Yine normal bir sabah alarmın berbat sesiyle uyandım (Aslında alarmın sesinde sıkıntı yok. Alarm diye). Hemen kahvaltıya indim. Çünkü geç kalmıştım. Alarmın üçüncü çalışında uyandım. Kahvaltıda krep yedim. Çünkü annem bugün öyle yapmış. Hızlıca annemi ve babamı öptüm ve servise doğru koşmaya başladım. On iki dakikaCIK geç kalmışım. Sadece bu kadar. Servise binerken yüzümü kapatıp girdim çünkü şoför bugün biraz sinirli gözüküyordu. Girdiğimde sadece derin bir nefes alışı duydum. Sanırım kızdığını gösteriyordu bu ama bir şey olmaz herhalde.Boş bir yer bulup oturdum. Yanımda ise okula geçen sene gelen ama tatlı bir çocuk vardı. Mizahı iyi (En önemlisi bu). Komik bir çocuk. Bazen konuşuyoruz öylesine. Ben bunları düşünürken okula gelmiştik bile. Hızlıca kalktım ve ilk çıkanlardan biri oldum. Sanırım yanımdaki çocuk (Aven) beni fark etmedi. Ama sorun yok. Yola devam. Okulun bahçesine ulaştığımda bugün pazartesi olduğunu ve İstiklal Marşı olduğu aklıma geldi. Hızlıca sınıfımın sırasına geçtim ve bütün sınıfın gelmesini bekledim. Beş dakika içinde yaklaşık bütün sınıf geldi. Tabii kankim olan Adel hariç. Adel'i ilk duyduğumda biraz değişik gelmişti. Anlamı "narin". Gerçi benim adımında çok iyi olduğu söylenemez ama ben adımı çok seviyorum. Adım Amaris. Ve bunun anlamı "Ay çocuğu" . Ay'ı severim. Sabahları gider ve akşamları az da olsa ışıklandırır her yeri. Benim için ay ışığı güneş ışığından daha önemli. Çünkü bana daha huzurlu geliyor. Hafif hafif, az az ışık geliyor. Koridorda yürümeye başladım. Marş bitmişti. Dersim olduğundan dolayı kitap almak için dolabıma doğru yürümeye başladım. Dolabı açtım ve kitaplatımı aramaya koyuldum. Kitaplarımı bulduğumda orada bir not kağıdı ve minik bir kutu olduğunu gördüm. Kafam karışmıştı. Tam bakacaktım ki öğretmen beni derse çağırdı. Derse girdim ama bütün ders boyunca kafamda o minik kutu ve not kağıdı dönüp durdu.Dersimiz kırk dakika olduğu için ben fazlasıyla düşündüm. Bunun sadece diğer çocukların işi olduğunu düşündüm. Çünkü onlar önceden de herkesin dolabına aşk mektubu vb. koymuşlardı. Ders bittiği anda hemen koşup dolabımın başına geçtim ve dolabı açtım. Kutu ve not kağıdı aynı yerde duruyordu. Onları elime aldım ve tam açacaktım ki Adel'in sesini duydum. "Hey, Amaris orada ne yapıyorsun?" dedi. Hemen kutu ve not kağıdını kitaplarımın arkasına attım. "Merhaba Adel. Bir şey yapmıyorum. Ödevimi unutmuşum da onu almaya geldim dolaptan. Hem sen nerelerdeydin?" dedim. "Ben sana söylemiştim ya geçen cuma." . Hatırlamıştım. "Aa doğru şimdi hatırladım." dedim. Ve hızlıca dolabıma tekrar döndüm. Sanki kitap bakıyormuş gibi yaptım. Adel gittiği anda ise kutu ve notu cebime atarak sınıfa girdim. Sınıfta bir kargaşa vardı. Herkes Adel'in başında toplanmıştı. Merak ettiğimden dolayı hemen oraya koşuşturdum. Sınıftaki bazı DEĞİŞİK çocuklar yine Adel'i düşürüp dalga geçmişlerdi. Ben de hemen Adel'in kolundan tuttuğum gibi karşımda gülen çocuğun yüzüne bir tane koydum (tokat ama osmanlı gibi). Otis bana yandan bir bakış attıktan sonra arkadaşlarının yanına gitti.Adel bana her zamanki gibi teşekkür etti. Ve sıralarımıza geçtik. Hoca geldi ve ders işlemeye koyuldu. Ders matematikti. Ben hemen cebimdeki kutu ve kağıdı çantama atıp kitabımı sıra altından çıkardım. Ders nihayetinde başladı…
Bölüm 1
Bölüm 1
Bölüm sonu
3 yorum
Kalemine sağlık
1YanıtParagrafı bölmen eseri daha kaliteleştirir
Çok iyi kitapppCIK
1Yanıt


