17. BÖLÜM: Kulenin Gölgesinde
"Şimdi!" diye fısıldadı Aras.
Cebinden çıkardığı küçük sis bombasını yere fırlattı. Anında keskin, yoğun bir beyaz duman etrafı kapladı. Korumaların öksürük sesleri ve rastgele ateş açan silah patlamaları sokakta yankılandı.
Aras elini belime dolayıp beni kulenin girişine doğru hızla çekti. Sis dumanı sayesinde adamların görüş açısındankaçmayı başarmıştık. Kulenin tarihi ahşap kapısını aralayıp içeri sızdık ve ağır kilidi arkamızdan sürgüledik.
"Kulenin en üst katına çıkmalıyız," dedi Aras nefes nefese. "Pusulanın haritaya yansıttığı ikinci ışık, kulenin tepesindeki antik saat mekanizmasını işaret ediyordu."
Döner taş merdivenleri tırmanmaya başladık. Bacaklarım tutmuyor, ciğerlerim patlayacak gibi yanıyordu ama durmak ölüm demekti.
