İçeriğe geç

Gece yarısı fısıltıları

Bölüm 2 · 2 dk okuma

Gece yarısı fısıltıları

Bölüm 2

Gece yarısı fısıltıları: Gölgenin ardındaki adam

Gece Yarısı Fısıltıları - Bölüm 2 Gölgenin Ardındaki Adam Elif’in uyanışı, sıcak bir dokunuşla başladı. Mert’in parmakları, boynunun arkasından yavaşça aşağı süzülüyor, teninde uyandırdığı kıvılcım her hücresini sarıyordu. Geceden kalma bir buğu, odanın havasında dans ediyordu. Dudakları, Elif’in kulağına usulca değdi: “Daha yeni başlıyoruz...” Elif gözlerini kapadı, nefesi hızlandı. Yorgan üzerlerinden kayarken, güne başlamak yerine yeniden geceye döndüler. Mert’in elleri sınır tanımıyor, Elif’in vücudu adeta onunla yeniden tanışıyordu. Fısıltılar, inlemeler ve derin nefesler arasında saat durmuş gibiydi. Ama gerçek dünya onları bekliyordu. Kapı çaldı. Yarı çıplak hâlleriyle ne yapacaklarını şaşırdılar. Mert üstüne hızlıca bir havlu dolarken, Elif aceleyle gömleği kaptı. Kapıyı açtığında karşında duran kişi, sanki bambaşka bir dünyadan çıkmış gibiydi. Üzerinde çizgi film karakterli bir yağmurluk, elinde çocuk silahı... Barış. “FBI, evde aşırı tutkulu ilişkiler varmış. Denetime geldim.” Elif ne olduğunu anlayamadan Barış içeri daldı. Gözleri Elif’in açık kalan butonlarına takıldı, ama bakışını hemen kaçırdı. “Oo, yanlış zamanda geldim galiba. Neyse, ben gözlerimi çıkarıp gelirim.” Mert’in gelişiyle ortam hareketlendi. Barış’ın esprileri, Elif’in utangaç gülüşleri derken mutfağa geçtiler. Ama ne yazık ki huzur uzun sürmedi. Rıza geldi. Sert, karanlık bakışlarıyla geçmişin gölgelerini getirdi beraberinde. Elif’i bir zamanlar istemişti, hem de takıntı derecesinde. Şimdi karşısında Mert’le birlikte görünce öfke gözlerinden fışkırıyordu. “Bu kadını hâlâ bırakmamışsın, ha?” diye sordu, sesi bıçak gibi. Mert bir adım yaklaştı, göğsü nefes nefese kalkıyordu. “Bırakmadım, bırakmam da. Ama sen hâlâ aynı zavallı herifsin.” Barış köşeden bağırdı: “Beyler, önce evi dağıtmayın, ben yeni kira ödedim!” Ama o sırada Rıza, Elif’e bir adım attı. Tehditkâr bakışı Elif’i irkiltti. Mert dayanamayıp yumruğu patlattı. O an bir kargaşa başladı. Masalar devrildi, sandalye bir yanda, kadehler yerde... Mert ve Rıza mutfakta birbirine girmişti. Elif bağırdı, Barış hâlâ elinde telefon, story açmış: “Yılın dövüşü! Aşk için yumruk atanlar kulübü!” Sonunda Mert, Rıza’yı yere serdi. Kanlar içinde, nefretle baktı: “Bu daha bitmedi... Elif benim olacak!” Ve çekip gitti. --- Gece. Elif duştaydı. Suyun altında, olanları düşünüyor, tenindeki Mert’in izlerini hissediyordu. Kapı açıldı. Mert içeri girdi, sessizce… Gözleriyle izin istedi. Elif cevap vermedi, ama gözleri “evet” diyordu. Sıcak suyun buğusu arasında Mert, onu arkasından sardı. Ellerini beline doladı. Dudakları, Elif’in ensesinde gezindi. Elif gözlerini kapattı, nefesi titredi. “Bu gece sana aitim,” dedi Elif, fısıltıyla. Mert’in dudakları onun sırtında izler bırakırken, Elif başını geriye yasladı. Bu bir aşk değil, bağımlılıktı artık. Vahşi, yumuşak, tutkulu ve tehlikeli bir bağ... --- Son sahne: Rıza karanlık bir depoda, bir adamla konuşuyordu. Sigara dumanı arasında parlayan gözlerle şöyle dedi: “Elif’i ya bana verecek… ya da onu sonsuza kadar kaybedecek.”

Bölüm sonu

2 yorum