İçeriğe geç

EYLÜL

Bölüm 2 · 13 dk okuma

EYLÜL

Bölüm 2

...G�REV...

-Eylülün anlatımıyla-

"""""""""""""""""""""""""""

şu an görevdeydim büyük bir kayanın ardından etrafı silahımın dürbünüyle kontrol ediyordum görevim ise iki flaş ve bir dosyayı sam"ın elinden almaktı silahımı çekip sırtımı kayaya yaslamış öyle oturup sızmanın bir yolunu düşünmeye başlamıştım rehin olarak girebilirdim ama bu hem zor hemde uzun sürebilirdi fakat illaki bir şekilde oraya girmem gerekiyordu rehin alınmak yerine terörist kılığında da girebilirdim ve bu daha kısa süreceğinden terörist kılığına girip içeriye sızmayı uygun bulmuştum çünkü başka bir seçeneğim kalmamıştı o flaşla dosyaya illaki bir şekilde ulaşmam gerekiyordu az ilerde iki terörist zaten nöbet tutuyordu birinin dikkatini dağıtıp başka bir yöne gitmesini sağlamalıydım yan tarafımdan orta büyüklükte bir taş alıp sağ yönlerine doğru çalılıkların üstüne atmıştım ikisi birden sese bakmıştı şimdi sıra şansıma kalmıştı ya biri gidecekti yada ikisi

ayrı yönlere bakacaktı kenardaki uzun boylu olan

TERÖRİST1---T1 TERÖRİST2---T2

T1-sen burda bekle ayrılma sakın bir yere ben bakıp gelecem

deyip uzaklaşmıştı sonunda şansım yaver gitmişti yeleğin cebinden tabancamı çıkartıp diğerinin arkasından sesiz ama hızlı adımlarla yaklaşıp silahımın kabzasıyla adamın omurilik bölgesine vurmuştum adam saniyesinde kollarıma yığılmıştı hızlıca onu kayanın arka tarafına sürüklemiştim üzerindeki eşya kıyafetleri hızlıca üniformamın üzerine giymiştim adam hareket edemesin diye yeleğin içindeki ipi bölmüş eliyle ayağını sıkı bir şekilde bağlamıştım kendisinin giydiği ince tişörtten bir parça yırtıp ağzını da sıkıca bağlamıştım kendi tabancamı giydiklerimin altına belime yerleştirip teröristin silahını elime alıp yüzümdeki peçeyi yukarıya çekmiştim kafamda bere vardı sadece gözlerim gözüküyordy hızlıca kalkıp yerime gitmiştim ben giderken diğer teröristte gelmişti bana bakıp

EYLÜL---E

T1-nerdeydin sen

diye şüpheli şüpheli sormuştu sesimi kalın ve onun gibi çıkartarak

E-arkadan ses geldi sen gelmedin ben baktım

T1-eyi yürü aşağıya diğerleri gelecek nöbete

kafamı sallamış arkasından gitmiştim çadırların oraya inmiştik adamın arkasından gitmeyi bırakıp etrafa göz gezdirmiş o şerefsizleri bulmaya çalışıyordum derken tam o sırada yan taraftaki çadırdan çıkmışlardı ronya abdullah ve sadullah yani asıl lakaplarıyla heval haşim ve sam elimde olsaydı onları şuracıkta öldürürdüm fakat görevim bu değildi onlara biraz daha bakıp sinirle önüme dönmüştüm kaldıkları yeri öğrenmiştim zaten karanlık çökmüştü uzaklaşmaya başladıklarını görünce sesiz ve belli etmemeye çokça dikkat ederek çadırın önüne gelmiştim etrafa bakıp kimsenin görmediğinden emin olunca hızlıca içeriye girmiştim içeride kimse yoktu hızlıca dolapları aramaya başlamış fakat bulamamıştım masanın önün geçip tek olan çekmecesini açmıştı fakat boştu emin olmak için elimi çekmecede gezdirmiştim ve bir boşluk hissetmiştim boşluğa parmağımı geçirip kapağı kaldırmıştım ve dosyayla flaşları görmüştüm dosyayı hemen içindekilerle fotoğraf çekip erdem yarbaya yollamış telefonuda hemen saklayıp dosyayı yerine geri koymuştum flaşaları elime alıp kapağı aynı şekilde koyup çekmeceyi kapatmıştım o sırada haşim ve sam içeriye girmişti hemen kafamı kaldırıp onlara bakmıştım peçem kapalıydı bu yüzden beni tanıyamıyorlardı

HAŞİM---H

SAM---S

HEVAL---HE

H-ne işin var senin burda buraya girmenizi yasaklamadım mı lan ben

o sıra arkalarından hevalle iki terörist daha girmişti haşim bağırarak onlara

H-alın şu salağı bağlayın gelecem

ikisi birden göt korkusuyla cevap vermişti

"emredersin başkan"

direnmemiştim alıp götürmelerine bir şey yapmadan öylece durmuştum beni mağara gibi bir yere götürüp ellerimi zincirle yukarıdaki bir demire bağlamışlardı sonraysa çekip gitmişlerdi ama ben zaten alacağımı almış ve kaşla göz arası içimdeki üniformamda iyice saklamıştım o sırada haşim sam ve heval birlikte içeriye girmişlerdi sam yanıma yaklaşıp

S-ne işin vardı o odada konuş

gözlerinin içine sinirle bakıp pis pis sırıtmış ve ağzımı açmamıştım heval abisinin önüne geçip tokat atmış ve bağırmıştı

HE-söylesene lan konuş diyoz sana

tokat attığında bir milim bile kafam hareket etmemişti sadece öfke ve intikam hırsı dolu gözlerimle ona bakıyordum bakışlarımı fark etmiş olmalı ki iki üç adım gerilemişti bu gerilemesine karşılık hafifçe sırıtmıştım haşim ikisini de geriye çekip eliyle birden yüzümdeki peçeyi indirmişti yüzümü gördüğünde onun meymenetsiz suratındaki sırıtma şaşkınlığa dönmüştü böyle olduğunu görünce ben pis bir şekilde sırıtarak onlara bakmıştım haşim sinirle bana bakıp elindeki peçeyi yere fırlatıp gırtlağıma yapışmıştı bense hala sırıtarak ona bakıyordum

H-ulan komutan ulan komutan bu sefer elimde kalacaksın bu sefer öldürecem lan seni

sam yaklaşıp onu benden uzaklaştırmıştı

E-seve seve deneyebilirsin eğer götün yerse tabi

heval sinirle bana doğru yaklaşıp suratıma yumruk atmıştı

HE-lan abim yapamazsa ben yapacam lan abimi öldürdüğün gibi bende seni öldürecem,

inatlarına gözlerinin içlerine baka baka hiçbir şey demeyip sadece sırıtıyordum bu hareketimle haşim samın ellerinden kurtulup yüzüme bir yumruk atmıştı ağzıma kan tadı gelmişti kafamı kaldırıp haşime bakmıştım ağzımdaki kanı onun tek hak ettiği şeyi yaparak suratına tükürmüştüm

E-istediğini yap istersen burada öldür gene sesimi çıkartıp sana istediğini vermiyecem lan duydun mu beni

deyip sinirle ona bakmaya devam etmiştim

H-konuşacaksın ulan her şeyi anlatacaksın

deyip suratıma birkaç tane daha yumruk atmıştı ağzımda dolmuş olan kanı yere tükürüp aynı şekilde kahkahalarla onlara bakmaya devam etmiştim

E- ya bebeksi suratım bozulacak senin yüzünden yapma bak sonra aşık olmuyorlar bahtımı kapatıyorsun böyle olmaz ki

deyip sırıtmaya devam etmiştim,buna sinirlenip daha çok vurmaya başlamıştı

H-konuşacak mısın konuşmayacak mısın

E- elinden geleni ardına koyma lan konuşursam şerefsizim

H-eyi daha görüşürüz bekle hele sen

deyip cebinden bir çakı çıkarmıştı kollarıma çizikler atmaya başlamıştı bazılarını normal bazılarınıysa çok derin kesiyordu ama ne olursa olsun o şerefsize istediğini vermiyecektim kesikleri daha da çoğaltıyor daha derin kesmeye devam ediyordu kollarımdan kanlar daha da çoğalarak artmaya devam ediyordu arka tarafımdaki masadan bir kutu alıp tekrardan önüme geçmişti tuttuğu kutunun içinde tuz vardı eliyle tuzu alıp kestiği derin yerlere bastırıyordu bastırdığı yerler daha çok kanayıp kızarıyordu bu yaptığı şeyden dolayı da ellerimde belki iz kalacak veya çok daha geç iyileşecekti o sırada ise sam eğlenir bir şekilde bana bakıyordu o şerefsiz benim tek ailemi kardeşlerimi elimden alan kişiydi bende hem onu hemde ailesini elinden alacaktım sevklerini tek tek elinden alacak sonra da kendisini gebertecektim bana hepsinin bu nefret ve kinleri sadece bir sebeptendi ağabeylerini ailelerinin en büyük en adi herifini öldürmem idi o benim sevdiklerimi elimden almış beni tek başıma yapa yalnız bırakmıştı bende ona aynısını yaşatmaya yemin etmiştim tek tek bütün ailesini ellerinden çekip kopartacaktım ben sama sert ve sinirli bir şekilde bakarken sırtıma yediğim sert darbeyle dişlerimi sıkmıştım ellerindeki sert şeyle daha çok vurmaya devam etmişlerdi sırtıma karnıma yüzüme hiç durmadan vurmaya devam ediyorlardı sam arkadan yüksek sesle

S-tamam yeter de hayde çıkalım artık yürüyün

deyip hepsini alıp çıkmıştı ağzımın içindeki kanı tekrar yere tükürüp kafamı kaldırmış derin derin nefesler almıştım sol kaşımdan akan sıcaklığı hissetmiştim kan boynuma kadar süzülüyordu kollarım hala kanıyor bazılarınınsa kanaması durmuş fakat kızarmışlardı sopayla vurdukları yerler çok fazla sızlıyordu kafamı kaldıracak halim yoktu fakat buradan çıkmak zorundaydım kollarımı daha cok zorlayarak kendimi zincirlerden yukarıya doğru çekmiştim demire montelenmiş vidayı çevirerek zoraki de olsa sonunda çıkartmayı başarmiştim demirleri ellerimden çıkartıp belimde sakladığım susturucuyla silahı çıkartmıştım dışarida sadece bir koruma vardı susturucuyu silahın ucuna takıp yavaşça arkasından yaklaşıp silahın kabzasıyla bayıltmıştım içeriye çekip orada bırakmıştım hızlıca flaşların yerlerinde olup olmadıklarına bakmıştım ikisi de yerindeydi hızlı ve sesiz adımlarla ilk saklandığım kayanın yanına gitmiştim çalıların ardında sakladığım sırt çantamı alıp oradan uzaklaşmaya başlamıştım telsizden helikopteri ilk indiğim bölgeye yollamalarını söyleyip oraya doğru yürümeye devam etmiştim ben yürüdükçe yaralar ve vurdukları yerler daha çok acıyordu fakat yanımda ne temizleyebileceğim bir ekipmanım vardı nede sarıp iltihaptan koruyacağım bir şeyim ağrılarını düşünmeden unutmaya çalışarak ilk indiğim bölgeye gelmiştim bir kayanın dibinde oturup helikopterin gelmesini beklemiştim 1-2 saat sonra helikopter gelmişti hızlıca binip lojmana iniş yapmıştı helikopterden inip flaşları cebimden çıkartmıştım ve erdem yarbayın önüne gidip hazır ola geçmiştim.

E-kıdemli üsteğmen eylül yılmaz,rize,görev başarıyla tamam komutanım

erdem yarbay gülümseyerek "rahat asker" demişti elimi uzatıp flaşları ona vermiştim erdem yarbay bu mesleği istediğim o ilk andan beri beni destekleyen biriydi her anımda her düştüğümde kaldırmak için ilk uzanan el onunki oluyordu onunla baba kız gibiydik öz babamdan görmediğim sevgiyi şevkati o bana gösteriyor kendi çocuğu olmamama rağmen bir nebze olsun bile farklı davranmıyordu öz çocuğu gibi koruyup kolluyordu zaten oğlu benim eski timimde idi kardeşim gibiydi hepsi öyleydi birbirimize abi kardeş abla aile olmuştuk her anımda yanımdalar dı fakat şimdi hiçbiri yoktu hepsi şehit olmuştu onlar varken ailem varmş gibi hissediyordum mutluydum mutluluğumu ailemi dostlarımı kardeşlerimi her şeyim olan o insanları elimden kopartıp almışlardı ve ben hiçbir şey bile yapamamiştim hele ki o gün cenaze günleri o cenazede ailelerinin bağrışları çırpınışları ağlayıp haykırmaları gözümden kulaklarımdan bir saniye olsun gitmiyordu kardeşlerimin öldüğü ve o cenaze gününden sonra o adamı sevdiklerini öldürmeye yemin etmiştim ve yavaş ta olsa öyle oluyor olmaya da devam edecekti ben aklımdan geçenlerle dalıp gitmişken erdem yarbay

ER-aferin sana kızım hadi şimdi revire git yaralarına baktır 1 hafta izinlisin iyice dinlen,1 hafta sonra seni burada sağlam görmek istiyorum tamam mı asker.

gülümseyerek kafamı sallayıp

E-tamam komutanım

deyip revire gitmiştim ellerimi sargıyla sarmış ve her gün kullanmam için bir merhem yazmışlardı kaşıma ufak bir pansuman yapmış sırtım ve karnım için ise de farklı bir merhem vermişti teşekkür edip lojmandaki odamda üstümü değiştirmiştim siyah bir eşofmanla gri bol bir sweetshort giymiştim tefonumla kulaklığımı da cebime koyduktan sonra lojmandan çıkıp yavaş yavaş yürümüştüm hava esiyordu soğuk rüzgar yüzüme vurdukça rahatlıyormuş omuzumdaki bütün yükler bir anda kalkmış gibi hissediyordum hava yeni yeni aydınlanıyordu sahil kenarındaki bir bankta oturup denizi izlemeye başlamıştım küçükken de denizleri,yüzmeyi,o dalgaları izlemeyi çok severdim kendimi özgürmüş gibi hisseder hep mutlu olurdum çocukluğumdan bu yana değişmeyen tek özelliğim sanırsam bu herşeym değişti annem yüzünden fiziği yüzüm bedenim babam yüzünden ise karakter im heyecanım hayata olan yaşamaya olan hevesim dostlarım her şeyim ama sadece denizi benden alamadılar hiçbir zaman bunu yapamadılar o küçücük çocuktan bana geride kalan tek şey deniz di ama bu yine de ne olursa olsun beni mutlu ediyordu hafif bir tebessüm oluşmuştu yüzümde dalgaları seyrederken o sırada saatin kaç olduğuna bakmak için telefonumu çıkartacakken telefonum titremeye başladı kimin aradığına baktığımda kayıtlı olmayan bir numara olduğunu gördüm kaşlarımı çatıp telefonu açtım kulağıma koyup

E-alo,buyurun

X-merhabalar efendim eylül yılmazla mı görüşüyorum acaba

E-evet benim

X-merhabalar tekrardan eylül hanım 1 haftadır sizlere ulaşmaya çalışıyoruz ben erdem hastanesinde prf. dr. metin güler bi dna testi için hastanemize çağırmamız gerekti sizi eğer bugün müsait olursanız sizi hastanemize bekliyoruz

E-beyefendi neyden bahsediyorsunuz siz ne dna testi ne oluyor

X-eylül hanım şöyle ki dna testi için iki ailemizi çağırdık fakat siz yoktunuz hepsi sizlerden haber bekliyor birkaç gün öncesinde dosyalardaki karışıklık nedeniyle sizin doğum saatinizde sizle aynı anda doğan bir bebek malesef ki karıştırılmış doğru mu yoksa dosyalar mı yanlış henüz bizde bilmiyoruz bura gelirseniz daha detaylı konuşuruz ve doğru olup olmadığını öğreniriz

doktorun kurduğu o cümleden sonra sanki dünyam başıma yıkılmıştı bütün küçüklüğümün geçtiği gençliğimi elimden alan o insanlar o zamanlar gözümün önünden geçmiş gibi hissettim ya doğru çıkarsa bunca acıyı boşa çekmiş olacaktım bunca yılım küçüklüğüm gençliğim her şeyim toz misali uçup gidecekti o yaptıkları yaşattıkları şeyler. Hepsi

telefonun açık olduğunu hatırlayıp kendime geldim

E-ee tamam saat kaç gibi orada olmam gerek

X-11 gibi burda olursanız uygundur efendim

E-tamam orda olacağım,iyi günler

deyip telefonu hemen kapatmış ve derin nefesler almaya başlamıştım ellerimi dizlerime koyup başımı da ellerim arasına almış öyle durmuştum kafamı kaldırıp yanımdaki sudan bir yudum almıştım ki yan tarafta bir kadın çığlık atmıştı hemen o tarafa bakıp elimdeki şişeyi bankın üzerine koymuştum iki tane şerefsiz hamile bir kadını tartaklıyordu hızlıca ayağa kalkıp onların yanına gittim kadını dikkatlice yanlarından ayırıp arkamda durmasını sağladım adamlara baktığımda biri ince orta boylarda esmer biriydi diğeri de kumral gözlüklü yanındakine göre biraz daha kilolu ve daha kısaydı kaşlarımı çatıp normal bir ses tonuyla

E-hayırdır beyler ne olyor

deyip kafamı "ne" anlamında sallamıştım

adam1-A1 adam2-A2----A2 KUMRAL OLAN A1 ESMER

esmer olan gülüp arkadaşına bakmıştı arkadaşı da ona bakıp gülme başlamıştı bense onlara salak mısınız bakışları atıyordum

A1-la hüso suna bak lan,sen bize mi kafa tutacaksın hee

A2-yanlızz dikkat ett yavrummm kırılmasın güzel kafann

deyip elini bana doğru uzatmaya çalışmıştı elini büküp onlara bakmıştım ikisi de benden kısaydı

E-bana bakın kimsiniz kimlerdensiniz bilmiyorum ama öğrenir kabusunuz olurum duydunuz mu,benim öğrenmemem sizin içinde iyi olacak.Anladınız mıı,hadi yavrum şimdi ikinizde ters yönneee hoppalaa.

deyip diğerini de kolundan tutup arkasından tutmuştum ve ikisini de hafiften ileriye doğru ittirip,

E-ben sizi ezmeden önce marş marşş,hadi bakalım.Hadi

demiştim bir şey demeden arkalarına baka baka gitmişlerdi kadına dönüp nazik bir ses tonuyla

E-siz iyi misiniz hanımefendi

kadın hala ağlıyordu kafasını sallamıştı kadının ellerinden tutarak yavaşça banka oturtmuştum oturduğum banktaki suyumu alıp kapağını açıp kadına uzatmıştım yardım ederek içirmiştim kadın bana bakıp

K-size çok ama çok teşekkür ederim hanımefendi siz olmasaydınız ne yapardım bilemiyorum çok teşekkür ederim

E-rica ederim ne demek siz iyisiniz o yeter

kadın bana gülümsemişti

E-isterseniz evinize kadar bırakmakta yardımcı olabilirim veya hastaneye götüreyim iyi değilseniz

K-yok çok teşekkür ederim eşim gelecek şimdi zaten onu bekliyorum

E-tamam nasıl isterseniz

kolumdaki saate baktığımda saat 9 olduğunu görmüştüm hastaneye yetişmem gerekiyordu daha eve de gitmem gerekliydi kadından müsade isteyip dikkatli olmasını tembihledikten sonra eve doğru hızlı adımlarla yürümeye başlamıştım yarım saat sonra eve yetişmiştim cebimdeki anahtarı çıkartıp kilidi açmış ve içeriye girmiştim hiçbir şey yapmadan direkt banyoya girmiştim arabamla gidecektim fakat gene yol biraz uzun sürüyordu evimden arabayla 30-35 dakika sürüyordu hızlıca duşumu alıp yaralara tek tek pansumanları yapmıştım kollarımı kan alacaklar diye sol kolumu sargılama mıştım derin kesiklere yara bandı koymuş diğerlerini kapatıcıyla kapatmıştım sağ kolumu ise sargıyla sarmıştım kaşımada hızlıca düzgün bir pansuman yapmıştım kremleri hemşirenin dediği gibi sırtım ve karnıma uygulamış ve kıyafetlerimi giymiştim üzerimde siyah bir sweatshirt altına da bol bir gri eşofman giyip saçımı kurutmuştum saçlarım kuruduktan sonra alttan at kuyruğu şeklinde bağlayıp telefon kulaklık ve araba anahtarımı cebime atıp evden çıkmıştım garajdan arabamı çıkartıp hastaneye gitmiştim saat 10.40 gibi hastanenin bahçesine girmiştim arabayı kitleyip içeriye girmiştim danışmanın yanına gidip

E-merhabalar ben DNA testi için gelmiştim

D-evet evet hoş geldiniz herkes sizi bekliyordu zaten ben size göstereyim isterseniz

E-yok siz hiç zahmet etmeyin tarif edin ben giderim

D-tabi,hemen ikinci katta son oda

kafamı sallayarak teşekkür ettim ve ikinci kata çıktım odayı bulup kapıyı çalarak içeriye geçtim herkes bana bakmaya başlamıştı kafamı sallayıp içeriye girmiştim doktor bana bakıp

D-Hoş geldiniz eylül hanım buyurun oturun isterseniz

E-yok sağ olun böyle iyi

D-peki o zaman eylül hanımda geldiğine göre kanları alalım doğrumu değil mi öğrenelim ama öncesinde şunu söylemek istiyorum böyle bir hata çıkar ise biz bizzat kendim ilgilenip yapan kişiyi öğrenmeye çalışacağım.Buyurun geçelim melis hanım sizi alalım isterseniz

M-olurrr

deyip hızlıca kalkmış doktor masasının yan tarafındaki sandalyeye oturup doktoru izlemeye başlamıştı kız sarışın kahve gözlü tıplı annem gibiydi bu DNA testinin doğru çıkacağı belli gibiydi ama bilmiyordum emin değildim her ihtimal olabilirdi fakat nedenini bilmeksizin gerçek çıkma olasılığı beni korkutuyordu bunları düşünmemeye çalışarak yere bakmaya devam ediyordum kızdan kanı tam alacakken kız kolunu çekip

M-şeyy yaa çokkk acır mıı canımm,korkuyorum da

o sırada abim olacak o salak herif kakıp yanına gitmiş saçını okşayıp elini tutmuştu sanki açık ameliyat oluyor amk sabır çekip önüme dönmüştüm ay acıyor ay korkuyorum ay bu ay şu diye diye saniyede biten işi yarım saatte anca bitirmişlerdi doktor bıkkın sesiyle

D- buyurun eylül hanım sizi alalım

kız diğer tarafta zırlarken doktor kolumda kileri gördüğünden şaşkınca bakmıştı bende geçiştirip bir şekilde kimsenin görmemesini sağlamış hemen kanı verip kalkmıştım doktor yanındaki hemşireye kanları verip göndermişti bize dönüp

D-aslında bir hafta içerisinde anca çıkıyor böyle sonuçlar fakat sizler için en kısa zamanda sonuçları alıp sizlere haber vereceğiz geldiğiniz için teşekkürler

demişti herkes ayağa kalkınca ben hiç beklemeden hızlıca çıkmıştım o iğrenç insanları görmeye daha çok görmeye ve iğrenç bakışlarına katlanacak sabrım kalmamıştı hastaneden hızlıca çıkıp arabama binmiştim biraz durduktan sonra arabayı çalıştırıp eve gitmiş ve sonunda yatağıma uzanabilmiştim 8 gün ki bu yorgunluğumu ve saçma sapan olayları kafamdan atabilmem için sadece ama sadece rahat uzun ve güzel bir uykuya ihtiyacım olduğunu biliyordum cebimdeki eşyalarımı yatağımın yan tarafındaki komidine koyduktan sonra hiçbir şey düşünmemeye çalışarak kafamı yastığa koymuştum ve gözlerimi kapatır kapatmaz üzerimdeki yorgunluğun hafiflediğini hissettim ve çok uzun süre geçmeden uykuya daldım...

--eylüşümüzzz nasıllllll

--umarım karakterleri beğendirebilmişimdirrr

evettttt ilk bölümümüzzz böyle oldu umarımm beğenmişsinizdirrr bir sonraki bölümde görüşmek üzere sizleri cokkkkk seviyorummm mutluuu kalınnn görüşürüzzzzzzzzzzzz

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.