İyi Okumalar 🦋
_______________
~hyunjin~
Felix kendisi ailesiyle konuşacağını söylüyordu ama ben onu yalnız bırakmak istemiyordum. Yine de omegam fazla inatçıydı ona karşı gelememiştim.
Eve gitmek için arabadan indiğinde arabamı harekete geçirerek onların mahallesinden çıktım ve arka mahalleye geçtim.
Tabii ki onu öylece bırakıp gidecek değildim. İyi ki de öyle yapmıştım. Dakikalar sonra kalbimde hissettiğim duygularla anlamıştım Felix'in ailesiyle yaptığı konuşmanın yolunda gitmediğini.
Önce omegama mesaj attım cevap vermesini bekledim ama cevap gelmeyince ve omegamın üzüldüğünü hissettikçe daha fazla dayanamadım.
Arabamı çalıştırarka onların evinin önüne geri döndüm ve arabamdan indim. Felix karışmamamın daha iyi olacağını söylemişti ama onu yalnız bırakamazdım.
Evlerine girmek için kapılarının önünde durduğumda tam kapıyı çalacaktım ki kapı yüzüme açılmıştı.
"Sen.."
Felix'in babasının sinirli suratına baktım. O sinirli olmakta haklıydı. Ben daha sakin davranmalıydım.
"Sen ne yaptığını sanıyorsun lan it!"
Bağırarak üzerime doğru yürüdüğünde bir adım geriye atarak kapının dışına çıktım. Çok fazla sinirli görünüyordu.
F: "Hyunjin git!"
Felix'in çığlığını içeriden duyduğumda her şeyi anlamıştım. Babası muhtemelen benimle konuşmaya geliyordu. Felix de yanıma gelmediğine göre odasında kitli olmalıydı.
Üzerime doğru adımlayan alfadan kaçmak yerine ona doğru bir adım attığımda adımlarını durdurdu.
H: "Sizi endişelendirdiysek özür dilerim. Felix'e kızmayın, tüm sorumluluk bende. Delta'nın mührü asla kırılmaz. Burada amacım Felix'i üzüp gitmek değil. Tek amacım onun yanında olup onu her zaman mutlu etmek"
Bay Lee üzerime doğru attığı adımları tamamen durdurarak derin bir iç çekti. Bunları benden duymak onu rahatlatmıştı anlaşılan.
H: "Lütfen sakince oturup konuşalım"
Önce o koyu ve yargılayıcı bakışlarını üzerimde gezindirmiş sonra ise içeri geçmem için kapının önünden çekilmişti.
"Felix odasında, al ve gel konuşalım"
Başımı hemen sallayarak içeri geçtim ve bay Lee'nin uzattığı anahtarı alarak koridorun sonuna doğru yürüdüm.
Elimdeki anahtarla kapıyı açtığımda omegam hemen kollarımın arasına atlayarak bana sıkıca sarılmıştı. Sevginin önünde hiçbir engel duramazdı.
Biz birbirimizi sevdiğimiz sürece her zorlukların üstesinden gelecektik.
...
Kravatımı düzelterek sağımda ve solumda duran arkadaşlarıma baktım. Jisung elinde çikolata paketini tutuyor, Minho ise çiçek buketini.
Büyüklerimizin isteği üzerine nişanlanmamız uygun görülmüştü. Bu tabii ki de bizim işimize gelirdi.
Kendi aramızda sadece yüzük takacaktık. Ve benim Minho ve Jisung'tan başka ailem yoktu. Onlar benim tek arkadaşlarımdı.
J: "Biraz daha çalmazsan kapıyı çikolatayı kendim yiyceğim"
Jisung bıkkın bir şekilde konuştuğunda güldüm. O kadar gergindim ki dakikalardır soğukta kapının önünde kalmıştık.
Son kez takım elbisemin cebinde duran yüzük kutusunu kontrol ettikten sonra derin bir nefes aldım ve zile bastım.
Çok geçmeden bayan Lee tarafından kapı açılmıştı. Şık elbisesiyle ve güler yüzüyle bizi selamlayıp içeri geçmemiz için kapıyı tamamen açtı.
Elim ayağım titriyordu resmen. Felix ile mühürlüydük ama böyle resmi bir şekilde nişanlanmak garip bir şekilde kalbimi hızlandırıyordu.
İçeri geçtiğimizde bay Lee de salondan gelerek bizi karşılamıştı. Bakışlarım ise sürekli etrafta dolanarak tek bir kişiyi arıyordu.
Salonun girişinde aradığım bedeni gördüğümde sert bir şekilde yutkunarak öylece donup kalmıştım.
Beyaz bir melek gibiydi omegam.. üzerindekiler o kadar güzel ve kendisi gibi zarifti ki bakışlarımı ondan alamıyordum. Uzun sarı saçları o kadar öpülesiydi ki kendimi tutamamaktan korkuyordum.
Herkes konuşarak salona doğru geçtiğinde biz öylece donuk bir şekilde birbirimize bakıyorduk. İkimizin de aklında aynı düşüncelerin olduğuna emindim.
Omegama doğru adımlayarak kollarımı incecik beline sardım ve kendime doğru çekerek sıkıca sarıldım. Küçük ellerini sırtımda hissettiğimde ise gözlerimi huzurla kapattım.
F: "Saçlarım bir türlü güzel durmadı. Çok mu kötü oldum?"
Mızmızlanarak konuştuğunda etrafta kimsenin olmamasını fırsat bilerek dudaklarımı mühür yerine hızlıca bastırarak yumuşak bir öpücük bıraktım.
Hemen beni omuzlarımdan tutarak kendisinden uzaklaştırmıştı. Ben ise sırıtarak pembeleşen yanaklarına baktım.
H: "O kadar güzel olmuşsun ki kafayı yedim Felix. Yürümeyi bile unuttum. Seni şu an kaçırmak istiyorum"
Kıkırdayarak güldüğünde dudaklarını öpmek için üzerine doğru eğildim lakin geri çekilerek öpücüğümden kaçmıştı.
F: "Hyunjin babam görürse asar bizi. Anca sakinleştirdik."
Yanaklarımı bıkkın bir şekilde şişirerek başımı salladım. Şu yüzükler takılsın omegamı alıp götürecektim umrumda değildi. Mühürlü eşimdi ondan ayrı kalamazdım sonuçta.
F: "Çok yakışıklı olmuşsun Hyunjin.."
Başkaları duymasın diye fısıldayarak konuştuğunda yutkundum. Onun duygularını hissediyordum ve şu an benden etkileniyor olduğunu bilmek beni de bozguna uğratmıştı.
H: "Minho ve Jisung kendilerini rezil etmeden salona geçelim"
Daha fazla başbaşa kalmamız tehlikeli olacaktı anlaşılan o yüzden diğerlerinin yanına geçmek en iyisiydi.
Omegamın küçücük elini kendi elimin içine alarak sıkıca tuttum ve birlikte salona geçtik. Minho ve Jisung çoktan kaynaşmıştı.
Jisung, Felix'in annesinin yaptığı pastanın tarifini alırken Minho Felix'in babasıyla sohbet ediyordu.
Biz de diğerlerine katıldığımızda konuşmalar daha da hararetlenmişti. Farklı konulardan konuşuyorduk, durmadan sohbet değişiyordu ama benim bakışlarım her saniyesinde Felix'in yüzündeydi.
Omegam.. hala gözümde tanıştığımız ilk gün yanıma gelen o küçük, yaramaz bebek gibiydi. Her güldüğünde sanki 7 yaşındaki Felix gülüyormuş gibi hissediyordum.
Durmadan etrafımda koşuşturan, bana çikolatalar getiren o tatlı çocuktu. Aynı zamanda benim kurtarıcı meleğimdi.
Hayatıma o girmeseydi ben belki de bu kadar uzun yaşayamayacaktım. Ben onu tanımasaydım belki de yaşamanın ne olduğunu bilmeyecektim.
Ben düşüncelerim içinde yüzerken ne ara herkes ayağa kalkmış etrafımızda toplanmıştı bilmiyordum. Ben öylece omegamın güzelliğine dalıp gitmiştim işte.
Minho gözleriyle cebimi işaret ettiğinde elim otomatik olarak cebimdeki yüzük kabına gitmişti. Küçük kutuyu elime alarak omegamın gözlerine baktım.
Heyecandan ne yapacağımı bilmediğimi anlamıştı omegam. O yüzden bana tatlı tatlı gülümsüyordu. Ne kadar gergin olsam da benim de dudaklarım kıvrıldı onun gülücüğünü gördüğümde.
Gözlerimi bir saniye bile beni bu hayata bağlayan o irislerden almadan kutuyu açtım ve iki yüzüğü de elime alarak Felix'e uzattım.
Büyük olanı Felix eline aldığında avcumun içinde kalan küçücük yüzüğe baktım. Minicikti.. serçe parmağıma olacak kadar küçüktü.
Gülümsemem daha da büyüdü. Küçük yüzüğü dikkatlice parmaklarımın arasında tutarak omegamın elini zarif bir şekilde elime aldım.
O güzel tenini önce öpmek istiyordum ama bunu burada yapamayacağımı biliyordum. Bu yüzden eline bakarak iç geçirdim sadece.
Parmaklarımın arasında tuttuğum yüzüğü yüzük parmağına geçirdiğimde, o da benim elimi tuttu. Aynı benim gibi yüzüğü, yüzük parmağıma taktığında bakışlarım ellerimizden onun gözlerine kaydı.
Herkes bizi alkışlıyordu ama ben hiçbir sesi duymuyordum. Tüm odak noktam güneş gibi parlayan omegamdaydı.
Kendimi daha fazla tutamadım, minicik elini tutarak küçüğümü kendime doğru çektim ve kollarımın arasına alarak sıkıca sarıldım ona.
Burnumu uzun saçlarının arasına gömerek o tatlı kokusunu ciğerlerime çektim ve kimsenin görmeyeceği şekilde saçlarının arasına öpücük kondurdum.
Onun kolları da benim belimi sıkıca sardığında sanki dakikalar sonra ilk kez derin bir nefes çektim ciğerlerime.
Bana sevmeyi de sevilmeyi de mutlu olmayı da aile olmayı da Felix öğretmişti. Felix bana, ben olmayı öğretmişti.
O benim ilk ve son aşkımdı....
__________________
Ve sonsuza kadar mutlu yaşadılar...
Amuda kalkarak ağlayacağım yaa 😭😭😭
Çok tatlılar amk bayılacağım 😭
Yine green flag'ın kurucusu olan keenblue elinden tatlı bir hikaye okudunuz. Bu hikayede de beni desteklediğiniz için teşekkür ederim bebeklerim.
Umarım bu kitabımı da çokça sevmiş, okurken en az benim kadar heyecanlanmışsınızdır.
Başka tatlı, yumuş ficlerimde ve özel bölümlerde tekrar buluşalım BLUEES'lerim🦋
Beni takip etmeyi ve diğer ficlerime göz atmayı unutmayınnn
İnsta/tiktok: keenbluees




