Çağla gördüğü kişi karşısında şoke oldu, adam onun erkek versiyonu gibiydi.
Aslında ikisinin fiziksel özelliklerinin yanında, duygusal yönden de birbirine benzediklerini henüz bilmiyordu.
Onu daha fazla incelemek istiyordu ama Kıraç bakışlarını geri çekti ve malikanesine doğru kaçarcasına yol aldı.
Çağla gördüğü soyadını ezberlemek ister gibi tekrarlıyordu "Kırhan"
Bide başımdaki dertler yetmiyormuş gibi soyadı düşünüyordum, aklımı daha fazla meşgul etmesine izin vermedim.
O sırada Esra ve Sude yanına geldi, onlar da bu şirkette çalışıyorlardı. Esra ve Sude onun en yakın arkadaşlarıydı. Onun enerjisini yükseltmek için gelmişlerdi.
Çağla onları görünce çok sevinmiş göründü, bir günlük işi asıp alışverişe çıktılar bir yandan da dedikodu yapıyorlardı Çağla daha çok dinleyen taraftı.
Dıştan mutlu gözüksede, içinde herşey tam tersiydi.
Eve gittiğinde çok yorulmuştu. Duş aldı, yatağa yattı, fakat uyuyamadı. Hemen ekranın başına geçti ve ondan istenen bir görev olup olmadığını kontrol etti. Tam tahmin ettiği gibi basit ama ölmeyi hakeden bir avı vardı. Hemen hazırlanıp yola çıktı. Oraya geldiğinde şaşkına döndü.
yine bir cinayet yine bir gizem kimdi bu kişi ? benim yerime öldüren benim kurbanlarımı çalan kimdi ? artık resmen işsiz kalacaktım kafayı yemek üzereydim ama cinayetleri çalan kişinin bilmediği bir şey vardı ben asla pes etmezdim o kişiyi pes ettirene kadar uğraşırdım ...
Bu daha önce de olmuştu ama uzun zaman olmuştu unutmak üzereydim.
O sırada cesette bir detay farkettim, cesedin göğsüne A harfi kazınmıştı.
Şuan çıldırmak üzereydim, "kim benim simgemi kullanmaya cüret etti" dedim bir hışımla.
Motoruma binip eve gittim, hemen bu simgeyi araştırmaya başladım.
Öğrendiklerimle beynime kan sıçradı, bunun anlamı...