İçeriğe geç

Gece lambası [Texting]

Bölüm 2 · 3 dk okuma

Gece lambası [Texting]

Bölüm 2

2bölüm

Aynanın karşısında durmuştu kız. Boşluğa bakıyordu. Dalmış gitmişti uzaklara. O aynanın karşısında hayalleri yıkılmış bir kız vardı. Ruhu ağır darbelere hedef olmuştu. Hayatı nasılda yok olmuştu birdenbire.

Keşke demeyi hiç sevmezdi Buse. Keşke onun için her güzel şeyin sonuydu. Ondan sonra iyi şeyler yeniden gelirmiydi bilmiyordu. Ama beklemiyordu da. 'Keşke' sözcüğü onun için 'Ama' sözcüğü gibiydi. Küçüktü fakat büyük şeyler yıkıyordu. Nasıl ki bir 'Ama' özünden önceki dev güzellikte olan her şeyi yok ediyordu, 'keşke'de öyleydi. 'keşke' tüm güzel anları yıkıyordu. Paramparça ediyordu. Bir ayna misali her güzellik tuzla buz oluyordu. Fakat 'keşke' sözü daha ağırdı. 'Ama' gibi değildi. Güzel sözleri yıkmıyordu. Hayatları yıkıyordu. Ama hep de derdi. Tek bir an'ı için vardı keşkesi hayatının tüm anlarını kaplayan. Aklına geldikçe derdi 'keşke'. "Keşke gitmeseydim" diye.

Yanında kardeşi vardı. Bir zamanlar ablası Buseden 4 yaş büyük. Ama şimdi ablasından 16 yaş küçük. Sahi ne çabuk ölmüştü. Yaşayamamıştı hayatını doyasıya. 8 yaş çok küçüktü. 'Acaba ağlamış mıydı?' diye düşünürdü Buse. Acı çekmiş midir çok? Yardım beklemiş miydi? Ama şanslıydı kardeşi. Ölmüştü evet ama hala sarılıyordu annesine. Sıcak anne kucağındaydı hala. Duyuyordu babasının şefkatli sesini. Ama Buse doyamamıştı annesinin kucağına, babasının sesine. Unutmuştu çoktan. Her şeyini verirdi oysa duymak için o sesleri.

İrkilerek kendine gelmişti birden. Yeniden kardeşine bakmış gülümseyerek yanına çağırmıştı. Sarılmıştı ona. Ah bir bilseydi boşlukla konuştuğunu. Boşluğa sarıldığını. Derin kuyulara düşerdi üzüntüden. Sonu görünmez zifiri karanlık kuyulara.

Kardeşine çizgi film açmıştı. Bakıyorlardı birlikte. Akşamüstü idi. Yapacak bir şeyi de yoktu. Kardeşine baktı yeniden. Ablasına bakıyordu ve küçük dudakları açılıp kapanıyordu. Ne söylemek istiyordu acaba?

" Hadi söyle." Dedi Buse. Anlamıştı ablası. Zaten anlardı hep. Sadece ablasını anlayan yoktu. Baktı Buseye ve sonunda söyleye bildi söyleyeceğini.

"Abla annem ve babam gelmek istiyor. Seni görmeye. Gelsinler mi?" Diye sordu. Şaşırıp kalmıştı Buse. Ama şaşkınlığı öyle çok sürmedi. Heyecanlandı birden. Aylar sonra geliyordu ailesi. Evet geldikleri zaman konuşmuyorlardı sadece bakıyorlardı. Ama olsun. Yüzlerini görmek yeterdi ona. Heyecanla başını salladı aşağı yukarı.

Az geçmişti ki ailesi gözüktü gözüne. Yine bakıyorlardı. Konuşmuyorlardı. Bekliyorlardı. Buse ayağa kalktı ama hareket etmedi. Durdu. 1 dakika sonra ortadan yok olan anne ve babasının silüetinin olduğu yere baktı. Üzülmüştü. Gözleri dolmuştu. Ailesini istiyordu.

Arkasını döndü en azından kardeşim var diyerek. Ama o da yoktu. Gitmişti. Az önce oturduğu koltukta yoktu kardeşi. Ne çabuk gitmişti öyle. Ne yapacağını bilemeden oturdu yeniden yerine. Telefonunu eline aldı. Dün salladığı numaraya yazmak istedi. Ama sonra durdu. İşi varsa ve rahatsız olduysa diye. Ama sonra düşüncelerini kovdu. 'Amaan' dedi kendine ' rahatsız olursa engellesin' diye söyledi.

Siz:

(20.43)

0534***: gunaydın mı? Birazdan gece olacak. ( 21.07)

Siz: napim sticker olarak bir bu vardı. İdare et bununla. Şaapma.

Siz: eeee?

0534***: Ne eee?

Siz: napıyorsun yani. Nasılsın? keyfin nasıl? İlla sormam mı gerek söyle işte.

0534***: iyiyim. Siz nasılsınız.

Ay ama bu sdam çok resmi. Ben bununla konuşamam ki. Alerji olurum ben.

Siz: İyiyiz. Çok şükür.

0534***: İyisiniz?

Siz: Keyfim ve kahyası ikilisinden bahsediyorum.

(Görüldü)

Siz: hadi ama. Görüldü atacak kadar kötü şaka değildi.

(21.15)

Siz: sıkılıyorum ama. (21.20)

Cevap gelmemişti. Görüldü de olmamıştı. İşte böyle belki klassik bir sözdür ama hayatını anlatıyordu Buseye göre bu söz 'Hiç kimsenin önceliği olmayacak kadar değersiz insanım. '

Şarkıda da dediği gibi. Belki saatler uymuyordu ama doğruyu söylüyordu.

Kalktım baktım gecenin 3.deymişim

Ben nasıl bir adamım hiç sevilmemişim.

—————

2 bölüm bittiii.

Bölüm sonu

7 yorum