İçeriğe geç

FERSAN

Bölüm 7 · 3 dk okuma

FERSAN

Bölüm 7

7

İyi okumalar 💕

🧷🧷🧷🧷🧷🧷

'Biri beni izliyor '

Üzerimde yoğunlaşmış o bakışları kapalı gözlerimin ardından bile hissedebiliyordum.

Sahibinin kim olduğunu da..

Gözlerimi aralayıp bu hissin failini bulmak için başımı yukarı doğru kaldırırken Razgar sırtını yatak başlığına dayamış parlayan derin gözleriyle her bir hareketimi izliyordu.

İrislerinin ortasındaki siyah noktanın kenarları ayçiçeği gibi kırmızı renkle sarmalanmıştı ve bu kırmızılık dışa doğru genişledikçe siyah bir hal alıyor, yoğunlaşıyordu.

"Günaydın hediyem." dedi bakışları hâla üzerimdeyken.

Sesi düşük tonlu olsa da pes ve derinden gelen erkeksi bir tınısı vardı.

(Ben bu adamın cariyesi de olurdum seks kölesi de. Hem de her gece...)

Ağzımın hayali sularını silip boğazımı temizledim. Onunkinin aksine uyanınca çatlayan bir sesim vardı.

"Günaydın Razgar, baş ağrın dindi mi?"

Yataktan doğrularak yönümü onda dönüp bağdaş kurdum.

Endişe serpilmiş meraklı sözlerimi duyduğunda yüzünü öyle huzurlu bir ifade kaplamıştı ki tek yaptığım hayranlıkla çarpan kalbime elimi götürmek oldu.

" Saçlarımla oynamanın sebebi bu muydu?" diye sordu bacaklarımdan tutup kendine çekerken.

Yaptığım bağdaş pozisyonunu bozmadan ona dönük bir biçimde popomu bacaklarına koydu.

"yani..."

Ne söyleyeceğimi bilmeyerek duraklarken ağzımdan çıkacak kelimeler dünyanın en önemli şeyiymiş gibi kulağı bende, dikkatle dudaklarıma bakıyordu.

"Biraz rahatsız gibiydin. Elini başına atınca ağrıdığını düşündüm ben de."

Hala kucağında, onunla yüz yüze olmanın heyecanı üzerimdeyken zar zor toparlamıştım kelimelerimi.

Sorduğu sorunun tam bir cevabı değildi ama buram buram 'evet' kokuyordu.

Kucağında olmayı seviyordum. Dün bunun fazlasıyla farkına varmışken, bugün onunla yüz yüze ve tüm ilgisi bendeyken sert ve iri bacaklarında oturmayı daha çok sevmiştim.

Çıplak bacaklarım ince kumaşın ardından onun bacaklarına temas ediyor ve sıcaklıklarını birbirleriyle takas ediyorlardı.

"Hmm." diye bir ses çıkarıp elini çeneme attı. Kalın ve pürüzlü parmakları çıkmaya başlayan sakallarımda dolanıp şakaklarıma doğru yol aldı.

Daha öncesinde kirli sakal kullanmayı ve bıyık bırakmayı severdim fakat şuan sert olduğunu bildiğim bu tüyler hiç hoşuma gitmemişti.

Onun eli tenimde dolanırken herhangi bir pürüzle karşılasın istemedim.

Razgar kafama taktığım şeylerden habersiz yüzümü Elleriyle keşfetmeye devam ederken o şey oldu..

Karnım guruldadı..

Tam şu anda zamanı mıydı gerçekten!

İkinci kez gerçekleşen mide resitalimin tek davetlisi olan Razgar melodik bir kahkaha atarak bana sarılıp sırtımı okşadı.

Sanırım her şerde bir hayır olayı gerçekti..

Kızaran yüzümü göğsüne gömüp ağlamaklı sesler çıkardım.

Bu hareketim onu daha da keyiflendirmiş gibi gülmesine devam edip vücudumu biraz daha çekti kendine.

Ben utancımı yenip göğsündeki başımı kaldırana kadar sırtımı okşayarak sakince bekledi.

Midemin tekrar guruldamasını göze alamadığım için istemeye istemeye ondan ayrılırken ikimizi de ayağa kaldırıp elimden tutarak dolaba doğru çekti.

Dolap dolap değildi.

Daha çok bir odayı andırıyor kapakları da kapı görevi görüyor gibiydi.

Sağ taraftaki kısmı göstererek

"Burası senin." dedi.

Ardından eline bir takım alıp dolabın kapağını arkasından kapatarak giyinmem için beni odada yalnız bıraktı.

Yumruğumu ağzıma sokarak küçük bir çığlık attım.

Dolabında bana yer ayırtıp çeşit çeşit kıyafetlerle doldurduğunda göre aynı odayı kullanmaya devam edecektik..!

Yüzümdeki Leyla olmuş gülümsemeyle bana ayrılan eşyalara göz gezdirip buradaki çoğu insanda gördüğüm eski mısır tarzı eteği aldım.

Üzerine de desenli bir kumaş seçmiştim.

Hızlıca üzerimi giyindikten sonra, eteği ve üstüme saracağım kumaşı tutturmek için olan aparatlardan taktığımda her şey tamamdı.

Keşke daha önceden kulağımı deldirseydim. Bu kombine küpe güzel giderdi..

Odadan çıktığım anda Razgar'ı giyinmiş bir şekilde beni beklerken buldum.

Esmer olmasına rağmen giydiği siyah takım oldukça yakışmıştı.

Buradaki takımların mutlaka süslü bir tarafı oluyordu. Ya da o Kral olduğu için en sade elbiseye bile şatafat ekleniyor olabilirdi.

Aslında ceket, gömlek, pantolondan oluşan bu takımlar her ne kadar yaşadığım dünyadaki günümüz takımlarına benzese de, gerek kesim gerekse kumaş olarak apayrı bir hava veriyor, her takım değişik detaylar ve broşlarla süslendiği için oldukça farklı duruyordu..

Razgarın takımında da bu detay yaka kısmındaki gold süslemelerde saklıydı.

Birbirimizi incelerken dünyadan kopmuş gibiydik.

Razgarın bakışları göbeğimde ve yarı yarıya kapalı olan göğsümde oyalansa da ona doğru attığım adımlardan sonra yüzüme çıkarıp elini uzattı.

Bekletmeden uzattığı eli tuttuğumda konuşamadan odadan ayrıldık.

Bazen oldukça sessiz oluyordu.

Üzerimdekiler hakkında ne düşündüğünü merak etsem de ben de sessizce onu takip ettim..

Hiç düşündüğüm gibi etrafında insanları pervane eden bir Kral değildi. (giyinirken bile kendi giyiniyordu..)

Belki de okuduğum kitaplar, izlediğim film ve diziler abartıydı..

🧷🧷🧷🧷🧷

...

Fersan ve Razgar ismini chat gpt'nin bulduğunu biliyor muydunuz

Hata varsa affola

Okuduğunuz için teşekkürler 💕

Bölüm sonu

1 yorum