İçeriğe geç

Gecenin Katili

Bölüm 1 · 3 dk okuma

Gecenin Katili

Bölüm 1

-Yine bir ölü daha. Ve biz katili bulmaya bir adım bile yaklaşamadık.

-Ama savcım...

-Aması yok amir, şehirde her gün biri ölüyor ve biz o katili bulamıyoruz. BİZİM GÖREVİMİZ NE AMİR!?

-Adeleti sağlamak savcım.

-Peki biz bunu yerine getiriyor muyuz?

-O nasıl soru savcım..?

-O zaman git ve o katili bul!

Başkomiser odadan çıktı. Kimdi bu katil, neden insanları öldürüyordu? Bu insanlarla ne alıp veremediği vardı? Yine başı dönüyordu Hande savcının. Kafatası çıt diye kırılacak gibiydi. Neden oluyordu neden? O sırada içeri Burak komiser girdi.

-Savcım...

Hande savcı Burak komiserin kucağına düştü.

-Savcım iyi misiniz? Savcım!

Neden bayılmıştı Hande savcı, bir baş dönmesi yüzünden mi? Burak komiser Hande savcıyı kucağına alıp hemen hastaneye gitti.

-Doktor Bey bir sorun var mı?

-Önemli bir durum yok. Küçük bir sarsılma,

kendisiyle görüşebilirsiniz.

Burak konser onun yanına gitti.

-İyi misiniz?

-İyiyim Burak. Yok bir şey.

-Savcım neden bayıldınız? Bir rahatsızlığınız mı var?

-Komiser şimdi bunları konuşacak kadar iyi hissetmiyorum. Beni kısa bir süre yalnız bırakır mısın?

Burak komiser dışarı çıktı. Hande savcıdan bir şey vardı, o hiç böyle davranmazdı. Ona bugün ne olmuştu? Burak komiserin yanına Doktor Bey geldi.

-Hande hanımın durumu iyi. Taburcu olabilir. Çıkış işlemlerini yaptırın isterseniz.

-Tamamdır Doktor Bey, ben hallediyorum.

Burak işlemleri yapıp Hande'nin yanına gitti ama Hande çoktan gitmişti. Burak hemen adliyeye gitmişti ama Hande savcı orada yoktu. Hasta hasta nereye gitmişti bu kadın? Hande'yi aramayı denedi ama Hande açmadı. Neler oluyordu bugün? Hande savcı neden bayılmıştı ve şu an neredeydi..?

Sabah erkenden kalkmış kahvaltısını hazırlıyordu. Arkada televizyon açıktı ve duyduğu haber ile hemen adliyeye gitti Burak. Hemen Hande savcının odasına gitti. Hande savcı delirmiş haldeydi, katil yine birini öldürmüştü. Bu kaçıncı cinayetiydi? İki mi? Hayır. Üç mü? Hayır. Beş mi? Hayır, tam olarak 25. cinayetiydi. Bir insan nasıl bu kadar acımasız olabilirdi? Bu katilin artık bulunması gerekiyordu.

-Burak komiser, bu iş masadan olmuyor. Artık ben doğrudan ilgileneceğim bu davayla.

-Tamamdır savcım.

-Ekibe söyle saat ikide toplanacağız.

-Tamam savcım

Hande savcı toplantının olcağı salona gelmişti.

-Herkes buradaysa başlayalım. İlk önce cinayetlerin olduğu yerler... Eren bunları arat ve bana haber ver.

-Tamam savcım

-Mağdurların birbiriyle alakası var mı?

-Șeyma Çetintaş ve Ömer Çetintaş... İlk olarak kadını öldürüyor. Tamı tamına bir ay sonra da kocasını öldürüyor.

-Sadece bu iki kişi mi?

-Evet.

(...)

Toplantı daha pek çok konuşmadan sonra bitmişti. Hande hemen Burak'ın yanına gitti.

-Komiser bugün benle akşam yemeğine katılmaya ne dersin? Konuşulacak mevzular belli.

-Hay hay tabii ki efendim derim.

-O zaman seni buralardaki en sevdiğim köfteciye götüreyim.

-Bana uyar.

Hande ve Burak arabaya geçtiler.

-Dün neden birden ortadan kayboldun?

-Dün mü?

-Evet, hastanede çıkış işlemlerini yaptırmaya gitmiştim ve döndüğümde yoktun. Hatırlamıyor musun?

Hande küçük bir süre sonra olayı hatırladı.

-Hatırladım. Her neyse, işte geldik.

Arabadan indiler ve dışarıdaki masalardan birine oturdular.

-Rüstem abi bize iki tane yarım ekmek arası!

-Hemen geliyor.

Hande Burak'a dönüp konuşur.

-Rüstem abi gibisini bulamazsın burada, harikadır köfteleri.

-Göreceğiz.

Minik bir sessizliğin ardından Burak konuştu.

-Savcım size bir şey söylemeliyim.

-Bana iş dışında savcım demene gerek yok, Hande demen yeterli.

Tam o sırada garson geldi.

-İşte yemekleriniz!

-Sağol Arda, Rüstem abinin de ellerine sağlık.

Burak çaresizce Hande'ye bakar.

-Ben bir şey diyecektim...

-Boş ver, sonra dersin. Soğutma yemeğini.

Bölüm sonu

1 yorum