"günaydın! Sabah kahvem nerede?"
"Sana da günaydın Kaitlyn, ayrıca bir daha ki gelişine bitki çayı vereceğimi söylemiştim."
"Hadi ama daniel, dün zaten papatya çayı vermiştin."
"Ne güzel, bir bardak daha ister misin?"
"Yakında kahvecimi değiştireceğim" dedim sızlanarak, yüzüne sahte bir üzülme ifadesi takındı, bir yandan da kahveyi hazırlıyor du.
"Burada mı içeceksin yoksa paket mi yapayım?"
"Paket yap, geç kalmak üzereyim."
"Al"
Cüzdanımı çıkarırken beni durdurdu.
"Benden olsun, ödeme yapma."
"Wow, beni artık dükkanına almayacak olan bay Murphy bana kahve hediye ediyor."
"Kafeinsiz"
"Ah, şimdi belli oldu nedeni, ben kaçtım"
Hızla dükkandan çıktım ve koşar adımlarla ilerlemeye başladım, bir yandan da kahveyi içiyordum. Sabahları kendime gelemiyordum bu yüzden kahve iyi oluyordu ancak bu elimdeki kafeinsiz şey ile ne kadar ayılabilirim ki? Şirkete girdiğimde çok karmaşıktı, herkes koşuşturma halindeydi.
"Hey, bu da ne böyle? Neden bu kadar hızlısınız?" Dedim odama ilerlerken.
"BAYAN JONES ÇEKİLİN!"
bağırışı duyduğum gibi geri çekildim ve saniye farkı ile sakat kalmaktan kurtuldum, koca kağıt arabası duvara çarpıp devrildi ve içindeki kağıtlar her yere saçıldı.
"Mark?"
"Üzgünüm bayan jones, hemen hallediyorum"
Anlaşılan haftasonu için hazırlık yapıyorlardı.
"Betty, bu karmaşa da ne böyle?"
"Ah, dedim ya haftasonu Amerika'dan geliyorlar, görsel her zaman önemlidir, 2 insan düşün, birisi çok başarılı ancak pasaklı bu yüzden kimse onu dikkate almaz ancak diğeri çok şık, bakımlı, göz kamaştırıcı bir aptal işte o zaman herkes onu dikkatte alır çünkü hoş görünüyor."
"Yani biz aptal mıyız pasaklı mı?"
"Biz hiçbiriyiz, biz başarılı ve şık olan olacağız"
"Betty öyle bir tip yok"
"Eğer yaparsam maaşıma zam gelecek"
"Maaşına zam gelmeyecek"
Odama ilerleyip haftanın satış listesini istedim, bugün çok fazla işim yoktu çünkü haftasonu programına katılmayacaktım. O nedenle günlük olan işlerimi yapıp çıkacaktım, büyük ihtimalle öğleden sonram evde geçecekti. Haftanın satış çizelgesini çıkarıp gelecek haftaya bir maaliyet belirledim, müşteri memnuniyetlerini, isteklerini ve şikayetlerini de kontrol edip yeni düzenlemeler yapınca işim bitmişti. Bu sefer yanında şemsiyem vardı, papatya çayı içmek zorunda kalmayacağım. Montumu giyip şemsiyemi de aldıktan sonra ofisten çıktım.
"Penelope ben çıkıyorum"
"İyi günler bayan jones"
İyi günler dileyip şirketten çıktım, adımlarımı kütüphaneye doğru attım, yeni bir kitap almak istiyordum. Kuru ve sıcak mekana girince tebessüm ettim. Rafların arasında dolanırken ne okuyacağıma henüz karar verememiştim.
"Sanırım karar veremediniz?"
Gelen ses ile etrafına baktım, kütüphane görevlisine benzemiyordu
"Ah evet, aslına bakarsanız romantik ancak pek hüzünlü bir kitap arıyorum."
"Size beyaz geceler kitabını öneririm, seveceğinizi umuyorum."
Genç biriydi, büyük ihtimalle benim yaşlarımda, düzgün giyimi ve bakımlı yüzü onu gerçekten bir beyefendi gibi gösteriyordu, tavrı da çok nazikti.
Rafların arasında gezip bir kitaplığın önünde durduk, elinş kitapların arasında gezdirerek arıyordu, sonunda bulmuş olacak ki durdu ve kitabı çıkardı.
"Pek hüzünlü bir aşk hikayesi, oldukça da romantik"
Elindeki kitabı alıp gülümsedim
"Çok teşekkür ederim, çok naziksiniz"
"Rica ederim, buraya sık sık gelirim, günün 24 saatini burada geçirdiğim de oluyor. Daha önce sizi gördüğümde yanınıza gelip konuşmaktan çekinmiştim, şuan cesaretimi toplamış durumdayım, ne zaman yeni bir kitap ararsanız yanıma gelip bana sorun lütfen bu beni çok memnun eder."
Kibarlığı ve ince düşüncesi çok hoşuma gitmişti, pek keyifli bir adama benziyordu açıkçası onunla tanışmak istedim.
"Ah, tabiki, ilk yanına geleceğim kişi siz olursunuz elbette ki, çok incesiniz teşekkür ederim, keyifle okuyacağım"
Elimdeki kitabı kayıt ettirip kütüphaneden çıktım, o beyi gerçekten beğenmiştim.
"erken geldin?"
"Memnun olmadın mı?"
"paket mi servis mi?"
"Servis, burada içeceğim."
"En yakın masaya geç, geliyorum."
Camın kenarında olan bir masaya geçtim, kasaya yakın ve konumu güzeldi, elimdeki kitabı incelemeye başladım.
"daha önce okumuştum"
"Lütfen bahsetme, gerçekten merak ediyorum"
"Pekâlâ, kahvenin yanında sana börek getirdim, ücretsiz."
"Oh, ücretsiz börekler favorim, beni iyi tanıyorsun dany"
"Dany mi?"
"Oh, evet bence hoş oldu. İstemezsen bir daha demem"
"Beğendim, demeni isterim"
Elinde tuttuğu kahve ile aynı renkte olan gözleri uzun süre yüzümde dolaştı, hafif uzun saçlı kumral biriydi.
"Bugün işim erken bitti ve kütüphaneye uğradım, orada birisi bana bu kitabı önerdi, inanabiliyormusun beni daha önce çok kez görmüş ve yanıma gelmek istemiş ancak hep çekinmiş, çok beyenfendi birisiydi ve oldukça iyi görünüyordu."
"Anlıyorum"
"Onun giyiminin yanında kendi giyimim ile evsiz gibi hissettim."
"Tarzın sana yakışıyor."
Daniel bana iltifat ettiği zaman garipsiyordum çünkü samimi birisi değildi.
"Oh, teşekkür ederim"
Sessizce yüzüme bakmaya devam etti. Ona haftasonu programından bahsettim ve gitmeyeceğimden de bahsettim. Daniel iyi bir dinleyiciydi ayrıca güzel tavsiyeler veriyordu.
"Eğer gerçekten gitmek istemiyorsan gitme, mutsuz bir yüzle gidip onların gözünde iyi izlenim bırakmamak kötü olur, evinde güzelce dinlen. İş düşünme."
"Teşekkürler dany, güzel tavsiye veriyorsun."
Yine sessiz kaldı, kitabımı okuyup kahvemi içerken o masadan kalkıp müşteriler ile ilgileniyor ardından tekrar masaya oturup camdan dışarıyo seyrediyordu.
Hava kararmaya başladığında ayaklandım.
"İyi akşamlar daniel, ben çıkıyorum"
"İyi akşamlar Kaitlyn"
Dükkandan çıkıp eve doğru yürümeye başlamıştım, yağmur durmuştu ve havada güzel bir koku yayılmıştı, eve girip üzerimi değiştirdikten sonra yatağıma uzandım. Daha sonra ak
lıma kitabım geldi ve kalkıp masanın üzerine bıraktığım kitabı aldım, yatağıma tekrae uzanarak kaldığım yerden devam ettim.
İg: @s.sinlife