İçeriğe geç

Gece'nin ışığı

Bölüm 5 · 5 dk okuma

Gece'nin ışığı

Bölüm 5

Bölüm 5: güzel bir an

Artık kendimdeydim ama şu anda ne gözümü açabilirim nede elimi çünkü şu anda bı sandalyenin üzdinde her yerim bağlıydı gözüm bile nerde olduğumu bilmiyordum . Duyduğum tek şey ayak seslerini . Yanıma doğru gelen ayak sesleri ile ilkildim . Omzuna bı el dokundu . "Selam kuzum" dedi . Bı kadın sesiydi bi dakka ya ben bu sesi daha önce duymuştum . Kimin sesiydi bilmem ki . "Beni hatıladınmı canım hatılamadıydan söyleyeyim tatlım ben Lara" dedi . Öfke fulendi aynı bi çölde sıcaklığı ölçmek için termometre kulandığımızdaki içindeki cıvanın bı anda yükselmesi gibi . "Noldu kuzum bişeymi diyiceksin" kuzum demesi sinirimi dahada yükseltiyodu . "Aç şunun ağzını ve gözünü" demesiyle ağzımı ve gözümü açtılar . "Yılan seni . Bu zamana kadar casusluk yapıp iyi gibi gözükmeyi nasıl becerdin" öfkel ile dedim . "İnsanlar değişir ama kuzey asla hayla saf ve fazlasıya zaafı olan biri ama o benim en çok istediğim şeyi aldı nede ondan sevdiği kadını alıcam" dedi . Şaşkınlığımı saklayamadım . Güldü , güldü ,güldü ."bilmiyormuydun" dedi . Allah ben gene neyi bilmiyom sen aç şu gözümdüde artık herşeyi bilim anlatım dedim içimden . "Söylede bileyim o zaman" dedim . "Ya öyleli o zaman biraz daha bekle heyecan katalım olaya" dedi ve gülerek giti . Yazardan:Kuzey istemeden zehrayı tek bırakmıştı ama güvendeydi buna inanıyodu . Çevreye baktığında pekite kimse yoktu mutfaktan ses geldiğini duyunca o tarafa doğru giti . Ki kuzey mantıklı biriydi tuzak olduğunu anladı . Sonra üst katan bı çığlık sesi geldi zehranın sesiydi . Sesi duyunca herşeyi unutu sadece tek bişeye odaklandı . Onu bidaha kaybedemezdi . Odaya kızla girdi ama rahatladı Zehra uyuya kalmıştı sonra birşey dank etti. Zehra uyuduysa çığlık sesi kimden ve nasıl geldi . Çokta önemli değil zaten odayı kaplayan şişle artık kuzeyde baygındı evet mantıkla hareket etmek doğrudur ama bazen kalbinin sesini dillediğinde tek sen yanarsın . Kuzey uyanmıştı ilk başta boş baksada sonra herşeyi hatıladı ve aniden fırladı yataktaydı kendi evinde kendi odasındaydı . Normel bişey değilmi değil hiç normel değil saatler önce bayıltılıp uyandığında hiç bişey yapılmadığını görmek normel değildi . Kuzey hızla kalkıp etrafa baktı yoktu korumalar hariç kimse yoktu kuzey korumaların yanına giti "Zehra nerde" dedi . "Bilmiyoruz patron" dediler . "Nasıl bilmiyorsunuz lan ben sizi ne diye diktim buraya kızı koruyun diye değilmi şimdi Zehra'nın yerini tespit edin nerde olduğunu söyleyin almaya gidicem" dedi sinirle bağırıyordu.Zehradan: Zaman geçmek bilmiyordu ama sonunda odaya girdi Lara . "Seninki seni aramaya başlamıştır anlatıymda geldiğinde güzel seylele karşılaşsın" dedi . "Sen kim güvenerek böyle bişey yapıyosun he yoksa senin buna gözün yemez" dedim . "Sana" dedi ve sustu . "Şimdi başlayalım ilk başta çok geriden değil de yakın bi zaman gidelim . Mesela mevzuniyetin orda ki-" derken kapı hızla açıldı . Tanımadığım bi adam lara'nın yanına yaklaştı . "Kuzey geldi yerimizi bulmuş" dediğinde gülmeden edemedim . "Kahretsin" dedi ardından bana baktı güldüğümü görünce hızla geldi ve sert bi tokat atı . "Ne gülüyosun sen daha gerçekleri bilmiyosun mevzuniyetinde kuzeyle yakınken bile kimle konuştuğundan haberin yoktu sürtük" dedi . Onca şeyin arasında sürtük dediğine takıldım . "Sen kimsin bana sürtük düyosun asıl sensin sürtük adamı kandırmak insanlıkmı sanıyosun" dedim . Oda tam bişey diyodu ki kapı hızla açıldı kuzeydi . Silahını çıkardı ve lara'ya ateş etti . Lara yere yığıldığında yanındaki adama Ateş Etti . Hemen yanıma geldi ipleri çözdü hızla sarıldı bana . "Seni tekrardan kaybetim sandım çok korktum" dedi . Ardından geri çekildi . "İyisin değilmi" dedi . Başımı saladım . "Gidelim" diyerek koluma girdi . Ayağım çok acıyodu topalayarak yürümeye başladım . Kuzey bana baktı "ayağınmı acıyo" dediğinde . "Evet" dedim . Saniyesinde kendimi yerden kesilmişe döndüm . Kuzey beni kucağına almıştı beni "bırak yük olmak istemem" dedim . "Sadece tutun yük olma diye bi olasılığın olamaz" dediğinde ısrar etmeden elimi boynuna doladım ve başımı boynuna gömdüm . Zaten dışarıda bir sürü adam var utanırım . Biraz sonra kuzey durdu neden durduğuna bakmama gerek kalmadı arabanın kapısının açılma sesiyle anladım . Kuzey beni kotuğa bıraktı ve kendi tarafına bindi . Yolda biraz ilerlerken aklıma bişey geldi mevzuniyet konusu kuzeye bakmaya başladım uzun uzun baktım ama ben mevzuniyetinde hiç böyle birini görmemiştim . Kuzeyle uzun zamandır tanışıyorum diyemem ama tanısam harılardım öyle değilmi . "Bana öyle bakıyosun ama benim dikatim dağılıyor ben bu şartlar altına araba süremem Allah muhafaza kaza yaparız görürsün sonra" dedi . Bi anda kendime geldim . "Hayır yok öyke birşey bikere daldım ben" dedim . "Banamı daldın sebebini sorsam söyermisin" dedi . "Tamam söylüyorum lara-" dediğimde bı anda bana baktı sonra yoluna geri döndü bu tavrına şaşırmıştım açıkçası . "Bana seninle önceden tanıştığımızı söyledi" dedim . "Nerde tanışıyomuşuz" dedi . "Mevzuniyetinde senle çok yakın olduğumuzu söyledi ama ben seni orda hiç görmedim nerdeysin sen" dedim . Bir anda dondu kaldı . "Dans etiğin adam benim maske ve gözlük takıyodum ondan hatılamamışsındır" dediğinde şaşkınca ona döndüm . Cümleyi söylediğinde sesi değişmişti . Mevzuniyet anı:Bahçedeki ışıklar, ağaçlara asılmış yıldızlar gibiydi. Müzik çalıyordu ama kulağıma tam girmiyordu, sanki çok uzaktaymış gibi. Kalabalığın içinde kaybolmak istiyordum aslında. Sessizce, masamda tek başıma oturuyordum. Elbisem kırmızıydı, saçlarım omuzlarıma dağılmıştı ama kendimi hiç de özel hissetmiyordum. Herkes birileriyleydi. Kahkahalar, sarılmalar, danslar... Ben sadece izliyordum.Bir an omzumun arkasından yaklaşan ayak seslerini duydum. Önce önemsemedim ama bir duraksama oldu. Sanki biri arkamda durmuştu. İçimden bir ürperti geçti ama korku değil… başka bir şey… tanımlayamadığım bir sıcaklık.Sonra bir ses:“Affedersin… benimle dans eder misin?”Bir an donup kaldım. Arkama döndüm. Siyah takım giymiş biriydi. Yüzünde siyah bir maske, gözlerinde koyu camlı gözlük. Yani tanımam mümkün değildi. Ama garipti... sesinde bir tanıdıklık, bir çekim vardı.“Tanıyor muyuz biz?” dedim, hafif gülerek. Aslında ne dediğimi ben de bilmiyordum. Sadece zaman durdu o an.“Henüz tanışmadık ama bu geceyi unutmayacağın biri olabilirim,” dedi. Cümlesi öyle kendinden emin ama kibarca çıktı ki, elim farkında olmadan onun eline gitti.Ayağa kalktım. Kalabalığın içinde boş bir alana yürüdük. Elini belime koydu, diğer elini tuttuğumda… garip bir şekilde güvende hissettim. Müzik yavaş bir şarkıya döndü. Bize zaman tanıyordu sanki. Gözlerine bakmaya çalıştım ama gözlük izin vermiyordu.“İsmini bile bilmiyorum,” dedim.“Bazen bir gecelik masallar için isme gerek yok,” dedi. “Sadece kalbinle hisset.”O an her şey sustu. Kalabalık gitti, sesler kayboldu. Sadece onun teni, elleri ve yavaşça attığımız adımlar kalmıştı. Göğsüne başımı yasladım istemsizce. Sanki orası, uzun zamandır aradığım bir yermiş gibi...Bir süre öyle kaldık. Ne zaman müzik bitti, ne zaman insanlar alkışladı bilmiyorum. Sadece bir an fark ettim ki, o elimi bırakmıştı. Gözlüklerinin arkasından son bir kez baktı bana. Dudakları kıpırdadı:“İyi bak kendine, bir gün yeniden tanışırsak… bu sefer maskesiz olur.”Sonra kalabalığın içine karıştı, gözden kayboldu.Elimi göğsüme götürdüm. Kalbim deli gibi atıyordu. Onu tanımıyordum ama… orada biri vardı. Ve o gece, hayatımın en gerçek masalıydı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.