Beklemekten başka yapabileceğim birşey yoktu.
Son sözü o söyleyecekti.Buluşma yerimize o benden çok daha önce gelmişti.Yüzünde bir kaygı,kalbinde tanıdık bir tutukluk. İlk defa öpmedi beni . Anladım neler olacağını ,seçilmemiştim. Sadece "Neden"diye sorabildim o kadar.Başı öne eğildi.Anlatmaya başladı sessizce. Bir ayazın koynunda temmuz beklemek neyse, öyle bekledim seni. Ama sen,hiç beklemediğim bir mevsimde çıkıp geldin .Bir tesadüf değildi bu aslında .Çünkü sen benim rastladığım değil,aradığımdın.Yıllarımın ayracı oldu gelişin.Senden ve senden sonra diye ikiye ayırdım hayatımı. Sen daha yokken,uzaklardayken ,sana armağan edeceğim bütün güzellikleri üstümde taşıdım ben. Ama sen hiç beklemediğim bir anda geldin. Belki hazır değildim,ama gelişin, tüm bekleyişime rağmen hazırlıksız yakalattı beni kendime. Seni sevmek için acele etmedim. Acele sevmedim seni .Ecele gider gibi sevmedim. Ruhumda demlenmesini bekledim bu sevdanın. Bekledim,bekledim,bekledim. Aşk, yaşayarak öğrendiğimiz ama asla ezberleyemediğimiz bir duygudur.