BÖLÜM 8
LABİRENT
TIPKI HAYATIM GİBİ ÇIKIŞI VAR AMA BULMAK ZOR…
Sabah olduğunda Ziku kahvaltı için palamut ve kozalak topluyordu. Bir yandan da kendi kendine bir şeyler mırıldıyordu. Sonuncu kozalağını da ağaçtan sepete atarken bir bağırış duydu.
-Hey biraz dikkatli olsana
-Affedersin Sincere
seni görmedim
burada ağacın altında durma
yoksa bu sefer kozalak düşer kafana.
-Neden bilmece gibi konuşuyorsun ve bunu nasıl bu kadar kolay yapabiliyorsun yoksa özel bir yeteneğin mi var
-Gerçekten öyle mi düşünüyorsun küçük kız
Doğrusunu söylemek gerekirse beni çok güldürüyorsun.
Sincere hiçbir şey anlamamıştı. Ama bunu pek de merak etmiyordu çünkü bugün Ziku ona sürprizini açıklayacaktı. Acaba ne diyecekti yoksa ona gizli bir alet veya sığınak mı gösterecekti
Ziku onun dem konuyu çok merak ettiğini düşünüp;
Sen bir hayvanın konuştuğuna inanıyorsun da buna mı inanmıyorsun
Dedi.
Cümlesini bitirince küçük bir kahkaha patladı kendince…
İşte o an geldi…
Ama hiçbir şey hayalindeki gibi olmadı. Ziku ona ormanın içine doğru gitmesini söyledi. Sincere da biraz korksa da ilerlemeye devam etti. Her şey çok yolunda görünüyordu. Fakat ta ki… orman da yönünü karıştırana dek… Ziku’nun koyduğu oklardan biri kaybolmuştu. Sincere kararsız kalmıştı ama çok yorulmuştu. Ve solda ki yoldan gitti. Gittikçe korkmaya başladı korkmamak için aklına hediyeyi getirmeye çalıştı. Eğer bu kadar zorsa kesin bunun sonunda çok güzel bir şey vardır diye düşündü. Acaba Ziku da neden onunla gitmemişti
Hava kararıyordu… Sincere artık pes etmek üzereydi tam da korkudan titrerken bir ayı sesi duydu. Ne yapacağını şaşıran Sincere sağa sola doğru koştururken önüne her çıkan yol ayrımından hiç ucunu düşünmeden geçmeye başladı. .
Çok uzaklaşmıştı. Artık ağlayıp bağırmaması için hiçbir sebep yoktu. Tam yüzünü ağlamak için buruşturmuş ve bağırmak için ağzını açmıştı ki….
ODA NEEE ??!!!
EVET EVET BU HAYAL DEĞİLDİ!!!!!
Sincere’nin ağzı açık kaldı çünkü başarmıştı. Önünde son bir yol ayrımı vardı ve okla yönü işaret eden bir kağıt ona yolu gösteriyordu. Bunu geçince bitecekti… evet bitecekti…
Sonunda yolun sonuna geldi artık yorgunluktan mıdır bilemeyiz ama Sincere sürprizi görünce hiçbir yanıt vermedi. Ayakta zor durduğunu fark etti gözleri kapanmak üzereydi korkudan her yeri titriyordu ve yol ayrımının sonuna gelmek için çok hızlı koşmuştu. Ziku ona o Ziku ya bakıyordu. Ziku bir sorun olduğunu anladı. Zaten Sincere’ın yüzünden her şey anlaşılıyordu. Ziku koşarak Sincere’ın yanına gelirken Sincere’ın başı dönmeye başladı.
“Zi - ku…. Zİ ku….”
Sincere, iyi misin?
Ve Sincere dayanamayıp bayıldı…!!

Sincere