İçeriğe geç

Fatal Cheat

Bölüm 2 · 2 dk okuma

Fatal Cheat

Bölüm 2

Bölüm 2 Plenus

Bu yemekleri yemek her ne kadar zor gelse de bir şekilde başarmıştım. Ayağa kalkıp gardiyanlara baktım. Yavaşça yemekhaneden gitme vakti geliyordu. Onlarda ayağa kalkınca hücreme doğru yürümeye başladık. Her gün bu yoldan geri hücreye dönmek, her gün yapılan yemekten önce yoklama kontrolü...

Bu monoton hayatımda her şey saati saatine aynıydı. Her gün aynı derece de sade geçiyordu ve buna büyük ihtimalle alışıyordum, hatta alışmıştım. Fakat bugün ortalıkta monoton hayatımda olmaması gereken bilmediğim bir kalabalık vardı. Onların yanına gitmek istesem bile gardiyanların izin vermeyeceğini bildiğim için o kadar da umursamadım.

Bakışlarımı o kalabalıktan çekip yürümeye devam ettim. Tam kafeteryadan çıkmaya yakınken önüme birisi yığıldı. Ben neler olduğunu anlayana kadar insanlar yere yığılan kişiyle benim etrafıma toplanmıştı. Etrafa bakıp gardiyanlarımı aramaya çalışırken kapıların kapandığını fark ettim.

Fakat ne yazık ki toplanan kalabalık nedeniyle gardiyanlarımı kaybetmiştim. Kalabalığın dışına çıkmaya çalıştım ama işe yaramadı. Kalabalıktan biraz uzaklaşmış olsam da hala yere yığılan kişinin düştüğü yerde acı çektiğini net bir şekilde görebiliyordum. Bu tarz konuları fazla bilmesem de yere yığılan kişinin kalp krizi geçirdiği apaçık ortadaydı.

Etrafta gördüğüm gardiyanlar kalabalığı boşaltmaya çalışıyordu ancak başarılı oldukları söylenemezdi. Etraftaki doktorlar bile daha yere yığılan kişiye yardım edecek kadar da yakında değildi. O sırada kalabalıktan gelen homurtular daha da artmaya başlamıştı. O tarafa doğru bakınca yere yığılmış kişinin yavaş yavaş ayağa kalktığını gördüm.

Hiçbir şey yaşanmamış gibi sendeleyerek yürüyordu. Dikkatli bakınca nefes alamadığı ortadaydı. Öyle bir halde yürümek onu zorlamış olacak ki kusmaya başladı. Dikkatim geri etrafımdaki kalabalığa dönmüştü.

Etrafta hala doğru düzgün bir gardiyan bile görünmüyordu. Artık ne yapabileceğimi bilemediğim için kalabalığın içinde yavaşça yürüyordum. Bu kadar özel bir hapishanede böyle bir fiyaskoya nasıl izin veriyorlardı? Açıkçası anlamış değildim ama birinin bana baktığını hissediyordum.

Ona, yerde yığılmış bedenine sert bir şekilde bakarak ona bir geri dönüş yapmıştım. Açıkçası ona ne olacağı umrumda değildi fakat bu hapishanenin onun ölmesine bu kadar kolay izin vereceğini sanmıyorum. O hala bana bakıyordu. Gözlerinin bana kilitlendiği belliydi.

"Ne acınası."

Sonunda kapı açılmıştı. Gardiyanlar büyük bir hızla kafeteryaya dolanıyordu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.