İçeriğe geç

Fake Blonde Omega |taekook|

Bölüm 19 · 9 dk okuma

Fake Blonde Omega |taekook|

Bölüm 19

19

yorumları unutmayın

iyi okumalarr

°0°

4 gün sonra

ilâhi bakış açısı.

"Ggukie~ Daha ne kadar kaldı?"

"Az kaldı bebeğim."

Taehyung ön koltukta, yan tarafındaki şöför koltuğunda oturan alfasını her ne kadar rahatsız ettiğini düşünse de; sabırsızlığını önleyemiyordu. 6 saattir yoldalardı ve bu sarı saçlı oğlanı oldukça sıkmıştı.

"Ama ne kadar az...?"

Jungkook sevgilisinin bu tatlı hâline kıkırdamakla yetinirken, dilini dudaklarında gezdirdi ve cevaplamak adına dudaklarını araladı. "1 saat kadar..."

Taehyung dudaklarını büzüp kafadını sallarken bal sarısı gözlerini cama çevirmiş dışarıyı izlemeye başlamıştı. Tabii bu sırada ışıklara kadar kendisini izleyen sevgilisinin farkında değildi. Tam da o sırada kırmızı ışık yandığında Jungkook, omegasına eğildi ve çenesini kavrayıp kendisine döndürdü. Şaşkınlıkla aralanmış dudakları dudakları arasına alıp usulca emip çekildikten sonra burnuna dolan çilek çiçeği kokusuyla gülümsedi ve bir minik öpücük de burnunun ucundaki bene kondurdu.

"Ohh...Tüm yorgunluğumu aldın."

İkisi de kıkırdarken, bu kıkırtıları bozan etken arka koltuktan gelen boğaz temizleme sesiydi.

Jimin ve Yoongi arka koltukta onlara aval aval bakarken Yoongi daha fazla bakmamayı seçmiş ve son 6 saattir yaptığı gibi tekrar oyun oynamaya devam etmişti. Jimin, onun oyun oynamaya devam ettiğini görünce sınırlı bir nefes çekti ve omuz atıp cama yaslandı.

"Ne omuz atıyorsun cimcime?"

"Sus Yoongi. Sus!"

"Ya sabııır..." Tabii ki bunu kendisinin bile duyamayacağı kadar sessizce söylemişti. Çünkü biliyordu ki, Jimin bunu duyarsa elindeki telefonu alır ve götüne sokardı. Yoongi kabullenmişti, hanımcılık kazanacaktı.

Yeşil ışık olduğunda Jungkook tekrar atabayı çalıştırmıştı. Yanındaki güneş saçlı oğlanının minik elini kavradı ve ellerini kenetleyip o pamuk tenin üzerine öpücüklerini dizdi. Taehyung alfığı öpücüklerden huylanıyor olmalı ki, her ne kadar kıkırdasa da mızmızlanmayı da ihmal etmiyordu.

Jungkook uzun soluklu bir öpücük kondurduktan sonra sevgilisinin elini yanağına sürttü. "Güzelliğim, güneş saçlım..."

Yanakları kızaran omega eli hâlâ alfa sonunda ellerinde kaybolurken, dudakalrını birbirine bastırdı ve yolu izlemeye devam etti.

"Kız cimcime. Telefonun çalıyor."

"Bak elimin tersindesin ha."

"Ya ben ne yaptım amınakoyayım!"

Jimin yanındaki telefonunu alıp Yoongi'ye vuracak gibi yaparken Yoongi anında sinesine çekilmiş, yavru kedi gibi kıvrılmıştı. Jimin elinde tuttuğu telefonuna gelen sesin arama değil, bildirim olduğunu sonradan anladı. Gördüğü mesaj ile tüm arabada yankılanacak kadar yüksek bir çığlık attı.

"Lan noluyor manyak?!"

Tıpkı korkudan dört köşe olan Yoongi gibi diğer ikili de neye uğradıklarını şaşırlarken, Jungkook az kalsın arabanın kontrolünü kaybedecekti. Kontrolü tekrar eline aldığında rahatlamış bir nefes verdi. Tam ne diye çığlık attığınu soracaktı ki; Jimin, sevgilisine seslenip telefon ekranını önündeki Taehyung'a gösterdi. Tam da o sırada ikisi de heyecanla çığlık atarken araba resmen sallanmıştı.

"Ne oluyor ya?!" diye bağırdı ister istemez şöför olan. Omegalara kısa bir bakış atarken, yüzlerindeki heyecanı ve mutlu gülümsemeyi görebilmişti. O bir saniyede yakaladığı sevgilisinin gülüşü aklına kazınırken, istemsizce o da gülümsedi.

Ah minik bebeğim... Kalbimi çıkartacaksın bir gün.

"Sürekli gittiğimiz mağazada mükemmel bir kampanya başlamış! Hızlı ol Ggukie!!"

"Ben niye hızlı oluyorum bebeğim?"

Taehyung yüzündeki masum duran fakat bir o kadar yaramaz gülünsemesini takınıp elini alfasının kaslı koluna sardı ve fısıldadı. "Hadi ama... Sen hep hızlısındır."

"Ee çüş yani."

"Sen karışma kedi." Tekrar sevgilisine döndü alfa. Biraz önce aldığı müstehcen iltifatı yok sayamazdı. Yüzünde kendinden emin ve tatmin olmuş gibi ifade vardı. "Öyleyimdir biraz."

"Hm hm~ Öylesin..."

"Hmmlama. Deli etme beni-"

"Lan susun artık." Neyseki Jimin konuyu dağıtmıştı da, olabilecek bir araba kazasından kurtulmuşlardı. Keza şöför beyin dikkati, omegasından zar zor çekilebiliyordu. Tekrar konuştu siyah saçlı omega. "Önüne bak yarrak."

"Tamam ulan baktım."

"Aferin. Şimdi dinle. Şu an 100'le sürüyorsan 200'le sür. Yapabiliyorsan arabayı suda yüzdür, hatta uçur. Ne yapıyorsan yap. Ama bizi 40 dakika içerisinde o mağaza yetiştir Jeon Jungkook."

Arkadaşının tüm arabayı titretecek kadar tehditkâr sözlerinden sonra, sarışın omeganın tehdit olmasına rağmen oldukça tatlı gözüken sözleri biraz ortamı bozmuş sayılabilirdi. Dudaklarını büzmüş ve kaşlarını sinirli gözüktüğünü düşünerek katmıştı. "Evet Jeon Jungkook! Uçur Jeon Jungkook!"

"Ben seni öyle bir uçuracağım ki..."

"İki dakika yavşama ulan. Ne yavşak adamsın." Yoongi bile artık oyununa odaklanamaz hâle gelmişti.

Ortama tekrar tekrar ve bir sessizlik çöktüğünde bu sessizliği aniden karnı gururdayan Taehyung bozmuştu. Tüm bakışların ona dönmesiyle yanaklarının kızardığı hissederken dudaklarını birbirine bastırdı.

"Oha T-Rex miydi lan o?"

"Yaa Yoongi hyung..."

Jimin istemsizce kahkaha atarken Taehyung ellerini birbirine sarmalamış ve arkadaki ikiliye küsmüştü bile. Zaten morali evde kendisini bekleyen ödevleri yüzünden bozuktu bir de daha da bozuluyorlardı.

Ah be... Mimarlık ne zor bölümdü ya! Neden seçmişti ki!

O sırada Jungkook aklına sonradan gelen fikir ile boğazını temizledi ve konuşmaya başladı. Bir yandan direksiyonu kırıp biraz ilerideki benzin istasyonuna girerken, kendisine dönen meraklı bakışları yanıtlamak durumunda kalmıştı. "Benzin işini bi halledelim de, yetiştiririz sizi."

Taehyung duyduğu sözlerle heyecanla alkışlamış ve sevgilisinin yanağına ardı ardına sesli öpücükler kondurmuştu. "Teşekkür ederim sevgilim. Seni çok çok çok çok çooooook seviyorum."

Jungkook yanağına konan öpücüklere karşılık vermemek için büyük bir çaba sarf etse de, arabayı benzin için park ettiği an kendisine eğilen sevgilisini kucağına çekmiş ve dudaklarını birleştirmişti. Taehyung tabiki de arkadaşlarından dolayı utandığı için kızarsa da, benzini doldurmak için yanaşan çalışanın bakışlarını görünce anında alfasının dudaklarından ayrılmış; yüzünü boynuna gömmüştü.

Alfa omegasının utandığını anladığında derin bir iç çekti ve aracın kapısını açıp; kucağındaki Taehyung ile beraber arabadan indi. Kapıyı kapatmadan önce kendisine seslenen Jimin'i de yanıtlamayı unutmamıştı.

"Nereye lan dümbük?"

"Tuvalete..." Sonra ise 'anlarsın...' der gibi göz kırptı ve kapıyı kapattı. Sanırım 40 dakikada yetişmeleri gereken yolun 40 dakikasını tuvalet fantezisi yaparak geçireceklerdi... Eh tabi, Jimin pek de şaşırmamıştı. Bu ite güvenilmezdi ki!

Arabada sadece Jimin ve Yoongi kalmışken Yoongi oyunu kapatmış yeni bir oyun açmıştı. Son ses silah ve patlama sesleri kulak tırmalarken Jimin sadece göz devirmekle ve iç geçirmekle yetiniyordu.

Açıkçası... Birazcık Taehyung'a imreniyordu.

Jungkook, Taehyung'la çok güzel ilgileniyor; seviyor, koruyor, kendinden bile sakınıyordu. Jimin ikisinin de en yakın arkadaşı olarak kesinlikle onlarla gurur duyuyordu. Onlar adına mutluydu.

Fakat kendi adına da mutlu olmak istiyordu...

Yoongi'ye karşı boş değildi. Hiç bir zaman boş olmamıştı. Evet, Yoongi biraz tuhaf bir alfaydı. Gıcıktı, Jimin'e sürekli sataşırdı, şakalar yapardı omeganın gülmesi için fakat bir o kadar da ağlatırdı. 'Neden' diye düşünürdü omega.

Neden beni fark etmiyor?

Jimin'in de ona pek hoş davrandığı söylememezdi. Küçük olan bilmese de, ikisi de birbirinden deli gibi hoşlanıyorlardı. Tek sorun, ikisinin de bunu bilmemesi ve sürekli olarak kavga etmesiydi.

Arkadaş gibi davranan aşıklardandılar.

Jimin'i düşüncelerinden çekip kurtaran bir anda oyunda ölüp patlama sesiyle ayaklanan ve kafadını araba tavanına vuran Yoongi'ydi. "Ulan damızlık dana! Adam akıllı oysana puşt! Ama ben sana göstermez miyim...sen dur."

Ve tekrar öldü.

"40 TANE OROSPU BİR ARAYA GELSE SENİN GİBİ PEZEVENK DOĞURAMAZ AMINAKOYAYIM! PARA YATIRIYONUZ SANKİ BİLMİYORUZ! OYNAMIYORUM LAN! OYNAMIYORUM İŞTE!"

"SUS ARTIK YOONGİ!"

Ortam sessizleşince Yoongi elindeki sıka sıka kırılmak üzere olan telefonunu bıraktı ve bir elini çekinceyle ensesine atıp kaşıdı. "Pardon biraz bağırmış gibi oldu."

"Biraz mı??"

"Tamam tamam."

Jimin'in sinirden kızaran yüzüne ve tombul yanaklarına bakarken içinde tuhaf bir sızı meydana gelmişti. Kurduna sahip çıkamıyordu sanki. Kurdu ona emirler yağdırıyor, kendisini hiç olmadığı kadar zor durumda hissediyordu.

'Omegamı sinirlendirdin seni sikik.'

'Olum ne diyon amınakoyim?"

'Bak vallaha kaşınıyor'

'Kaşınıyorum gel de kaşı'

"AHHHH!" diye çığırdı aniden.

"YOONGİ?!"

Yoongi kurdunun pençelerini sertçe kendisine geçirmesiyle yerinde iki büklüm olurken sesli olup olmamasını umursamadan kurdundan af dilemişti. "Affet abi, büyüksün."

'Ne sandın ya-'

"Yoongi~" Jimin'in yumuşak ve son derece tatlı bir tınıda çıkan sesi alfanın tüm acısını unuttururken, kalbinin patlayacak gibi atmadını sağlıyordu. Keşke birbirlerine büyü müyü yapmak yerine birbirleriyle adam akıllı konuşabilselerdi... Fakat ikisi de yarımakıllı olunca, işler sarpa sarıyordu.

"He?"

"İyi misin? Ne oldu birden..."

"İyim." Resmen boğazı düğümlenmişti. "Eyvallah."

Jimin resmen ağlamamak, daha doğrusu şu alfanın yüzüne elinin tersini yapıştırmamak için kendisini çok zor tutuyordu fakat sabredecekti. Kızgınlığına kadar sabredecekti.

Kollarını birbirine dolayıp bakışlarını dışarıya yöneltti. Benzini dolduran çalışan kendisine bakıp göz kırparken, kafasını sallayıp "Bir sorun mu vardı?" dedi.

Genç adam kollarını arabanın camının olduğu bölüme destekleyerek kendisine gülümsedi kendinden emin bir şekilde.

"Analar neler doğuruyor ulan."

"Sana burda yer yok kardeşim, uza."

"Yer yoksa ayakta da gideriz güzellik." Elini uzatıp çocuğun tombul yanağından makas aldı. Biraz sonra Yoongi tarafından camdan tutulup içeriye çekildikten sonra dayak yiyeceğinden haberi yoktu tabi.

Fakat bilse bile bu omegaya değer miydi? Değerdi.

Keza resmen bir şaheserdi. Onu kendine almalıydı. Evet, kararlıydı. Kesinlikle onu kendisine alacaktı. Hatta bu akşam anasına haber verecek istemeye gidecekti. Adı Byun Baekhyun ise, bu omegayı kendisinin yapacaktı ulan!

"AHHH! NOLUYO LAN?!" Tabii o sırada Yoongi çoktan kendisini arabanın içine çekmişti.

Arabada yer yoksa, ayakta da döverdi.

Bu ise Baekhyun'un bu omegaya tek eşliliğini sorgulatmaya yetmişti bile.

Tek sorun biraz önce Jungkook'un kucağındaki sarışın omega için de aynı şeyleri düşünmesiydi. Zaten bu yüzden onları tuvalete kilitlemişti zeka küpü!

Haaa tuvalet...

Bir dakika, sanırım orayı atladık.

•

•

"Hey! Kimse yok mu?!"

Jungkook yumruklarını sesli bir şekilde tuvalet kapısına geçirirken neden kapıyı üstlerine kilitlediklerini anlayamıyor, sinirle bağırıp çağırıyordu. O sırada yaptıkları yaramazlıktan sonra hâlâ kıyafetlerini giyinmeye uğraşan Taehyung onun ne yaptığını izliyordu. O da anlamamıştı ki, neden bu kadar abartıyordu?

Yoksa! Yoksa kendisiyle kilitli kalmak istemiyor muydu?! Bu kadar mı kötüydü ya.

"Yemedik seni Bay Jeon! Merak etme."

Jungkook artık pes etmiş şekilde yumruklarını son kez geçirmişken çöken o sessizlikte duyduğu omegasının sesiyle beraber aklına gelen yaramaz cümlelerle yan bir gülüş attı. Bipolar gibiydi resmen.

Elini bebeğinin büzdüğü dudaklarına götürürken konuştu. "Yedin ya daha yeni bebeğim... Ne çabuk unuttun-"

"Ya of sus bi." Fakat eline yavaş bir şaplak atan sevgilisi onun sözünü kesmişti bile. Hadi ama kabul edelim. Bazen çok boş konuşuyordu.

Taehyung sonunda kıyafetlerini tamamen giyinmiş sadece gömleğinin ilk 3 düğmesini iliklemeye uğraşırken Jungkook ellerini sevgilisinin incecik beline attı ve dudaklarını açıkta kalan boynuna ve köprücük kemiklerine bastırdı. Sonra ise yanaklarını öptü. "Kızma bana. Mahsur kaldık diye endişe ettim güzelliğim."

"Ne mahsur kalması Jungkook ya... Telefonumuz var ya hani akıllımm?"

Cebinden çıkarttığı telefonunu Jungkook'un yüzünün önünde salladıktan sonra dudaklarına ufak bir öpücük kondurdu ve göz kırparak ondan uzaklaştı.

Evet...

Hmm...

Bu bildirimler nereden gelmişti ki?

°0°

Cücük kişisinden 3 mesaj bildirimi

göster

Cücük-Cacık

jimin:

TAEHYUNG KAC POSTA ATTJBIZ AMJNAKOYAYIM

ACİL GEMİN COK AİCK HEMEN

jimin:

TAEBYHBG

NELETE OKDU İNANAMAZIDB

jimin:

Bİ ADAM BANA ASILDI SONRA DA YOONGİ ARABAYA CEKİP DÖVDÜ

ADAM YOONGİNİN KAFASINDA ARABANIN YANGIN TÜPÜNÜ PATLATIP KACTI

görüldü

taehyung:

NE

jimin:

BEN YOONGİYİ AYILTMAYA CALISIRKEN BİR ANDA ARABAYA İKİ TANE MASKELİ ADAM GİRDİ AMK

BABASINI SİKEYİM ADAMLAR BENZİNİN MARKETİNİ SOYMUSLAR

BİZİM ARABAYI CALIP BİZİ REHİN ALDILAR

taehyung:

LAN

jimin:

OLUM DUR

jimin:

BUNLAR BİZİ BİR DE ORMANLIK ALANA CEKMESİNLER Mİ

taehyung:

CEKMESİNLER AMK

jimin:

CEKTİLER

AAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAA

taehyung:

AAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAA

taehyung:

JİMJİME NERDESİNİZ SU AN

SONUC NE

jimin:

he sonuc mu

MXPWMDŞQMDŞWMDLWWLQ

OLM BAGAJDAN NE CIKTI BİLİON MU

yazıyor...

•ses kaydı 00:03

"Ben de olmasam hepiniz yarra yemiştiniz"

taehyung:

görüldü

yazıyor...

görüldü

yazıyor...

görüldü

yazıyor...

taehyung:

LAN HOSEOK AMCAMIN ORDA NE İSİ VAR?!

°0°

"Sevgilim~ Bunlar biraz geç gelirlermiş..."

"Neden ki? Ne olmuş çileğim?"

"Boş ver sen. Bir tur daha mı atsak?"

Tabii omega o saniyelerde, kaçan kampanyayı unutmuştu.

.

.

.

kolum cıktı biraz

umarım eglenceli ve güzel bir bölüm olmustur

oy ve yorum sayısında ciddiye bir düsüs var, onu halledin lütfen

Bölüm sonu

3 yorum