşırsalar babamın onlarla ortak olacağını düşünüyordu ama ben yemeğimi yer odama çıkardım , bu onlardan farklıydı ve şaşırmıştım babamla Haluk abi konuşurken annemle de Aslı abla konuşuyordu yemekler yendikten sonra ben odama geçtim onlar koltuklara geçip konuşmaya devam ettiler aşağıdan gülüşme sesleri geliyordu masamın üzerinde duran laptopu açtım arkadan fon bir müzik açıp resim çizmeye çalıştım kendimi çok geliştirmem lazımdı yeterince iyi değildim , odam da ki kapı tıklandı "gell " diye seslendim küçük kızları hira gelmişti yanına gelebilir miyim dedi "gel bakalım" 5 6 yaşlarında duruyordu saçları iki yandan toplanmış güzel bir elbise giymişti bana bakıyordu ağzını araladı "ne yapıyorsun "
"resim çizmeye çalışıyorum beraber çizelim mi" kafasını gülerek aşağa yukarı salladı masamın yanında ki tabureyi yanıma çektim önüne bir kağıt kalemler koydum "hadi çizelim" şarkıyı geri açtım 10 dk sonra "bitirdimmm" gözlerimi kağıdına çevirdim bir kız bir erkek ortada ki küçük kızın ellerini tutuyor "bu kız sensin ortada ki ben diğeri abim" saçlarını okşadım "Abim çok yakışıklı gözleri benim gibi ela bir de gamzesi var çok seviyorum onu" kardeşim olsun istemiştim ama annemle babam ikizim öldükten sonra bir daha düşünmemişlerdi bu yüzden küçük çocukları çok seviyordum.
"ama sen abinden daha güzelsin emin ol " kafasını aşağa yukarı salladı biraz daha resim çizdikten sonra odamın kapısı çaldı gelen annesiydi yanımıza yaklaştı bana eğilerek "teşekkür ederim" tebessüm ettim Hira "anne bak abimle, abla" utanarak yüzüne baktım annesi de "Aaa öyle mi ,hadi gel kızım baban bekliyor" Hira bana baktı el salladım"tekrar görüşmek üzere hiracım" oda el salladı annesi de bana tebessüm ederek odadan çıktılar saat geç olmuştu kafamı cama çevirdim yağmur tekrar hafiften başlamıştı masamın üzerini topladım, LED ışıklarımı açtım sıcak yatağımın içine girdim raftan bir kitap aldım çoğunuzun bildiği sokak nöbetçileri bitirmeye kıyamıyordum...
2 saat okumuştum uykum olmadığından ,Gözlerim acımaya başlamıştı , kitabı yanıma koyup tavanı izledim ne düşündüğümü bende bilmiyordum öyle izliyordum, git gide gözlerim ağırlaşmaya başlamıştı kapanıyordu...

09.00 : Güneş ışığı perdeden geçip odamı aydınlatıyordu istekli gözlerim açıldı, kafamın içi çok sessizdi genelde böyle olmazdı hatta hiç olmazdı bu gün ayrı bir enerji evrende yavaşça yorganımı üzerimden kaldırdım, gecenin serinliğinden yorganıma sarılıp uyumuşum ayağa kalktığım gibi cama yöneldim, camımı açtım geceye göre gayet sıcak ve güneşli bir hava vardı tuhaftı özellikle Kasım ayında böyle bir hava sorgulamak istemedim güneşin keyfini çıkartmak istiyordum bu gün bütün günüm boştu kendime zaman ayıracaktım ,çantamdan sigaramı çıkarttım bir dal yerleştirdim ucunu yakıp derin bir nefes aldım sanki muhtaçmış gibi, telefonumu masamın üzerinden almak için uzandım saatin daha 9 olduğunu gördüm,saat 9 ve beni kimse uyandırmadı bu daha enteresandı sigaramı dışarı izleyerek tadını çıkarttım yoldan geçen arabalar, işe yetişmek için koşuşturan insanlarla doluydu hepsinin hayatını çok merak ediyordum , 10 yaşımdan beri pencerimin önüne oturup insanların hayatlarıyla ilgili hayal kurardım 20 yaşına geldim hala kurmaya devam ediyorum, sigaramı söndürüp aşağaya indim evde kimse mi yoktu ,yoksa bu gün beni umursamamışlarmıydı yavaş adımlarla aşağaya indim kendi içinde bahane üretiyordum neden geç kalktığım için önce mutfağa gittim, sonra içeriye evde kimse yoktu Ayşe abla bile sabah sabah nereye gidebilirlerdi yoksa gece mi gitmişlerdi kafamı onlara yormak istemedim banyoya doğru yukarı çıktım yüzümü yıkayıp kurulmadan odama geçtim bu gün kendimi daha iyi hissediyordum bu yüzden alışveriş yapmaya gidicektim dolabımı açtım mavi Jean pantolonumu üzerine beyaz dar bluz , üstüne de kot ceketimi aldım hafif makyaj yapıp saçımı taradım , çantamı aldığım gibi aşağaya indim askıda duran arabanın anahtarını alıp evden çıktım ehliyetim vardı ama yürümeyi daha çok sevdiğim için üniversitesiye yürüyerek gidiyordum çoğu zaman...

15 20 dk sonra alışveriş merkezine vardığımda arabayı park edip indim karnım guruldamaya başlamıştı, cafeye girdim kuruvasan ve kahvemi alıp dışarı da ki bir banka oturdum cafe de oturmayı pek sevmiyordum gereksiz ses çok fazlaydı sakince geçip kuruvasanımı açtım kahvemi yudumlayıp yemeye devam ettim..

Sigara mi cebimden çıkarttıp yakmaya başladım o sırada karşımdan küçük bir kız çocuğu geliyordu onu izlemeye devam ettim yürüdü yürüdü yanıma oturdu kafam ona döndü gözlerini gözlerime çevirmedi
"onu içince geçiyor mu , tadı güzel mi ?" neyden bahsettiğini anlamamıştım kahveden mi ,sigaradan mi bahsediyordu bir daha tekrarlanmasını bekledim *elinde tuttuğun o yanan şey" kafamı sigarama çevirdim uzun uzun baktım "geçmiyor, güzel değil" "Neden içiyorsun" diyecek bir şey bulamamıştım küçük yaşta başlamıştım iyi geldiğini düşünüyordum ama iyi değildi "Bilmiyorum" diyebildim sadece gözlerini bana çevirdi yemyeşil gözleri naif bir yüzü vardı "ismin ne?" "Roza" "Esila" ellerini uzattı tuttum aşağa yukarı doğru salladı "memnun oldum" 1 2 dk durduktan sonra tekrar gözleri bana döndü"Annen var mı " içim burkuldu sanki vardı ama yoktu "var" diyebildim yüzümün düştüğünü fark etti elini elimin üzerine koydu "yanlız oturuyordun yanına gelmek istedim" tebessüm ettim "annem ben küçükken ölmüş" gözlerim iyice açıldı yeşil parlak gözlerine iyice baktım "babam beni büyütmeye çalışıyor, çok yük olduğumu düşünüyorum çalışmam gerekiyor iş aradım ama kimse bana yardımcı olmuyor seni tek görünce yanına gelmek istedim" uzunca düşüncelere girdim 10 dk'nın sonunda "hadi kalk tut elimden" şaşkınlıkla bana baktı anlam veremedi "hadi tutt gidelim " ellerimi sıkıca tuttu, mağazalar doğru yürümeye başladık, babamın tek karışmadığı şey harcadığım paraydı önemsemezdi bu yüzden bu günümü elisa için ayırdım bir sürü kıyafetler ayakkabılar almak istiyorum yaşı 12 13 gibi duruyordu önümüze gelen bir mağazaya girdik elimi hala sıkıca tutmaya devam ediyordu çocuk reyonuna doğru yürüdük elime 4 5 tane güzel elbiseler alıp "hadi gel, kabine" kıyafetleri eline verdim "dene gel bekliyorum" tek tek hepsini deneyip bana gösterdi, yanıma geldiğinde "beğendin mi hepsini" utanarak bana baktı "hadi söyle" gözleri hala yerdeydi yüzünü bana çevirdim "güzeller mi" ? Mahcup mahcup bana baktı "hıhı" diyebildi sadece kıyafetlerini alıp kasaya gittik ödedikten sonra önümüze gelen ilk diğer mağazaya girdik ordan da eşofmanlar, pijama takımları, montunu aldık son olarak ayakkabı kalmıştı lüks bir mağazaya girip spor ayakkabı ve bot alıcaktım "hadi sen seç, bu sefer" utanmıyordu ,ısınmıştı artık bana mutlulukla ona bakıyordum bir bot bir ayakkabı alıp yanıma geldi siyah, bileğin biraz üzerinde bot, pembe spor ayakkabısı dizlerimin üzerine çöküp "çok güzeller deneyelim mi ?" Kafasını olumlu anlamda salladı ikisini de deneyip ayaklarına bakıyordu gözlerinin içi öyle bir parlıyordu ki gözlerinin yeşilini ortaya daha çok çıkıyordu öğle saatini geçmişti acıktığını düşündüm ayakkabıları alıp dükkanda çıkıp hamburgerciye doğru yürüdük her çocuğun sevdiğini düşündüğüm için onu da oraya götürmek istedim güneş bu gün çok düşünceliydi sabah yaz aylarını andıran sıcaklık şimdi ise soğumaya başlamıştı o yüzden hızlı yürüyorduk 5 dk sonra orada olduk en büyük menüyü söyledim büyük boy patatesler ,hamburger, soğan halkası hepsini alıp güzel bir masaya geçirdim yemeye başlamıştık "Teşekkür ederim, bir sürü teşekkür ederim" gözlerim yemeğimden kalkıp gözlerine kaydı mutlulukla bakıyordu ,en büyük mutluluk teşekkürdü sanırım bu günlerde elimle yanaklarını sevdim "rica ederim güzellik" tebessüm etti yemeye devam etti, kalkarken ona güzel bir çikolatalı milkshake,kendime sıcak kahve almıştım hadi "gel seni eve bırakayım" kafasını eğdi "hadi yapma böyle tek başına gitmene izin vermem" arabaya doğru yürüdük poşetleri arka koltuğa bıraktım,yan koltuğuma da onu oturtup emniyet kemerini taktım "hadi tarif et" tek tek tarif etmeye devam etti yarım saat sonra oradaydık bu yolu nasıl yürümüştü bu soğukta, bu küçük yaşında çok şey yüklemişti kendi üzerine radyodan güzel bir şarkı açtım yol boyunca onu dinledik şarkı kesen elisa olmuştu"geldik" kapıdan indim yanına gelip onu da indirdim eşyaları alıp bir evin kapısını çaldım kapıyı yaslı bir amca açtı "babaa!" diye sarıldı, elimi uzattım "elisa" "Murat " "Elisayla bu gün birazcık alışveriş yaptık sizden izin alamadık ama" diyip dizlerimin üzerine eğilip elisanin ellerini tuttum yanağıma bir gamze kondurdu kulağıma eğilip "büyüyünce söz veriyorum ben de sana alıcam yardım edicem seni hiç unutmayacağım" kocaman sarıldım boynuna "seni yanlız bırakmayacağım" Hamburgci de küçük bir peçeteye numaramı yazmıştım cebine yerleştirdim kulağına eğilip "cebinde numaram var birşey olunca beni ara" olduğum yerden kalkıp babasına gülümsedim elisaya el sallayıp arabama bindim. hava git gide soğuyordu eve gitmek istedim evdekileri de merak etmiyor değildim araybilirdim ama aramakta istemiyordum 20 dk sonra eve varmıştım kapı açıktı, ama ben kapatmıştım saksının arkasında duran odunu aldım eve sessiz adımlarla girdim önce mutfağa sonra oturma odasına döndüm içeride oturan babamdı karşında beni öyle görünce tuhaf bir bakış attı elimde ki sopadan kaynaklı olabilirdi "kapı açıktı, hırsız girdi sanmıştım" kafasını olumlu anlamda salladı sessizdi bu gün ilk kez böyle görmüştüm odama çıkıp üzerimi değiştirdim vizelerim başlıyordu ve ben hiç çalışmamıştım artık bir yerden başlamam gerekiyordu, kitaplarımı kitaplığımdan alıp masamın üzerine koydum fosforlu kalemleri mi de önüme aldım nasıl yetişecekti bilmiyordum tek tek sayfaları okuyup altlarını çizmeye başladım bir anda kapım tıklandı gelen babamdı bir fincan kahve getirmişti masamın üzerine koydu bir süre gözleri üzerimde gezdi odamdan çıkarken "teşekkür ederim" diyebildim kapıyı kapattı ,babam bana kahve getirmişti, odama gelmişti bu gün nasıl bir gündü anlamıyordum, anlayamıyordum bütün tuhaflıklar üst üste geliyordu devam etmek istedim ama anlayamıyordum okuduklarımı , aklım babamda kalmıştı masamdan kalkıp odasına yöneldim , gece lambası yanıyordu uyumuştu geri odama döndüm yanına gidip konuşmak istemiştim , kendimi cesaretli hissetmiştim tabiki bu uzun sürmemişti...

Annem hala gelememişti nerde olduğunu merak etmiyordum iki yere gidebilirdi teyzeme, dayıma...
Bir şekilde ders çalışmam gerekiyordu artık aklımı yazıların tümüne odakladım gece 1... 3... 5... Uykuya dalmışım....

Bu gün benim ilk romana başlayaşım, yazmak istiyordum ama hiç cesaret edemiyordum ama artık başladım ve o kadar güzle şeylerle geleceğim ki size şaşıracaksınız , kitabın başlığı suanlik size saçma gelebilir ama o kadar değerli bir başlık ki ilerki zamanlar da anlayacaksınız umarım beğenirsiniz sizi seviyorummm

You are the reason dinleyerek yazdım siz de şarkıyı açıp dinleyebilirsinizzz

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.