İçeriğe geç

Gecenin gölgesi elif / gerçek ailem

Bölüm 4 · 6 dk okuma

Gecenin gölgesi elif / gerçek ailem

Bölüm 4

Kaçırılma

Sabah uyandığımda elimi yüzümü yıkadım ustume swit altıma siyah pantolon giydim cızdanımı ve silahımı alıp kahvartıya indim herkes masada oturmuş beni bekliyordu dedemin afiyet olsun demesiyle yemeğe başladık abim

Araz " ne işte çalışıyorsun " dedi

"Efendim " dedim sadece nasıl

Silahını çıkardı ve bana doğrulttu " kimsin sen "

Dedem " indir o silahı hemen !" Diye bağırdı

Ben arazı siklemeden yemeğimi yemeğe devam ettim ve " silahın emniyet kemeri kapalıyken beni vurmayı düşünmüyorsun değilmi " dedim bu kadarsoğuk kanlı olmama çok şaşırmışlardı araz silahın emniyet kemerini açıp tavana ateş etti ve tetiği çekti bana doğrulttu " kimsin sen " dedi tekrardan

Babam " araz sınırı aşıyorsun ama " dedi

Araz " baba dun o kadar şınav o kadar mekik çekmesi normalmıydı sencede" dedi

"Sen benimi kıskandın " dedim gulerek

" senin neyini kıskancam be , sana son kez söylüyorum kimsin sen mesleğinde "

" çokmu merak ediyorsun " dedim alaycı bir tavırla araz daha faz dayanamamış olacakki sağ koluma sıktı " kimsin sen" diğe bağırdı dedem babam kuzenlerim sok içinde bana bakıyolardı yasın hemen yanıma koşup yarama bakmaya çalıştı ama onu itip arazın yanına geldim kolumdaki kanı elime sürdüm sonra elimdeki kanıda arazın yanağına sürdüm " baktıkça beni hatırlarsın " diyip üst kata çıktım odama geldiğimde aşağıdan bağırış sesleri geliyodu onları siklemeden banyoya gittim banyodan kurşunu çıkarmak için birşeyler aramaya gittim ilk yardım çantasını aldım ve makyaj masasına oturdum ilk yardın çantasından cımbız çıkardım ustune dezenfektan sıktıktan sonra kurşunu çıkardım masanın üstüne koydum ipi iğneyi geçirip yarını diktim sargı beziylede sardıktan sonra masaya baktım masanın çoğu yeri kandı küçükken baban yüzünden kendi kendime yaramı dikmeyi öğrendiğim için doktora gitme ihtiyacım yoktu masayı öyle bırakıp yatağı geçtim ecrine arabayı göndermesi için mesaj attım ve uyudum uyandığımda kolumda bir baskı hissettim gözümü açtığımda annemdi elimi tutmuş yerde uyuyordu yataktan kalktım anemi kucakladı ve benim yatağıma koyup üstünü örttüm çantamı hazırladıktan sonra masanın ustundeki mermiyi aldım ve ustumu değiştirmeden aşağıya indim

Oturma odasında herkes sessizce oturuyordu içeri girdiğimde yasin konuştu " yarana bakayım istersen " dedi " Gerek yok " dedim araz konuştu " b-ben özürdilerim" dedi " benden özürdileme sana bişiy vermeye geldim sonrada büyük ihtimalle birdaha gelmişim "dedim yüzündeki kanı hala silmemiştin

" ne vereceksin " dedi heyecanla

" mermi " dedim ifadesiz bir yüzle

" ney " dedi yüzündeki heyecan solmuştu

" kahvaltıda koluma sıktığın mermi " dedim

Araya yiğit girdi " sen nasıl mermiyi çıkardın "dedi

" bi tane cımbız buldum yaramın içine soktum ve çıkardım herneyse " diyip mermiyi arazın avcunun içine

koydum ve odadan çıktım arabama atlayıp eve gittim ecrine olanların hepsini anlatıp tekrardan uyudum

Saate baktığımda saat 6 .00 Dı arayan annemdi

"Efendim anne "

" kızım akşam yemeğine bize gelirmisiz"

" yok anne teşekkürler ben onun olduğu yere gelmem bir daha "

" kızım benim için gel nütfennn" ama ben bu kadına nasıl kıyayım şimdi

" tamam anne saat kaçta gelin "

" 7.30 da gelirsin "

" tamam o zaman bb"

Diyip kapattım

Soğuk bir duş aldıktan sonra üstüme beyaz krop altıma dar siyah pantolon giydim ustume ceket geçirdikten sonra yarın için ünüformamı ütüledim. Saate baktığımda tam 7.00 Dı silahını cüzdanımı ve arabamın anahtarını aldıktan sonra yola çıktım tam yarım saat sonra evin önünde oldum herkes beni bekliyordu biraz oturduktan sonra biz kuzenler ve abi tayfası başka bi odaya geçtik " Fırat senin mesleğin ne diye sordum " diye sordum

" askerim ben " dedi

" rütmen ne peki "[diye sorduğumda güneye bakıp sırıttı

" kıdemli yüzbaşı " dedi içimden kahkahalar atıyorum

" rütbem güneyden büyük istediğimi ona yaptırıyorum mesela güney bana bana hemen su getir " dedi

Güney" ama "

" üstünün emrine uymuyorsun yoksa " dedi

Güney tam kalkıp sınava getirecektir konuştum

" güney otur yerine , Fırat sende bana su getir " dedim

Fırat" yok getirmiyorum " dediğinde artık kimliğimi içıklama vaktinin geldiğini düşündüm

" sen nasıl ustune karşı çıkarsın " diye bağırdım

Efe " abla sen askermisin " diye sordu

" Evet ablacım ben askerim " dedim onaylarcasına

Araz "bekiya rütben ne " diye sorduğunda aral atladı

" ne olcak Teğmen falandır teğmedide yüzbaşıdan ust göruyordur" dedi tam konuşacakken annem yemeğe çağırdı tam aşağıya gidiyordumki biri kolumdan tuttu

Araz" gerçekten özür dilerim ben senin asker olduğunu bil- "

Diyorduki sözünü kestim " insanlara Uzundere küs kalan biri değilim ama seni hemen affetmeyi bekleme " dedim " bari yarana baktırayım " dedi

" ben kendim baktım kurşunu çıkardım ve yarayı diktim " dedim " kendini yaptın ama sen dikiş atmayı nerden biliyorsun " dedi off bu çocuk niye herşeyi kurcalıyor diye sordum kendi kendime " öğrenmek zorunda kaldım diyelim daha fazla kurcalama istersen " diyip aşağıya indim aşağıya indiğimizde herkes sofradaydı masaya oturduğumda efe konuştu " biliyormusunuz ablam askermiş " dedi birden ben içimden dualar okurken dedem " aferin benim torunuma rütben ne bakalım "dedi

Fıratın annesi konuştu " ya baba en fazla Teğmen falandır "dedi bu artık çok oluyo ama Fırat konuştu

" aynen dede zaten kim bilir kimin altına girerek olmuştur" dedi . Bu bardağı taşıran son damla ama elimi yumruk yapıp masaya vurdum " sen nasıl benle böyle konuşursun " diyip ayağı kalktım yakasından tutup duvara yapıştırdım ben dağlarda gecenin gölgesi olarak bunun hayatını kurtarmıştım keşke kurtarmasaydım . Yüzüne sertbir yumruk attım " sen ne çürretle benimle özellikle üstünlerin böyle konuşursun "

Yüzüne defalarca yumruk attım bakıldığında üskata çıktım ve çantamı ve arabamın anahtarını aldım ve aşağıya indim , kapıyı sert bir şekilde kapatıp arabama bindim lojmana gitmiyecektim bir uçurumun kenarı var oraya doğru gıdıyordumki birden beni takip eden arabayı fark ettimhemen sağa döndüm Allah kahratsin 1 değil 6 tane araba vardı hemen çantamdan tabanca çıkardım ve ayakkabının altına koydum 2 tane daha şarjör alıp diğer ayakkabımın içine koydum boş bir arazinin önünde durdum hemen aşağıya indim ve arabayı kendime siper aldım adamları tek tek oldürdüm çantamdan kalan sajörü takuyordumki ensemde sert bir darbe aldım uyandığımda sandalyeye bağlıydım ama ayaklarımı bağlamamışlardı bu hayatında yaptığı en büyük yanlış olacak içeriye bir adam girdi arkasındadır 4 tane koruma vardı 1 tanesinin içinde bir bilgisayar vardı bilgisayarı tam önüme koydu ekranda ailem vardı dedem " eğer torunuma bişi yaparsan seni yaşatmam " diyordu

Adam konuşmaya başladı " hatırlıyormusun levent sen benim kızımı öldürmüştün güngelir devran döner levent efendi ama ondan önce kızı dan öğreneceğim bası bilgiler var mesela , gecenin gölgesi kim " dedi bana bakarak eben diyesim var ama bunun ebesi olmak istemiyorum " bilmem kim " dedim osıradada ipleri çözüyordum " biliyorsun kim"

" ondan bu kadar çokmu korkuyorsunuz " dedim

" lafı değiştirme kim " dedi adam

" Abdülkerim Kıbrıs " dedim

" bizi zorlamadın aferin " dedi adam puahhahahahahahha gerçekten inandım adam buna

Neyse

Adam tekrardan konuştu " arasında çok güzelsin boş göndermiyim seni " dedi adam lara çıkması için işaret verdi ardından abim bağırmaya başladı sakın kıs kardeşime dokunma dedi koruma bilgisayarı götürcekken " bilgisayar kalsın bizi izlerken keyif alırlar belki" dedi adam hepsi odadan çıkınca bende elimdeki ipleri çözmüştüm bilgisayara baktığımda abilerim yoktu bana yaklaştığında hemen üstüne atladım ve boynunu kırdım dedem " kimin torunu be " diye bağırdı hemen sandalyeye oturdum ve ayakkabımın çıkarmaya başladım babam " kızım ne yapıyorsun bekle abin ler seni almaya gelecek "dedi ayakkabıdan tabancamı ve 2 sarjörünü çıkarıp gösterdim şarjör taktım ve " gelmelerine gerekyok " dedim

Kapıyı açtığımda 5 adamla karşılaştım hepsini oldürdüm ve şarjör leşini aldı 2 adam daha çıktı onlarıda öldürüp şarjör leşini aldım bütün adamları öldürdüm tam çıkacakken karşımda abilerimi gördüm

Sen nasıl çıktın burdan diye sordu " ayakkabımın içinde silah ve şarjör vardı ayağımı balamamışlardı kolay oldu beni arabamın oraya bırakırsınız artık " dedim " tamam hadi bin arabaya " dedi güney konuştu " sen gecenin gölgesini tanıyormusun " diye sordu

" Evet tanıyorum " dedim arabamın yanına beni bıraktıklarında teşekkür edip arabama bindim

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.