Selamm ��
Uzun zamandır beomjun fic’i yazmak istiyordum bugüne kısmetmiş
Yazım yanlışları olabilirr ��
_______________
~Choi Beomgyu’dan~
Ara sokaktan geçen arabanın sesiyle uyanmak zorunda kalmıştım.Sersem gibiydim.Küfürler edip şekilde yanımdaki saati alıp saati kontrol ettim.Kalkmam gerekenden neredeyse 1 saat erken uyanmıştım.İşin kötü tarafı yeniden uyuyamayacağımı biliyordum.Hemen kalkıp hazırlanmam gerekiyordu ama bedenim bunu istemiyordu.Gözlerim açık kalmamak için çığlık atıyordu. Yatağımın başlığına tutunarak ayağa kalkmıştım.Felç inmiş olsa daha kolay ayağa kalkardım. Zor da olsa bir şekilde ayağa kalkmanın verdiği motiveyle, banyoya gidip bütün işlerimi hallettim.Sonra ise kahvaltımı -bir adet tereyağlı ekmek- edip istemeye istemeye metronun yolunu tuttum.Aslında istesem okula yürüreyek giderdim de, biraz üşengeç bi insandım. Erken kalkmama rağmen trene ucu ucuna yetişerek binebilmiştim.Dakik bi insan değildim ve bundan nefret ediyordum.Yine de bir şekilde okula gelebilmiştim.Sınıfım değişmemişti.Sadece yanındaki sayı artmıştı o kadar.Zorlana zorlana sınıfın olduğu kata çıkıp.Kendimi sınıfa atmıştım. Sınıf bomboştu.Şaşırmamıştım çünkü saat daha çok erkendi.Kim bu saatte okula gelirdi ki.Telefonumu açıp indirdiğim internetsiz oyunlardan birini oynamaya başladım.Uzun bir bekleyiş beni bekliyordu. ••• İlk ders başlamak üzereydi duyduğuma göre geometri, kimya ve tarih hocaları değişmişti.Buna sevinmiştim çünkü kimya hocasından nefret ederdim.O da beni çok fazla sevmezdi.Gıcık, bana kafayı takmış kadının tekiydi.İlk ders kimyaydı.O eski gıcık kadın gibi olmaması için dualara ederken kapı açılma sesi duymuştum. “Günaydın çocuklar” Bu kalın sesle başımı diğer öğrenciler gibi kapıya çevirmiştim.Ve kimya hocamla göz göze gelmiştim. Yakışıklıydı. Hem de çok. Bakımlıydı.Ve moda bilgisine sahip gibi gözüküyordu.Üstüne giydiği gömlek, pantolon ve ceketi ona tam uymuş vücudunu daha iyi göstermişti.Hafif tilkiye benzeyen suratı ve gözlerinde hem ciddiyet hem de samimiyet vardı. “Ben yeni kimya hocanız Choi Yeonjun.Bu seneyi birlikte geçireceğiz.İlk gün olduğu için sessiz kalmanız şartıyla sizi serbest bırakıyorum.” Sözlerini hafif bir şekilde sırıtarak bitirmişti.Kesinlikle ona gülmek yakışıyordu.Galiba kızlar da aynı şekilde düşünüyordu çünkü hoca konuşmasını bitirir bitirmez hoca hakkındaki hayallerini konuşmaya başlamışlardı. Lanet olsun ki dedikleri her şeyi duyabiliyordum.Çünkü onların tam önündeki sıradaydım.Şimdiden her gördükleri yakışıklı çocuğa yaptıkları gibi onunla da ilgili saçma hayalleri hakkında konuşmaya başlamışlardı.Duymamak için hırkamı yastık yapıp uyumayı tercih etmiştim.Uyuyamayacağım kesindi ama yine de biraz beni dinlendirirdi. “Duvar kenarı 3. sıradaki çocuk.Yanıma gelebilir misin?” Ve yine o tanıdık sesi duymuştum.Bu sefer birini çağırıyordu.Ve tabii ki o bendim. Yavaşça hocanın yanına doğru geldim.Zaten o kadar da uzun bir yolculuk değildi.Ama beni neden çağırmıştı ki?Umarım çok saçma bir şey için değildir. “Şunu panoya asar mısın?Bu haftalık ders programı, her güncellendiğinde yeniden çıkarıp getiririm.”dedi bir kağıt uzatarak. Şimdi anlamıştım beni neden çağırdığını.Çünkü ben tam panonun önündeydim.Tam arkamı dönmüş geri yerime giderken o tanıdık ses yine konuşmaya başlamıştı. “Bu arada, adın ne senin?” “Choi Beomgyu hocam” …dedim sakince.Bana hafif bir gülümsemeyle cevap vermişti.Ben de buna karşılık hızlıca yerime geçip haftalık programını asmıştım.Çünkü utanmıştım.Gerçekten göz temasında ve konuşmada iyi değildim.Veya utanmamın iletişim becerilerimle bir alakası yoktu…