İçeriğe geç

Fake Blonde Omega |taekook|

Bölüm 9 · 8 dk okuma

Fake Blonde Omega |taekook|

Bölüm 9

9(m)

Jungkook:

Bir tanem

Geldim ben

Açar mısın kapıyı

Taehyung:

Aaa

Kim o

Jungkook:

Dark Web Killer

Taehyung:

Xmşwlspqdlwl

Salak

***

Taehyung yemek masasından kalkıp çalan kapıya doğru ilerledi. Masadaki babaları ve amcası ona anlamaz bakışlarla bakarken, o açıklama yapma gereğinde bulunmadı. Kapının önüne geldiğinde birbirine girmiş olabileceğini düşündüğü sarı tutamlarını ince elleriyle düzeltti. Ardından ise kapıyı açtı.

İlk gördüğü şey elinde bir demet papatya ile dikilen Jungkook'tu.

"Jungkook... Bunlar çok güzel."

"Senin kadar değiller güzel omegam."

Omegam.

Jungkook ona ilk defa omegam diyordu.

"Kız Taehyung! Kimmiş gelen?!" İçeriden gelen Jin babasının bağırma sesi ile Jungkook bile irkilmiş, Taehyung'a bakmıştı. Taehyung gülümsedi. Elinden tutup içeriye çekti alfayı.

"Omega babam." dedi sesin sahibini kastederek.

Jungkook kapıyı kapatan omeganın tatlı yüzünü ve kızaran yanaklarını görünce dayanamamış, ellerini kendinden kısa çocuğun şakaklarına yerleştirip kızaran yanaklarına minik birer öpücük kondurmuştu.

Taehyung ise kafasını kaldırıp dudaklarını Jungkook'un dudaklarına bastırdı. "Anamın babamın evinde yaptığına bak."

"Beni öpen sendin sarışınım."

"Sen de öp."

Jungkook yaklaşıp kendisi bastırıd bu sefer dudaklarını dolgun dudaklara. "Ohh be... 48 bölüm Arı Maya'dan sonra ilaç gibi geldi."

İkisi de kıkırdadı bu dediğinden sonra. Taehyung elini Jungkook'un eline atıp minik adımlarla salona doğru ilerledi. Omega babası ile Hoseok amcası sülalenin dedikodusunu yaparlarken, alfa babası çıtını çıkartmadan dinliyordu onları. Keza kötü bir şey derse, omegasından bir kaç terlik yiyebilirdi.

"Baba şey... Jungkook geldi."

Herkes gelen ikiliye döndü. Şaşırmışlardı. Zira kimse bu kadar yakışıklı beklemiyordu Jungkook'u.

"Aman Tanrım... Bu nasıl bir fazilet böyle!"

Aniden ayaklanan Hoseok, Jungkook'un önüne geçip alıcı gözüyle süzdü.

Nasıl, nasıl bu kadar yakışıklı olabilirdi bu çocuk? Taehyung tam da gözünden vurmuştu ha turnayı! Cimcimeee...

"Baba! Amcama bir şey söyle!"

Taehyunh amcasının yine eskileri tekrarlamasını istemiyordu. Eskiden o kadar takmasa da şimdi takacaktı. Çünkü Jungkook, farklıydı. Bir kere kalbine yer edinmişti alfa onun.

"Hoseok..." dedi Jin kardeşini uyararak.

Hoseok'un derdi aslında Jungkook falan değildi. Her zamanki düşüncesiydi aklına takılan.

Taehyung'u üzecek mi?

Ona göre test yapardı her seferinde. Ama bu sefer teste gerek kalamayacak gibiydi. İçine sinmişti yakışıklı alfa.

Jungkook ona tren görmüş inek gibi bakan büyüğüne koca gözleriyle bakıyordu. Hoseok ise bir anda onu çekip sarıldı. Ardından ise kulağına tehditkar bir fısıltı bıraktı.

"Taehyung'umu üzersen çükünü keserim..." Ardından ise gülümseyerek çekildi. "...Tamam mı çocuğum?"

Çocuğum? Bu Taehyung'un aklını karıştırmıştı. Ne demişti ki acaba amcası Jungkook'a?

Jungkook yutkunarak kafa salladı. "Me-Merak etmeyin efendim."

"Hoseon korkutma çocuğu..." Taehyung'un omega olduğunu düşündüğü babası ona güler yüzüyle yaklaşıyordu.

"Hoşgeldin Jungkook. Taehyung senden çok bahsetti. Sabah akşam Jungkook da Jungkook, Jungkook da Ju-"

"Baba!"

"Aa nee?"

Taehyung babasına ölümcül bakışlar atarken, omega babası çekilmiş alfa babası gelmişti bu sefer de. İşte şimdi Jungkook sıçtığını hissediyordu. Bay Kim... Okul müdürüydü. Tanrım... Cidden utanıyordu alfa.

Alfa babasının ciddi duruşunun Jungkook'u ürküttüğünü fark eden Taehyung babasına kaş göz yaptı. Babası ise kıkırdayıp el uzattı Jungkook'a.

"Hoşgeldin oğlum."

Jungkook rahatlamış bir şekilde gülümsedi.

"Hoşbulduk efendim."

Taehyung ve Jungkook dışında üçü de tekrar masaya otururlarken Hoseok ellerini çenesine oturtmuş, Jungkook'a seslendi.

"Ee nasılsın? Anangiller, babangiller, akrabangiller nasıl?"

"Anamgiller, babamgiller, akrabamgiller iyiler efendim."

"Neyse!" Taehyung hemen Jungkook'un kolunu tutup kapıya doğru ilerlemeye başladı. Bir yandan da elindeki papatyaları vazoya yerleştirdi.

"Biz Jungkook'la ders çalışmaya gidiyoruz! Değil mi Kookie?"

"Senin kookie diyen ağzını-"

"Haha! Hadi gidelim!"

Koşa koşa evden çıkarlarken omega babasının bağırışını umursamadı omega. Dış kapıyı kapattıktan sonra almaya döndü. Ellerini kaslı göğsüne sarmalayıp sarıldı. Jungkook bu sarılmayı beklemese de elini omeganın beline sarmaladı. Burnunu sarı tutamlar arasına yerleştirdi.

"Sevgilim..."

Taehyung duyduğu sözlerle aniden kafasını kaldırdığında Jungkook acıyla inlemiş, burun kemerini sıkmıştı. Resmen burnu kırılmıştı alfanın! "Jungkook i-iyi misin?!"

"Ahh iyiyim bebeğim."

Taehyung aniden eski sinirli hâline gelirken, kollarını birbirine sarmalayıp kaşlarını çattı. Jungkook ise onun ne yaptığına anlam verememiş olacak ki, elini omeganın saçlarına atıp okşadı. "Ne oldu yine?"

"Sevgilim dedin."

"Ee? Değil misin?"

"Değilim?"

"Kabul ettin?"

"Sözüm yarım kaldı?"

"Ama edecektin?"

"Hâlâ PowerPuff Girls izlemedik?"

"İzleyelim o zaman?"

Taehyung tam olarak da duymayı beklediği sözler ile kıkırdayıp ellerini Jungkook'un boynuna sarmalayıp kucağına atladı. Jungkook hızlı bir refleksle omegayı tutmuş, hoplatmıştı.

Fakat arabasına doğru ilerleyen adamları refleksine göre oldukça yavaştı. Bu işe Taehyung'u sinir etmeye yetiyordu. Omega aklına gelen fikir ile gülümseyip kulağına yaklaştı alfanın.

"Hızlı olursan, gece eğlendiririm seni."

"Nasıl bir eğlenceymiş bu?"

Taehyung dudaklarını ısırdı.

"Bilmem...Sen ne istersen alfam?"

Alfam.

Alfam.

Alfam.

Alfasıydı onun.

Kim Taehyung'un alfası...

Jungkook kendine dediklerine karşın masum gözlerle bakan omegasına dönüp dudaklarına eğildi. Alt dudağını dudakları arasına alıp kısaca emdikten sonra çekildi.

"O hâlde ne isteyeceğimi biliyorsun omegam."

Arabaya vardıklarında Taehyung'u indirdi ve kapalı kapıya yaslayıp kapıyla kendisi arasına aldı minik bedeni. Eliyle ince belini okşuyorken, sıcak nefeslerini parlak tenine yaşatıyordu.

"Ne istiyormuş benim alfam?" dedi burnunu burnuna sürterek. Tek amacı Jungkook'u kışkırtmaktı. Duyacağı sözlerden habersiz.

"Yüzüne oturmanı istiyor senin alfan."

"Hmm? Hani ders çalışacaktık?" Taehyung'un bakışları Jungkook'un dudaklarındaydı.

"Biyoloji çalışacağız bebeğim." Jungkook'un ise Taehyung'un dudaklarında...

İkisi tekrardan dudaklarını birleştirirken onları camdan sarkıp elinde çekirdeğiyle izleyen Hoseok'tan bi haberleri. "Zamane gençleri... Bizim zamanımızda böyle miydi?"

"Hoseok çocukları rahat bırak."

Hoseok Jin'i hiç umursamadan izlemeye devam etti manzarasını. Aklına gençliği gelince bir gülümsedi. Ah ne güzel zamanlardı. "Ne güzel çıtırdım ama o yaşlarda."

"Hoseok 27 yaşındasın."

"Ruhum çürüdü ruhum."

"Hoseok ruhunu sikeyim senin."

"Hyung ayıp oluyor ha!"

*

*

Ding dong!

SMUT UYARISIIII!

*

*

Taehyung'tan

"Ahm~"

Jungkook ellerini belime yerleştirmiş bir şekilde dengede durmamı sağlıyorken yaşadığım haz ile gözlerimi yumdum.

Ellerimi kaslı göğsüne sarmalamış arkam yüzüne dönükken deliğimde gezinen dilini hissediyordum.

Ellerinden birini belimden indirip kalçama götürdü ve sıkıp salladıktan sonra sert bir şaplak attı. "Ah~ J-Jungkook.."

Adıyla inlemem onu daha da hırsa getirmiş gibi dilini derinlerime yollamaya başladı. Kıvrak dili ve beni kendimden geçiren dil piercingi deliğimi talan etmişken tüm ağırlığımı ona bırakmış, kalçamı hareketlendirmeye başlamıştım.

Dilini içimden çıkartmadan deliğimi emdi ve sesli bir şekilde yutkundu. Gözlerim yaşadığım zevkin getirisi kayarken, yavaşça eğildim ve önümde baya seksi bir manzara sunan büyük penisini ellerim arasına aldım. Dil hareketi bir anlığına durarken, şişmiş aletini çekmeye başlamam ile dudaklarının gerildiğini hissettim.

Elimi aletinin dibine kadar götürüp yavaş fakat son derece kışkırtıcı hareketlerle okşamaya başladım. Aletinin seğirmesini görmek, ve de bunun sebebi olmak gururumu okşuyordu. Diliyle deliğimi beceremeye son hız devam ederken kendisine doğru biraz daha eğilip dilimi ucuna sürttüm. Dili aniden içimden çıktığında kısık inlemesi kulağıma ilişmişti bile.

Kıkırdayarak biraz daha eğildim ve penisini boylu boyunca yaladım. Dilimle çizdiğim ıslak yol onu azdırıyordu ki, aletinin ellerim arasında büyümesini hissedebiliyordum.

Çok geçmeden penisini ağzım arasına alıp emmeye başladım. Dilimle her bir milimini ıslatırken, damağıma vuruyordum sertliğini.

"Ahm omegam..."

Elleri hâlâ kalçamı sıkarken dili deliğinden uzaklaşmış, zevki yaşamaya başlamıştı. Tam da o an bir anlığına penisinden ayrıldım ve ona dönebileceğim kadar dönüp kısık bir sesle konuştum.

"Dilin ne kadar iyi iş yaparsa, ağzım o kadar iyi iş yapacak alfa..."

Dediğimi, imâmı anlamıştı. Dolayısıyla çok geçmeden tekrar emmeye başladı deliğimi. Bu sefer en derinime gömülen yumuşak dili, zevk noktama dokunmuş kalp atışlarımı hızlandırmıştı.

Penisini ağzıma davet ettikten hemen sonra derin bir nefes alarak köküne kadar ağırladım boğazımda. Ucundan köküne kadar yaptığım her bir git gel alt bedenimdeki hakimiyetini güçlendiriyor, tenimde el izinin çıkacağına inandığım şaplaklar atmasına neden oluyordu.

Aleti ağzımdayken yutkunmam onu olabilirmiş gibi daha da sertleştirirken, boğazımın ciddi anlamda yandığını hissediyordum. Ama bu acı bende öyle bir zevk, öyle bir hırs uyandırıyordu ki... Bir saniye bile ayrılmak istemiyordum teninden.

Piercingini değdirdiği noktam beni ciddi anlamda zora sokarken elimi sızlayan penisime götürüp çekmeye başladım. Bir yandan ağzımı dolduran penisiyle ilgilenirken, aynı anda da kendimi tatmin etmek oldukça zordu. Bu zorluğu durduran şey, elimi uzaklaştırıp kendi parmaklarını aletine sarmalayan sevgilimdi. Sıcak nefesini kalça arama verdi. Ve tekrar emmeye başlamadan önce konuştu benimle sert tonuyla.

"Ben buradayken, kendine dokunma omega." diye bana -az önceki konuşmamı kastederek- atıfta bulunmuştu.

Bir yandan deliğimi yeyip bitirken, bir yandan da penisimi çekiyordu. Bana iki taraflı zevki yaşatması onun zevkini ön planda tutmama neden olmuştu.

Ağız işimi hızlandırarak elimi de penisine atıp yardımcı oldum. Dokunduğu yerin zevk noktam olduğunu nasıl anladıysa orada uzun bir vakit geçirmiş, orgazmın yakın olduğunu anlamı sağlamıştı.

"Ju-Jungkook... Geleceğim~"

Daha da hızlanırken dilimin ucunda vanilya tadının yayıldığını fark etmiştim. Zevk sıvısı tam da beklediğim gibi, kokusu gibiydi. Vanilya.

Kalçamı yavaş yavaş hareketlendirirken titremeye başlamamla kendimi güzel ağzına saldım. "A-Ahmm!! Jungkook~"

Ağzımdan uzaklaştırdığım penisiyle ilgilenen elim yavaşlarken ondan duyulan kışkırtıcı sözler pozisyonumu bozmamı sağlayacaktı.

"Tadın... Her ne kadar hayatımda tattığım en güzel şey olsa da. Verdiğim zevki yaşatamadın sevgilim."

Bunlardı işte beni hırsa getiren sözler.

Kalçamı yüzünden ayırdım ve bacakları arasına yüzüm ona dönük olacak şekilde döndüm. İşte şimdi görecekti neymiş beni küçümsemek.

Dilimi ücra köşelerinde gezdirdikten hemen sonra hızlı bir şekilde emmeye başladım sertliğini. Eli ani bir hareketle sarı tutamlarıma giderken, sert bir şekilde çekmiş penisini boğazıma vurmaya başlamıştı. Hiç bir zaman öğürme refleksim olmadığından şu an işim oldukça kolaydı.

Gözlerimi bir saniye bile kısık bakışlarından çekmiyor, hızlı hareketlerle yiyordum onu. Bakışları gibi kısık inlemelerini duymak beni oldukça tatmin ediyordu.

Saçımdan tutarak penisinin en derinini boğazıma indirerek bir kaç saniye tuttu ve beni tekrar uzaklaştırdı. İşte o an boğazımın yırtılacağını sanmıştım ama neyse ki öyle bir şey yaşanmamıştı.

Boştaki eliyle terli sarılarımı alnımdan uzaklaştırdı ve işine devam etti. Kahve gözleri, bal sarısı gözlerimden bir saniye bile ayrılmıyor, çatık kaşlarıyla süzüyordu.

Sert nefesleri ve inlemeleri kulağıma ilişirken penisinin dolmasıyla geleceğini anladım ve daha da hızlı emmeye başladım onu. Tam ağzımdan çıkacağı sırada onun durdurup emmeye devam ettim.

Bir kaç saniyenin ardından ağzıma bir tsunami gibi patlarken dilime yapışan vanilya tadını yutkundum. Kıkırdamamla penisini ağzımdan uzaklaştırdı ve eliyle penisini yavaşça çekerek kalan menilerini yüzüme sıçrattı.

Eserini izlerken o da benim gibi kıkırdamış, ellerini belime sarmalayıp beni kucağına almıştı. Dudaklarıma minik bir öpücük kondurdu.

"Verdiğin zevki yaşadın mı sevgilim?"

Tekrardan alnıma düşen sarı tutamları geriye atarak kucağındaki bedenimle ayaklandı ve odasının banyosuna doğru adamladı.

"Çok daha iyisini yaşadım sevgilim."

.

.

.

Tam olarak smut sayılmaz ama güzel oldu bence

Umarım bölümü begenmissinizdirr

Oy ve yorumları unutmayın

Öptüm

Bölüm sonu

2 yorum