İlk bölüm hazır biraz amatorce olabılır ılk kez polısıye yazıyorum
Yaşadığım şehrin küçük ama oldukça yetenekli karakollarından birinde gazeteci olarak görev yapıyordum. İş yerimde benim gibi gazetecilerde vardı. Küçük ofisimizde her gün birbirinden farklı olaylara şahit oluyorduk.
Ancak bir olay vardı ki, fazlasıyla ilgimi çekmişti.
~~
Karakola her zamanki gibi erkenden gelmiştim. Dakik ve işini yakından takip eden biriydim. Basın odasına girdim ve elime geçen haberleri incelemeye başladım.
“Mahalledeki bir esnafın, kendisini "belediyenin gizli denetmeni" olarak tanıtan birine gün boyu bedava yemek yedirmesi ve adamın akşam hesabı ödemeden kaçması üzerine esnafın şikayetçi olması.”
Ne ilginç insanlar var diye içimden geçirdim ve incelememi derinleştirdim. Haberler derinleştikçe olaylarda derinleşiyordu ancak yine de abartılacak bir olaya henüz rastlamamıştım.
Sandalyemde bir tur dündüm ve yan masamdaki gazeteci arkadaşıma seslendim. Biraz gevşek bir şekilde.
“Doğğğğaaaaaoooo”
Doğa hafif gülerek göz devirdi. “Efendim Meeerrdddoo”
“Aşırı sıkıldım, hiç mi haber yok?”
“Ben de ilgini çekecek cinsten bir haber yok maalesef.”
İç çekip bilgisayarıma döndün.
Ve o anda karakoldan çığlık sesleri gelmeye başladı, hemde aşırı güçlü bir şekilde.
Bir kapıya birde Doğa’ya baktım. İkimizde gerilmiştik. Kapıyı açtım, karakol şimdiden dolmaya başlamıştı. Çıktığımızda yaşlı bir kadının haykırışlarına bakakalmıştık. Kadın adeta darmadağındı. Beyazlaşmış saçları korkunç halde, kıyafetleri ise kanlar içindeydi. Kadının o halini görünce başta biraz şaşırmıştım ama işi komiserlere bırakmıştım. Sadece dinleyecektim.
Komiser Ayşen, kadını kollarından tuttu ve koltuğa oturttu.
“Hanımefendi iyi misiniz? Sorun nedir?”
Kadın eliyle başına birkaç kez vurdu, hıçkırıyordu. Konuşamıyordu. Polisler iyice doluşmuştu.
Kadına su verdim ve biraz sakinleşmesini sağladım.
Hızlı hızlı nefes alıyordu, en sonunda ağzından bir kelime çıktı.
“Kızım…”
Adeta şok olmuştu. Komiser Ayşen Hanım, “Kızınız?” Dedi. Sakindi, yumuşaktı.
“Öldürdüler…”
Hıçkırıkları tekrar başladı.
Biz yaşlı kadına bakarken içeri koşarak bir kadın daha girdi. Pijamalarıylaydı, aynı şekilde saçları dağılmıştı, korkuyordu.
“Anlatabilir miyim?” Dedi. Biraz tedirgin ve çekingendi.
Doğa, “Mert sen ve birkaç polis kadını dinlemeye gidin. Biz buradayız.”
Başımla onayladım. Ben, Begüm ve Aytuğ polis hızlıca kadını da alıp sorgu odasına gittik.
Kadın anlatmaya başladı. “ Ben o kadının karşı komşusuyum. Ayrıca ölen kızında yakın arkadaşıyım.”
Begüm polis, “Lütfen atlamadan kendinizle de ilgili her şeyi söyleyip, ölen kadınla da ilgili her şeyi söyler misiniz? Sizi tanımamız gerekiyor.”
“Ah tabii… Ben Serap Özdemir. Vefat eden kız ise Ecem Ulusoy. Ecem benim çocukluk arkadaşım. Babası geçen sene vefat etti. Polislerin sakinleştirmeye çalıştığı kadın Meral teyze. Ecem’in annesi. Dün gece… Ecem’le biraz içtik. Ama çok geç saatlere kadar sürmedi. Gece 1 gibi evine bırakmıştım. Üniversite öğrencisiydi, sosyoloji okuyordu. Hayat enerjisi her daim çok yüksek bir kızdı yani…”
Begüm polis, “kendi canına kıyma ihtimali yok muydu?”
“Bana kalırsa hayır. Ayrıca gerçekten uyumlu bir kızdı, insanlarla problem yaşamazdı. Neyse işte eve bıraktım ve sonra kendi evime geçtim. Sabah saatlerinde Meral teyzenin çığlıklarıyla bütün apartman inledi ve kapımı açtığımda gördüğüm manzara… Korkunçtu.
“Neydi?”
“Ecem, bıçaklanmıştı. Üstelik birçok yerinden.”
Cinayeti öğrendikten sonra polislerle beraber incelemeye gittik. Parmak izi… Belirli fazla şey yok gibi görünüyordu.
Ancak ben bu cinayetin peşini bırakmayacaktım…
Bölüm 1
İlk Cinayet
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.