İçeriğe geç

Freya' nın intikamı

Bölüm 3 · 5 dk okuma

Freya' nın intikamı

Bölüm 3

3.Bölüm

Medyum:" - Freya artık gitseniz iyi olur, daha gelecek müşterilerim var." "- Yardımın için teşekkür ederim. " dedim ve ayağa kalktım. Sam ve Brenda odadan çıktılar. Tam onlarla kapıdan çıkacakken;

Medyum:" - Dur Freya nasıl söylesem bilemiyorum ama ya Sam yada Brenda'nın sana bir ihaneti olacak. Onlara dikkat etmeni istiyorum."

" - Ne yanılıyorsunuz onların bana asla bir kötülüğü olmaz neden böyle dediniz?"

Medyum:" - Bir medyumun hisleri diyelim. Artık git hadi onları bekletme." Dedi imalı bir şekilde. Tam medyumdan daha açık konuşmasını isteyecekken kapıyı yüzüme kapattı. Zaten karmakarışık olan kafam iyice bulamaç olmuştu. Ama yinede medyuma inanmadım. Yada inanmak istemedim.

Bir plana ihtiyacım vardı . Hemen Brenda'nın arabasına bindim. Sam ne düşündüğümü anlamış gibi

Sam:" - Evet plan nedir?" Diye sordu."

" William'ı öldürmek planımız bu onu bana canlı bir şekilde getireceksiniz bende onun hayatına son verip kendi hayatıma başlayacağım." dedim kararlılıkla

Sam:"- Freya çeteyi kurduğumuzdan beri zaten William'ı yakalamaya çalışıyoruz onu dört yıldır yakalayamadık şimdi mi yakalayacağız?

" Onu yakalayamadık çünkü amacımız onu öldürmek değildi. şimdi işler değişti"

Sam: "- peki nasıl yakalayacağız o zaman" dedi , gergin bir şekilde.

"- Bak iki gün önce mafyanın bilgisayarını ele geçirdiğimiz de William'ın yarın akşam sekizde bir toplantısı olduğunu öğrenmiştik. Mafyaya giden sadece bir yol var. Muhtemelen bir limuzin veya araba ile gideceği için ona gidiş yolunda saldırabiliriz. William'ın yeteneğini bilmiyoruz bu sebeple tüm çeteyle ona saldırmak daha mantıklı olur. Saldırı sırasında yaralanırsak Brenda bizi iyileştirir. Nasıl?"

Sam: " - Pekala çetedekilerle konuşmamız gerek onları buraya çağırıyorum"

" Tamamdır"

Sonunda arabadan inmiştik Brenda yol boyunca hiç konuşmamıştı onu bu kadar sessiz hiç görmemiştim.

" - Brenda iyimisin biraz durgunsun sanki"

Brenda:" - İyiyim sadece biraz yorgunum okadar. Hemen elimi yüzümü yıkayıp geliyorum

" - Tamam" dedim gülümseyerek

Hemen Sam' in yanına gidip "- bizimkilere haber verdin mi?

Sam:" - Evet verdim ama artık Rebeca aramızda olamayacak.

" Neden ki"

Sam" - Yurt dışına taşınmış artık bu mafya işlerinden bıktığını ve daha sakin bir hayat kurmak istediğini söyledi." dedi

" - Yani artık altı kişiyiz" dedim üzülerek kendimi hem mutlu hemde çok gergin hissediyordum; sonuçta yarın William' ı öldürecek ve bir yeteneğe sahip olacaktım. Düşününce kulağa resmen imkansız gibi geliyordu. Yarım saat içerisinde herkes yetimhaneye gelmişti. Hepimiz yetimhanenin bahçesindeki klasik toplanma masamıza oturmuştuk. Masada ilk gördüğüm kişi Sarah' ydı sarışın ve kahverengi gözleri vardı. Kızlara görevde oldukça uzun boyluydu. Onun yeteneği ışınlanabilmekti. Sarah' nın yanında Tommy oturuyordu; Tommy' nın uzun siyah saçları , kaslı bir fiziği ve oldukça sinirli bir kişiliği vardı buda yanlış kararlar almasına sebebiyet veriyordu. Onun yeteneği ileri seviyede güçtü. Beş tırı üst üste koyup tek eliyle bile taşıyabilirdi. Tommy' nın yanında Albert oturuyordu; Albert'ın yeşil gözleri oldukça dikkat çekiciydi. kendisi asosyal denilecek kadar sessizdi onun yeteneği ise gelen saldırıları önceden hissetmekti

Son olarak Albert 'ın karşısında Carl oturuyordu. Koyu tenli ve kıvırcık siyah saçları vardı. Onun yeteneği kendine görünmez bir kalkan yapmaktı. Yanımıza Brenda geldiğinde ayağa kalkıp konuşmayı başlattım. " - Öncelikle buraya geldiğiniz için hepinize teşekkür ederim. Bu sabah bir medyum tarafından yeteneğimi öğrendim." Herkes meraklı bakışlarla beni izliyordu. "- Ben istediğim kişinin yeteneğine sahip olabilirim ancak bunu yapabilmem için o kişiyi öldürmem gerekiyor" dedim ciddi bir sesle

Tommy:" - Ve buraya bizi öldürüp güçlerimizi çalmak için mi çağırdın." dedi sırıtarak

"Tabiki de hayır "dedim gülerek "Benim kurbanımı zaten biliyorsunuz"

Hepsi bir ağızdan " - William balance" dedi iğrenerek

Sarah:" -Peki onu nasıl öldüreceğiz?"

Çetedekilere yarın akşam sekizde bir toplantısı olduğunu ve mafyaya giden tek yolda onu tuzağa düşürüp saldıracağımızı anlattım.

Carl: " - Bilemiyorum William mafya için çok önemli bir konumda onu öldürmek intihar etmek gibi olur" dedi gergin bir şekilde. Carl haklıydı üstelik ona toplantıdan hemen önce saldıracaktık bu anında dikkatleri üzerimize çekerdi. ama bu bizim ilk ve son şansımızdı bir daha william pisliğinin yerini bulabileceğim den emin değildim. Ama ne olursa olsun onu yarın öldürecektim bir şekilde cesedi yok eder ve suçu üstümüzden atardık. Ama Yeraltı mafyası bizim bir düşman olduğumuzun farkında ve bu bizi büyük bir şüpheli yapar. Tanrım ne yapacağım ben yine çaresizdim!

" - Merak etmeyin. Onu öldürdüğüm de tüm suçu ben üstleneceğim size bir şey olmasına asla izin vermeyeceğim söz veriyorum." dedim kararlılıkla

Sam :"- Sakın birdaha böyle bir şey deme bu işin içinde hepimiz varız."

Brenda:" - Sam haklı William'ı öldürmene hepimiz yardım edeceğiz ve sonucu her ne olursa olsun kendimizi ve seni koruyacağız. Bu yapacağımız şey senin bize yaptığın iyiliklerin yarısı bile değil."

Hepsinin aynı fikirde olduğu yüzlerindeki ifadeden anlaşılıyordu.

" - Size minnettarım" dedim mutlulukla

Carl:" - Bunu hak ediyorsun" dedi gülümseyerek

Albert tüm duygusallığı bölerek " ona yolda nasıl saldıracağız" dedi aniden.

" - Hepimiz yarın akşam saat altıda mafyaya giden yolda saklanıp William'ın aracını bekleyeceğiz. Ben arabadakileri kontrol etmek için kavşağın ortasında olacağım. William'ın aracını görür görmez size haber vereceğim. Haber verdiğim an saldırmaya hazır olacaksınız. Aracı gördüğünüz an Sam yerçekimini kullanarak aracı durduracak. Albert herhangi birimize zarar geleceğini hissederse Carl'a haber verecek arabada başka kişiler varsa onları da öldürmemiz gerekecek. Onları etkisiz hale getirmek Tommy'nin işi. Sam William' ı arabadan çıkartıp hareket etmesini önleyecek ve bana getirecek bende silahımla o pisliği öldüreceğim. Başka fikri olan varmı?"

Etrafa derin bir sessizlik çöktü herkes birbiriyle bakışıyordu

Sarah:" -Plan gayet iyi hepimiz yarın hazır olacağız" dedi ve ayağa kalktı

" Toplantı bittiyse benim gitmem gerek yapmam gereken işlerim var"

" Tabiki. Görüşürüz" dedim. Sarah gittikten sonra herkes teker teker gitmeye başlamıştı en son bahçede Brenda ,Sam ve ben kalmıştık. Saat geç olmuştu ama gergin olduğum için hiç uykum yoktu. Sam kendi odasına gitti bende Brenda ile benim odama gittik.

Brenda:" -Planda benim ne yapacağımı söylemedin" dedi.

" - Sen yetimhanenin bahçesinde olacaksın eğer bir yaralı olursa Sarah ışınlanıp onu sana getirecek ve sende onu iyileştireceksin"

Brenda:" ama bende sizinle aynı yerde olmak istiyorum"

" Olmaz. Birinin bizi yetimhanede beklemesi gerek ayrıca yaralıları güvenli bir ortamda iyileştirmelisin" dedim

Brenda:" - Haklısın. Bende artık eve gitsem iyi olur hoşçakal" dedi ve odamdan çıktı. Yatağa uzandım ve uyumaya çalıştım fakat hiç bir şekilde uykuya dalamıyordum. Yarım saat boyunca tavanı seyrettim. Yavaş yavaş uykum gelmeye başlamıştı. Tam gözlerimi kapatacakken aşağıdan bir cam kırılma sesi geldi. Hemen kalktım ve telaşla çekmecemi açıp defterlerimin arasında sakladığım içi mermi dolu tabancamı aldım parmak uçlarımın üzerinde yürüyerek yavaşça odamın kapısını açtım...

Bölüm sonu

2 yorum