BÖLÜM 1
Her ŞEYİN BAŞLANGICI…
BELKİ DE HER ŞEYİN BİTİMİYDİ
Çürük bir ev, korku dolu bir malikane, gizemler…
Herkesin korktuğu eski, eskiden güzel ama şimdi harabeye dönmüş bir malikane…
Efsanelere göre eskiden bu malikane Haryy adında çok ama çok zengin bir adama aitmiş. Ama malikanenin sahibi iş için
şehir dışına çıktıktan sonra bir daha hiç görülmemiş.
Fear adında bir kız çocuğu, biraz değişik bir kız çocuğu…
Fear okulda öğretmeninden lavaboya gitmek için izin istedi. Öğretmen normalde derste lavaboya gidilmesine izin vermezdi ama Fear’ın ailesi çok zengin ve asil olduğu için ona hayır diyemezdi. Fakat evet demek de istemiyordu çünkü Fear yalnız bırakmaya gelmiyordu. Okuldan kaçmak için her şeyi yapıyordu. Geçenlerde öğretmen sınıftan çıkıp iki dakika müdürün yanına gidince, fırsat bulup sınıftan çıktı. Arama ekibi Fear’ı 3 gün sonra gece saat 12 de gizemli malikanede buldu. Orada ne yaptığını kimse bilmiyordu. Tek söylediği şey kendisini rahat bırakmaları ve hiç pişman olmadığı yine olsa yapabileceğiydi.
Öğretmeni yine istemeyerek de olsa gitmesine izin verdi. Fakat Sincere ile gitmesini istedi. Fear ne yapacağını çok iyi biliyordu. Kafasında bir plan kurmuştu. Sincere için planında birkaç değişiklik yaptı. Sincere sınıfta Fear’la arkadaş olmak isteyen tek çocuktu. Fakat Fear yalnız olmayı tercih ederdi. Kızlar tuvaletine varınca Sincere a dışarıda beklemesini söyledi ama Sincere bunu kabul etmedi. Yine bir kaçma planı yaptığından emindi. Fear tekrar etse de Sincere de bi o kadar inatçıydı. Kavga etmeye başladılar. En sonunda Fear patladı ve sesini çok yükseltti. Kısa bir sessizlik oldu. Sonra Sincere kısık ve ağlamaklı bir ses tonuyla sadece onun iyiliğini düşündüğünü, onunla arkadaş olmak istediğini ve başına kötü bir şey gelmesinden korktuğunu söyledi. Fear özür dilemek yerine sesini biraz kısarak, şu an bunun için çok geç olduğunu söyledi. Sincere bu sefer kendini tutamayıp ağlamaya başladı. Fear ne kadar sessiz olmasını söylese de o daha çok ağlıyordu. Fear merdivende öğretmenin sesini duyunca Sincere’ın ağzını eliyle kapatıp içeri çekti. Sonra tuvaletteki küçük pencereyi açarak dışarı çıktı. Tekrar içeri doğru başını sokarak sincere’a gelmesini söyledi. Ama sincere kabul etmedi. Fear emin olup olmadığını sordu. O sırada öğretmenin sesi iyice yakınlaşmış, oraya geliyordu. Sincere nedenini bilmediği bir şekilde kendini gitmek zorunda hissetti. Fear’ın elini tutarak pencereye çıktı ve okulun arkasındaki yeşil alana indiler. Koşarak oradan uzaklaştılar. Koşarken Sincere ayağını burktu. Fear bunu geç anladı ve hemen yanına gitti. Sincere’ın koluna girdi. Biraz ilerledikten sonra kimsenin göremeyeceği bir yere gidip Sincere’ı bir taşa oturttu. İkisi de çok yorulmuştu. Sincere, Fear’ın bu sakinliğine inanamıyordu…
O sırada okulda müdire Danile ve Fear’ın ailesi konuşuyorlardı. Fear’ın çok sorumsuz bir çocuk olduğunu ve sınıfın en sakin öğrencisini bile kızlarının okuldan kaçarken yanında götürdüğünden bahsediyordu. Tam o sırada yüksek bir sesle Fear’ın babası girdi araya ve masaya sertçe vurarak kızının sorumsuz değil sadece değişik biri olduğunu, onun bu farklılığına da öğretmen olarak saygı duyması gerektiğini ve ona yardımcı olmasını söyledi… Devam edecekti ki Fear’ın annesi araya girdi ve sakin olmasını söyledi. Ve normal bir ses tonuyla “siz eşimin kusuruna bakmayın” dedi. Ve konuşmaya devam ettiler…
Sincere’ın ayağının acısı geçmişti. Birkaç dakika daha dinlendikten sonra yürümeye devam ettiler. Yolda giderken Sincere ikide bir Fear’a soru sorup duruyordu ama Fear hiç birine cevap vermeden kendi kendine malikane… gizem… Haryy… çürük ev…
Sincere onlar da ne diye sordu. Fear duymadı bile. Sincere daha yüksek bir sesle söyledi bu sefer. Fear birden irkildi. şu anda onu ilgilendiren bir şey olmadığını söyledi.
Sincere “Şu anda derken?” diye yineleyerek sordu.
Ama Fear’dan yine ses çıkmadı. Sincere deliye dönücekti. “SEN HİÇ KONUŞMAZ MISIN?!!” dedi. Ama yine cevap gelmedi…
Çok zaman geçmişti. Sincere çok yorulmuştu, Fear ise Sincere’ın tersine çok enerjikti. Ne kadar durmasını söylese de Fear’ın umurunda değildi. Sincere iki de bir yineleyerek durmasını söylese de Fear’dan ses çıkmıyordu. En sonunda Fear arkasına dönerek durdu ve Sincere a isterse geri dönebileceğini söyledi. Ama kendisinin burada kalacağını da ekledi. Sincere eğer eve dönerse hem ailesinden azar yiyecek, hem de Fear zor duruma düşecekti. Bunları düşündükten sonra onunla gitmeye devam edeceğini söyleyip yola devam ettiler.
Arama ekibi okulun arkasındaki yeşil alanda bir mendil buldular. Bunun çocuklardan Birine ait olabileceğini düşündüler. Hemen arabaya binip karakola gittiler. Karakola gittiklerinde Fear ve Sincere’ın annelerine mendili gösterdiler. Sincere’ın annesi büyük bir heyecanla bunun kızı Sincere’a ait olduğunu söyledi. Ve dahasını getirdi.
-Okula gitmeden önce ona verdim. O mendil trafik kazasında ölen babasından kalma olduğu için çok değer verir. Mendili başıboş dışarıda gördüğünüze göre (…)
Sincere’ın annesi birden ağlamaya başladı. Sincere’ın kız kardeşi ne kadar da sakinleştirmeye çalışsa da başarılı olamadıYa o sırada Fear’ın abisi geldi. Olanları dinlemeden;
- Küçük şeytanıma bunlar mı bir şey yaptı?
Cevabı hiç beklemeden Sincere’ın ailesine vurmaya çalıştı yumruğu havadayken tuttu Fear’ın babası. Fear’ın abisini ailesi sakinleştiremeyince güvenlk geldi. Ve Fear’ın abisi Thomas güvenlik yardımıyla dışarı çıkarttırıldı.