Fotoğrafcı_kız ve Burakbey'in özel konuşmaları.
Fotoğrafcı_kız : Bana inanmıyor musun?
Burakbey : İnanmalı mıyım?
Fotoğrafcı_kız : İnan.
Burakbey : Sen bana inandın mı ki?
Burakbey : Hırsın gözünü kör etmiş.
Burakbey : Sen o hırstan dolayı suçsuzu bile suçlu olarak görüyorsun.
Fotoğrafcı_kız : Üzgünüm yanıldım.
Fotoğrafcı_kız : Fark ettiğimde her şey için çok geçti.
Fotoğrafcı_kız : Güven bana.
Burakbey : Güvememi sağla.
Fotoğrafcı_kız : Nasıl?
Burakbey : Ben ne olursa olsun sana güvendim.
Burakbey : Senin için ajanlık yaptım. Halbuki o suçladığın insanlar çok cana yakın ve sıcaktı.
Burakbey : Sen onlara doğru yolu göstermek yerine hep tehdit ettin.
Fotoğrafcı_kız : Öyle olması gerekiyordu.
Burakbey : Sen bana hiç güvenmedin.
Burakbey : Söylesene bana bir kere olsun güvendin mi sen?
Fotoğrafcı_kız : Sana adımı söyledim.
Burakbey : Bu güven değil.
Burakbey : Bana, duyulmasından ciddi manada korktuğun bir şeyi söylersen bana güvenmiş olursun.
Fotoğrafcı_kız : Ne gibi mesela.
Burakbey : Kim olduğun gibi mesela.
Fotoğrafcı_kız : Bunu yapamam.
Burakbey : Yapamazsın çünkü bana güvenmiyorsun.
Fotoğrafcı_kız : Güveniyorum.
Burakbey : İspatla.
Fotoğrafcı_kız : *Fotoğrafcı (Kendi fotoğrafı - Turuncu saçlı, koyu mavi gözlü, büyük dudaklı, küçük burunlu bir kız hayal edin)
Fotoğrafcı_kız : Oldu mu?
Fotoğrafcı_kız : Bu kız benim.
Burakbey : Sen ne güzel bir şeymişsin öyle.
Burakbey : Seni biskuvinin arasına lokum diye koyup yerim ben be!
Fotoğrafcı_kız : Yavaş gel.
Burakbey : Neyse tamam.
Burakbey : Bu seni tamamen affettiğim anlamına gelmez.
Burakbey : Biraz trip atayım. Hep siz kızlar mı trip atacaksınız?
Burakbey : Neyse ben yarın seni affederim.
Fotoğrafcı_kız : Burak ya! fjfbfbfn
——
selam 😗
sizce yeni kapak mı bu mu


