İçeriğe geç

EVRENLERİN FELAKETİ [FANTASTİK]

Bölüm 1 · 6 dk okuma

EVRENLERİN FELAKETİ [FANTASTİK]

Bölüm 1

1. Bölüm Sayfitik Kapı.

Değerli Okur yazar Arkadaşlarım kitaba başlamadan önce şunları söylemek istiyorum. Öncelikle "Baş Karakterim Erkek"

Aynı zamanda Kitabı okurkenki ruh halinizi ve Başlama tarihinizi yorumlara bırakın.

Teşekkürler. 😊

Başlayalım mmm.

Dünyada Herkes Gibi (Herkes... )

Her insanın Kalmak için kendine göre sebepleri olurdu.

Kiminin paradır sebebi kiminin ise değer verdiği insanlar.

Benim dünyada olma sebebim biraz daha Farklıydı,ne para istiyorum ne de bir insana değer veriyorum.

Aslında Benim Başlıca sebeplerim arasında istememek kaynaklanıyor.

Evet doğru duydunuz istememek, çünkü herşey ben istemeyince gerçekleşiyor.

Hep öyle olmaz mıydı zaten? İstemediğiniz ne ise o her zaman dibinizde biterdi.

Aslında benim insanların dünyasında olma sebebim,daha doğrusu sebebimiz ; korku , insanlara korkuyu damarlarına kadar hissettirmek.

Ve onların korkularınıda doruklarımıza kadar hissetmek.

Zira ben bunu istemiyorum onları korkutmak veya hissetmek istemiyorum..

Neden biliyor musun?

Çünkü insanoğlundan nefret ediyorum.

Onları korkutarak elime ne geçecek ki?

Şuan da dünyadayım ve bir bankta oturmuş kabusumdan uyanmayı bekliyorum.

Umarım tüm bunlar bir kabusdur. Müphem(belirsiz) dünyada ne işim olabilirdi ki?

Beşer( İnsanoğlu) topluluğunu görmeden buradan gitmeye can atıyorum.

Ben tüm bu düşüncelerde hapsolmuş ve kendimi kaybetmişken beklemediğim bir anda oturduğum banka başka biri daha oturdu.

Peki kimdi bu?

Hızlıca ela harelerimi ona doğru çevirdim yanımda oturan kişi

Bir insandı!

Sarı saçları vardı büyük yeşil gözleriyse fazla ifadesizdi.

Sanırım o bir kız yani belkide bir kadın bilemiyorum.

Beni gördüğünde gözlerindeki ifade yerini korkuya bırakmıştı.

Benim bakışlarımdan sonra, O da korku dolu gözleriyle bana bakmıştı sonra titreyen bir sesle konuştu,

- X; Kusura bakma ben direkt oturdum ama-...

Konuşmasını beklemeden banktan kalkdım sonra arkama bile bakmadan Hızlıca oradan uzaklaştım.

Bu insanlardan nefret ediyordum!

Neden heryerden çıkıyorlardı ki...

-İç sesim; Dünya da olduğun için olabilir mi?

'Senden de nefret ediyorum! Kapa çeneni'

-İç sesim; umrumda değil.

Ama biraz beynini kullan sende, nefretinden hiç bir şey göremez hale geldin.

"İşine odaklan bu dünya' ya ne için geldiğini unutuyorsun."

'Haklısın kendime gelmeliyim.'

Birkaç saniye nerede olduğumu umursamadan durdum.

Ve derin nefesler aldım, bunu birkaç kez tekrar ettim ve, ve HAYIR!!

Tam Şuanda demirden oluşan mekanik şeyler üzerime doğru geliyordu...

Bunlar da Neydi böyle?

{Arabalar, trafikte. :)}

Eğer bana onlardan birisi bile çarparsa insan olmadığım anlaşılırdı.

Ve Ben ben ne'yapacağım!?

Kulaklarımı dit dit dit benzeri sesler dolduruyor.

Hızlıca geçen mekanik aletlerse nefes alış verişimi hızlandırıyor.

Ağhh şu insan bedeni fazla zayıftı!

-İç sesim; Ben sana beynini kullan demedim mi?

Bırak da bir kaç saniye geçsin.

' Şuan sırası değil! '

Ve Evet tüm bunlar bir kaç saniye içerisinde olmuştu.

Ama nasıl olmuştu?

Demirden yapılan o mekanik şey üzerime geliyordu.

Ve hala o garip sesler kulağımda çınlıyor, çok fazla ses vardı.

Öyle bir şey oldu ki ben On günlük şükür sebebimi bulmuş oldum.

Neden on gün onu bende bilmiyorum.

Asıl şükür sebebim ise benim beklemediğim bir anda o mekanik şeyin durmuş olmasıydı.

Kurtulmuştum :*)

Mekanik beyaz şeyin içinden, kocaman kafasını çıkaran beyaz saçlı adam kaşlarını çatmış bana bakıyordu .

Gözlerini oyabileceğimden habersiz...

Hala olduğum yerde durduğumu gören adam zaten çatık olan kaşlarını daha fazla çattı anlı kırışan adam konuşmaya başlamıştı,

-X: Kör müsün be kardeşim !?

Neden Arabanın önünde duruyorsun?

Eğer ölmek istiyorsan, bunu başka yollarla yap bu zamani gençleri...

Adam bir süre gençler hakkında söylendikten sonra gözleri bana doğru kaydı varlığımı hatırlamış gibi tekrar ve tekrar bana baktı.

evet çatık kaşarla!

O kaşlarını şimdi...

Konuşmasına kaldığı yerden devam etti,

"Senin yüzünden katil oluyordum!İnsan bir özür falan diler Allahım sen sabır ver.

Bak hala orada duruyorrr!"

Bu adam nasıl benimle böyle konuşabilir!? Ne Hakla?

Onun sima'sını aklıma kazıdıkdan sonra, hızlı adımlarla oradan da uzaklaştım.

Onu bizzat ben öldürecekdim. Bana kör müsün diyor kendisi kör olduğundan habersiz.

Aralarında geziyorum ve hatta geziyoruz! ama o kadar körler ki göremiyorlar...

Hava kararmaya başlamıştı ve herkes Ahhh herkes bu kelimeden bu kadar nefret etmem normal miydi?

Ben hiçbir zaman kendimi herkes ile aynı kefeye koymadım. ben farklıyım. onlar farklıydı, olmalıydı olmalılardı.

Bu kelime iyileri, kötüleri, zekileri, güçlüleri ve güçsüzleri her zaman birleştirildi.

Söylediğim gibi ben hiçbir zaman herkes olmadım,

olmakta istemem..!

Herkes sözcüğü Adaletsizdir.

Çünkü herkesi aynı kefeye alır, ve aynı davranır.

Yalancılar da vardır içinde, Doğrucularda.

Tıpkı dünya gibi o da insanları aynı kefeye alır, herkes sözcüğü sana haketiğin değeri vermez.Hak ettiğiniz değeri verir.

{Yani sana göre değer vermez size göre değer verir.}

Hava tamamen kararmışdı Ve her gün olduğu gibi bugün insanların sokağa çıkmaması gerektiğine dair uyarılar yapılıyordu.

İnsanlar saat 9:00 dan sonra dışarı çıkmamalıydı, çünkü onlar için hiç iyi olmazdı.

Kendimi tutamayarak gülümsedim hala denetlemeciler olduğu için dudaklarımı birbirine bastırdım.

Neyse ki gülümsediğimin farkına varmamışlardı.

Son günlerde ölüm olayları fazlasıyla artmıştı insanlar rüyalarından nefes nefese uyanıyor ve aileleri ne olduğunu anlayamadan gülümseyerek intihar ediyorlardı.

İnsanlar fazlasıyla korkuyordu. işte bu yüzden gülmemeliydim.

Eğer gülersem benim de intihar edeceğimi sanırlardı yada onlara bunu yapan varlıklardan birisi olduğumu düşünürlerdi.

Onlara bunu yapanın aslında bizler olduğunu hiçbir zaman bilmemelilerdi...

Ben yine pek aydınlık olmayan düşüncelerimle baş başayken kalın ve gür bir ses bana doğru seslendi,

-X; Heeyy!! Koca adamm Eve gitmeyi düşünmüyor musun?

Adamın sözlerine karşılık Başımı saladım,

Hemen oradan uzaklaşıp bir ara sokağa girdim. ve çok yüksek bir kahkaha patlatım.

Gerçi gecenin sessizliğinde ve sirenlerle korkunç çıkmıştı ama, olsun.

Gülmeye devam ettim.

-İç sesim; Şuan deli gibi güldüğünün, ve şirinleri yakalayan Gargamel gibi olduğunun farkında mısın?

Gülüşün ürkütücü çıkıyor.

'Gargamel gibi mi?'

-İç sesim; Evet, çünkü Gargamel kadar çirkinsin!!

İç sesime göz devirip biraz daha kısık sesle gülmeye devam ettim.

Aslında insanların korkuları hoşuma gitmişti, ama hala onlardan nefret ediyorum.

Ve bu nefretin kolay kolay yok olacağını yada zamanla onlara katlanabileceğimi sanmıyordum.

Denetlemeciler de son kez o mekanik şeylerin içinde ara sokaklara baktıklarında,sıra benim olduğum sokağa gelmişti.

Onları gördüğüm an geri çekilip duvara yaslandım.

Sanırım bunu yapmak için biraz geç kalmıştım.

Çünkü beni görmüşerdi!

Şu insan bedeninden bir an önce kurtulmalıydım.

Ellerinde ki şeye konuşuyorlardı ve sesleri yükselerek çıkıyordu.

O ellerindeki şeyde neyin nesiydi?

[Diyafonnn. :) ]

Tekrar o şeyi ağzına götürüp konuşan adam,

-X; KİM VAR ORDA!

Diyerek bağırmaya başladı adam,

Tabi arkadan ışıklar ve did did did benzeri sesler buna eşlik ederken başka birinin sesi uyarıcı bir tınıyla konuştu.

-X; Hareketlenme gördüm!

Diyeri ise aklınca beni tehdit edecekti.

-X; Kimsen çık dışarı! İnan bana, çıkmazsan senin için daha kötü olur!!

Bu olanlara bir son vermek istercesine Onların o mekanik şeyden inmesine izin vermeden ara sokakta koşmaya başladım.

Bir süre sokaklarda koştuktan sonra Onlar beni göremeden ben karanlığın içine girip sınıra doğru ilerledim, artık sesler ve ışıklar yoktu.

Yalnızca karanlığım ve ben vardım.

Karanlığım ve ben.

-İç Sesim ; Her karanlık birer aydınlıktır. Önemli olan karanlığın içindeki aydınlığı bulmaktır. ;»}

Çaktın?

' Şuan da mı? Bana böyle manasız sözler söylemeye daha ne kadar devam edeceksin?Yada şöyle sorayım o çeneni ne zaman kapatmayı düşünüyorsun?! '

-İç Sesim ; Sonsuza kadar! Sonsuza kadar söyleyeceğim, beni susturamazsın!

Ayrıca Düşündüğümü kim söyledi ki? :)

Düşünmüyorum.

İç sesimi umursamadan elektirikli teleri elimle tutup kaldırdım.

Sonra gülümsedim bu küçük elektrik hisi hoşuma gitmişti. 160000 waat enerjiye sahipti.

Yani insanları dokunmasa bile yaydığı enerji ile, 1m den yakına gelirse saniyede ölebilirdi.

Gerçi buraya kadar hiçbir insan gelemezdi. Eğer gelmeye çalışırsa bir çok tuzak onu bekliyor olacaktı.

Elektrikli Telleri geçtikten sonra kendi kimliğime büründüm.

Ve insan sıfatından çıktım.

Kendi kendime

"Sonunda" diye mırıldandım.

Ve sayfitik kapıya şifreyi girdim bu boyutlar arası kapıydı...

Merhaba.

umarım bölümü ve içeriğini sevmişsindir. 💜

Sayfitik boyutlar arası kapının adı, 1. Bölüm düz geçsin istedim.

Ama diğer bölüm öyle değil.

Umarım bölümü oylamayı unutmazsınız yorumlarınızı bekliyorum. 💕💕

Kafamda diğer bölüm için bir şeyler var ama sizin de önerileriniz önemli💗🤗

Ve size sorularım olucak,

Sizce insan değil ise ne olabilir? 🤔

Bölüm biraz kısa ama diğer bölümler uzun tutacağım

sevgili okurlar kendinize iyi bakın Sevgiyle kalın. ♥

EVRENLER FELAKETİM..

Bölüm sonu

2 yorum

  • Tüm gün sohbet edecek arkadaşlar veya kitaplarınıza daha çok okunma, karşılıklı destek ve oy mu arıyorsunuz? O zaman sizi 4k üyeli "YZR İmperial Legion" Discord serverimize bekleriz. Yazarlara destek, 7/24 sesli & yazılı aktif chat, oyun, toplu müzik temelli serverimize dahil olmak için Google'de "YZR İmperial Legion" aratarak Disboard'dan girmeniz yeterlidir. Bu projemiz aslında yazarlara destek içindir ama bunu reklam gibi görüp rahatsız olursanız haber etmeniz yeterlidir. İyi günler.🌸 ✨**Ek Özellikler** * Sohbet, role play, dizi sohbet, toplu sesli chat & müzik, native'lerle dil pratik * Kitaplarınızı karşılıklı okutma veya oylatma sistemi * Oyunlar (LoL, CS-2, Valorant, Minecraft, Gartic, Among Us, Mafya, Vampir Köylü, Köstebek, Doğruluk-Cesaret, Çekilişler) * Code & yazılımcılara destek sistemi, AI botlar, kitap ve resim botları * Davet linki süresiz, istediğiniz zaman katılabilirsiniz!🔗 https://discord.gg/SJtpHRWMFF - süresiz link🖇️