Not: sevgili okur bu bölümde şiddet unsuru içeren maddeler olabilir aşırı detaylı anlatmasamda rahatsız olabilecekler illaki vardır. Lütfen rahatsız olacak kişiler varsa ya bu bölümü ağlasın ve yeni bölümü yüklendiğimde onu okusun yada bölüm masadaki liderleri anlattıktan sonra bölüm sonuna atlasın.
Şimdiden teşekkürler, zamanla artmamız ve büyük bir aile olmamız dileğiyle.
• karakterler ile ilgili bölümleri ve Afra'nın sembolünü gönderi olarak paylaşacağım kitap bölünmesin diye.
Afra Yılmaz
Aracım hava alanına girdiğinde kameraler kapıda bekliyordu güvenlikler geçmelerine izin vermiyordu .....Kuzey'in güvenlikleri.
Araçtan inmeden Turan'a bakıp derin bir nefes aldım
"Bugün çok kan dökülecek"dedim
"İçin böyle soğuyacaksa dökülsün Afra "dedi
Beni hep desteklediği için omzuna dokundum ve dostane bir şekilde gülümsedim . Turan arabadan inip kapımı açtı korumalarım arkamda yürürken benimle beraber yürüyen tek kişi Turandı .
Girişte magazinciler her zamanki gibi sorular yönetip duruyordu.
"Afra hanım ayrılık haberleri doğru mu?"
"Yakın dostunuz olan matteo bugün Türkiye'ye döndü ne düşünüyorsunuz?"
" Kuzey bey ile neden ayrı geldiniz?"
Bir kaç kameraya poz verdim ve soruları es geçtim. İçeri girdiğimde topuklu ayakkabılarım yeri inletiyordu favori sesim işte buydu
Tak..tak..tak..tak
Yaklaştıkça Kuzey'in arkası dönük sırtını daha iyi görebiliyordum . Topuklularımın sesini duyduğunda bana döndü ama gözlerinin altındaki halkaları kimse fark etmesede günlerdir uyumadığını anlayabiliyordum.
Bakışlarındaki yoğun pişmanlık ona olan Özlem duygumu artırıyordu ama bugün olacakları henüz bilmiyordu ve yaptığı tercihin karşılığını da bilmeyecekti.... henüz.
Yanına geldiğimde bana baktı ;
"Afra'm"
"Senden gelen kan kırmızı mendil ne anlama geliyor bilmiyorum ve evet onu taktım Afra'm onu taktım" dedi gözlerime bakarken
Acısını içimde hissettim ve kuzeye bakıp yüzüme yerleştirdiğim zoraki gülümsemeyle
"Yakışmış Kuzey bey " dedim
Kuzey baştan ayağa buz kesmişti bu cümlemden sonra bakışlarından bile bunu anlayabiliyordum ,resmiyet duvarını aramıza ördüğümde sessizce yutkunup önüne döndü .
Tam o an matteo lorenzo yavaş adimlar ile yanımıza geliyordu, Matteo'ya bakıp gülümsedim ve
" hoş geldin enişte !"dedim neşe ile
Kuzey henüz bilmiyordu ama yağmur ile matteo sevgiliydi , zaten Matteo'nun ani gelişi Sera'nın başına gelenler yüzündendi .
Matteo bana en sıcak gülümsemesini gönderirken sarıldı ve
"Bücür iyice uzamışsın görmeyeli !"dedi
"Sanki sen çok uzunsunda bir de bana diyorsun. Hıh "dedim
Ve yapay bir küstahlıkla saçlarımı savurdum, matteo ile kahkaha attık yönümü Kuzey'e döndüğümde yüzümdeki gülüşe hasret gibi bakıyordu ben ise kendimi toparladım ve gülümsemeyi bıraktım.
Matteo, Kuzey'e döndüğünde yüzündeki ifade kan dondurucuydu
"Kuzey sevgilim'e elini sürmek ne demek"
"Oğuz'un sevgilime dokunması ne demek"
"Masadan birine saldırmak ne demek" dedi
Sesi ne kadar sessiz çıksa da kan dondurucuydu. Kuzey ile aralarındaki soğuk bakışmayı bölen benim sesimdi.
"Cık...cık...cık"
"Çok ayıp "
Dedim sesimdeki alay ile ardından Matteo'ya bakıp göz kırptım .
"Kuzey'e dokunmayacaksın"dedim
Kuzey öfke ile bakıyordu ve bana bakıp
"Ne oluyor burda Afra'm" dedi
Ve Matteo'ya dönüp
"Senin sevgilini kaçırmam büyük hataydı ama o anda gözüm dönmüştü ne desen hakkın"dedi
Matteo ise
" Afra'nın hakkı bende büyük o yüzden bir şey demiyorum " dedi
Onlara gülümsedim ve
"bu Kuzey ile benim aramda"dedim
Çıkışa doğru yürürken onların bana yetiseceğini biliyordum. Kapıdan çıktığım an gazeteciler poz istemeye başlamıştı, matteo ve Kuzey de geldiğinde yan yana durduk Kuzey fırsatı kaçırmayıp hemen yanımda durdu ve elimi belime koydu .
Gülümseyerek kameraya bakıyordum;
"Afra'm seni o kadar özledim ki,o kadar pişmanım ki"dedi
"Kuzey elini çek belimden"dedim
"Bizi sevgili olarak biliyorlar aramızda görünmez duvarlar olsada "dedi
Dediğinde haklı olduğunu bildiğim için bir şey demedim ama pozlar bitince hemen arabaya doğru yürüdüm.
"Konum atıyorum orada toplanacağız"dedim
Herkes kendi arabasına dağılırken Kuzey son defa bana baktı ve arabasına bindi. Turan'a baktım ve
"Kıyamet başlıyor" dedim
İki Saat Sonra , Su Deposu
Tüm masa liderleri toplanmıştık .
Sare Yalçın en yakın dostum yer altındaki lakabı ile yağmur. Bu lakabı ise yağmurun altında aramızdaki 4 hain masa liderini işgence uygulayıp ardından onları yaktığı için kazanmıştı.
Hayat Kılınç masadaki en piskopatımız ve işgence makinamız benim bile bazen ondan çekindiğim oluyordu .
Rüzgar Sarsılmaz, bir çok gece kulübüne sahip ve zincir restorant sahibiydi , aynı zamanda para aklamakta üstüne yoktu .
Matteo lorenzo, yurtdışındaki elimizdi ve bizim için orda yer altı işlerini kontrol ediyor aynı zamanda silah üretiyordu.
Oğuz Yarkın, Kuzey Yarkın 'ın kardeşi ve teknoloji uzmanı kendine ait yüzlerce kaçak yazılım vardı ve bu yazılımlar işlerimizi kolaylaştırıyordu.
Ben ve Kuzey ise masanın en güçlü elleriydik,tüm kararlar bizden geçerdi diğerlerine göre söz hakkımız daha fazlaydı.
Herkesi süzmeyi bırakıp önüme döndüm ve kendime çeki düzen verdim . Ayağa kalktığımda herkes onları neden çağırdığımın merakı içindeydi.
"Öncelikle böylesine aptallar için bir toplantı organize edip sizi meşgul etmek istemezdim ama ..."
"Buradaki olanların hepsini görmeniz gerekiyor."dedim
Kapıya doğru bakıp Turan'a
"Getirin !"dedim
Kapıdan içeri kollarından asılmıs bir halde Ziya'yı getirdiler demirde sallanırken yüzümdeki gülümseme ile ona bakıyordum. Masadakiler anlamaz gözler ile bakıyorlardı.
"Ziya piçi sırf Kuzey ile aramı bozmak için Kuzey'e onu aldattığıma dair fotoğraflar göndermiş"dedim
"Buna kim inanır ki sen, Kuzey'i aldatmazsın "dedi Sare
"Yalan fotoğraflardı ama Ziya'ya teşekkür ederim bana aramızdaki güvensizliği gösterdi "dedim
Masa liderleri şok ile Kuzey'e bakıyordu
"Buna inandın mı cidden"dedi hayat
"İnanmış " dedi Rüzgar
"Sessizlik!" dedim
"Herkes yaptığını öder "dediğim gibi elimi kaldırdım.
Turan başını salladı emri almıştı .
3....2....1.....
Yanımdan geçen kurşun sesi ile irkilmedim bile sadece duyduğum iniltiler bana sadistce zevk veriyordu.
Kuzey'in yanına yürüdüm ve göğsündeki mendili çıkardım yüzüme bulaşan kanı sakinlikle sildim.
Üyelerin şok olmuş yüzü karşımdaydı. Onlara gülümsedim ve
" ihanetin sonu budur "dedim
Sakinlikle, Ziya'ya döndüm cansız bedenine tiksinen gözlerle bakıp . Turan'a döndüm
"Pres makinasına atın "
"Parçalarını ise paketleyip Selim bey'e gönderin hediyem olsun "dedim
Soğukkanlılık ile konuşurken babam yine şaşırtmamıştı .
"Bravooooooooooooooooooooooooooooooooooo " hayatın sesi ile ona döndüm
"Deli korkuttun beni"dedim
"Manyak karı, adamı parçalıyorsun korkmuyorsun benden mi korkuyorsun alındım"dedi ,gülümseyerek ona baktım
Kuzey'e döndüğümde yüzündeki sırıtma ile beni izlediğini gördüm.
"Hem tırstım, hem hayran oldum"dedi gülerek ve kahkaha attı
Ona bakarken bende gülmeye başladım
" Ben preslenişini izleyecektim ama yaa"dedi hayat yüzündeki hüzün ile
"Bu odadaki herkese işgence edebilirim ,asma suratını " dedi Rüzgar
"Hoşt, elini ucu ile bile Afra'ma dokunursan seni ben parçalarım "dedi Kuzey
"Şaka yapıyorum şampiyon,delin senin olsun benimki bana yeter "dedi Rüzgar
Gülümseyerek onları izliyordum ve boğazımı temizlediğimde herkes sustu .
"Herşeyin bir cezası vardır elbet"dedim
"Aramızdaki tek hain Ziya değil ve bir çoğu olduğuna eminim ama Selim bey onları çok iyi gizlemiş adamlarınıza dikkat edin" diyerek onları uyardım
Ardından elimdeki mendili gidip Kuzey'in cebine yerleştirdim ve Kuzey ayağa kalktığında başımı kaldırıp ona baktım2 metre boy mu olurdu yaaa. Düşündüğüm şeye bak ayarlarımla oynuyordu .
Hızla Kuzey 'den uzaklaştım ve boğazımı temizledim;
"Şimdi de sıra bana inanmayıp güvenmeyenlere "geldi dedim
Kuzey bana bakıp yutkundu . Arkadan Matteo'nun gülerek
"ben sana güveniyorum"demesini duymuyordum .
Kuzeye baktım ve masada derin bir sessizlik oldu
"Sıra sende canım"
"Seçim senin . Ellerin mi ? Ayakların mı ? Yoksa bensizlik mi ?"
"Neyden vazgeçiyorsun güvensizliğinin cezası ve seni affetmemin bedeli olarak"dediğimde
Tüm masaya buz gibi bir sessizlik hakim olmuştu .
~ Bölüm sonu ~
