Two Time pov:
Ölünce yeniden lobide doğduğum için diğerleride hep oradaydılar herkes kendi işi ile ilgileniyor gibi duruyordu anlaşılan bir raundu kaybetmek kimsenin canını sıkmıyordu artık sonuçta bu sonsuz döngüde sürekli olarak raundlara giriyorduk
Her zaman ilk işim olarak odama gidip Spawn a dua ederdim ama bu gün yapmam gereken önemli bir işim vardı
Bu gün Azure ile buluşmam gerekiyordu~
Ama bunu nasıl yapacağımı bilmiyordum ama bilen birini biliyorum.. Chance kendisi sürekli olarak katillerin alanına bir şekilde giriyor ve Ittraped ile buluşuyor
Bunu bilmeyen kimse yok ama... Oraya nasıl girdiğini kimse bilmiyor..
Bunları düşünerek salona doğru yürüdüm tâbiki her zamanki yerinde slot makinelerinin başında şansını deniyordu
Two Time: Sevgili Chance spawn senin günahlarını affetsin
Chance:Naber Timey? Normalde buraya inmezdin ha? Yoksa fikrin mi değişti?
Two Time: Aslına bakarsan hayır.. buraya sana bir şey sormaya geldim
Chance: rollenerek derki Oh inanamıyorum biricikkk arkadaşım bana ilk defa bir şey soracak¿
Two Time: Geceleri Ittraped ile buluşmaya gittiğini bilmeyen yok ama meraktan soruyorum katillerin bölgesine nasıl giriyorsun?
Chance: Bak eğer Elliot seni gitmemem için konuşma yaptırıyorsa buna hiç ger-...ne ha. sonunda!!! mükemmel becerilerimi merak eden biri!
Sanki yıllardır bu soruyu bekliyormuş gibi gülümsedi ve ayağa kalkıp elini omzuma attı
Chance: Tabiki harika bir arkadaş olduğum için bunu sana söyleyeceğim ama bu bir sır olacak anlaştık mı?
Two Time: Sanırım..?
Chance: Aslına bakarsan katillerin bölgesine girmek oldukça kolay~
Two Time:??
Chance: Tek yapman gereken ormanı yürümek ve akarsuyu gördüğün anda karşıki orman katillerin alanına giriş hatta evleri bizimkine çok benziyor sadece daha kasvetli bir hali gibi hemen bulursun
Two Time: Ne yani katiller ve bizim alanımızı ayıran tek şey bir akarsu mu?
Chance: Aynen öyle sen ne bekliyordun ki?
Two Time: Bilemiyorum belki bir duvar yada karşıya geçilmesini engelleyecek herhangi bir şey? Madem bu zamandır hiçbir korumamız yoktu neden hiç bize raund dışında saldırmaya çalışmadılar ki?
Chance: Belkide bilmiyorlardır.. belkide hiçbiri ormanı yürümeyle zaman kaybetmeden senin düşündüğün gibi bir engel olduğunu düşünmüşlerdir? Sonuçta sonu kapalı olan bir yolu kimse yürümek istemez değil mi?
Two Time: Bunu diğerlerine söylemeliyiz..
Chance: Hayır adamım sana az önce ne dedim ben? Bu bir sır diğerlerini boşu boşuna panikletmek mi istiyorsun? Ne diyeceğiz şey mi aslında katiller her an gelebilir ama gelmiyorlar? Sence ne tepki verirler Noob korkudan uyuyabilir mi? Hepimizin güvenli bölge olarak belirlediği bu evde bir daha kendilerini rahat hissedebilirler mi sanıyorsun?
Two Time: Oh spawn..Belkide haklısın ama eğer nasıl geçtiniz diye sorarlarsa ne diyeceğiz?
Chance: Benim her zaman dediğimi de "ben geçerim"
Two Time: Ben geçerim mi? Bu çok saçma
Chance: Evet ama kimse bunu sorgulayacak durumda değil..her gün raundlara giriyoruz ve herkes burdan kaçışı arıyor kimse katillerin alanına girmeyi bulmuş birini sorgulayacak kadar boş değil..
Two Time: Peki.. bilgi için teşekkürler Chance
Chance: Ne demek Timey! Her zaman
Bahçeye çıktım ve kafamı toplamak için yıldızlara baktım gerçekten burada olduğumuz süre boyunca hiçbir korumamız yokmuş sadece beynimiz bizi korumak için küçük yalanlar uydurmuş oh-
B-bekle ben ne düşünüyorum böyle!?
Şimdi hayatı sorgulamanın sırası değil kendine gel! Daha Azure ile buluşacağız!?
O-ona elim boş gidemem değil mi? Azure nin gelmesi ile her tarafta nightshadeler yetişmeye başladı belki onlardan bir buket yapıp ona götürebilirim..
Umarım hala nightshadeleri seviyordur..
Düşünme vakti bitti hemen toplayıp yola çıkayım tam karanlık çökünce ormanda yolumu bulamam
Etrafta ki nightshadeleri toplamaya başladım zar zor bir buket etti pek iyi değildi ama yinede idare ederdi?
Ormanı geçip akarsu ya ulaştım anlaşılan bu su onların ve bizim ormanımızı ayıran bir çizgiden farksızdı
Karşıya doğru adım atıp katillerin bölgesine geçtim artık iyice hava kararmaya başlamıştı ve eve dönüşüm neredeyse imkansız hale gelmişti
Sonunda eve vardım gerçekten bizim evimize benziyordu ve büyük ihtimalle içide aynıydı ama şuanda en son istediğim şey katillerle dolu bir eve girmek olabilir
Bizim evden farklı olarak yanında bir Sera vardı burası kesinlikle Azure burada diyordu evi es geçip sera ya doğru ilerledim
Yıllar sonra yeniden buradayım herşeyin başladığı yerde~
Sera nin her yeri nightshadelerle doluydu
Kapıyı hafifçe tıklatıp ittirdim ve kafamı kapıdan içeriye uzattım
Azure: Gel.. geldin ha? Açıkçası senden beklemezdim
İçeriye girdim Azure her zamanki ihtişamı ile masanın önündeki çiçeklere bakıyordu
Two Time: Ha? Ne demek şimdi bu?
Azure: Nasıl girdin katillerin bölgesine?
Two Time: ..Ben girerim?
Azure nin yakınına yaklaşıp buketi ona uzattım
Two Time: B-bunlar sana...
Azure çiçeği kabul ettiğini göstermek için onu Two Time dan alıp bir vazoya koydu gerçi buket diğer çiçeklerin yanında sönük kalıyordu ama kabul edilmesi bile Two Time in stresini biraz olsun azalttı
Azure: ...Yani konuşacak bir şeyin yoksa kapı orada?
Two Time: Hey!
Azure: Tamam tamam sadece dalga geçiyorum.. gel otur derdim ama burada hiç sandalye yok ve çok yürümüş olmalısın?
Two Time: Öyle gibi diyelim..
Azure önce masaya baktı sonra Two Time i kaldırıp masaya oturttu
Two Time: Azur- sen..ne..hah?
Azure bir elini masada Two Time in yanına koyup onun üzerine doğru eğildi
Azure: Böylesi daha rahat değil mi?
Two Time: ??
Azure: Yani artık ayakta değilsin?
Two Time: Oh e-evet sanırım böyle daha rahat...
Azure ve Two Time in nefesleri birbirine karışırken kısa bir sessizlik oldu
Azure: Bak ne diyeceğini zaten biliyorum ben çok üzgünüm özür dilerim beni affet?
Two Time: ...
Azure: Bu konuşmayı yüzlerce kez duydum eğer beni geri kazanmak istiyorsan farklı bir şey bul..
Bu yakınlık beni resmen öldürüyordu beynim konuya adapte olamıyordu düşüncelerim şuanki durumla uyuşmuyordu
Two Time: Ö-öp beni?
Azure: Ne..
Hassiktir bunu dışımdan mı dedim?
Two Time: Lan Hayır hayır Azure ben- yani pardon ağzımdan bi an öyle çıktı..
Azure: Heh.. memnuniyetle~
Azure nin yüzü aradaki mesafeyi kapatıp Two Time in dudakları ile birleşti
Azure Two Time i öperken kaldırıp kucağına aldı bir yandan onu daha derin öperken diğer yandanda onun kalçalarını okşuyordu
Two Time nefes almak için onun dudaklarından ayrıldı
Two Time: Hah..hah..heh
Two Time kafasını Azure nin omzuna yaslayınca Azure Two Time in tişörtünün açıkta bıraktığı omzunu ve boynuna küçük ısırıklar bırakmaya başladı
Two Time: mmhm Azur- Ahh~
Azure Two Time i bırakmaya hazırlanıyorken bu seferde Two Time Azure in dudaklarına yapıştı
Bu sefer daha uzun ve yılların acısını çıkarmak ister gibi derin öpüşmeye başladılar
Sonunda ayrıldıklarında ikiside soluk soluğa idi ve Azure nin yüzünde sinsi bir gülümseme vardı
Azure: Yani bu benim affetmem için bir hediye miydi? Şimdi seni affettigim için bir hediye daha alabilir miyim?
Two Time: Anca rüyanda görürsün Azure abartma
Azure: Rüyamda göreceğim kesin zaten belki sende rüyalarımı görmek istersin
Two Time: Siktir git
Azure: Güler bunu kucağımdan inmeyen kişi mi diyor?
Two Time: Bi kere bu kucak benim en büyük hakkım beni indiremezsin
Azure: Ya tabi...biri geliyor sessiz kal
Kapıya arkasını dönüp Two Time i kucağında kendine çekti
Bir kaç adım sesleri duyuldu sonra kapı çalınmadan pat diye bir sesle açıldı Azure nin göz devirişinden kim olduğunu bildiği belli oluyordu arkasını dönmeden konuşmaya başladı
Azure: Ne istiyorsun 1x? ve sana kaç defa şu lanet kapıyı çarpma dedim
1x1x1x1: Aman ne harika yeni geldin diye triplere bak yüzümüze bile bakmıyorsun
Azure: İç çekip Neden buradasın sen çiçek sevmezsin..
1x1x1x1: Prettyprincess seranın yakınlarında garip sesler duymuş ve korkmuş ona kafayı yediğini ve garipten sesler duymasının doğal olduğunu açıklamaya çalıştım ama beni zorla kontrol etmeye yolladı
Azure: Garip sesler? Hayır duymadım ama belki Noli ve Coolkid yine Dusekkar in kitaplarından birini çalıp Jason a konuşabilsin diye büyü yapmaya çalışıyor olabilir
1x1x1x1: Hassiktir! Yine mi ya?!
1x1x1x1 kapıyı çarpıp çıktı onun gittiğinden emin olduktan sonra Two Time konuşmaya başladı
Two Time: Cidden bunu yaptılar mı?
Azure: Evet hemde 2 kere bu gece yaptıklarını sanmıyorum çünkü Jason çoktan bekçilik yapmaya çıktı neyseki bu gecelik bu yalan bizi idare eder
Two Time: Bekçilik derken?
Azure: Ah evet geceleri belli bir saat olunca Jason ormanda bekçilik yapıyor gerçi kimse ona bunu yap demedi ve kimse ne dediğini de anlamadığı için kendi haline bıraktık
Two Time: Peki ben nasıl döneceğim o zaman??
Azure: ...
Two Time: El feneri yakarsam nerede olduğumu görür ve karanlıkta öylece gitmeye çalışırsamda ormanda yolu kaybederim?
Azure: Sanırım bu gece uzun olacak ha? Çok uzun olacak~
