İçeriğe geç

FİORE 1- BEYAZ GÜL

Bölüm 1 · 5 dk okuma

FİORE 1- BEYAZ GÜL

Bölüm 1

GİRİŞ

27.07.2005

Bir ölüm bazen yeni bir hayatın başlangıcı olabilirdi.

Etraftaki sıcaklık içinde esen rüzgâr birazda olsa insanı rahatlatıyordu. Minik bir kız babası ile evin önünde oyun oynuyordu. Annesinin sesine doğru koşmaya başladı. Öğle yemeği vaktiydi. Beraber masaya oturdular.

"Baba... bir daha görev yok değil mi? Beni sakın bırakma. Gece canavarlar yer beni."

İsmet Bey kızına güldü. O gitmesini istemese de gitmeliydi. Ne diyeceğini bilemedi. Sadece minik kızına güldü.

"Söz veremem Saren ama her zaman yanında olacağım. Allah şahidim olsun ki."

Saren sadece babasına güldü. Kafasını evin kapısına doğru çevirince gelen annesini gördü. Elinde meyve tabağı vardı. Saren ellerini çırparak annesine seslendi. Lalezar Hanım adımlarını biraz daha hızlandırdı. Minik kızı ve sevgili eşinin yanına gelip oturdu. Meyve tabağını masaya koydu ve eşinin kucağındaki kızını kucağına aldı.

“Benim minik kızım. Nur yüzlü Saren’ im. Bak bize meyve tabağı yaptım.”

Çatal ile bir tane çilek alıp kızına verdi. Saren’ de annesinin yaptığı gibi çatal ile çileği alamaya çalıştı. Başaramayınca minik elleriyle tutup annesine uzattı.

“Bana meyve yok mu?”

Kafasını babasına çevirince kıkırdadı. Eliyle muz akıp babasının ağızına uzattı. İsmet Bey hiç tereddüt etmeden yedi.

Meyve bittikten sonra Saren annesinin kucağından kalkıp koşmaya başladı.

“Baba beni yakala!”

İsmet Bey koşuyormuş gibi yapıp minik kızını kovaladı. En sonunda yakalayınca gıdıklamaya başladı.

Karısının yanına gelip oturunca sadece gözlerine baktı. Canını bile verirdi. Aşk insanı delirtiyordu. Yıllar önce peşinde koştuğu kadın. Onunla beraber kaçan kadın şuan kızına annelik yapıyordu.

Saren yanlarına gelince Lalezar’ ın gözleri doldu. Sanki birbirlerini son görüşleriydi. Bir aşkın son damlaları gibiydi.

Fakat tüm dikkatlerini silah sesi dağıttı. İsmet, Lalezar’ a bakınca karnını tuttuğunu gördü.

Kanıyordu.

Lalezar vurulmuştu.

İsmet kızını yere eğerek Lalezar’ı tuttu. Sevdiği kadın gözlerinin önünde ölüyordu.

Sonraki ses gelmedi. Fakat İsmet’ in acısı arttı. Son silah sesinden sonra yerde yatan kızını gördü. Kanlar içindey- di. O an tek bir ses duydu.

“Baba… Anne… Canım acıyor.”

Ardından bir bağırış ve tek bir ses.

“Eğer yaşarsan seni almaya geri geleceğim minik kız.”

Saniyeler sonra gözünün önünde Aslan vardı. Askerlik arkadaşı ve can dostu. Bağırıyordu ama boşunaydı. İsmet önce kızına doğru çevirmeye çalıştı yüzünü. Ona son kez baktı. Gözleri kapanıyordu ama ağlamayı kesmemişti. Ve kafasını diğer tarafa çevirip eşine baktı. Canını bile verebileceği eşine.

Lalezar’ın gözü kapanmıştı. İsmet ona baktı. Sonra etraf karardı.

İsmet Tekin, karısına bakarak ölmüştü. Asla bırakmadığı karısına bakarak gözlerini kapamıştı. Canını severek verebileceği karısına bakarak ölmüştü.

İsmet ve Lalezar’ ın aşkı sonsuz olmuştu. Hayatlarının sonuna kadar birbirlerini sevmişlerdi.

Sonsuz sevgi, ölmeden önce bile sevmekti.

28.09.2025

Saren Tekin.

Gözlerinin önüne ölen ailesini hala unutamıyordu. Gözlerini kapadığı her an aklına geliyordu.

Anne ve babası gitse de o kurtulmuştu.

Ölümü küçük yaşta tatmıştı.

En büyük cezasını almıştı. Şeytanın, ona ilk kötülüğü bu olmuştu.

Yanında duran Aslan amcasına baktı. Hastaneden sonra onunla kalmıştı. Fakat onu dedesi ve babaannesine getirmek zorundaydı.

Evin biraz uzağında durdular. Aslan eğilip Saren'e baktı. Saçını okşadı.

“Ben buradan sonrasında gelmeyeceğim. Seni o eve girene kadar izleyeceğim. Asla ama asla gitmeyeceğim.”

Saren, Aslan’ a sarıldı.

İkinci babasına sarıldı. Ona baba sevgisi veren adama.

“Peki… ben düşersem sen olmayacak mısın? Hani babam görevdeydi ve sen vardın. Oyun oynarken yaramı öpmüştün. Bu sefer sen olmayacak mısın?”

Aslan kafasını iki yana salladı. Önündeki minik kızın gözleri dolmuştu. Yaslanacak kimsesi kalmamıştı.

“Seni ziyarete gelirim. Ama sakın unutma. Yolun bir gün İzmir’e düşerse gel. Bergama’ya gel. Beni sakın unutma. Benim bir Aslan amcam vardı de.”

Saren kafasını salladı. Artık tam anlamıyla ağlıyordu. Aslan’ın ise gözünden sadece birkaç damla yaş akmıştı.

En sonunda Saren gidince yere çöktü. Dostu gitmişti ama içinde bir intikam ateşi yanmaya başlamıştı. Asla sönmeyecek bir ateşti.

Saren’e bakınca kırık parçalar görüyordu. Minik kızın tüm hayatı kararmıştı. Yalnız kalmıştı. Ayağa geri kalkıp kapının önünde duran kişilere baktı.

Mutlu ederler mi Saren’i?

Bilmiyordu. Dedesi ve babaannesi ona sarılmıştı. Fakat Saren onlara sarılmamıştı. Kollarını kaldırmıyordu. Kırılmış bir cam gibiydi. Asla yerinden oynayamıyordu. Kimse dokunamıyordu. Daha da kırılabilirdi.

29.09.2005

Gidememişti Aslan. Arkadaşının kızını geride bırakıp

gidememişti. Tüm gece orada durmuştu. Yememiş ve içmemişti.

Saren ise tüm gece uyumamıştı. Ona verdikleri odayı biliyordu. Saren’i camında görmüştü. Saren tüm gece uyumayıp camdan bakmıştı. Anne ve babasını yıldızlarda arıyordu.

Şimdi ise evin önündeki bankta oturuyordu. Babaannesi ne kadar uğraşsa kaldıramamıştı. Gitme isteği duydu. Hatta ihtiyacı. Ama bir daha bırakamamaktan korktu.

Çok zordu.

15.10.2005

Hala gidemiyordu. Her gün Saren’i izliyordu. Her gece kızın uyuyup uyumadığına bakıyordu. Gitmek istese de gidemiyordu. Bırakmak istese de asla bırakamıyordu.

Fakat gitme zamanı gelmişti. Komutanı kaç kere çağırmıştı. Zamanı daralmıştı. Bugün son gündü. Geri gitmesi gerekiyordu.

Minik kıza son defa baktı. Yine banktaydı. Hiç değişmemişti. Fakat içindeki sarılma hissi hiç geçmiyordu.

İleri adım attı. Sadece son defa sarılacaktı. İkinci adımı

Atmadan önce son defa düşündü. Peki ya bırakamazsa onu. Ya gidemezse. Adımlarını geri aldı. Son kez minik

kıza baktı.

Son kez arkadaşının kızına baktı.

Arkasını dönüp gitti. Fakat Saren’i asla unutamadı. Onunda ilk çocuğu gibiydi. Anne ve babasından sonra onu ilk gören kişi olmuştu. Babası yokken hep o baktı. Onunla oyunlar oynadı.

Şimdi ise onu bırakıyordu.

18.07.2006

Uzun süre ardında Aslan sözünü tutmaya geldi. Saren’i ziyarete gelmişti. Evin kapısının önüne gelince durakladı. Elindeki oyuncak poşetine baktı. Oyuncak ayı almıştı.

Zile bastı. Birkaç dakika beklese de kimse açmadı. Yine şansını denedi ama olmadı. Fakat duyduğu ses ile arkasına döndü. Yaşlı bir amca ona sesleniyordu.

“Evladım kim için geldin?”

“Burada minik bir kız var. Ölen arkadaşımın kızı. Onu ziyarete geldim ama yoklar.”

Adamın yüzü anında düştü. İsmet’i tanıyordu.

“Onlar aylar önce taşındı. Zaten oğlu ölmeden önce iyice dışarı çıkmadılar. Oğulları öldükten sonra onları hiç

görmedim.

Aslan’ ın yüzü iyice düştü. Kafasını sallayıp yürümeye başladı. Saren’i sabah akşam gözetlediği yere gelince durdu.

“Yemin ederim Saren. Yemin ederim seni bulacağım. Anne ve babana seni bırakmadığımı göstereceğim.”

Banka son kez baktı ve arkasını döndü.

Yeminini etmişti. Minik kızı görmeden ölmeyecekti.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.