Selam ben Elis Neşe 17 yaşındayım. Bu bir gün öncesine kadar babamla kalıyordum ama arkadaşlarımla ayrı eve taşındım. Şuan da kalan eşyaları taşıyoruz.
-Kapı mı çaldı? (Büşra)
-Ben bakarım! (Aybüke)
-Bakalım ilk misafirimiz kim? (Ceylan)
Kenarda da grubumuza yeni katılan Gizem oturuyordu yeni dediğime bakmayın yaklaşık 1 yıldır bizimle. Ama biz hepimiz çocukluktan birlikte olduğumuz için yeni sayılır. Bir şey mırıldandı Gizem ama ne dediğini anlamamıştım. Soluk gözüküyordu yanına gidip:
-Ne oldu? İyi misin?
Diye sordum.
-Bir şey yok iyiyim.
Dediğinde sertti bu tavrını anlamamıştım. Ama belki bizle taşınamadığı için üzgündür diye düşünüp boş verdim. Annesi bize tam olarak güvenmediği için izin vermemişti. Aybüke elinde kapla içeri girdi ve:
-İlk ikramımız!
Dedi ve devam etti.
-Bir yaşlı teyze getirdi yeni taşındığımızı duyup ikram yollamak istemiş.
-Getir getir çok acıktım. (Büşra)
-Bence yemeyelim ne olur ne olmaz? (Gizem)
-Yaşlı teyze ne yapabilir Gizem. (Ceylan)
Ceylan ve Gizem´in arası limoniydi ama neden olduğunu söylemiyorlardı. Az çok tahmin ediyordum ama neyse.
-İyi yiyin ben yemeyeceğim Ceylan. (Gizem)
SAAT 21.00
-Eee sabahlıyor muyuz? (Aybike)
-Tabii ki de evet hadi atıştırmalıkları hazırlayalım. (Büşra)
İçeri gidip hazırladık yanımda Ceylan vardı.
-Sizin Gizemle sorununuz mu var? (Ben)
-Hak ettiği gibi davranıyorum diyelim.
-Bir dakika Ceylan Gezinti birine bu cümleyi kurduğun da aldatılmıştı. Anlat bakalım ne oldu?
-Sonra konuşalım bence.
-Peki, birde abimleri demi çağırsak.
-Hımhım birileri abisini özlemiş çağıralım.
Büyük olay dönüyordu düşündüğüm şey olmaması için Allah’a yalvarıyordum.
~
Saat 22.00 olmuştu. Barış’lar gelmişti eşyalar yerleştirilmişti. Soframızı bile kurmuştuk ama bir türlü film bulamamıştık.
-Ben korku filmin de kararlıyım hâlâ.(Tolga)
-Bende. (Ben)
-E yapacak başka bir şey yok. Siccin 5 açıyorum.(Barıź)
-Of ya ben korkuyorum ama. (Aybüke)
-Amaç o zaten geri zekâlı. (Arel)
Bu kadar rahat konuşmasının sebebi kardeş olmalarıydı. Ve Ceylan ile Tolga’nın ayrı oturması gözümden kaçmamıştı. Garip olan kısım Gizem ile Tolga daha yakın oturuyordu. Hatta yan yanalardı. Ve Gizem kaçamak bakışlar atıyordu. Tolga düşündüğüm şeyi yapmamıştır dimi? Düşündüğüm şeyi yakında paylaşacağım.
Ve film başlamıştı.
~
Gözlerimi açtım ve hâlâ geceydi uykumuz geldiği için sabahlayamamıştık. Ve ben gece uyanmaktan nefret ediyordum. Telefonuma uzanıp saate baktım 4:13 hepimiz odalara yerleşmiştik. +1 mesaj yazıyordu mesaj Gizem’dendi ve ‘Kusura bakmayın acil bir işim çıktı sabah yanınızda olamayabilirim.’ Yazıyordu. Saat 2:27 de yazmıştı bu mesajı ve etrafa baktım yoktu. Uykulu şekilde olduğum için aldırış etmedim ve telefonu yerine koyup yatmaya devam ettim.
~
Yaslandığım yerin hareketlenmesiyle uyandım.
-Yerinde durur musun Aybüke? (Ben)
-Of! Uyandım ve bir daha uyuyamıyorum saat 12 zaten uyan. (Aybüke)
-12 mi? Ne ara ya? (Ben)
-Onu bunu boş verin de Gizem size de mesaj attı mı? (Büşra)
Sesin geldiği yere baktığımda Ceylan’la da Büşra beraber uzanıyordu.
-Evet yazdı. (Ben)
Aybike de yazdı dedi.
-Ne mesajı? Bana yazmamış. (Ceylan)
-Neden acaba Ceylan. (Büşra)
-Neyi kaçırdım ben? Ne oluyor? AA dün sonra anlatırım demiştin o mu? Bana da anlatıyorsun hemen. (Ben)
-Erken uyumasaydın sana da anlatırdım.
Ceylan doğruldu ve hararetle anlatmaya başladı:
-Neyse, bu Tolga’ya yazmış ki ‘Bence Ceylan’ı takma o çok alıngan biraz yoluna bakabilirsin kıskançlık yapıyor zaten.’ Gibi bir şey yazmış bana da Tolga gösterdi bu arada yoluna bak derken senin yolun benim demek istiyor. Yani sonrasın da öyle ima yapmış gözümle görmesem inanmazdım. Neyse işte bende gidip ‘Sevgilime yürüyeceğine ve beni kötüleyeceğine gelip yüzüme söyleseydin, şuan senin saçını başını yolacağıma seninle konuşuyorsam senin yok saydığın yılların hatırasınadır.’ Dedim.
-Biliyordum sevdiğini de bu kadar da bilmiyordum. Gelmedi mi hâlâ? (Ben)
-Bakarız şimdi. (Ceylan)
Üzerlerimizi değiştik ve aşağı indik.
Gizem gelmişti ve üzerine Tolga’nın yanına geçmişti. Pes yani! Ne bu yüzsüzlük? Neyse ki Ceylan gelince kaydı ama Ceylan Tolga’nın diğer tarafına geçti. Ve kahvaltıyı hazırlamaya Büşra ile birlikte kalktık.
Kahvaltıyı yaptıktan sonra Gizem ayağı kalktı başa geçti ve öksürüp gözleri üzerine çekti.
-Sizinle bir şey konuşacağım, ben taşınıyorum-
-NE? (Tolga hariç herkes.)
Kahretmesin Tolga biliyordu! Gizem devam etti.
-Yurt dışına taşınacağız hatta uçak 1-2 saat sonra size biraz hatta baya geç söyledim ama böyle olması gerekiyordu. Üzgünüm.
Şaşırmalardan ve vazgeçirmeye çalıştıktan sonra başarısız olduk ve yola çıktık. Hava alanına gittikten sonra ağlayarak vedalaştık Ceylan bile ağlamıştı. Uçak kalkana kadar bekledik ama geçe alındığı için uçak Gizem dönmemize ısrar etti ve eve döndük. Hemen Tolga’yı yanıma çağırıp koridora geçtim.
-Tolga sen Gizem’in gideceğini biliyordun değil mi?
Derin bir nefes verdi ve:
-Evet.
-Niye söylemiyorsun yani söylemedin?
Bu sefer sesim biraz öfkeli çıkmıştı. Söylemeyi unuttuğum bir detay var Tolga benim ikizim.
-İstemedi Elis ben ne yapabilirim?
-Peki, niye sana söyledi de bize değil dürüst ol aranızda bir şey mi var?
-İYİ MİSİN SEN?
Sesinin yüksek olduğunu fark edince etrafa bakıp kızgın ama sessiz bir şekilde devam etti:
-Nasıl düşünüyorsun bunu ben Ceylan’dan başkasına bakar mıyım?
-Onun sana olan bakışlarını gördüğüm için diyorum bir de film gecesi Ceylan’la değil Gizem’le yan yanaydın.
-Bak-
-Ne oluyor? (Ceylan)
-Tolga’yla bir konu konuşuyorum da.
-Benimle gelmesi lazım ama.
-Baya önemli ama.
-2 dakikalığına alsam.
-Yalnız ben de buradayım ve benden köpek gibi bahsetmez misiniz? Birde kendi kararımı verebilirim Ceylan ile gidiyorum.
Tam Ceylan’ı tutmuş götürüyordu ki kolunu tutup:
-Bunu sonra konuşacağız. Ayrıca köpekten bir farkın yok.
Deyip salona geçtim. Telefonumu çıkarıp anneme yazdım ama interneti açık değildi birkaç gündür garip idi ne mesajlara bakıyordu ne de aktif oluyordu en son ona Gizem’in gittiğini yazdım o mesajıma da görüldü atmıştı. Bunları boş verdim ve Gizem'e yazdım.
'Yolculuk nasıl? İyi mi?'
Gizem'e hala sinirliydim ama yine de o benim arkadaşımdı. Gitmesini gerçekten hiç istemiyordum.
Barış'ın yanına geçtiğimi fark etmemiştim. Barış benim çocukluk aşkımdı. Ama açılmaya cesaret edemiyordum. O benden hoşlanıyor mu? Bence evet bu bir ego falan değil ama haraketleri öyleydi biraz yani bence olabilir. Tam onu düşünürken Barış yaklaşıp:
-Sahilde dolaşmak ister misin?
-Ne?
Evet buda belirtilerden biriydi.
-Senin kafan nerede?
Sende demek o kadar isterdim ki.
-Hiç.
-Neyse diyorum ki sahile gidelim mi?
-Olur. Ben gidip hazırlanıyim o zaman.
Diyip kalktım ve hızlı hızlı giderkwn az kalsın düşüyordum.
-Sakin sakin. (Barış)
Güldüm ama çok utanmıştım. Odaya gidip kısa kollu bol uzun siyah tişört giydim altıma bol ince eşofman giydim takı makı takıp hafif makyajı ile saçımı açık bıraktım. Kapı çaldı gidip baktım Barış:
-Hazır mısın hadi?
-Hazırım.
O da benim gibi esofman üst giymişti.
~1 gün sonrasında~
Aybüke'lerin dağ evine gittik burası soğuk olduğu için üzerime kazak geçirdim şimdi salonun ortasında UNO oynamaya hazırlanıyoruk. Arel gıcıklık yapıp oynamamıştı.
-Kumanda nerde Aybik.
-Bilmiyorum abi ordadır dur bir ya.
-Bir şey bulcan ne mızmızlandın.
-Bir kere de kavga etmeyin. (Büşra)
Arel kumandayı almış televizyonu açmaya çalışıyordu.
Televizyondan bir ses yükseldi.
'Merhaba sayın seyirciler bu gün İstanbul Sabiha Gökçen hava alanının yolunda kız eşyaları bulundu. Eşyaların üzerin de kan lekesi vardı. Otopsi raporuna göre bu eşyaların Gizem SARP'a ait olduğu ortaya çıktı.'
1. Bölüm sonu