Offff!! Şu öğretmenlerin benimle derdi ne ya! Kafayı yiyeceğim şimdi, tasarım dersinde şahane bir elbise yapmıştım ama neymiş efendim " Bu yeterli değil. Daha iyisini yapabilirsin." Bence benim tasarımım hepsinden daha güzel. Kalp şeklinde inen göğüs dekoltesi ,yeşil yaprak şeklinde eli saran sarmaşıklar, eteğinde önü hafif yırtmaç olan ve nadir bulunan bazı çiçeklerin yırtmaca sarmaşık sayesinde gelişi... Mükemmel bir şey ama neymiş yapabilirsin daha iyisini...
Ahh sonunda zil çaldı ve çıktım şu lanet sınıftan sinirden tüm eşyalarımı hızlı hızlı alıp kapıyı çarparak çıktım ve kapıyı çarptığımı kesinlikle gören öğretmen arkamdan baktığını hissettim yani tüm sınıfta bakmış olabilir aman canım neyse "Amleya! bekle!" Yanıma koşarak geldi. Ben çoktan merdivenlerin sonuna gelmiştim bile. Yanıma geldi hızlı soluk verip durdu sonunda ve " Neyin var senin? Kaç kere seslendim duymadın mı?" Ney seslenmiş miydi cidden "Duru seslendiğine emin misin? Ben hiçbir şey duymadım." "Hemde defalarca seslendim. Her neyse kapıyı neden çarptın herkes sana baktı ben de hemen toparlanıp sana yetişmeye çalıştım ama yetişemedim. Arkandan dedikodunu yaptıklarına eminim..." Ahh bu kız susmayacak sanırım "Duru bazen çenen hiç susmak bilmiyor. "Hey neden öyle diyorsun ki ,hem seninki nasıl baktı sana görmen lazım!" Benimki?? Hemen cevap verdim "Ney benimki mi?" Umarım bunu sorduğuma pişman olmam ki bu lafı duyar duymaz Duru beni öldürecekmiş gibi baktı ve olduğu yerde durdu "Amelya kafan yerinde mi senin, iyi misin canım, senin kafan mı bozuk?" Benim cevap vermeme fırsat vermeden "Neyse tamam tamam Doruk diyorum canım, şimdi kafan geldi mi yerine hı?" Aaa Doruk ,nasıl unuturum aşkımı gerçi tek taraflı bir aşk neyse ne be "Ya ben sinirden onu da unuttum!" Duru ağzı açık baka kaldı, bir şey demesine izin vermeden koluna girip okuldan çıkış yaptık ve o an söylenmeye başladı "Amelya dur ateşine bakıyım." Dedi ve elini alnıma koymasına izin vermedim "Of Duru bir rahat dur be kızım unuttum yani napayım hem be" "Amelya, Duru bekleyin!" Seslenen Burak tı yakın arkadaşımızdı yetimhanede beraber büyümüştük. "Abi noldu?" Dedi Duru kızar ses tonuyla ,aynı kardeş gibiydik Burak bizden iki yaş büyüktü bu yüzden 'ben sizin abinizim kızlar bana abi deyin' diye tutturmuştu biz de hemen kabul ettik ve ona abi demeye başladık her neyse, Miya ya pembe derdi bana da süslü lakabını takmıştı, tek olduk mu bize böyle hitap ederdi. Burak "Noldu kız niye bu kadar sinirlisin?" Hemen atladım ben "Bir şey yok, her zamanki Duru işte." Dedim , sonra bana döndü ve "Ben de yedim zaten, enayi var ya karşınızda." Off bunlar niye böyle ki! Ben aldırış etmeden yürümeye başladım onlar da 2 dakika sonra bana eşlik ettiler. Kesin orda benim hakkımda konuştular.
.
.
.
Şu an sinirim kat ve kat arttı, otobüsü kaçırdık! Ah sanırım en berbat günlerimden birini yaşıyorum. Off, ben sıkıntılı bir şekilde burnumdan nefes verirken Abim ve Duru yanıma gelip "Süslü neyin var kız?" Dedi ve ben de "Hiç" dedim, "Bir şey yok kesin!" Dedi Duru, ben de tam derdimi anlatacaktım ki bir de ne göreyim Doruğun arabası yanımızda durdu ve "Sanırım yardıma ihtiyacınız var." Dedi ve göz göze geldik kalbim birdenbire hızlandı anında, göz temasını keserek Duru ya baktı ve baştan aşağıya onu süzdü, kanımı sanki donmuş hissettim, başımdan aşağıya kaynar sular döküldü sanki. Sanki diğerleri de aynı şeyleri hissetmiş gibi dondu ve bana baktı, her ikisi de, Doruk bu sessizliği bölüp "E hadi sizi bekliyorum." Dedi ben tam konuşacaktım ki abim bir anda "Geliyoruz." Deyip Doruğa sıcak bir gülümseme bıraktı. Abim ile Duru tam arka koltuğa doğru yönelecekleri zaman hızlı bir hareketle arka koltuğu kapıp oraya geçtim. Duru yanıma oturdu abim de ön koltuğa oturdu ve kaldığımız yetimhanenin yerini tarif etti. Abim 19 yaşında olduğu için yetimhanede kalmıyordu. Yakınınızda ki bir evi tutup oraya yerleşti biz de zamanı gelince abimin yanına yerleşeceğiz, yol boyunca kimse konuşmadı ara sıra Doruğun aynadan Duru ya baktığını yakaladım ama Duru'nun fark etmediğini gördüm. O an benim için her şey bitmişti...
Yol ile okulun arası 50 dakika civarıydı ama özel araba oldu mu 30 dakika da vardık. Ben ne zaman geldiğimizin bile farkında değildim, Duru bana seslenince geldiğimizi anladım. Ama ne sesleniş ,yine daldığım için hemen kendime gelemedim Doruk bana "İyi misin Amelya?" Dedi ama duymamazlıktan gelip "Teşekkürler Doruk dedim." Ve hızla yetimhane girişinden girip odama çıktım. Anında üstüme rahat pijamalarımı giyip yatağıma uzandım ve hemen uykuya daldım.
.
.
.
Boğazım kuruduğu için istemeye istemeye gözlerimi açtım ve masanın üstünde şişemi gördüm ben eve geldiğimde hemen uyumuştum yani bu suyu ben doldurmadım, herhalde Duru doldurmuştur. Her neyse ne kafamdaki sorulardan kurtulup suyu elime alıp bir dikişte su ihtiyacımı karşıladım. Başımı yastığa dayadığımda Doruğu düşündüm ,nasıl olabilirdi benim ona ilgimi nasıl görmezdi bu çocuk kör müydü? Nasıl da Duru ya öyle bakabildi... Sıkıntıdan uyuyamadım ve telefonumu alıp saate baktım sabah saat 5'e geliyordu. Okula daha hemen hemen 2 saat vardı. Ben de dünden kalan ödevlerimi yapayım dedim. Defterimi açtım ama ödevlerim yapılmıştı. Kim dedim ama bunu demeden Duru geldi aklıma ona baktım, uyuyordu. Kim ne yaparsa yapsın o benim kardeşim, asla onu karşıma almam hiçbir sebepten ötürü. Doruk ta dahil ,her neyse bu Doruk konusunu sabah kesinlikle konuşacaklar benimle -abim de dahil- ... Her şeyi bir kenarı bırakıp okul saatine kadar kitap okudum. Okul saati gelince Duru ve benim alarmımız çalmaya başladı, Duru sızlanıp alarmı kapatmayı denedi ben de "Hadi uyan pembe!" Dedim. Benim sesimi duyan Miya anında başını kaldırıp bana baktı ve "Amelya ben sana açıklayabilirim, yani aramızda hiçbir şey yok gerçe" cümlesini tamamlamasına izin vermeden "Duru ben sana güveniyorum kardeşim. Açıklamana gerek yok, bu konuyu kapattım ben, sen de kapat." Dedim Duru'nun gözleri dolmuş yatakta bana bakıyordu ve "Amelya gelsene yanıma." Dedi ben ne yapacağının merakıyla yanına gidip yatağının yanına oturdum ve bir anda bana sarılıp "İyi ki varsın kardeşim." Dedi ağlamaklı ses tonuyla ben de "İyi ki biz varız." Dedim ve zaman kısıtlamasından dolayı kalkıp hazırlandık tam çıkacağımız süre abim aradı ve "Süslü nerede kaldınız kızım? O pembe napıyor hı?" Telefonu kulağımdan çekip kısık sesle Duru "Abimi çok beklettik sanırım." Deyip Duru ile gülüştük. Sonra telefonu hoparlöre aldım abim anında konuşmaya başladı "Sizi cimcimeler bir de abinizle dalga geçiyorsunuz hı? Neyse canım ben sizi burada bekliyorum ve not da ekliyorum size, abiniz size trip atacak ona göre hazırlayın kendinizi." Deyip telefonu kapattı biz de hemen ayakkabılarımızı giydik ve dışarı çıktık abim kapıda bekliyordu bizi görünce anında "Aa merhaba hanımefendiler sizin gibi abisiyle dalga geçen iki cimcime arıyorum, acaba gördünüz mü onları?" Dedi ,ben de "Kusura bakmayın beyefendi, lütfen o iki cimcimeyi bağışlayın!" Dedim ve derken de ses tonunu ağlamaklı yaptım, bir anda abim beni ve Duru'yu omzuna aldı ve "Yürüyün sizi köleler, affettim sizi bu seferlik!" Dedi ve gülüşerek yürüdük. Dünkü olayı açmadılar , buna sevindim...
Yaklaşık 10 dakika geçti ve otobüs geldi. Çok doluydu ama umursamadan bindik normalde beklerdik ama bu sefer etrafa soğuk hava hakimdi biz de binmek zorunda kaldık... Geçen sıkıcı otobüs dakikaların sonunda rahat bir nefes almak ve okula geldiğimizin sevincinden dolayı otobüsten indik indiğimiz gibi hepimiz güzel bir şekilde nefes aldık, abim bir anda "Oh be Dünya varmış!" Dedi biz de gülüştük Duru, tam okula gireceğimiz sıra arkadan "Burak, Duru, Aysima!" Diye seslendi biri, arkamızı dönüp bakınca Doruk olduğunu gördük, ki gördüğümüz an sıkıntılı bir şekilde birbirimiz bakıp nefes alıp verdik. Hepimiz bu çocuğun aramıza girip bizi birbirine düşüreceğinden korkuyordu. Umarım böyle olmaz. Bize yaklaşan Doruk kumral saçlarını geriye atıp hafif mavimsi gözleriyle yine Duruyu baştan aşağıya Duruyu inceledi. Off acaba ben çirkin miyim diye içimden geçirdim, yok hayır ben çirkin değilim o çirkin kumral saçları hafif mavimsi gözleri offf galiba ben yine Doruğa düştüm galiba! Ne zaman yaklaştığını bilmediğim Doruk "Günaydınlar!" Diye hafif bağırdı "Bayanlar, baylar size güzel haberlerim var." Aman aman ne kadar güzel olabilir ki "Yarın doğum günü partim var ve" deyip cebinden davetiyeleri çıkardı ve -şımarık, pis çocuk- hepimize birer tane uzattı "Siz de davetlisiniz." Deyip gülümsedi sonra da Duruya bakarak "Gelirseniz çok mutlu olurum." Sanki bu cümleyi tek Duruya söylemiş gibiydi Duru bana bakarak kaşlarını çattı ben de gözlerimi kırpıp yavaşça başımı salladım. Duru benden onay almıştı ve "Gelmeye çalışacağız." Dedi ve bana dönerek "Amelya çok soğuk içeri girelim, beyleri de biraz yalnız bırakalım." Dedi kaş göz işaret yaparak içeriyi işaret etti. Anında "Tamam." dedim. Doruk la abime dönerek "Biz gidiyoruz beyler görüşürüz." Dedim. Ama Doruk peşimizi bırakmayarak bir tavırla "Biz de gidelim hava çok soğudu." dedi. Abim başıyla onaylayarak hep beraber içeri girdik...
"Ya cidden ben bu çocuğa nasıl aşık oldum hala şaşkınım." Duru, abim ve ben kantinde masalara oturmuş hem yemek yiyor hem de Doruğu konuşuyorduk. "Çocuk resmen ne zaman bizi görse ki hemen üşüşüyor özellikle de Duruya üşüşüyor!" Bunları kısık sesle nasıl söylediğimin farkında bile değilim. Abim de "Süslü belli değil mi? Çocuk sümük gibi yapıştı Duruya!" Duru anında cevap verdi "Ya ben istemiyorum biliyorsunuz de me?" Abim anında "Kızım ondan değil benim endişem. Bu çocuk bizi birbirimize düşürmesin!" Bende hemen "Bende bundan korkuyorum" dedim ve hamburgerimden bir ısırık aldığım anda Duru "Bende" Dedi. Hep beraber yemeğimize odaklandığımız sırada yanımızdan geçen kızlar "Yarın Doruğun doğum günü var ve beni de davet etti. Özellikle de bana ,bakarak güzellik seni bekleyeceğim, dedi." Ben de konu açarak "Yarın gidecek miyiz?" Dedim. Duru anında
"Tabi ki gitmeyeceğiz." Dedi, benle abim Duruya bakarken Duru "değil mi?" Dedi bu sefer bana bakarlarken abim "Süslü sen ne dersen o." Ben de "Bilmiyorum yani siz gidin ben size engel olmuyum ne isterseniz yapın." Abim anında "Beraber gidelim kafa dağıtırız hem bana birilerini ayarlarsınız hı?" Dedi abim ben de "Aman canım gidelim kafa dağıtırız ,hem sana birini buluruz hı" İkimiz birden Duruya baktığımızda Duru da
"Bende tamam diyorum ama Aysima biz nasıl gideceğiz yarın akşam diyor kartta?" Doğru bir noktaya ayak bastı "Aman canım izin vermezlerse kaçarız ne olacak ki?" Dedim ve demez olaydım abimde "Oh süslü kafayı yedi." Ben de "Neyse o zaman düşünürüz." Dedim ve zil çaldı, beraber kalkarak sınıfa yöneldik abim ise ayrı sınıflarda olduğumuz için bizden ayrıldı, abim bir yıl okula geç kaldığı için lise son sınıf bizde lise üçüncü sınıfız aslında hepimiz bir yıl geç kaldık yani yetimhanede Duru ve benim son yılım.
.
.
.
-Bölüm Sonu-
Wattpadde 31 bölüm tamamlanmış var şu an orada sezon finaline yaklaştım ehehehehhe... :)
İsteyen oradan da okuyabilir kapak ve isim aynı okumak isteyen buyur gelsin teşşkrle okuyana...
Sağlıklı kalın görüşmek üzere ATEŞİNİZ BOL OLSUN ehehehehheh...
:)