Arabalara yerleştik ve yola çıktık. Kıvanç öne, ben ve Selin cam kenarına ortamıza ise Recep oturmuştu. Şimdiki durağımız Giresun Kalesiydi. 3 saatlik yolumuz vardı.
Recep, bacaklarını genişçe açmış ve koltuğa güzelce yayılmıştı. Bacağımla Recep'in bacağını hafifçe ittim. Bakışları direk bana döndü. Gözlerimle bacaklarını işaret ettim.
Anlatmak istediklerinimi anlamadı ve yayvan oturmaya devam etti. Dayanamadım ve bacağına vurdum.
"Oğlum bu zamana kadar nasıl oturulacağını öğrenemedin mi? Al ağzıma sok bacağını! Hiç çekinme! Bak hâlâ düzeltmiyor."dedim ve vurmaya devam ettim.
Recep, "Ahh Zeyno! Vurma yaa, tamam düzelttim bacaklarımı." Dedi ve bacaklarını birbirine yaklaştırdı.
"Şükürrr! Bize minnacık yer bırakmıştın. O kadarcık yere nasıl sığalım oğlum." Dedim. Selin bu halime kıkırdadı.
"Haklı değil miyim kız? Az sen de konuş da."
"Sonuna kadar haklısın Zeynep. Ben senin tepkine güldüm." Dedi Selin ve sırıttı.
Bir süre sessizce pencereden dışarıyı izledim. Kısa bir süre sonra kulaklarıma müziğin melodisi doldu.
"Bu gece gel benim ol diyemem
Sana ben aşkımı söyleyemem
Utanırım beni öp diyemem
Ele güne sorma beni
Yaralama vurma beni"
Selin şarkıya eşlik etmeye başladı. Recep'te Selin'e gülümsedi ve o da söylemeye başladı. Hemen telefonumu çıkarttım ve video çekmeye başladım.
"Karabiberim vur kadehlere
Hadi içelim, içelim her gece
Zevki sefa, doldu gönlüme
Hadi içelim, acıların yerine"
Bağıra bağıra birbirlerine karşı dönerek söylemeye başladılar. Bu hallerine kahkaha attım. Kıvanç'ın tepkisinin ne olduğunu çok merak ettiğim için dikiz aynasından yüzüne baktım.
Şaşkınlıkla, şarkı söyleyen ikiliye bakıyordu. Sonra yavaşça yüzünde bir tebessüm oluştu. Bence Selin'in mutlu olduğunu görünce Kıvançta mutlu olmuştu.
Başka şarkı çalmaya başladı. Bir yandan videomuzu çekerken bir yandan şarkıya eşlik ettim.
"Affet beni sevgilim, sensiz olmak istedim
Herkes aşkı ararken bense kaçmayı seçtim
Üzgünüm sevgilim, mutlu olmanı istedim
Şimdi yanındakiyle
Mutluluklar dilerim"
*********
"Kusura bakma, yapamam kimileri gibi küçük hesaplar
Kül kedisi, tırnaklarını yüzüme saplar
Artık yok gibi, sonu mutlu masallar
Vur beni, vur, yüzümü saklamam
Kalk, gidelim çekip uzaklara
Tüm bildiklerini camdan at
Gel, sürelim seninle saltanat
Bil ki artık dönüş yok
Bil ki artık dönüş yok"
Bağıra bağıra söylüyorduk. Ellerimizi ritme göre sallamaya başladık. Gözlerim dikiz aynasından bana hayranlıkla bakan Kıvanç'a takıldı. Kocaman gülümseme yolladım.
Kıvanç'ın da yüzünde sırıtış belirdi. Elleriyle saçını düzeltti ve bana göz kırptı. Kalbim teklemeye başladı. O sırada Selin öne uzandı ve bir düğmeye bastı.
Tavanda bir şeyler olmaya başladı. Yavaşça tavan açıldı ve gök yüzü belirdi. Cam da açıldı ve içeriye temiz hava doldu. Selin elimden tuttu ve beni ayağa kaldırdı. Camdan dışarıya çıktık.
Yüzümüze temiz hava çarptı ve saçlarımız uçuşmaya başladı. Kahkaha attım ve şarkıyı söylemeye devam ettik. Yiğit Amca müziğin sesine daha da arttırdı. Artık şarkı dışardan da duyuluyordu.
Yanımızdan geçen arabalar bize eşlik edip arada korna çalıyordu. Önümüzden giden babamın arabasından abim, Atlas abi ve Eda teyze bize el salladı. Biz de onlara geri el salladık.
Annem, "kızzz düşeceksiniz! İnin aşağı çabuk! Fındık zamanı başımıza iş çıkarma Zeynep. Hastanelerde uğraşmayalım da. Fındık bi bitsin, ondan sonra ne yaparsan yap." Diye bağırdı camdan çıkarak.
"Burası çok iyi ama anne. Az önce sen biricik, güzel, akıllı mı akıllı kızını tercih etmek yerine fındığı mı tercih ettin? Aşk olsun ama yaa.
Aslında düşününce fındığın orta düzey geliri var. Ama benim yok. Valla ben de olsam parayı seçerim. Ne kadar zekisin kız anam. Kendi anam diye demiyorum ama zeka küpü maşallah." Dedim ve elimi kulağıma sonrada dudağıma götürüp arabaya hafifçe vurdum.
Annem senden adam olmaz der gibi bakışlar attı ve geri arabanın içine girdi. Selin'le ellerimizi birleştirdik ve tekrardan şarkı söylemeye devam ettik.
Çok eğleniyorduk. Tabiki bu eğlencemiz biri tarafından bozuldu. Selin'le biranda aşağı çekildik. Tahmin edin, kim yapmıştır?
Tabi ki bunu yapan Recep'ti. Ahh başımın belası, portakal kafa. Popo üstü koltuklarımıza düştük. Bu sefer Recep, ayağa kalktı ve camdan dışarıya belden üstünü çıkarttı.
"Çekilin bee!! Burda bir star varken size mi düştü şarkı söylemek. Dinleyin şimdi bülbül sesimi." Dedi ve kalın sesiyle şarkıya eşlik etmeye başladı. Elinde sanki mikrofon varmış gibi yumruk yaptı.
Arada bağırarak arada sesini alçaltarak şarkıyı söylemeye başladı. Recep'in sesinden size bahsetmiş miydim? Recep'in iğren bir sesi var. İlk şarkıda Selin'le beraber söylediği için sesinin iğrençliğini Selin'in seni bastırıyordu.
Ama artık bu sesi bastıracak bir ses yoktu. Hemen kulaklarımı kapattım ve "bu ses bülbül sesi olmak yerine anca karga sesi olur. Portakal kafa bu ses ne yaa!! Sus artık, kulaklarımız kanıyor." Dedim.
Recep beni hiç umursamadı ve şarkıyı söylemeye devam etti. Alttan bacaklarına vurmaya başladım ve onu geri çektim. Yerine zorla oturtturdum. Sonunda susmuştu.
"Sen beni kıskanıyorsun Zeyno. Sen bağırarak karga sesinle şarkıyı söylerken iyiydi ama. Benim güzeller güzeli sesime sen kurban ol bee." Dedi
"Valla kankam, mankam demem alnının çatına bang ettiririm. Aa bizimki de sabır yani." Dedim ve önüme döndüm. Gerçekten sesim çok kötü mü çıkmıştı? Bir de bağırarak söylemiştim.
İnşallah Yiğit amca ve Kıvanç rahatsız olmamışlardır. Olsa söylerlerdi di mi? Ya da tam tersi üzülmeyeyim diye söylemezlerdi. Sesli bir şekilde ofladım.
Yiğit amcaya mahcup bir şekilde, "çok bağırdığım için özür dilerim yiğit amca. Bi anda fazla gaza geldim."Dedim, üzgünce.
"Yok kızım ne kusuru. Hem kulağımın pası silinmiş oldu, fena mı?" Dedi ve güldü.
Recep, "benim sayemde di mi Yiğit amca?" Diye sordu. Elimin tersiyle Recep'in omzuna vurdum.
Recep, "Ne! Yalan mı?" Dedi ve havalı göründüğünü düşünerek saçlarını geriye attı. Selin'e doğru döndü ve "haksız mıyım Selo?" Dedi.
Selin gözlerini sonuna kadar açtı. Selin, "Selo?" Dedi ve kaşlarını kaldırdı. Kocaman kahkaha attım ve "Selo ne oğlum? Erkek isminin kısaltmasam gibi." Dedim.
Recep, "Bence gayet güzel oldu. Sen beğenmedin mi Selo?" Dedi, ciddiyetle Selin'e bakmaya devam etti.
"Portakal kafa birde ciddi ciddi soruyor musun? Tabi ki beğenmeyecek kız. İnsan Seliş falan der." Dedim. Beni onaylaması için Selin'e döndüm. Recep'le ikimiz beklentiyle Selin'in diyeceklerini bekliyorduk.
Selin, "yanii, beğendim ben." Dedi.
Recep, Zafer kazanmışcasına bana baktı. "İşte bu beee!" Dedi. Gözleriyle "baaak gördün mü? Ben ne dedim?"Der gibi bakış attı. Kocaman gülümsedi. Ellerini birbirine vurdu ve aniden kolunu Selin'in omzuna attı.
Selin'in gözleri far görmüş tavşan gibi açıldı ve o an dona kaldı. Recep, elini kaldırdı ve Selin'in saçlarını karıştırdı. Selin daldığı yerden çıktı ve gözlerini kırpıştırdı. Recep'e bi değişik bakmaya başladı ve gülümsedi.
Recep ve Selin'in gözleri parlıyordu. Birbirine kitlenmiş bir şekilde bakakaldılar. Birbirlerine yakın duruyorlardı. Recep, Selin'in dağıtmış olduğu saçlarını geri düzelmeye başladı.
Recep, "ş-şey biran gaza geldim. Ondan saçlarını karıştırdım. Umarım rahatsız olmamışsındır."dedi kısık sesiyle.
Selin hemen itiraz etti. "Yoo, hayır rahatsız olmadım." Dedi ve yanakları kızarmaya başladı. Birbirlerine çok yakışıyorlardı. Acaba duyguları karşılıklı mıydı? Recep'in üzülmesini asla istemezdim.
Bu hallerine kocaman sırıttım. Gözlerim istemsiz dikiz aynasına kaydı. Beni izleyen Kıvanç'ın bakışlarını görmeyi beklemiyordum. Kalbim hızlanmaya başladı. Acaba ne kadar süredir beni izliyordu? Yoksa şans eseri mi denk gelmişti?
Acaba o da benim hissettiklerimi hissediyor muydu? Bu düşüncelerden arınmak için kafamı hafifçe sağa sola salladım. Bir süre Kıvançla bakıştıktan sonra Kıvanç'ın bakışları Selin ile Recep kaydı.
Kaşları hafifçe çatıldı. Ama bir şey demeden hızlıca önüne döndü. O sırada Yiğit amca ani fren yaptı. Herkes öne doğru savrulduk. Dengemi sağlayamayınca, kafam ön koltuğa çarptı. Acıyla kısık sesle inledim.
Recep, Selin'in kafası vurmasın diye elini koltuk ile Selin'in kafa arasına koymuştu. Bu sayede Selin koltuğa çarpmadı. Recep'te bir yere çarpmadı çünkü ortada oturduğu için önünde koltuk yoktu.
Yiğit amca, "iyi misiniz gençler? Biranda yola köpek çıktı. Ani fren yapmak zorun kaldım." Dedi. O sırada savrulduğunuz yerden eski halimize geri döndük.
Selin, "iyiyiz enişte,sorun yok. Merak etme." Dedi. Parmak uçlarınla alnıma dokundum. Alnım hafifçe sızlıyordu. Gözlerimi hafifçe kıstım ve ağzımı buruşurdum.
O sırada aklıma Kıvanç geldi. Aceleyle gözlerini dikiz aynasına çevirdim. Ne olduğunu anlamadan Kıvanç emniyet kemerini çıkardı ve koltuğundan ters döndü. Dizlerini koltuğa koyup ellerin koltuğun yanına koydu.
Karşımda bana bakıyordu. "Bir şeyin var mı Zeynep? Koltuğa ne kadar sert çarptığını duydum." Diye sordu. Endişeyle beni süzmeye başladı. Gözlerinden ne kadar endişeli olduğu belli oluyordu. Bunu sormak için mi geriye dönmüştü?
"Yok bir şeyim. Asıl senin var mı?" Diye sordum. Hayır anlamında başını salladı. Rahatladığını belli edercesine dışarıya hafifçe nefesini bıraktı. Son kere beni kontrol etti ve önüme döndü.
Yolculuğunuzun geri kalanında kimseden ses çıkmadı. Sonunda Giresun kalesine gelmiştik. Güneş ufuktan yeni batıyordu. Manzara mükemmel gözüküyordu.

(Giresun Kalesi)
Arabalar park edildi. Arabadan indik ve hep birlikte kalenin etrafına dolaşmaya başladık. Bol bol, manzaraya karşı fotoğraf çekindik. Şehitliği ziyaret ettik. Topal Osman Ağa'nın mezarını da ziyaret ettik.

(Topal Osman Ağa'nın Mezarı)
Gezmemiz bittikten sonra Mısır aldık ve manzara eşliğinde yemeye başladık. Deniz büyük dalgalarıyla kenardaki taşlara vurup ses çıkarıyordu. Martılar özgürce havada uçuşuyor ve yüksek sesle ses çıkarıyordu.
Bitirmiş olduğumuz mısırların koçanını çöpe attık. Arabaların yanına gitmeye başladık. O sırada kafama sertçe bir şey sıçradı. Olduğum yerde donup kaldım. Elini yavaşça başımın üstüne götürdüm.
Elimi geri çektiğime gördüğüm şeyden sonra, "HAYIIRR YAA!!" Dedim ve iğrenerek elimi kendimden uzaklaştırdım. Kafama martı b*ku düşmüştü. Recep, bu halime kahkaha attı.
"Ooff gülme portakal kafa. Zaten moralim bozuka." Dedim ve ofladım. Allahtan üstümde olan Kıvanç'ın hırkasına sıçramamıştı. Sadece kafama gelmişti.
"Zeyno, hemen piyango bileti alman lazım. Bu şansı kaçırmamalısın."
"Yaa türü git Recep. Burda kafam b*klar içinde kalmış, sen şans diyorsun. Bende şans olsa kafama martı pisler miydi ha?"
Recep anıra anıra gülmeye devam etti. Babam yanıma geldi ve cebinden peçete çıkardı. Saçlarından pisliği ayırmaya çalıştı.
"Bu böyle olmayacak da. Şu ilerdeki çeşmenin oraya gidelim. Suyla temizleyelim saçlarını." Dedi, babam. Başınla onayladım ve çeşmenin yanına gittik.
Babam, eline suyu aldı ve saçlarımı temizlemeye başladı. Eline b*kun bulaşmasını umursamadan temizlemeye devam etti. Tam başımın ortasında olduğu için kendim temizleyemiyordum.
Babamın rahat uzanabilmesi için kafamı öne doğru eğdim. Kısa bir sürede sonra saçım, pislikten arınmıştı. Saçımın dipleri ıslak kalmıştı. Dışardan sanki yağmura yakalanmışımda saçlarım ıslanmış gibi duruyordu.
Babam, "güzelce pisliğini aldım. Sadece ıslandı saçlarım o da hemen kuruyuverir. Eve gidince güzelce duş alırsın." Dedi ve çeşmede ellerini yıkadı.
Arkamı döner dönmez Selin, Recep ve Kıvançla karşılaştım. Recep, kahkaha atmaya devam ediyordu. Selin, Recep'in gülmesini durdurmak için hafifçe omzuna vurdu. Selin de hafifçe gülüyordu. Kıvanç ise gülümsemesini saklamak için elini, hafifçe çıkmaya başlamış sakallarına götürdü.
"Sen de mi Kıvanç? Senden beklemezdim ama." Dedim gözlerimi devirdim. Kıvanç mahcupça omuzlarını indirip kaldırdı ve sakallarındaki elini ensesine götürdü. Gülmemeye çalışıyordu. Kendini zor tuttuğu belli.
"İyi hadi gülün gülün. Bir şey demiyorum." Dedim ve ben de sırıttım. Kıvanç, dediklerinden sonra hayran kaldığım kahkahasını dışarı bıraktı. Ben de gülmeye başladım.
Etrafta kötü bir koku olduğunu duydum. Nerden geldiğin anlamak için hafifçe etrafı kokladım. O an kafamdan geldiğini anladım.
Selin gülmesini durdurdu ve çantasından bir şişe çıkardı. Yanıma yaklaştı ve "bu kokusunu giderir Zeynep." Dedi ve şişeden sıkmaya başladı.
"Çok sağ ol Selin. Valla arabada burnunuzun direğini sızlatmak istemezdim." Dedim ve karşılıklı g
ülüştük.
~Bölüm sonu~
Ee canlar nasıl gidiyor sizce hikaye? Hikaye de neler görmek istiyorsunuz?Yorumlarınızı ve oylarınızı mutlaka bekliyorum. Seviliyorsunuz ben kaçarrr.🥰💕💖
