İçeriğe geç

Fotoğraf

Bölüm 1 · 2 dk okuma

Fotoğraf

Bölüm 1

0.0

Eğer bir gün o izlediğim paranormal filmlerin, okuduğum korku kitaplarının içine düşeceğimi söyleselerdi kahkahalarla gülerdim. Çünkü onlar benim için sadece eğlenceydi ve gerçek değillerdi. Adrenalin duygusunu tatmak ve zaman geçirmek için güzel yöntemlerdi. Fakat şu an paranormal olayların tam ortasındayım ve sizi temin ederim ki hiç eğlenceli değil...

Güneşin kavurucu sıcaklığını tenimde hissetmem ile kafamı yorganın altına gömmem bir oldu. Yaz aylarını severdim fakat uykuyu daha çok severdim. Yorganın altında girip hayatımda gördüğüm en güzel rüyayı biraz daha devam ettirmeyi denedim ama güneşin sıcaklığı hiç yardımcı olmuyordu. Oflayarak kar gibi beyaz, yumuşacık görünen yorganımı tekmeleyerek yataktan aşağı attım. Hayatta en öfkelendiğim uyandırılmaktı. Kendi kendime uyanmalıydım ve uykumu almalıydım, aksi takdirde bütün gün öfkeli olur ve bu öfkemi herkese yansıtabilirdim. Ailem bu huyumu bilirdi ve daha önce defalarca tartışmıştık bu konuda. Pencerenin perdesini açıp uyanmama sebep olan kişi ailemden biri değildi, yani olmamalıydı.

Esneyerek yatakta doğruldum. Dışarıdan gelen kuşların cıvıldamaları ve oynayan çocukların bağırma sesleri kulağıma ulaşıyordu. Yatağımda duran birkaç yastıktan en ufağını aldım ve pencereye fırlattım, "Bu saatte bu ses ne ya? Nereden buluyorsunuz bu enerjiyi?" diye bağırdım kendi kendime, ki bu günlük rutinim gibi bir şeydi.

Yatağımdan yavaşça kalktım ve attığım yastığı alıp yatağıma geri koydum. Yere düşen -daha doğrusu attığım- yorganı da yine ben kaldırdım ve güzelce yatağımı topladım. Annemin tam bir düzen takıntısı vardı ve yerlerde bir şeyler görmekten hiç hoşlanmazdı. Dağınık biri olmama rağmen mecburen odamı sürekli toplamak zorundaydım, yoksa bitmeyen azarlamalara maruz kalıyordum.

Odam beyaz renk duvarlara sahipti ve aslında biraz küçüktü. İçerisinde benim ve ablamın yatağı, bir de turuncu bir dolap vardı. Ablam evlendikten sonra yatağı boş kalmıştı ve dolap tamamen bana ait olmuştu.

İçi neredeyse pijamalarla dolu olan dolabımdan bir şort ve tişört çıkardım. Sanırım en kötü özelliğim yaz aylarında iç çamaşırlarımla uyumamdı. Pijamalarla uyumayı denesem de sabah kendimi yarı çıplak halde buluyordum. Yaz aylarını her ne kadar sevsem de sıcak beni bunaltıyordu.

Dolabımdan aldığım kıyafetleri giydim ve odamdan çıktım.

"Anne? Ya kaç kez dedim perdeyi açmayın diye ben uyurken? Kim açtı onu?"

Odam ve oturma odası arasındaki mesafe çok azdı, annemden ses gelmeyince ilk olarak oraya girdim. Bazen koltuğa uzanıp uyuyakalabiliyordu fakat bu defa oturma odasında değildi.

"Anne neredesin?"

Oturma odasından çıkıp uzun koridor boyunca yürüdüm. Odamın aksine ev gayet büyüktü.

Annem genelde vaktini mutfakta geçirirdi, yemek yapmaya bayılıyordu. Yemekleri yaparken sevdiği şarkıları açar, bir yandan eşlik eder, diğer yandan lezzetli elleriyle harika şeyler yaratırdı.

Annemi hep mutfakta yemek yaparken görmeye alışıktım ve görmeyi beklediğim yine buydu. Fakat bu gördüğüm şey hiç alışkın olmadığım bir şeydi. Şaşkındım ve olduğum yerde donup kalmıştım.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.