SAHRA’NIN AĞZINDAN
Sabah kalktığımda içimde dizginleyemediğim bir heyecan vardı. Yeni bir hayat yeni bir okul beni bekliyor. Bu arada ben Altun Üniversitesi birinci sınıf öğrencisiyim. Annem çok istemese de yeri geldiğinde aşağılasa da hemşirelik kazandım. Kendisi ünlü bir genel cerrah olduğu için de benim doktor olmam için çok çaba sarf etmişti. Babam ise annemin aksine içimden ne geliyorsa nerede mutlu olacaksam onu okumam gerektiğini hiçbir şeyin benden önemli olmadığını söyler dururdu. Annem ne kadar hevesimi kırsada beni kuzenimle kıyaslasa da bir kere bu yola çıktım. Ben bunları düşünürken annem odaya girdi ve yine her zamanki gibi yüzünde o küçümseyici bakışıyla
Sinem: Günaydın Sahra Hanım kalkmayı düşünüyor musunuz?
Sahra: Günaydın anne yine tersinden kalkılmış.
Sinem: Doğru konuş benimle kalk hazırlan ilk günden geç kalacaksınız.
Sahra: Ne ara bu kadar düşünür oldun?
Sinem göz devirerek kızına alaycı bir şekilde baktı.
Sinem: Hadi oyalanma hazırlan kahvaltıya gel.
Annem odadan çıktıktan sonra dolabımın karşısına geçtim ve uzun bir süre düşündüm ne giyeceğime karar veremediğim için Nisan’ı aramaya karar verdim. Birkaç defa çaldıktan sonra sonunda telefonu açtı.
Sahra: Kızım hiç açmayacaksın sandım neredesin sen?
Nisan: Telefonum sessiz de kalmış hazırlanıyordum ne oldu sabah sabah?
Sahra: Sen ne giydin ben ne giyeceğimi bilemiyorum çok heyecanlıyım zaten.
Nisan: Bir pantolon bir tişört geçirdim üstüme sen niye bu kadar abarttın
Sahra: Nasıl abartmayayım belki hayatımın aşkı karşıma çıkar Nisannnn
Nisan: Yine saçmalamaya başladın bir an önce hazırlan ve çık
Sahra: Tamam öptüm görüşürüz.
Telefonu kapattıktan sonra dolabımdan en sevdiğim siyah mini kot eteğim ile beyaz bluzumu giyerek makyaj masasına oturup güzel bir makyaj yaptım. Ayakkabılarımı da giydikten sonra aynanın karşına geçip kendime alıcı gözüyle baktım. Odamdan ayrılıp kahvaltıya indim. Hemen babamın sağ yanağını öptükten sonra kahvaltıya oturdum.
Sahra: Günaydınnn
Suat: Günaydın canım kızım yine çok güzelsin
Sahra: Çok teşekkür ederim babam
Sinem: Okula mı gidiyorsun davete mi belli değil sen bu gidişle bu bölümü de beceremezsin ben sana söyleyeyim.
Suat: Canım sabah sabah kızın niye moralini bozuyorsun çokta güzel olmuş ayrıca artık liseye değil üniversiteye gidiyor.
Sinem: Ben onun iyiliği için söylüyorum bak Nisan’a bunun gibi mi ileride ne kadar iyi bir doktor olacak eminim.
Sahra: Bir kere de ben senin kızınmışım gibi davransan ölürsün dimi. Ben gidiyorum dersim var.
Ben oradan uzaklaşırken annemle babam tartışmaya başlamışlardı. Ahmet abi arabanın kapısını açtı ve ben arabaya bindim yola koyulduk.
MİNA’NIN AĞZINDAN
Sabah kalkar kalkmaz müziğime eşlik ederek hazırlanmaya başladım. Üzerime kot şortumu ve cropumu geçirerek tarağımı elime alıp şarkıya mırıldanıp dans etmeye başladım.
Kapattım pencerelerimi kapılarımı
Sürgülerini bir bir çektim
Sana olan aşkımı yenebilmek için
Bin bir numaralar çektim
Ama olmadı kalbim durmadı
Düşmüş eline bir kez sevdanın
Kaçmaya bir yol olmalı
Babam kapı pervazına yaslanmış gülümseyerek beni izliyordu. Kafamı çevirip onu görünce hemen yanına koşarak babama günaydın öpücüğü verdim.
Mina: Günaydınn babacığım
Harun: Günaydın canım yine çok enerjiksin.
Mina: Evet babacığım bugün okulda öğrencilerin kaynaşma etkinliği varmış şarkı söylemeyi düşünüyorum ondan bu mutluluk.
Harun: Ooo hadi bakalım umarım güzel geçer çok oyalanma kahvaltı hazır.
Mina: Tamam babacığım hemen geliyorum.
Son bir kez aynadan kendime baktıktan sonra çantamı alarak odadan çıkıp kahvaltıya babamın yanına indim.
BARLAS’IN AĞZINDAN:
Sabah gözüme vuran ışıkla gözümü zar zor açtım. Kafamı çevirdiğim de Ateş yerde baygın bir şekilde uyuyordu. Dün gece olanlar aklıma gelince güldüm. Yine her zamanki gibi Ömer Amca’nın mekanında eğlenip kendimizi kaybetmiştik. Aklıma bugün okulun olduğu gelince ayağımla Ateş’i dürttüm.
Ateş: Senin ben o ayağını sikeyim Barlas ne tekmeliyorsun?
Barlas: Kalk lan okul var bugün
Ateş: Varsa var bizene ilk gün bugün gitmesekte olur.
Barlas: Hiç babamla Ömer amcayı çekemem kalk hazırlanalım.
Ateş: Hadi o zaman kızlar bizi bekler kalkayım.
Barlas: Oğlum az piç değilsin.
Ateş: Bana diyene bak biz aynı yolun yolcusuyuz.
Gülüşerek kalktık ve hazırlanmaya başladık. Ateş ile hazırlandıktan sonra kahvaltıya indik ve Zeynep Teyze bizi gülen yüzüyle karşıladı.
Zeynep: Oğullarım günaydınn
Barlas: Günaydın bugün de yakıyorsun ortalığı Zeynep Sultan
Zeynep gülerek karşılık verir.
Zeynep: Deli oğlan ya
Biz böyle aramızda gülüşürken Ömer amca geldi masaya oturdu.
Ömer :Ulan siz adam olacaksınız da ben göreceğim dağıtmışsınız dün yine ortalığı.
Ateş: Peder bizi biliyorsun biz böyleyiz.
Ateş ile hemen gülüşmeye başladık her zaman olduğu gibi Zeynep teyze bizi savunmaya geçti.
Zeynep: Hayatım genç onlar tabiki eğlenecekler.
Ömer: İyi iyi bir şey demedim hadi kahvaltınızı yapın okula geç kalmayın.
Kahvaltımızı yaptıktan sonra Ateş’in arabasına atlayarak okula doğru yol aldık.
SAHRA’NIN AĞZINDAN:
Okula gelince Nisan ile kantinde buluştuk. Tanışma etkinliğinin olduğu yere doğru yürümeye başladık. Biz gittiğimizde çoktan başlamıştı. Sahne de sarı saçlı çok tatlı bir kız şarkı söylüyordu.
Yandı dertler, bitti tasa
Ben kurbanım bu cambaza
İki gözüm kadar eminim, sen yoksun
Var mısın? Yoksun
Var mısın? Yoksun
Nisan’a dönerek konuşmaya başladım.
Sahra: Kızın sesi ne kadar da hoş.
Nisan: Ayy evet bayıldım.
Sahra: Çokta tatlı bir kıza benziyor.
Biz kendi aramızda konuşurken şarkı bitti kız sahneden indi ve yanımızdan geçerken konuşma ihtiyacı hissettim.
Sahra: Merhaba sesinizi çok beğendim gerçekten çok yeteneklisiniz.
Mina: Merhaba çok teşekkür ederim. Bu arada ben Mina
Sahra: Çok memnun oldum ben de Sahra bu da kuzenim Nisan.
Mina: Çok memnun oldum. Ben kafeteryaya gidiyorum isterseniz sizde gelin tanışırız.
Nisan: Aslında çok güzel olur hem tanışmış oluruz dimi Sahra?
Sahra: Olur hadi gidelim.
Kızlarla birlikte kafeteryaya gittik Nisan masada oturdu bizde Mina ile birlikte kahve almak için sıraya girdik. Sıra tam bize geldiğinde birden omuzuma biri çarparak önüme geçti. Ben ile Mina daha ne olduğunu idrak edemeden yanındaki arkadaşı sipariş vermeye başladı. Mina bana bakarak iyi olup olmadığımı sordu onun sorusunu görmezden gelerek önümdeki kas yığıntısının sırtına vurdum.
Barlas: Hayırdır bir problem mi var?
Sahra: Problem sensin omuzuma çarptın özür dilemek yerine önümüze geçtiniz hiçbir şey olmamış gibi bir de hayırdır diyorsun
Arkadaşı ile birlikte gülmeye başladılar.
Mina: Komik bir şey var da biz mi göremedik pardon
Ateş: Kendinize bakmanız yeterli gülmeniz için aslında ama siz bilirsiniz.
Mina: Kaç yaşındasın sen 3 falan mı eğer öyleyse seni muhatap almayalım.
Sahra: Mina boş ver gel gidelim.
Barlas: Aynen hadi arkadaşını duydun yol alın.
Mina: Hayır gitmiyoruz bu densiz denyolar hadlerini bilecekler.
Ateş: Bak sen küçük hanıma bildirsene bana haddimi.
Sonra tekrardan aralarında gülüşmeye başladılar sıra da görevli kadın bize doğru seslendi.
Görevli kadın: Gençler sizin kahveniz hazır insanlar bekliyor kalabalık yapmayın.
Barlas: Hadi gidelim uğraşmayalım şunlarla.
Onlar kahvelerini alıp yürürken ters ters onlara baktık. Kahvelerimizi masaya alıp geldiğimizde Nisan lafa atıldı.
Nisan: Bir sıkıntı mı oldu kızlar?
Mina Nisan’a olayı özet geçerken kafamı çevirdiğimde tam çaprazımızda az önce bana çarpan gerzeği gördüm. Bir de hiçbir şey olamamış gibi bana göz kırpıp sırıtmaya başladı. Hemen göz devirip kafamı çevirdim.
Sahra: İlk günden olana bak bütün keyfim kaçtı.
Nisan: Aşkım niye takıyorsun salla gitsin.
Mina: Bence de öyle moralini bozma ilk günden.
Biraz sohbet edip konuştuktan sonra kızlarla derslere dağıldık.
ATEŞ’İN AĞIZINDAN:
Kahvelerimizi alıp masaya oturduk. Bir anda Ali geldi yanımıza.
Ali: Selam beyler.
Barlas: Ooo hoş geldin kardeşim.
Ateş: Nerelerdeydin?
Ali: Sabah ki kargaşayı çekemezdim onun yerine oyun oynadım biraz.
Barlas: Şu kızın adı ne acaba?
Ali: Ben ne diyorum sen ne diyorsun kardeşim
Barlas: Oğlum bir dur ya
Ateş: Hangi kızdan malum bir sürü güzel kız var.
Barlas: Şu omuzuna çarptığım kız.
Ateş: Bırak oğlum manyak onlar sana daha iyisini bulurum.
Barlas: Güzel hatun yalnız
Ateş: Sarılıda baya iyiydi.
Ali: Kimden bahsediyorsunuz?
Barlas ile Ali’ye az önceki olanları anlattıktan sonra Ali gülmeye başladı.
Barlas: Ne gülüyorsun lan?
Ali: Oğlum kızlar size denyo demiş oğlum denyo ne lan
Ateş: Olsun ben onun denyosu da olmaya razıyım.
Barlas: Ali sana da yanlarındaki kızı mı ayarlasak?
Ateş: Altılı takılırız lan yanlarındaki de fena değildi yakışırsınız.
Ali: Yok ben almayayım ayrıca sizde çok ümitlenmeyin.
Barlas: Niye lan?
Ali: Sizin takıldığınız kızlara benzemiyor gibiler
Ateş: O iş bizde sen rahat ol. Biz tavlarız onları
Biraz daha muhabbet ettikten sonra sınıflara dağıldık.