İçeriğe geç

FINDIK GÜZELİ-Yarı texting

Bölüm 35 · 5 dk okuma

FINDIK GÜZELİ-Yarı texting

Bölüm 35

KAZA

Fındıkçı Kız:Sen beni ne diye kaydettin?

Bulucam Olum Seni:Fındıkçı Kız diye

Fındıkçı Kız:Nerden buldun bu ismi yaa. Çok yaratıcı

Bulucam Olum Seni:Senin kadar olmasa da

Fındıkçı Kız:Bulması çok zor olmuştur

Fındıkçı Kız:

Bulucam Olum Seni: İyi Geceler Fındıkçı Kız(Görüldü ✔️✔️)

Telefonumu kapattım. Bardağımı musluğun kenarına koydum ve odama gittim. Oda da abim yoktu. Telefonu komodinin üstündeydi. Abim yokken, İdris abiye mesaj atmanın tam zamanıydı.

İlk önce abimin nerede olduğuna baktım. Banyodan su sesleri geliyordu. Büyük ihtimalle banyo yapıyordu. İşi uzun süreceği için yakalanma olasılığım azdı. Hemen telefonunu elime aldım ve açtım. Telefonuna şifre koymuştu.

Fındık için köye taşındığımızda telefonunda şifre yoktu. Demekki yeni koymuştu. Şifrenin ne olabileceğini düşündüm. Doğum tarihlerimizi ve tuttuğu takımın yılını girdim ama kilit açılmadı.

Sesli bir şekilde ofladım.

"Oofff bu şifre ne olabilir iç ses?"

"Ne bileyim ben? Bir insan şifre koyarken ya random atar ya da sevdiği birinin bir şeyini."

Bir süre, sallayarak denedim ama işe yaramadı. Telefonu geri komodine bıraktım ve ayağa kalktım. Bir ileri bir geriye, ellerim kafamda yürümeye başladım. Bir süre o şekilde düşündüm.

Yorulduğum için durdum ve kafamı kaldırdım. Karşımdaki kitaplıkta, kitapların arasında siyah not defterini gördüm. Ahmet abim çoğu şeyleri unuttuğu ve önemli şeyleri unutmamak için bu deftere not alıyordu.

Belki telefon şifresini de buraya not almıştır diye düşündüm. Aceleyle deftere uzandım ve son sayfalarını açtım.

Büronun su, elektrik, doğal gaz faturaları, okuması gereken kitapların listesi, müvekkili için yapılaması gerekenler, maaşının neye harcadığı gibi şeyleri deftere yazmıştı abim.

Yazdıkları arasından, 6 sayılı bir numara vardı. Hemen bu sayıları telefona girdim. Telefon saniyesinde açıldı.

"Evettt işte buuuu." Dedim kısık sesle.

Whatsaap a girdim ve İdris abiyi bulmaya çalıştım. Tam İdris abinin profiline girecekken bildirim geldi. Bildirim "Birtanem" diye kayıtlı birinden gelmişti. Bir süre donup kaldım.

Mesaja tıklamak için parmağımı uzattım. Sonra parmağım havada asılı kaldı. Mesaja tıklamak çok istiyordum ama bu abimin özel hayatıydı. Mesajları okumamalıydım. Eğer abim bize anlatmak istiyorsa gelip anlatırdı.

Aynı şey benim başıma gelseydi yani abim, benim telefonumu karıştırıp mesajlarımı okusaydı çok rahatsız olurdum. Mesajı görmezden gelmeye çalıştım ve İdris abinin profiline tıkladım.

Mesaj yazma yerine girdim ve tam bir şey yazacakken yine bildirim geldi. Mesaja bakma isteği daha da güçlendi. Artık kendimi vazgeçiremedim ve mesajlara baktım.

Gelen ilk mesajda "hâlâ gerçek olduğuna inanamıyorum." ikincisinde ise "Gerçekten sevgili miyiz şuan? Ben rüya falan görmüyorum dimi?" yazıyordu.

Bu mesajları gördükten sonra dona kaldım. Abimin uzun bir aradan sonra sevgilisi olmuştu. Abimin 4 yıl önce bir sevgilisi olmuştu. İkisi hukuk bölümünü okurken tanışmışlardı. Beni sevgilisiyle tanıştırmıştı abim.

Kız, yardımsever ve cana yakındı. Abimle birbirlerine çok yakışıyorlardı. Bir gün, bir telefon geldi. Hastaneden arıyorlardı. Abim ve sevgilisi kaza yapmışlar. Derhal hastaneye gittik. Abimin durumu iyiydi. Sadece, bacağı 2 ay alçıda kalacaktı.

Ama kızın durumu kötüydü. Yoğum bakıma almışlardı. 1 hafta sonra vefat etti. Abim perişan oldu. Her gün, kızın mezarına gidiyordu. Bir süre, psikologlara gitti.

Kendini biraz olsun toparladı ama ondan sonra hiç sevgilisi olmadı. Şimdi sevgilisi olması beni mutlu etmişti. Abimi başkalarından kıskanırdım ama abim mutlu ise ben de mutluyum.

Kadının profiline girdim ve biyografisinde Fatma Aksu yazıyordu ve yanında pati emojisi olduğunu gördüm. Geçenlerde çay içerken abimin telefonuna baktığımda, Fatma diye kayıtlı olan kız buydu. Demekki sevgili olmuşlardı.

Ben bunları düşünürken tekrar mesaj geldi. "Neden mesajlarıma görüldü atıyorsun Ahmet." Diye mesaj gelmişti.

"Eyyvaahh.Eğer abim bu mesajları görürse, benim onun telefonunu karıştırdığını anlar iç ses. Ne yapacağım?"

"Gerizekalı ne mi yapacaksın? Fatma'nın son attığı mesajları sil."

"Doğru söylüyon kız."

Aceleyle mesajları sildim ve sohbetten çıktım. İdris abinin mesajlaşma kısmana girdim. "İyi akşanlar kanka. Nasılsın? Sana bir işim düştü de. Atacağım numarayı- devamını getiremeden tekrar mesaj geldi.

"Ahmet çevrim içisin ve neden benim mesajlarıma bakmıyorsun?"

Offf sen de bi dur ya. Senle mi uğraşacak yoksa İdris abiyemi mesaj atacağım diyerek mırıldadım. İdris abiye atacağım mesaja devam ettim ve tam mesajı yollayacakken banyonun kapısı açıldı.

Aceleyle İdris abiye atmaya çalıştığım mesajı sildim. Fatma'nın mesajını silemeden, abim giyinmiş ve elinde bir havlu saçlarını kuruluyordu.

Aceleyle telefonu kapatıp komodine koydum. Kendimi direk yatağımın üstüne attım. Ellerini başımın arkasına attım ve tavanı izlemeye koyuldum.

Abim ıslık çalarak geldi ve bana "bu ne yapıyor?" Bakışı attı.

"Uyumadın mı abicim? Ne yapıyorsun?" Dedi Ahmet abim.

"Hiçç düşünüyorum. Uyku tutmadı da." Dedim.

"Gözlerinden uyku akıyor Zeynep. Hadi gözlerini kapat. Işığı kapatıyorum." Dedi ve ışıkları kapattı. Telefonunu eline aldı ve yatağına girdi.

Ben de yorganın içine girdim. Bir süre sonra abim "Zeynep, hiç telefonumu eline aldın mı?" Dedi. Dediklerinden sonra gözlerimi kapattım ve uyuyor numarası yaptım.

"Zeynep! Uyumadığını biliyorum. Hem az önce hani uyku tutmuyordu?" Dedi. Cevap vermedim ve gözlerimi kapalı tuttum.

"Neyse, yarın görüşürüz. Sonuçta 2 gün daha burdayım." Dedi ve telefonunu bırakıp uyumaya çalıştı. Bir süre sonra ben de uykuya daldım.

Ertesi sabah,annemin odaya dalıp bağırmasıyla uyandım. "Hadi kalkın çocuklar!" Dedi ve perdeyi açtı.

"Ooff anneee. Açma şu perdeyi. Gözlerim kör oldu." Dedim çatallaşmış sesimle. Hâlâ gözlerim kapalıydı.

Abim, "5 dakika daha anne." Dedi.

"Yok 5 dakika falan. Kalkın çabuk. Giyinin yaylaya gideceğiz. Unuttunuz heralde. Edaları aradım hazırlarmış. Bizi bekliyorlarmış." Dedi.

Abimle ikimiz oflayarak kalktık. Elime telefonumu aldım ve saate baktım. Saat daha 7:11 di. Ben lavaboya giderken, abim oda da giyiniyordu. İhtiyaçlarımı giderdikten sonra yeşil, uzun yazlık elbisemi giydim. Kulaklarımın üstündeki saçlarımı alıp arkadan yeşil,küçük tokayla tutturdum.

Kaküllerim bir türlü düzgün durmuyordu. Daha fazla uğraşmadan lavabodan çıktım. Lavabodan çıkar çıkmaz annem elime poşetleri tutuşturdu ve "arabanın yanına götür bunları." Dedi.

"Tamam götürürüm de Recep'te bizle gelecek haberin olsun." Dedim.

"Gelsin gelsin. Hadi aşağı in sen. Beni oyalama." Dedi annem ve mutfağa gitti.

Ben de arabanın yanına gidip Recep'i aradım.

Recep çatallaşmış sesiyle "Aradığınız Recep'e şuan da ulaşılamıyor. Çok önemli bir işle yani uyumakla meşgul olmaktadır. Lütfen daha sonra tekrar denemeyin çünkü uyuyor olacak."dedi ve yüzüme kapattı.

"Neee sen benim yüzüme mi kapattın şerroo." Dedim ve tekrar aradım. Aramalarıma cevap vermedi. 8. Aramamda açtı. Hemen "Lan! Sen benim yüzüme nasıl kapatırsın portakal kafa?" Dedim.

"Zeyneppp! Sabahın körümde beni niye arıyorsun?" Dedi.

"Allah Allah neden acaba? Kanka yaylaya gideceğiz ya."

"Bensiz gidin." Dedi Recep ve tam kapatacakken "İyi, gelme. Selin senin niye gelemediğini sorarsa, bu nedenini söylerim." Dedim.

Bir süre Recep dediklerimi idrak etmeye çalıştı ve "Hemen geliyorum." D

edi ve yüzüme geri kapattı.

"İşte böyle adam ederler." Dedim kısık sesle ve Recep'i beklemeye başladım.

~Bölüm sonu~

Bölüm sonu

5 yorum