İçeriğe geç

Garden Of Daisies

Bölüm 1 · 4 dk okuma

Garden Of Daisies

Bölüm 1

-1-

Edith, polis memurunun odasının önünde beklerken, kendisine verilecek olan görevi heyecanla bekliyordu. Uzun zamandır saha görevlerinin dışında bireysel bir göreve gitmemişti ve Memur’un ona olan güvenin kırıldığını düşünmüştü. Ancak bir saat öncesinde aldığı mesaj ile bütün umutları yeniden yeşermiş, verilecek gizli görev için onu layık görmeleri gururunu okşamıştı. Kapıyı tıklattı, içeriden gelen gir komutu ile geniş odaya adımını attı. Şimdi Memur, ciddi bir ifadeyle Edith'in karşısında oturuyordu.

"Edith, bugün sana çok önemli bir görev vereceğim," dedi memur. "Bu görevi, sadece sana güvenebileceğimiz için seçtim."

Edith'in duyduklarıyla gururu okşandı ve heyecanla görevi duymak için bekledi.

Memur devam etti, "Biliyorsun, yıllardır ünlü mafya lideri Carmen’in peşindeyiz. Onu yakalamak için seni görevlendiriyorum, Edith."

Edith, Memur’un yüzüne şaşkınlıkla baktı. "Carmen’i yakalamak mı?" dedi. "Bu imkansız bir görev. Daha önce defalarca denedik ve başarısız olduk."

Memur, kararlı bir şekilde, "Ancak ben sana güveniyorum, Edith. Bu görevi senin üstlenmeni istiyorum. Eğer kabul etmezsen, senin ve işindeki pozisyonun için iyi olmayabilir."

Edith, içten içe görevi istemese de, memurun sözlerindeki ciddiyeti ve tehdidi hissetti. Sonunda, Memurla aşık atamayacağı kanısına vardı ve "Anladım," dedi. "Görevi üstleniyorum."

Memur, memnun bir şekilde gülümsedi. "Harika. Seni bekliyoruz, Edith. Bu görevde başarılı olacağına inanıyorum."

Edith, odadan çıkarken içinde karmaşık duygularla doluydu. Carmen’i yakalamak için kendisine verilen bu zorlu görevin altından nasıl kalkacağını düşünüyordu. Ancak, polis memurunun güveni ve baskısı altında, önünde zorlu bir mücadele olduğunu biliyordu.

***

Edith, kafasında acilen bir plan hazırlamıştı ve bu plana inanmaktan başka bir çaresi yoktu. Carmen’in evine gidecek, asistanlık görevi için geldiğini söyleyecek ve Carmen’de seve seve kabul edecekti. Yani, etmesini umuyordu. Tek bir şey bile ters giderse o evden cesedinin çıkacağına emindi, zaten onun görevi istememesinin nedeni de buydu, kiminle dans ettiğini biliyordu; ve bu kişinin isterse onu hayal bile edemeyeceği kadar çok parçaya ayırabileceğinin farkındaydı.

Hazırlıklarını tamamladıktan sonra, kararlı adımlarla Carmen'in evine doğru ilerledi. Planı kafasında netleşmişti ve şimdi sadece uygulamaya geçmesi gerekiyordu.

Carmen'in evinin kapısını çaldığında, korumalar onu karşıladı. “Asistanlık görevi için Carmen Hanım ile görüşmeye geldim” diyerek planı başlattı. Korumalar birbirlerine baktılar ve Edith’in üstünü aramaya başladılar. ‘Şükürler olsun ki silahımı arabada bıraktım’ diye içinden geçirdi. muhtemelen sorun olmayacağını düşündüler ki Edith’i içeri aldılar. Önündeki korumayı takip etmeye başladı. Dolambaçlı bir sürü kordidorda dönmeye başladılar. Kaçıncı solu aldıklarını bile sayamayan Edith kocaman bir kapının önünde durduklarında geldiklerini anlayarak rahatlamış hissetti. Oysaki planın asıl zor kısmı şimdi başlıyordu. Koruma onun önünden odaya girdi ve kapıyı tuttu. İçeri adım attığında Edith etrafı incelemeye başladı. Evinin toplam metrekaresinden daha büyük görünen odayla nutku tutulmuştu. Korumanın onu arkasından sertçe dürtmesiyle önündeki deri koltuğa oturdu. Carmen, yüzündeki ciddi ve sorgulayan ifadeyle sandalyesini masaya doğru yaklaştırdı.

"Merhaba, ben Edith," dedi Edith, kendini tanıtarak. "Asistanlık pozisyonu için geldim." Elindeki evrakların olduğu çantayı masaya bıraktı. Carmen'in yüzüne baktıkça etkilendiğin hissediyordu. Ortamın ağırlığı ellerinin titremesine neden oluyordu.

Carmen onu pek takmıyor gibiydi, ciddi bir şekilde önündeki dosyaları inceliyordu. Yüzündeki ciddi ifadeyi gram değiştirmeyerek , "Asistanlık için kimseye ihtiyacımız yok. Zaten bir asistanım var," dedi.

Edith, ısrarla, "Ancak ben size gerçekten yardımcı olabileceğimi düşünüyorum," diye yanıtladı. Ancak, Carmen'in tepkisi Edith'in beklediğinden daha sert oldu.

Sinirli bir şekilde, "Seni tanımıyorum ve şu an asistanlık için birini aramıyorum. Lütfen git, yoksa buradaki hikayen beklemediğin bir şekilde sonuçlanacak." dedi.

Edith, bu çıkışmayla gerilemek yerine daha çok körüklendiğini hissetti ve “Ama sizin beklediğinizden daha iyi bir asistan olabilirim. Bir şans verseniz bana potansiyelimi göreceksiniz!”

Carmen, sandalyesini devirecek kadar hızlı ve çevik bir hamleyle masayı dolaştı ve karşısında oturan Edith’in boğazına yapıştı "Nesin sen! Polis falan mısın? Sizden çoktan kurtulduğumu sanıyordum. O patronuna söyle bir daha karşıma birinizi daha çıkarmaya çalışsa sonunuz iyi olmayacak!" diye bağırdı.

Edith, bir an için ne yapacağını şaşırdı. Boğazındaki parmakların sıkı tutuşundan kurtulamayacağını biliyordu ve acilen bir şey düşünmeliydi. Boğazındaki ellere inat konuşmaya çalıştı “Ben polis falan değilim, yalnızca senin için çalışmak istiyorum. Yalvarırım bırak beni!”

Carmen’in sinirle parlayan gözleri daha fazla açıldı. Edith’i yerine çivileyecek ses tonuyla bağırdı “Yalan söylemen işe yaramayacak. Geldiğin deliğe geri dön, yoksa elimde kalacaksın!”

Edith, Carmen’in kurduğu baskınlıkla şok oldu, üzerindeki stres doğru düşünememesine neden oluyordu ancak düzgün bir şey söylemezse kapı dışarı olacağını hissediyordu. Belki daha kötüsü kafasına sıkabilirlerdi. Aklına gelen ilk yalanı söylemeye karar verdi. "Hayır, ben sadece seni seviyorum. Seninle olamayacağımı biliyorum, ve seni görebilmek için tek yolum bu. Yalvarırım, en azından bir ay..." dedi.

Carmen, bir an için şaşkınlıkla Edith'e baktı, sonra onun boğazını bırakarak geri çekildi. "Sen delisin. Bir daha karşıma çıkma. Yoksa seni de, aşkını da alır, kimsenin bulamayacağı kadar küçük parçalara ayırırım." dedi ve Edith'i evden atması için korumaya işaret etti.

Koruma Edith’in kolunu tuttuğu gibi geldiği bütün yolu sürükleyerek geri götürdü. Kapının dışına fırlatır gibi bırakıldığında Edith hala etrafa boş bakışlar atıyordu.

Carmen'in tepkisiyle biraz hayal kırıklığına uğramış olsa da, planının bir kısmını başarıyla uyguladığını biliyordu. Artık daha fazla risk almadan geri çekilme zamanı gelmişti. Ayağa kalktığında elindeki boşluğu fark etti. Evrak çantasını içeride unuttuğunu anladı o sırada. İçinden sevinç çığlıkları atarak arabasına doğru ilerledi. Bu eve ilk gelişiydi, ama son olamayacaktı, adı kadar emindi buna.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.