14 Mart 2018
"Çağla hadi kızım sofraya" diye seslendi Selma Hanım.
"Tamam anne geliyorum" dedi Çağla dün geceki işi dolayısıyla çok yorgundu ve çok uykusu vardı, ayılmak için hemen kalkıp elini yüzünü yıkadı. Çağla kim miydi? Çağla Hera adlı dünyanın en büyük kozmetik şirketlerinden birinin yöneticisiydi. Geceki toplantı onu çok yormuştu.
Kardeşi Kutay'a seslendi: "Kutay hadi sofraya"
Kutay: "uykum var uyanınca yemek yerim"
Çağla: "Kutay sen yine sabaha kadar ders mi çalıştın?"
Kutay: "maalesef"
Çağla: "tamam ablacığım iyi uykular"
Biraz yorgun da olsa sofraya gitti babası da oradaydı.
Bekir: "günaydın kızım"
Çağla: "günaydın baba"
O gün kahvaltıya neşeli konuşmalar ve samimi bir ortam eşlik etti. İşte onlar böyle güzel bir aileydi.
Yine bir pazartesi sabahı Çağla şirketi Hera'ya Kutay ise her zamanki gibi ders çalışmaya kütüphaneye gitti. Kutay tıp okuyordu bu kadar sıkı çalışmasının sebebi buydu
Ancak o günün her zamanki gibi bir Pazartesi olmayacağından hiçbir kimsenin haberi yoktu...