İçeriğe geç

Fantastik dedektif

Bölüm 3 · 5 dk okuma

Fantastik dedektif

Bölüm 3

Fantastik dedektif. Bölüm:3

-Min-Ji iyimisin?*Dedim o çocuk gittikten sonra. Ama cevap alamadım hanım efendiden. Sanırım o çocuk'tan etkilenmişti. Ama bu olamaz, yani bunun olmasına izin vermemeliydim. Bir insan ilk kez tanıştığı bir kızla nasıl bu kadar yakın davrana bilirki? İçimde kötü bir his var.*

-...

-Min-Ji

-...

-Alo?! Min-Ji seninle konuşuyorum! Bana cevap ver!*Cevap vermemesine aşırı kızmıştım. Omuzlarından tutup yüzüne baktım. Ve konuşmağa başladım:"

Sakın bana o çocuk'tan etkilendiğini söyleme!

-Ha? Şeyy...*Bunu ona söylemek istemesemde aslında ondan etkilenmiştim...*

*Yüz ifadesinden ondan etkilendiğini anlamıştım. Ellerimi omuzlarından çekerek ona öfkeli bir bakış atmıştim. Ne demek istediğimi anlamıştı ki, sanırım bir anda yüzü ciddileşmişti...Sakinleştim ve konuşmaya başladım: *

-Bak kızım onu ilk defa görüyorsun ve sana sanki seni yıllardır tanıyormuş gibi çok yakın davranıyor. Bu onun normal biri olmadığı anlamına gelir. Kızım ya sapıksa?

- Nə etkilenmesi ya Harin! Sadece onu ilk kez görüyorum ve bana güzel kız demesine şaşırdım. Onu daha önce bir yerde gördüm mü diye düşünüyorken dalmışım işte bu kadar. Ne etkilenmesi? Saçmalama istersen!*Aslında bir bakıma yalan söylüyordum.Çünki ondam bir az etkilenmiş ola bilirim*

-Tamam öyleyse. Hadi ben okula geri dönüyorum . Sakın ona yaklaşma tamam mı? Bak sonra bozuşuruz! Bunun sonu hiç birimiz için iyi olmaz.

-Tamam hadi görüşürüz : )

-Bak sakın yine geç saatlere kadar okulda kalma! Sonra sən eve varana kadar endişeden benim canım çıkıyor!

-Tamam... Hadi görüşürüz. Ben kütüphaneye gidiyorum.

-Bayy.

*Farkında olmadan yine geç saatlere kadar okulda kalmıştım. Artık gece saat 2-ye geliyordu. Hemen çantamı toparlayıp hızla eve gitmeye başlamıştım. Evim okuldan bir az uzaktaydı. Ama evime giden kısa bir yol vardı. Bu yol her ne kadar karanlık ve ürkütücü olsada, evime giden en kısa yol burasıydı. Karanlık ara sokaklardan geçiyordum. İnsanın kendi nefesini duyucağı kadar sessizdi bu ara sokak... Tek bir ışık bile yoktu etrafta. Etrafı aydınlatan tek şey ayın huzurlu ışığıydı. Tek bir sineğin bile sesi olmayan sokakta yürürken arkamdan yürüme sesleri duydum. Korduğum için arkama bakamıyorum. Dikkatle dinlediğimde gerçekten arkamdan adım sesleri geliyordu. Yere baktığımda arkamda 1.70 -1.75 boyları arasında bir insan gölgesi gördüm :

Ne yapacağımı bilmiyordum. Ama yapmama gerek ilk şey panik olmamaktı. İlk olarak sollama hareketini yaptım. Hani bilirsiniz birinin sizi takip ettiğiinden şüpheleniyorsanız, 3 kez bir yoldan sola dönün. Eğer o kişi hala arkanızdaysa işte o zaman endişlene bilirsiniz. Ama sakın panik yapmayın. Ama hala o adam arkamdaydı ben hızlandıkça o da hızlanıyordu. Son çare olarak ana caddeye kadar koşmaya başladım. O adam da arkamdan koşmaya başlamıştı. İstemsizce ağlıyordum. Adama cesaretimi toplayıp benden ne istiyorsun diye ağlayak bağırmıştım.

- Ağlıyorsun? Bunun sebebini seni yakaladığımda öyreneceksin zaten. İstediğiniz kadar bağırın. Burada bizi hiç kimse duyamaz zaten. Bu sokağa girerek benim işimi kolaylaştırdın... Elinde sonunda seni yakalayacağımı biliyorsun değil mi? Neden aptalca kaçmaya çalışıyorsun ki?

Aslında doğru söylüyordu. Bu ara sokağa girerek işini kolaylaştırmıştım. Nasılsa elinde sonunda beni yakalayacaktı. Ama asla pes edemem... Ana caddeye kadar bütün gücümle koşmaya devam ediyordum. Ana caddeye çok az kalmıstı. Ama o adam hala arkamdaydı. Gittikçe daha da yaklaşıyordu. Korkuyordum... Gözlerimden sanki göz yaşı şelalesi akıyordu. Arkama baktiğımda adam neredeyse burnumun dibindeydi. Ama ben hala ana caddeye gelememiştim. Derken bir anda birine çarptım. İkimizde yere yığılmıştık . Bu kişinin az önceki adamın arkadaşı ola biliceğini düşündüyümden gözlerimi sıkıca kapayıp,ellerimle de kulaklarımı kapayıp ağlayarak bağırıyordum:

- L-lütfen bana hiç bir şey y-yapma yalvarıyorum! Seni kim oduğunu bile bile b-bilmiyorum. Bırak bb-beni sana yalvarıyorum...*birisinin bana sarıldığını hissettim ve yavaşça gözlerimi açtım. Karşımdaki Harin ve o yeni çocuk Kim Junseok'du. Harin'i görünce rahatlamıştım. Ama bağırarak ağlamaya başlamıştım...

-Tamam Min-Ji sakin ol her şey geçti. Ağlama... *Ne kadar korktuğu gözlerinden belliydi. Onu hiç böyle ağlarken görmemiştim. Ne yapacağımı şaşırdım. Yapa bildiğim tek şey ona sarılmaktı ki yavaşça sakinleşmişti.*

*Min-Ji'nin sakinleştiyini görünce rahatlamıştım. Yavaşça yanına oturup gözlerinin içine samimi bir şekilde bakarak konuşmağa başladım:*

- Şimdi daha iyimisin? Konuşa bilirmisin?

*Junseok'un gözlerine baktığımda endişeli ve samimi bakışlarını gördüyümde kalbim yine hızlı atmağa başlamıştı. Sorusuna olumlu anlamda başımı salladım.*

-Tamam o zaman... O adamın kim olduğunu biliyormusun? Yüzünü gördün mü?

- H-hayır. Yüzünü görmedim. Yüzünde maske vardı ve kapşonu yüzünün yarısını kapatıyordu. Ama o korunç sesini duydum. Sesi hala kulaklarımda çınlıyor. * Bir elimle kulağımı kapatıyorken diğer elimle kafama vuruyordum* Bu ses neden gitmiyor?

*Kendi kendine vurduğunu görünce şu anda konuşucak durumda olmadığını anlamıştım. Harin hemen harekete geçmişti*

*En yakın arkadaşımın bu hale düştüyünü görmek doğrusu acı vericiydi. Ama en çok acı çeken Min-Ji'ydi. Birden bağırarak kendine vurmaya başladığını görünce hemen kolunu tutub, ona sarıldım.*

-Tamam Min-Ji sorun yok . Artık sakin ol. Bu gece benimle kalmak istermisin? Hayır, bu gece benimle kalıyorsun!

-Tamam. Zaten bu gece yalnız kalamam.

-Ama gece gece burada ne yapıyordun?*Dedim meraklı bir sesle .Ama Min-Ji ve Harin bana garip bir bakış attı.*

-Burası benim evime giden kısa bir yol sadece. Yoksa burada ne işim ola bilir ki?

-Tamam bir şey demedim. Hadi ben sizi eve bırakıyım.

-*ikisi aynı anda* Neden ki?

- Neden mi sizi yalnız bırakmamak için . Evde yalnızmı kalıyorsunuz? Yoksa evde başka biri var mı?

- Ben babamla birlikte yaşıyorum. Annem yeni kocasıyla kalıyor. Çünki babamla ikisi ayrıldılar. Min-Ji ise yalnız kalıyor. Ebeveynleriyle kavqalı çünkü. O yüzden bu gün benimle kalıcak da neden sordun?

- Kötü bir niyetim yok. Sadece evde yanlızsanız bu tehlikeli ola bilir. Ama birlikte olmanız daha iyi. Bu arada taksi çağırdım . Ha! İşte geldi . Hadi sizi eve bırakıyım.

- Valla hayır diyemem. Teşekkürler.

*Artık Harinlerin evine gelmiştik. Hatta sabah olmuştu. Akşam Harinle birlikte uyuduğum için rahatlamıştım. Harin'nin babası bizi yemeye çağırmıştı. Yemek yedikten sonra okula gitmiştik. Ama bilmediyim bir şey vardı. Bütün okul dün olanlardan haberdardı. Bunu kimin söylediğini bilmiyordu. İlk olarak aklıma Junseok gelmişti. Hemen onu aramaya başlamıstım. Ama bulamamıştım. Arkamı döndüğümde Junseok'u Bodrum'a inerken gördüm. Arkasından bende bodruma inmiştim. Ama indiyimde Junseok ortada yoktu. Arkamı döndüğümde Junseok'u bir anda karşımdan gördüğümde korkup yere düstüm.*

* Birisinin arkamdan geldiyimi duyup duvarın arkasına saklanmıştım. Bodruma inenin bir kız olduğunu anladığımda bir anda ortaya çıktım. Ama kız arkaya döndüğünde korup yere düşmüştü. Yere baktığımda kızın Min-Ji olduğunu görmüştüm. Hemen eğilib elinden tutdum ve söyledim:*

-Min-Ji iyimisin? Özür dilerim seni korkutmak istememiştim.

-Ahh. Sorun değil iyiyi-*Bir anda elimi tutmuştu.*

*Eline baktığımda şaşırmıştım*-Olamaz! Bu... Ama nasıl?

*Junseok elime bakınca şaşırmıştı*-Ne oldu?

-....

Devam edicek...

Bölüm sonu

1 yorum

  • Merhaba. Yeni başladım, kitap yazıyorum. Ama maalesef ki okunmuyor. Bana yardımcı ola bilirmisiniz?Lütfen bence çok güzel oldu. Ayrıca sık-sık çevrim içi oluyorum. Lütfen ☺️🤧