İçeriğe geç

Fısıltı

Bölüm 1 · 7 dk okuma

Fısıltı

Bölüm 1

-1

Tarih 10 Mayıs 2023...

Eflal Karahan bir avukat, işinde oldukça iyi olmasıyla birlikte magazin'lerde tek konuşulan onun başarısıdır. 24 yaşında siyah saçları, kahverengi gözleri ona farklı bir hava katıyordu fiziği oldukça iyi olmasıyla birlikte boyu ise 1.70di her türlü dikkati üstüne çekecek nitelikteydi.

Sarp Kaya şirket sahibi iş adamı, tüm dünya kaya holdingin başarısını konuşmakta. 25 yaşında, kahverengi saçları ve koyu kahve gözlere sahip boyu 1.89dur. magazin'lerde karizması dillerden düşmemektedir.

Eflal, son aldığı davayı da kazanmış ve bunun gururu ile adalet sarayından çıkıp arkadaşı "Melis Yılmaz" ile kutlama yapmak için buluşma kararı aldılar. Yola çıkmış eve gidiyordu eflal o sırada telefonu çaldı arayan melis'ti "efendim canım" diyerek açtı telefonu "tamam geldim bende 10 dakikaya çıkarım" diyip kapattı. Bahçenin kapılarının açılmasıyla gördüğü 20 veya 25 koruma gözüne çarpıyordu. Babası ölmeden önce amcasından bunu istemişti. Arabayı içeriye rastgele bırakıp anahtarı çağrı'ya verdi .

"Hoşgeldiniz eflal hanım" diyip anahtarı elimden aldı korumaya baş selamı verip hızlıca eve girdim ve hazırlandım. Siyah simli askılı mini elbise giydim, siyah topuklu ayakkabı ve çanta aldıktan sonra evden çıkmıştım.

Melis'le buluşacağımız restoranda gelmiştik yemekleri söyledikten sonra bir süre genel konulardan konuşmuştuk yemekler geldikten sonra melis yemeklere dalmıştı ağzındaki lokmayı zar zor bitirdikten sonra " her zamanki gibi yine harikasın kızım" dedi. Davadan bahsediyordu "görevim güzelim" diyip kadeh kaldırdık..

Ama haberi yoktu ki kaderi olacak o adam tüm gece boyunca onu izliyordu...

Melis'le yemek bittikten sonra çıkmıştık melis'in yalvarmaları sonucu bara gelmiştik. Fazla içip kendimi kaybetmemiştim ama kendimde de değildim. Melise baktığımda ağlıyordu "lan niye ağlıyorsun" diye bağırdım kulağına "kadeh bardakları çok güzel barmen'den istedim bana vermedi" diyip ağlamaya devam etti ama normal bir ağlama değildi bir tane çarpasım gelmişti. Nasıl sustursam diye düşünürken çoktan bir erkekle flörtleştiğini görmüş gülmüştüm. Etrafa göz gezdirirken barın karanlık kısmında kalan bir masa dikkatimi çekmişti ama kimin oturduğunu görmemiştim sadece iki kişilerdi çokta umrumda olmamıştı kendi kendime eğlenmeye devam ettim...

11 Mayıs sabah saatleri

Baş ağrısı ile uyandım gece çok içmemiştim ama gürültü çok fazlaydı. İlaç içtikten sonra kendime kahve ve sandviç yapıp film izlemeye başladım...

Çalan telefonumu sonradan fark ettim odama çıkıp telefonu aldım arayan amcamdı "günaydınnn amcaaamm" dedim neşeli sesle küçük bir kahkaha attı ardından "günaydın prensesim" dedi kısa bir konuşma faslından sonra "bu akşam düzenlenen bir davet var seninde yanımda olmanı istiyorum" dedi "tabi amca sen adresi at akşam orda olurum" diyip kapattım telefonu.

Taner Karahan'dan...

"Ne dedi geliyor mu?" Diye sordu eşim sibel "geliyor tabi hem artık öğrenme zamanları da yaklaşıyor" dedim. Sibel "tanerim umarım hayırlısı olur" dedi ve sarıldı saçlarına öpücük kondururken konuştum "merak etme abim herşeyi düşündü" dedim ve o şekilde bir süre kaldık...

Eflal'den...

Davete saatler kala hazırlanmaya başladım beyaz ince askılı mini elbise üzerine ise tül bir hırka giydim topuklu ayakkabı olarak beyaz gümüş taş detaylı tercih ettim çanta iste gümüş rengi küçük kol çantası aldım takılar ve makyajım gayet güzel olmuştu.

Davet yeri...

Amcamla davet yerine giriş yaptıktan sonra bir kaç selamlaşma sonrasında bize ayrılan masaya geçtik. Melis'in ailesi yılmaz'larda geldiğinde onlarla bir masadaydık. Amcam ve taner abi samimi bir sohbete dalmıştı. Tabi eşleri sibel yengem ve ceren abla da öyle. Melis ise yakışıklı erkek peşindeydi "ee kestirdin mi birini" diye sordum "hemde ne kestirdim" dedi ona gülüp diğer konukları izlemeye başladım...

Kısık çalan klasik müzik mekana ayrı bir hava katıyordu. Bir süre sonra müzik sesi kesildi ve bir adam kürsüye çıktı "öncelikte hepiniz hoşgeldiniz bu akşam burda olduğunuz için mutluyuz. Bu geceyi düzenlemiş olan Sarp Kaya'yı konuşma yapması için buraya davet ediyorum" dedi. Sarp denen adamı gördüğümde dibim düşmüştü "oha melis bu adam ne böyle bu benim asla göz koydurmam" dedim melis gülüp "rahat ol ben arkadaşını gözüme kestirdim" dedi gülüp kürsüye çıkan adama diktim gözlerimi. Konuşma sırasında gözlerini üstümden ayırmamıştı sürekli göz göze gelmiştik. Melis'in gözünden kaçmadı tabi "adamda sana bakıyor ayy delircem sarp kaya sana bakıyor kızım" diyip kolumu beşik misali sallıyordu " kızım dur heyecan bastı" dedim melis'te gülerek "birde bayıl" dedi buna baya gülmüştük...

Biraz süre sonra "ya eflal şu sarpların masasındaki çocuk aşırı iyi ya hem sarp'ta gözlerini senden alamadı" dedi Melis "benimde dikkatimi çekti ama bana bakmıyordur diye kendimi kandırıyordum" dedim. Zaman melis ve sarp'ın arkadaşıyla bakışmalarını dinlemekle geçiyordu. Cesaretimi toplayıp sağımda kalan sarp'a bakmak için döndüğümde şarabını yudumlarken beni izlediğini fark ettim ona baktığım da gözlerini çekmemişti "odun işte" diye geçirdim içimden o göz temasını kesmedi bende utanıp önüme döndüm...

Sonrasında ise ara ara sarp'la bakışarak ve melis'in övgü sözcüklerini dinleyerek geçirdim...

3 gün sonra...

Yatağımda telefonla oynarken bir mesaj geldi numara kayıtlı değildi mesaja girdiğim de "kemanın " demişti ve yazıyor yazısını görünce beklemeye devam ettim "eline çok yakışıyor" dedi garip bir sancı hissettim içimde kim olduğunu anlamak için numarayı kaydedip profiline tıkladım bu o adamdı sarp'tı. Ne diyeceğimi bilememiş 4 dakika ne desem diye düşünmüş ve en sonunda "teşekkür ederim" demiştim o ise "iyi geceler gölge'm" dedi ne alaka? Gölge ne? Ama onun bana yazdığı gerçeği beni daha çok heyecanlandırmıştı,kalbim çıkacaktı bende ona "iyi geceler" dedim ve o anın şokunu atlattıktan sonra remix'li halay açtım ve 10 dakikalık bir dans şova tanıklık etti cinlerim.

1 hafta sonra...

O mesajlaşmadan sonra yine bir kaç kez iyi geceler mesajları gelmişti hoşuma gidiyordu bu mesajları almak hele ki atan kişi yürüyen karizma olduğu için ayrı bir heyecan vardı içimde. Yine erken kalkmış evde cinlerime konser verirken kahvaltı hazırlıyorduk melis'te gelmişti tabi , eğlenceli geçen kahvaltıdan sonra mailleri kontrol etmek için çalışma odama çıktım gelen bir mail dikkatimi çekmişti tıkladığımda Kaya'lar bir davetiye göndermişti. Sarp'ın bana bu maili gönderme sebebini merak etmiş ama sorgulamadan ne giysem diye düşünmeye başlamıştım bile...

Melis kırmızı bir mini giyip beyaz inci taşlı kolye ve topuklularla tamamlamıştı kendini. Ben ise zümrüt yeşili dizlerime gelen dekolteli bir elbise giymiştim topuklu olarak siyah tercih etmiş çanta olarak'ta siyah bir çanta seçmiştim...

20:44 Davet yeri...

Geçen seferki davetin aksine daha kalabalıktı ama mekan oldukça genişti. Yılmaz'lar ve karahan'lar olarak tek masadaydık. Muhabbet sarmıştı yengem ve ceren ablayla birlikte kadınların giyimini yorumluyorduk " kız Allah belanı o ne öyle annemin yer bezi gibi tek parça" dedi buna kahkahalarla gülüyorduk sonrasında yengem "asıl sen elifin yürüyüşe bak oynar başlıklı " dedi buna daha sesli kahkahalarla gülüyorduk gülmekten karnıma ağrılar girmişti amcam ve koray abi ise eşlerine bakıp tebessüm etmişlerdi." Ah çok güzel seviyorlar çok". Diye geçirdim içimden. Sarp kaya kürsüye çıktı onun çıktığını görünce kendimi hemen toparladım ve dikkatle onu izlemeye başladım "ağzını kapat ağzını" dedi melis "asıl sen de gözlerini çek çocuktan yedin bitirdin nazar değecek çocuğa" dedim melis buna sadece güldü o sırada da Sarp konuşmaya başladı "Bu gece daveti kabul edip geldiğiniz için teşekkür ederiz, hoşgeldiniz. Rahmetli babamın öncülüğünde birşeyler başarmak oldukça gurur verici şimdi size Kaya ailesi adına önemli olan bir haberi duyuracağım" dedi. Salon tamamen sessizdi ve Sarp bu cümleleri kurarken sadece gözümün içine bakmıştı gerginlikten terlemiştim hemde heyecan basmıştı."ah o gözler" diye geçirdim içimden konuşması bittikten sonra önünde birine odaklandı kişiyi göremiyordum oldukça kalabalıktı o sırada telefonuma gelen mesaja bakmak için kafamı eğmiştim. O sırada sarp konuşmaya başladı "sizi nişanlım Sıla Yıldırım ile tanıştırayım" dedi. Bir hışımla başımı kaldırdım ve bir kadının elini tutuyordu ve ona o kadar güzel bakıyordu ki anlatamazdım. Alkış sesleri yükseldi ben şok olmuş şekilde onlara bakarken sıla denen kadın gözlerimin içine bakarak Sarp'ı öptü... Bu manzara karşısında fazla durmak istemediğim için kendimi hızla dışarı attım bana mesajlar atmıştı, gözlerini benden ayırmamıştı bu muydu karşılığı? Melis arkamdan gelmişti "varya o estetik surat benim önüme gelmesin kafasını asfalta sürtesim geliyor" dedi sinirle ben gözlerim dolmuş şekilde yeri izliyordum. " Yok ben yolarım bu kızı aptala bak ulan çingene sen karşıma çıkma" diye söylenmeye devam etti komik gelmişti bu siniri "aman melis bu zamana kadar kim bana sadık kaldı ki" dedim çokta umrumda değilmiş gibi "o karaktersiz umut'u unuttuğumu sanma onunla ayrı hesabım var" dedi hemen devam etti "lan şerefsiz aldatmak ne lan böyle bir kızı nasıl aldatırsın haysiyet yoksunu piç" dedi "tamam melis boşver hadi girelim amcamlara dikkat çekmeyelim" dedim. Melis'te sakinleştikten sonra girdik onlar ise hala kürsüdeydi Sarp girdiğim anda bana bakmıştı yani melis öyle söyledi. Yüzüne bile bakma gereği duymadım yerimize geçtiğimizde Melis söze girdi bir anda " baba neden bu kadar keyfiniz yerinde sizin Yıldırım'larla kirli bir geçmişiniz vardı yani öyle söylemiştiniz" dedi evet bu konu benimde dikkatimi çekmişti çünkü sarp bu haberi duyurduğundan beri ikisi de tebessüm ediyordu Koray abi yerine amcam cevapladı "Herşey kontrol altında" dedi ben ve Melis kaşlarımızı çatmıştık. Bu sefer koray abi rahat ve yavaş şekilde "plan tıkır tıkır işliyoor" dedi ve hafif yandan gülümsedi anlamıştım büyük bir planları var

dı yine ,bakalım diğer günler bizi ne bekliyor...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.