Aşk ilk görüşte doğabilir ama aynı hızla ölmez..."
Reyonda bozulmuş olan kıyafetleri düzenlemek ile meşguldüm Deniz sayesinde 2 yıldan fazla burada çalışıyordum. Deniz 1yıl önce ortalıktan garip bir şekilde kaybulmuştu İspanya'ya teyzesini görmek için gideceğini 1 haftadan fazla kalmayacağını söylemişti ama asla geri dönmemiş arasamda asla açmıyor geri aramıyordu bu cidden fazlaca canım sıkmaya ve onun için gerçekten fazlaca endişelenmeye başlıyordum tek ailem oydu ve onuda kaybedersem kendimden nefret edeceğim gerçeği ile yüzleşiyordum ailem beni çok küçükken yurda bırakmıştı en çok çok nefret edilen aşağılan bir kızdım denizin benim için her şeyi yaptığı o gün aklımdan asla çıkmıyordu deniz benim hayatımın bir parçasıydı onsuz bie hayatta var olmak fazlaca canımı sıkıyordu nerdeydi ne yapıyordu açmıydı susuzmuydu bu beni gerçekten endişelendiriyordu ama umudum vardı biliyorum umut insanı bı zaman sonra öldürür beklemek acıtır, can yakar ama ben bunları yaşamaya hazırdım..
Havanın soğuğu bütün camları donatıyordu âdeta. İşimi bitirip çıkmıştım yaz mevsiminde olsak bile hava insanının kanını donduracak kadar soğukluğu devam ediyordu insanlar sanki kar yağışı varmıs gibi siyah kabanların içine çoktan girmiş yağmurdan kaçmaya çalışıyorlardı ben ise sadece yağmurun yağdığı noktada ilerliyordum. BOD DAYLAN'nında dedigi gibi "bazı insanlar yağmuru hisseder, diğerleri sadece ıslanır." Bende sadece hissetmeye çalışıyordum belki içimdeki fırtınalar duru diye ama dahada artmıştı asla sönmüyordu içimdeki kopmak için deliren fırtınlar. Bir çocuk gibiydim hâlâ boş aralarda gelmesini beklediğimiz ama asla gelmicek insanları arıyordum artık alışmıştım galiba gidenin asla geri gelmiyecegini küçükken bazı çocukların kaderidir bu yurda bırakılmak bazı geceler camda bazı geceler kapılarda beklerdik bizi bırakan insanlar bir gün gelicekler bizi alıcaklar kurtarıcaklar bu cehennemden diye düşünüyorduk ama asla olmadı sadece bir hayal olarak kaldı büyüsekde alıskanlıklar asla unutulmazdı.
Eve geldiğimde ıslanmıs olan kıyafetlerimi çıkartıp dolup taşan kirli sepetin içine atmıştım yağmurun soğukluğu hâlâ devam ediyordu camın kenarına geçip yoldan geçen insanları izliyordum yağmurdan kaçarken ki kosturmaları yağmurun hızla pencerelere vurmasıyla dolusmuştu çocuklar tek tek evlerinden çıkıp arkadaslarıyla bir birlikte mahallenin sokaklarından yağmurun yagmasına aldırmadan oyun oynuyorlardı anneleri camlarda cocuğuma bir şey olur korkusuyla camdan çocukların sevinç çıglıklarıyla oynadıkları oyunları izliyor camdan cama muhabbet dönüyordu aklıma kemal amcanın yurttayken bizi bahçeye salldığında sevinçle kosturmalarımız oyun oynamak için heycandan dolup taşan kalbimizle kemal abiyle oyunlar oynayışımız kendisi bizim kapı görevlimizdi o kadar işin arasında bile bizimle oyun oynamak için kovulmayı bile göze alıyordu onun yanına gidip soğuktan tır tır titreyen ellerini tutuyordum üşümesin diye o ise ellerimi daha da çok tutuyordu sonra bütün çocuklarla beraber kemal amcanın ellerine tutunmuştuk
her zaman bizimle oyun oynaması için erkenden uyuyup okuldan sonra hemen onun yanına giderdik o bize kocaman sıcak gövdesiyle bir ağaç oluyordu bir baba oluyordu babamızdan görmek istediğimiz ama göremediğimiz sevgiyi bize kemal amca veriyordu birde emine teyzemiz vardı yemek görevlimiz her zaman o nefis yemekleriyle karnımızı doyuruyordu bize anne oluyordu sevkatiyle herzaman yüzümüzü güldürmek için birlikte tatlılar yapar bütün görevlilere tek tek yemesi için verirdik
minicik ellerimizin kirlenmesine asla kıyamazdı bazen diyordumki iyiki iyiki burdayım bizi bırakıp giden ailelerimiz aklımıza gelip üzülmeyelim diye elinden gelen her şeyi yapıyorlardı şimdi onları o kadar özlüyorum ki şimdi anlıyorsun işte her şeyin kıymetini o ayrılık günü gelmişti anne baba dediğimiz kişilerden ayrılma zamanı 18 yaşınıza geldiğinizde sizi burda fazlalık olarak görülerdi hiç vakit kaybetmeden zamanında sizi göndermek için her şeyi yaparlardı o gün o kadar zoruma gitmiştiki ayrılık. tekrar tekrar yaşanan ayrılıklar kemal amcanın son kez bizimle oyunlar oynayısı emine teyzenin bize yetiştirmek için yaptığı yemekler ayrılık zamanı geldiğinde beni bırakmayan diyen gözlerle bakıyordum ama kanun buydu ayrılmak gerekiyordu size huzur olan her şey elinizden kayıp gidiyordu o kadar güzel anılar yaşatan insanlar bir gün anı olarak kalıyordu işte gerçekler böyleydi bazen gerçeklere asla inanmak istemiyordum çünkü alıştığınız seyleri bırakmak gerçekten zordu aile dediğiniz kişilerden ayrılıyordum hepsine teker teker veda edip cıkmıştık arkamızda kala tek şey ağlayan gözlerdi...
"Vedalar açıtsada bazen gitmek gerekir..."
Oy ve yorum yaparsanız beni çok mutlu etmiş olursunuz
🧚🏻♀️💗



