Helin müdüre hanımdan izin aldıktan sonra beraber sohbet etmeye başladık aslında ne zaman onlarla bu kadar yakın olduğumu anlamamıştım ama beraber gerçekten eğlendiğimiz kesindi..
"Yarın sınav varmıydı?" Dedi Alya
"Yarın yok ama çarşamba günü biyoloji sınavı var çalışmamız lazım" dedi Helin
"Ben en sevdiğim ve en kolay bulduğum biyolojiden 48 aldığımdan beridir hiç bir şey yolunda gitmiyor" dedi Gökçe
"Bide kolay kolay diyip 1 hafta başımızın etini yemiştin hatırlıyormusun Gökçe cim?" Gökçe hariç hepikiz gülmeye başladık
"Ee Gece senin derslerin nasıldı eski okulunda?"dedi Alya
"Yani Aslında arkadaş çevrem pek olmadığı için genelde derslerime yoğunluk verirdim yani gayet iyi"
Birlikte beraber biraz daha sohbet ettikten sonra Helinin telefonuna siparişimizin teslim edildiğine dair bir mesaj geldi ve Helin siparişimizi alıp Yanımıza geldi.
"Offf çok güzel görunüyorlarrrr"
"Tamam Gökçe Bi sakin ol yiceksin işte"
"Acaba bu çiğköfte gerçekmi?"dedi Alya ciddi Bi şekilde
Ne demek istediğini anlamaz bir dilde "gerçekmi derkenn nasıl anlıyoruz ki gerçek olup olmadığını" dedim.
Ve Alya eline aldığı bi avuç çiğköfte yi bir anda tavana fırlattı...
"Evet gerçekmiş yani baya yapıştı bu tavana"dedi Alya
"Her seferinde bunu yapmaktan gocunmuyosun dimi Alya?" Dedi ciddi Bi tavırla Gökçe
"Amaan boşverin benim bitanecik Helinim temizler buraları dimi Helinimmm"
"Hiç kusura bakma Alyacım ama sırf bu yüzden 50. Kere bütün kaburgalarımın kırılmasını istemiyorum sana bol şans"
"Yaaa ama ben nasıl temizliceeem lütfen Heliiiinnnnnnn"
Helinden hiç ses çıkmadı bu halleri çok komikti ve o an en korktuğum şey başıma geldi...Alya sinsi sinsi gülerek bana bakıyordu ki saniyesinde yanımda belirdi..
"Gececiiiiim en yeni ve en sevdiğim kankiiim hayat dostuum acabaa diyorrum bana şöyle ufak bi yardımmı etseen lütfeeegggn"
İlk defa birinin hayat dostu olmamdan kaynaklı sanırimki saniyesinde tamam diyip beraber çiğ köfte yemeye başladık
"Hayatımda yediğim en güzel çiğ köfte neden ki acaba yaa" dedi Alya
"Temizlik işini bana kitledinya ondandır" diyiverdim bi anda
İlk defa kendimi sıkmadan rahatça konuşabiliyodum ve bu halime ısınmaya başlamıştım...
Aradan 10 dakika bile geçmeden Gökçe olduğu yerde kıpırdanmaya başlamıştı kendini acayip fazla sıktığını artık ben bile farkediyodum
"Keşke o son çiğ köfte dürümü yemeseydim yaa" dedi acı içinde kıvranırken.. ve bi anda aramızdan fırlayıp lavaboya koştu
"Eyvaaahhh yine mide fesatı geçirecek bu salak vallahi işimiz çok zor" dedi Alya
"Acaba bi baksakmı yani gerçekten benim hakkımı bile yedi yediği şey ona dokunmuş olabilirmi?" Dedim
"Ne senin hakkınıdamı yedi?" Dedi olaylardan habersiz Helin
"Yani birazcığını verdim hem nolabilirki en fazla?" Dedim ama keşke demeseydim saniyesinde lavabodan öğürme sesleri gelmeye başlamıştı.
"Eyvah kız ölüyo galibaa ambulanssss itfaiyee polisss kardeşim ölüyo kardeşim!!!" Diye bağırmaya başladı Alya
"Tamam sakin olun ben şimdi ona bakmaya gidiyorum Helin sende Alyaya sahip çık her an bütün orduyu peşine takabilir dikkatli ol" dedim ve lavoboya doğru ilerlemeye başladım
Arkadan helinin "kazamız mübarek olsun" diyişini duymamla beraber daha çok gerilmeye başladım..
Ve işte o lanet lavabo kapısının tam önünde duruyordum içeriden ögürme sesleri ve değişik kokular geliyodu arkadaşımız sanırım gerçekten mide fesatı geçiriyodu..