İçeriğe geç

FleetwayTheFleet

Bölüm 1 · 3 dk okuma

FleetwayTheFleet

Bölüm 1

RUHUN YEŞİL GÖLGESİ

Fleet, elleri cebinde ormanın derinliklerindeki mutlak karanlığı adımlıyordu. Gece sakindi; sadece botlarının altındaki kuru dalların çatırtısı sessizliği bozuyordu. Ancak bu huzur, gökyüzünün aniden zehirli bir yeşil ışıkla yırtılmasıyla son buldu.

Işık, doğrudan ona doğru, bir meteor hızıyla alçalıyordu. Fleet şaşkınlıkla donakaldı, refleks olarak savunma tekniğini devreye sokmaya çalıştı ama ışık beklediğinden çok daha çevikti. Şiddetli bir çarpışmayla birlikte geriye savruldu; sırtı kaba bir meşe ağacına çarptığında akciğerlerindeki tüm hava boşalmıştı.

"Agh! Bu da nedir?" diye inledi Fleet, ciğerlerine dolan acıyla sarsılarak etrafı kolaçan ederken.

"Merhaba... Acınası varlık," dedi derinden gelen, yankılı bir ses. Ses sanki dışarıdan değil, doğrudan kafatasının içinden geliyordu.

Fleet yutkundu. Elleri titreyerek ayağa kalktı ve tekniğini aktive etti; parmak uçlarında sarı bir aura cılız bir mum ışığı gibi parlamaya başlamıştı. "Neredesin be! Göster kendini korkak!"

Sesin sahibi alaycı bir tonla güldü. "Ben senin içindeyim, salak!"

Fleet'in gözleri fal taşı gibi açıldı. "Ne demeye çalışıyorsun? İçimde mi?"

"Velet, ben senin Ruhsal Alanındayım. Burayı zihninin ve ruhunun fiziksel bir yansıması gibi düşünebilirsin. Şimdi anladın mı?"

Fleet hala durumu kavrayabilmiş değildi. "Anladım... Ama anlamadığım tek şey... 'Lanetli Ruh' demiştin. Sen de mi onlardan birisin?"

"Evet. Ben Edo döneminde yaşamış biriyim. Ve nasıl bir tesadüf ise bu kadar zaman sonra senin zayıf bedeninde yeniden hayat buldum."

"NE! EDO DÖNEMİ Mİ? 400 yıl önce mi yaşadın sen?!" Fleet’in sesi ormanda yankılandı. Uzun, ağır bir sessizlik çöktü. Fleet hala bu imkansız gerçeği sindirmeye çalışıyordu.

"Bu arada," dedi ses, tavrı biraz daha yumuşayarak. "İsmim 7z. Senin ise... Fleet olmalı, değil mi?"

"Evet, ismim Fleet! Ama bunu nereden bildin?"

7z’nin alaycı tonu geri döndü: "Ruhsal ortamdayken her şeyini öğrenebilirim velet. En derin korkularını, en aptalca anılarını... Hepsini."

Fleet duyduğu bu cevabın ağırlığı altında olduğu yere çakılmıştı. Sarı aurası titredi ve söndü. Ormanın az önceki sessizliği şimdi çok daha ağır, çok daha tehditkar hissettiriyordu. 7z, Fleet’in zihnindeki karanlık boşlukta keskin bir kahkaha patlattı.

"Mümkün ya da değil, gerçek bu," dedi 7z. "Şansına küs ya da sevin; çünkü bu gece sadece bir ışığa değil, tarihin en büyük felaketlerinden birine ev sahibi yapmaya başladın. Ve inan bana, o daracık ruhun artık eskisi kadar sakin olmayacak."

Fleet, elini alnına koyup dengesini sağlamaya çalışırken gözlerini kapattı. Bir anlığına zihninde garip bir görüntü belirdi: Ayaklarının altında sığ, durgun bir su tabakası ve tepesinde kızıl bir gökyüzü...

"Burası mı?" diye fısıldadı Fleet. "Ruhsal ortamım bu mu?"

"Biraz paslı ve kasvetli, kabul ediyorum," dedi 7z. "Ama zamanla alışırsın. Tabii eğer bedenini kontrol etmeme izin verirsen, burayı çok daha 'canlı' bir hale getirebiliriz."

Fleet’in gözleri aniden açıldı. Bir anlığına, gözbebeklerinin etrafında yeşil, ince bir halkanın parlayıp söndüğünü kendisi fark etmemişti. "Bedenimi kontrol etmek mi? Asla! Kim olduğunu ya da ne kadar güçlü olduğunu umursamıyorum. Bu beden benim ve kuralları ben koyarım!"

7z'nin sesi aniden ciddileşti, yerini buz gibi bir otoriteye bıraktı. "Kurallar mı? Velet, sen henüz içine aldığın gücün ne olduğunu bile bilmiyorsun. Ormanın dışındaki şu enerjiyi hissediyor musun?"

Fleet duraksadı. Rüzgar aniden kesilmişti. Az ilerideki çalıların arasından, normal bir hayvana ait olamayacak kadar ağır ve hırıltılı bir soluma sesi yükseldi. Karanlığın içinden kırmızı gözler belirdi. Bir Lanetli Ruh, az önceki enerji patlamasına çekilmişti ve Fleet'in üzerine atılmak üzereydi.

7z, keyifli bir tonla mırıldandı: "Bakalım o çok güvendiğin 'kuralların' bu aç canavara karşı işe yarayacak mı... Yoksa kontrolü bana devretmek için yalvaracak mısın?"

Fleet, ellerini tekrar yumruk yaparak sarı aurasını zorladı. Bu sefer enerji, içinde atan o yeşil ışıkla birleşerek daha parlak, daha vahşi bir hal aldı.

"İzle ve öğren, ihtiyar," dedi Fleet dişlerinin arasından. "Yalvarmak benim tarzım değil."F

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.