Gece
Sabah moralsiz bir şekilde gözlerimi açtım bugün işe gitmeyecektim, evde durup Arnisa'dan haber bekleyecektim.. Yataktan kalkıp banyoda rutin işlerimi halledip giyindim, giyindikten sonra kendime gelmek için kahve yapıp içtikten sonra hazırlanıp sıkıntılı bir şekilde ninenin yanına gitmek için yolla koyuldum.
Eve yaklaştığımda evin önünde bir ambulans vardı..
O an kalbime bir sancı girdi, tepkisizce durdum orada nine,nineye bir şey mi olmuştu?
Sonunda kendime gelip kalabalığın yanına gittim. Birleriyle konuşan kadınlar torununun kaybolmasının üzüntüsünden fenalaştığını ve yakın bir komşunun bunu fark ederek ambulansı aradığını söylediğinde benim gözlerimden yaşlar sel olup gitti...
Hangi hastane olduğunu öğrenip ben de arabama atlayıp hastaneye gittim. Hastaneye geldiğimde alelacele indim arabadan.
Doktor nineyi muayene ettikten sonra yanına gidip durumunun nasıl olduğunu sordum. Doktor "İyi korkulacak bir şey yok. Sadece heyecan ve stresten fenalaşmış. Bu yaşta normaldir. Ama yine de bu gece burada kalsın, yarın çıkarsınız." deyince bir oh çektim.
Doktor gittikten sonra yatağın yanındaki sandalyeye oturup telefonumu elime aldım interneti açmamla bildirimler gelmeye başlamıştı.
Gruptakilerin teker teker hepsinden cevapsız arama ve beni çok merak etiklerine dair mesajlar vardı.
Güneşin yazdığı mesaja tıkladım Güneş doğsa da Gece'nin gelmesini hep bekler, çünkü Gece olmadan Güneş doğamaz. Güneşin doğması için ben de seni bekledim, hep beklerim... Yazıyordu.
Gülümsedim, bu halde bile gülümsedi yüzümü. İyi ki var, iyi ki varlar.
İyi ki varlar dediğim dostlarım var artık, biri bana çok güzel dostların olacak deseydi inanmazdım. Öyle yalnız öyle mutsuzdum ki..
Ben bunları düşünürken ninem uyanmıştı, uyandığını gördüğümde hemşireyi çağırmak için yatağımın başında olan düğmeye bastım.
Hemşire gelip ninemi kontrol etti, ettikten sonra geçmiş olsun diyip odadan çıktı.
Hemşire odadan çıktıktan sonra kalkıp ninemin yanına yaklaştım ağlamaklı sesimle nasıl olduğunu sorduğumda o da iç çekti, dolmuş gözlerle bana bakıp titrek sesle sadece "Torunum..." diyip ağlamaya başladı.
Torununu, canından can olan birini kaybetmek... O ki bir anne şefkati ile büyütmüş bir nine..
Evladının mirasına sahip çıkamamış, kaybetmiş bir nine sizce nasıl olabilir?
Nine serumdaki ilacın etkisiyle uyumuştu. Benim ise Arnisa nerede ne yapıyor diye düşünmekten gözüme uyku girmemişti.
Sabah olmuş o da güneş ışıklarıyla aydınlanmıştı, gözlerimi açtığımda hemen başımı nineye çevirdim. İlaçlardan dolayı hâlâ uyuyordu..
Yerimde doğrulup telefonumu eline aldım. Gruba girmediğim için beni merak etmiş olacaklarını düşünüp telefonumu çıkardım.
Gruba girdiğimde baya bir mesaj yağmuruna tutuldum. Mesajları es geçip, kendim bir mesaj attım. Gençler geldim ben,başıma neler geldi bilemezsiniz.. Yazdım, felaket tellalı gibi. Herkes merak içinde ne olduğunu yazmamı bekliyordu.
BİZİM GEZEGENİMİZ
Biray:
Ne oldu?
Aytaç:
Ne oldu ki?
Aybüke:
Ne oldu gece?
Güneş:
Ne oldu? Gece iyi misin?
Gece:
Bir kız var mahallemde canımdan çok sevdiğim. Annesi babası bir trafik kazasında öldü Arnisa dün oynamaya gitmiş ortalıktan yok olmuş.
Aybüke:
Kaç yaşında?
Gece:
7 yaşında.
Güneş:
Her yere baktınız mı?
Gece:
Evet baktık. Polise de haber verdik arıyorlar ama hâlâ bir haber yok.
Güneş:
Hiç mezarlığa gitmiş miydi?
Gece:
Ne?
Güneş:
Mezarlığın yerini biliyorsa belki oraya gitmiştir.
Gece:
Yok tek başına gidemez ki..
Güneş:
Özlem bu Gece, özlem her şey yaptırıyor insana. Özlemiştir belki, belki rüyasında görmüştür. Bence oraya da gidip bakın bir şey kaybetmezsiniz.
Bir an duraksayıp olabilir mi diye düşündüm..
Yerimden kalkıp nineye baktım, hâlâ uyuyordu. Hızlıca hastaneden çıkıp arabama bindikten sonra mezarlığa doğru yol aldım.
Allahım inşallah ordadır dedim içinden, inşallah oradadır...
Mezarlığın önünde arabayı durdurup indiğimde etrafa bakarak yavaşça yürürken küçüğümü anne ve babasının mezarı üstünde uyuduğunu görüp yanına giderek içim buruk baktım bu küçük ve masum kıza, yaklaştım saçlarını okşadım usluca, bir an korkuyla irkilip açtı gözlerini.
Beni görünce ağlamaklı oldu gözleri küçücük elleriyle sarılıp ağlamaya başladı kim bilir kaçıncı defa ağlıyordu bir gecede bu gözler..
"Özledim, Rüyama neden gelmiyorlar?"
Diyip daha sıkı sarılıp iç çeke çeke ağlamaya başladı. Birkaç dakika öyle kaldıktan sonra ondan ayrılıp gözlerime bakmasını sağlayarak göz yaşlarını silip elinden tutarak arabaya doğru yavaş yavaş adımladık.
Sustum ne diyeceğimi bilmeden sadece sustum.
Hastaneye ninenin yanına geldiğimizde nineni odasından ağlama sesleri geliyordu, kapıyı açtığımızda ninem uyanmış ağlıyordu.
Hemşireler ne yapacağını bilmez bir şekilde susturmaya çalışıyordu ama nafileydi daha sonra arkamda duran küçük beden bir anda koşarak "Ninem" diye boynuna sarıldı.
Nine bir anda Küçüğümü görünce daha çok ağlamaya başlayıp Arnisa'ya sarılıp, öpmeye başlamıştı.
Yarım saat geçti nine sakinleşerek yanında Arnisa'yla beraber uyudu.
Arnisa ve nine uyurken ben de gruptakilere Arnisa'nın bulunduğunu söylemek için telefonumu alıp WhatsApp'a girip Güneşin numarasına tıkladım. Merhaba nasılsın? Yazdım sonra önce gruba yazsam iyi olur diye düşünüp gruba girdim.
BİZİM GEZEGENİMİZ
Gece:
Merhaba herkese nasılsınız?
Aybüke:
İyiyiz sen nasılsın? Merak ettik seni buldunuz mu Arnisa'yı?
Gece:
Evet mezarlıktaymış doğru tahmin etmiş güneş.
Aybüke:
Çok sevindik..
Gruptan çıkıp güneşe özelden yazmaya başladım.
Gece:
Güneş, nasılsın? Tahminin doğru çıktı arnisa'yı mezarlıkta buldum.. Annemi babamı neden rüyamda görmüyorum diye ağlıyordu.
Güneş:
İyim, bulunmasına çok sevindim. Benim de annem babam öldü öldüklerinde hep kaçardım mezarlığa. Her kendimi kötü hissettiğimde kaçardım hâlâ da kaçıyorum, onlarla dertleşiyorum beni duyuyorlar biliyorum..