3. BÖLÜM: Kırılan Camlar ve Şifre
Sahaf dükkanının içi tozlu kitap kokusuyla doluydu. Dışarıdaki yağmurun sesi ahşap çatıda yankılanıyordu. Aras hemen gaz lambasını yaktı ve pirinç pusulayı masanın üzerindeki eski haritanın üzerine koydu.
"Burası güvenli mi?" diye sordum, titreyen ellerimi montumun cebine sokarak.
"Hiçbir yer tamamen güvenli değil, Melek," dedi Aras, gözlerini pusulanın üzerindeki dönen ibreden ayırmadan. "Ama bu şifreyi çözene kadar bize birkaç saat kazandırır."
Pusulanın üzerindeki harfler garip bir ışıkla parıldamaya başladı. Tam o sırada sahaf dükkanının ön camı büyük bir patlamayla içeri çöktü! Siyah giyimli adamlardan biri elindeki silahla içeriye adım attı.
Aras hiç tereddüt etmeden masayı devirerek bize siper etti. "Arka kapıya koş! Çabuk!" diye bağırdı.
