Fray istemese de sesli bir şekilde alt tarafta yer alan mektubu okumaya başladı.
Wrindler, ben Kurenai. Hatırlarsın sen beni, bakıyorum yanına ergen ucube bir katil almışsın. O çocukta seni görüyorum. Wrindler, senden bir istekte bulunacaktım. Birlikte çalışmaya ne dersiniz? Sen ve yanındaki ucube ve ben ve yanımdaki prenses. Şu ana kadar daha gücünü kullanmadı. Ama gücünün ne olduğunu sen biliyorsun Wrindler...
Fray hemen Wakai'ye döndü. "Wakai, bu kadının dediği güç ne söyler misin?" Wakai derin bir iç çekti ve konuştu. "Ayna... insanları kontrol edebilme gücü."
"Nasıl yani sen o kadar insanı öldürürken bu gücü mü kullanmıştın?"
"Evet Fray, ama bunu bilmeni isterim ki çoğu yönden senin saatinden daha kullanışlıdır. O siyah aynaya bir kez bile görünürsen artık aynanın sahibi seni kontrol edebilir."
"Wakai peki sen bu birlikte çalışma işine ne dersin?"
"Buna sen karar vereceksin Fray, çünkü ben zaten sadece senin yanında bekliyorum. Aslında Kurenai seninle çalışmak istiyor. Asıl mektup sana, ben ve Kurenai aracıyız. Asıl önemli olan sen ve o kız."
Fray uzun bir süre düşündü ve sonunda çok emin olmayan bir ses tonuyla Wakai'ye doğru konuştu. "Wakai, bence çalışmalıyız. Çünkü benim öldürme tekniklerimle o kızın kontrol gücü birleşirse ideallerimi daha hızlı yerine getirebilirim. Benim cevabım evet." Wakai ise bir tebessümle karşıladı. "Hay hay Fray Fags." Fray bu konuşmalar geçtikten sonra bir e-posta attı.
Sayın Bana Ucube Diyen Kurenai,
Teklifinizi kabul ediyorum. Ama önce buluşup ne yapacağımızı belirlememiz lazım. Bir de yanındaki "Prensesi" de görmem lazım. Kim bilir, belki de benim yaratacağım yeni Dünya'da kraliçem olur.
Saygılarla, Bay Ucube.
Fray bu postayı yazdıktan sonra yeni bir mesaj gelene kadar günlük işlerine -adam öldürmeye- devam etti. Yaklaşık yüz civarında insan öldürdü. Ama bu sefer suçlular hariç on insan daha öldürmüştü. Çünkü öldürdüğü kişiler F'i suçlayıp onu aşağılıyordu. Ne kadar ideallerine uygun olmasa da Fray zevk için on kişi öldürmüştü.
Beklediği an geldi. Yeni bir e-posta gelmişti. Hemen heyecanla e-postayı açtı ve okumaya başladı.
Sayın Ucube,
Bizimle çalışmayı kabul etmen ne güzel bir haber oldu bizim için anlatamam. Prensesim de çok memnun oldu. Buluşma konusuna gelecek olursak, bugün saat 15.30'da Qwaris Parkında buluşalım. Son olarak prensesim yeni Dünya'nın Kraliçesi olmak istemiyor. Ama şu anlık. Görüşürüz Bay Ucube...
Fray buluşmanın olmasına sevindi. Ama saate baktığında saatin 15.20 olduğunu gördü. On dakikası vardı. Hemen ayakkabısını giydi ve yola çıktı. Qwaris Parkına vardığında gözüne ilk çarpan yerde yatan otuz civarında ceset oldu. Ama sadece bir kişi yaşıyordu ve davetkâr gözlerle Fray'e bakıyordu. Fray onun ayna kullanıcısı olduğunu anladı. Ama yanında kimse yoktu. İlk başta anlamadı ama sonrasında sadece özel eşyaya dokunanların yargıçları görebileceğini hatırladı. Kullanıcının gözündeki parıldama gitmişti. Sinirli bir tonla "Hadi, gelsene! Bir kızı tek başına dikmek olacak iş değil. Bak sinirleniyorum Fray gelsene artık." dedi. Fray özür dileyen gözleriyle kızın yanına gitti. Kız dünyalar güzeliydi. Turuncu saçları beline kadar geliyordu. Asil bir duruşu vardı. Tüm vücuduyla Fray'e Kylie'yi hatırlatmıştı. "Geciktiğim için üzgünüm Kraliçem..."