İçeriğe geç

Forma Numarası 6

Bölüm 32 · 5 dk okuma

Forma Numarası 6

Bölüm 32

Hiçkimse

(Ülkü)

Gözlerimi açtığımda o hala uyuyordu.Alarmım daha çalmamıştı ama uyanmıştım o farketmeden kalktım iki tost yaptım.Sonra üzerimi giyinip lavaboya saçlarımı yapmaya girdim.Ben lavabodayken Çağrı'nın sesini duyunca ilk anlamaya çalıştım sonra anladım.

Ülkü?Ülkü!

Burdayım.dedim lavabodan çıkarak.Huzura ermiş gibi derin bir nefes aldı ve beni kolunun altına alıp sarıldı.

Bir an gittin sandım.dedi.Kalbinin atış sesini duyuyordum ve hoşuma gidiyordu.

Gitmedim ama.dedim hafifçe gülümseyerek.

Gidebileceğini düşünmek bile çok kötü bu konuyu kapatalım.dedi hemen.

Tamam hadi hazırlan.

Hazırlanacağım hazırlanmasına da...Sen niye beni kaldırmadın?dedi merakla.

Uyuyordun bölmek istemedim.

Olsun sen yinede uyandır beni birşey olmaz.dedi.

(Çağrı)

Okula gelmiştik ve ilk tenefüste Kağan ile banka oturduk ve konuşmaya başladık.

Beyza ile durumlar nasıl?dedim konu açılsın diye.

İyi çok iyi senin durumlar nasıl?

Fena değil.Aras aradan bir gitse.dedim oflayarak.

Bugünki maçta oynamayacaksın ya Ülkü geliyor muymuş?

Soramadım ama Beyza ile gelir illaki.

Çağrı serviste Ülkü'yü yanına al hemen Aras sendne önce davranmasın.dedi.

Kolaysa davranmaya kalksın.Elim sargılı margılı demem elimde kalır bak.

Kim elinde kalır?diyen sesi duyunca arkamdakinin Ülkü olduğunu anladım.Ülkü benim yanıma oturdu Beyza'da Kağan'ın yanına. Kim elinde kalıyor?dedi merakla.

Kimse.dedim ama inanmışa benzemiyordu.

Az önce birinin elinde kalacağını söyledin.O kişi kim?dedi tekrar.

Yanlış duymuşsun.dedim ama yinede inanmıyor gözlerini kısarak bana bakıyordu.

Çağrı son kez soruyorum kim elinde kalıyor?

Hiç kimse.dedim tekrar ve konuyu değiştirdim.

Maça geliyorsun değil mi?dedim merakla.

Evet geliyorum.dedi.Biz sohbet ederken Kağan ve Beyza kendi sohbetlerine dalıp gitmişlerdi.

Dalıp gittiler hemen baksana.dedi Ülkü gülümseyerek.Onun gülümsediğini görünce istemsizce gülmek istiyordum çünkü onun mutluluğu benimde mutluluğumdu.

Biz biraz dolaşalım mı?Onlar dalmışlar zaten farketmezler bizi.dediğimde başını olumlu anlamda salladı ve kalkıp biraz dolaştık.

Kolunun iyileşmesine ne kadar kaldı?dedi merakla.

Az kaldı.

Tamam.dedi

Az kaldı da sen niye soruyorsun?Seni kucaklamamı mı özledin?dedim sırıtarak.

Hayır!Yok öyle birşey. dedi telaşla.

Tabi yoktur öyle birşey. dedim gülerek.

*

Maç için hazırdık ve ben otobüse binmiştim.Ama ortalıkda Ülkü yoktu.Merakla ona bakarken gelen Beyza'yı gördüm ve ona sordum.

Ülkü nerede?

Bilmiyorum ben lavabodan geliyordum ama gelir o merak etme.dedi.Ben beklerken Erdal Hoca sordu bu sefer.

Ülkü nerede?dedi merakla.

Bilmiyoruz.deyince Aras ayağa kalktı.

Ben gidip bir bakayım.hocam deyince bende ayağa kalkıp onu durduracaktım ki Camdan Ülkü'yü gördüm.Tam için rahatlamışken burnuna tuttuğu kanlı peçeteyi sonrada elindeki kanı gördüm.O servise bindiğinde Aras kan olmuş elini tutunca tepem attı.Kalkıp peçete ile yanına ilerledim.Şuan Aras'ı servisin ortasında yere yatırıp parçalamayı çok isterdim ama yapmadım.Hem Ülkü o halde olduğu için hemde serviste şuan hocalarda olduğu için.Hocalara farkettirmeden Aras'ın Ülkü'nün elinde olan elini ittim ve Ülkü'ye burnuna tutmadı için yeni bir peçete verip elini tutarak sildim.Aras anlamsızca ve sinirli bir şekilde bana bakarken.Ülkü'nün elini tutarak yanımdaki koltuğa oturttum.Biz sahaya gidene kadar hiç ağzımı açmadım çünkü sinirliydim ve onu üzmek istemiyordum.Sahaya geldiğimizde herkesten sonra indik.Biz soyunma odasına giderken Ülkü ile Beyza tribüne geçti.Sonra maça başladık ama ben kolumdan dolayı çıkmyacaktım.Aslında oynardım ama Erdal hoca istemiyordu.Ben bir maçı izleyip birde Ülkü'ye bakarken onun sadece Aras'ı izlediğini gördüğümde iyice sinirlendim her ne kadar belli etmesemde bu durum beni üzüyordu.Maç bitiminde Kağan sinirli olduğumu farketmiş olacak ki yanıma geldi.

Ne oldu sana baya sinirlisin belli.dedi.

Ben sanıyorum ki Ülkü benim maçımı izlemeye geldi meğersem o Aras'ı izlemeye gelmiş!dedim sinirle.Kağan bana hak veriyordu ve sustu.Ben soyunma odasından çıktıktan sonra taksi çağırdım ve ben binecekken Kağan elini omzuma koyup durdurdu beni.

Çağrı eğer sen bu arabaya binip gidersen Ülkü ve Aras beraber oturur biraz mantıklı hareket et.dediğinde adama parayı verdim ve sinirle kapıyı kapattım.Ülkü ile Beyza geldiğinde hepimiz servise geçtik.Ben Ülkü ile oturdum ve yine birşey demedim.Ama bunu sonra konuşacaktık.Daha yolu yarılamadan Ülkü uyuya kalmıştı ve az daha başını öne çarpacaktı ben son anda elimle başını tuttum sonra eskisi gibi başını bacağıma koydum.O kıvrılarak küçücük koltuğa sığmıştı.Bu kadar küçük olmasını aklım almıyordu.Ama çok yakışıyordu hem tatlı hemde çok güzeldi.Eliyle elimi tuttuğunda içim ısınmış tüm sinirim uçup gitmişti o an için.Servistekiler bizim hakkımızda birşeyler deyip duruyordu ama hiç umrumda olmadı o an.Kağan ve Beyza gülerek bize bakarken Erdal hocanında gülümseyerek baktığını gördüm.O an kimin ne dediği hiç umrumda olmadı onca kişi arasında parlayan tek kişiydi.İstemsizce yüzümde bir gülümseme oluştuğunda kendime gelmek için başımı salladım.Biz okula varana kadar o şekilde masum masum uyumuştu.İşe bu halini çok seviyordum.Herkes indiğinde onu hafifçe dürttüm.

Ufaklık uyan hadi geldik.dediğimde yavaşça gözlerini açtı.Ve beraber indik.Kağan ve Beyza bize bakarken yanlarına ilerledik.

İz nereye gideceksiniz?dedi Ülkü merakla.

Beyza benim evime gelecek.dedi Kağan.Beyza o an ona şaşırmış bir şekilde baktı.Ama fikir hoşuna gitmişti.

Evet.Ya siz?dedi Beyza merakla.

Ülkü benimle geliyor.dedim net sesimle.

Ne?dedi Ülkü bana bakarak.

Benimle geliyorsun.dedim.

Hayır gelmiyorum.dedi.

Geliyorsun.İtiraz hakkın yok.dedi.

İz gidiyoruz o zaman görüşürüz yarın.dedi Kağan.

Gitmeden söyleyeyim tüm serviste dedikodunuz döndü ve bence bu gayet güzel birşey ayrıca çok yakıştınız bence.dedi Beyza.Ülkü Beyza'ya uyarıcı bir bakış atıp hafifçe vurdu.

Ne?Doğruları söylüyorum!dedi Beyza ve kaçar gibi gitti.

Seninle geldiğimi nerden çıkardın?dedi.

Benimle geleceksin.dedim ve onu belinden ilerleterek arabaya bindirdim eve gelene kadar konuşmamıştık.Eve geldiğimizde o koltuğa oturdu bende ona döndüm.

Duşa girip geleceğim sonra konuşacağız seninle.dedim.Duşa girip çıktım üzerimi giyindim ve saçlarımı biraz kuruladım.

Neden bana haber vermedin?dedim sonra yanına gidip.

Ne konuda?dedi merakla.

Burnun kanıyordu ve kimseye haber vermedin kimseye geçtim ilk önce bana haber vermeliydin.dedim biraz sinirli bir şekilde.

Gerek yoktu.dedi.

Vardı!Seni çok merak ettim.Ve sen elinde kan ile servise gelincede korkuttun beni.

Ama iyiyim şimdi.dedi.

Birde O Aras isimli herifin elini tutmasına izin verdin!Ben gelip araya girmesem daha tutardı elini!

Sadece elimdeki kanı silmek istedi neden bu kadar abarttın?dedi merakla.

Ben yardım ederim sana.O yardım etmesin!Dokunacaksa hiç etmesin!dedim sinirle.

Sadece bir yardım için mi bu kadar sinirleniyorum yani?

Hayır!Ben sanıyordum ki benim maçımı izlemeye geldin.Ama sen tüm maç Aras'ı izleyince anladım kim için geldiğini.dedim sinirle.O anları düşündükçe daha da sinirleniyordum.

Ne?dedi kaşlarını çatarak.

Maçı izliyordum onu değil!Ayrıca ne bu sahiplenici tavrın sen benim hiçbir şeyim değilsin!dediğinde sadece durup ona baktım.Doğruydu...Ben onun hiçbirşeyi değildim.Ne arkadaşı ne sevgilisi...

.

.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.