
Dışarıda yağan yağmuru izlerken zihni karmakarışıktı Ophelia'nın. Düşünmesi gereken onca şey varken neyi düşünmesi gerektiğini bilmiyordu aslında. Her bir düşünce aklından ışık hızıyla geçiyor,veda bile etmeden terk ediyordu zihnini. Sonunda önemli noktayı buldu. Buradan defolup gitmesi gerekiyordu. Komisyon'da vicdanı ile savaşıp istemediği bir hayat yaşıyordu. Buna mecburdu. Artık dengelerin değişmesi gerektiğini biliyordu ve bunun için çalışmıştı. Eğitmişti kendini bu zamanlar için. Kararlıydı, sonu ölüm de olsa çıkmalıydı. Yine de acele etmiyordu. Her şeyin doğru olması gerekiyordu... O sırada düşüncelerini bölen bir ses geldi duvardan. Göz devirdi kız. Gelen Komisyon kutusunu açtı, içinde ki kağıdı okudu. Bir kağıttan bile nasıl bu kadar nefret edebilirdi? Zaten komisyon binasındaydı gerçekten bu tür numaralara gerek var mıydı? Kapısını tıklamaları yeterliydi.
"Pekâlâ yine başlıyoruz" diye geçirdi içinden. Ve Yönetici'nin odasına doğru yol aldı...